Kerem Önder

Kerem Önder

Kerem Önder Hocamızın bağımlılık yapan üslûbuyla, Tefsir, Hadis, Fıkıh, Akâid, Siyer ve Tasavvuf gibi İslam ilimlerinin özetini, bu kanalda hiç sıkılmadan ve zorlanmadan hızlı bir şekilde öğrenecek ve hayatınıza tatbik etmekle kalmayıp etrafınızdaki insanlara da kolayca aktarabileceksiniz. "Sizden hiç bir ücret istemeyenlere tâbi olun. Onlar, hidayete erdirilmişlerdir." ayeti gereğince sohbet videolarımızı, ücret talep etmemek kaydıyla istediğiniz gibi paylaşabilirsiniz. (Yasin 21) Tebliğ niyetiyle tanıdığınız herkese kanalımızı tavsiye edin. Çünkü: "Kim, iyi bir işe aracılık ederse, onun d

  1. Sep 8

    Geylani sohbetleri 32 / Kerem Önder

    Emre uy, yasaklardan kaçın. Şu belalara sabırla karşı koy. Nafile sünnet ibadetleri yapmaya çalış; sünnet olan işleri yapmaya gayretli ol, ismin “Uyanıklar” defterine yazılır. Yaratıcı'dan sana başarı gelir. Yaptığın çalışma boşa gitmez. Zorla huzur bulunmaz; bu sevdayı bırak. Amel kapısına yapışırsan o da senin için sonuna kadar açık kalır. Yanımda akıllı durunuz. Bana sebatla bağlanınız. Niyetinizi tam tutunuz. Azimet sahibi olunuz. Beni töhmetle yâd etmeyiniz. Hakkımda iyi düşününüz. Böyle yaparsanız sözlerimin yararını bulursunuz; dediklerimin mânasını anlarsınız. Ey beni töhmet altına almak isteyen, yarın her şey açığa çıkar. Hâlimi olduğu gibi anlarsın. Aman, beni zahmete sokmayınız. Hâlime bırakınız beni. Kalp hâlin beni kahra uğratmak istiyor. Beni mağlûp etmek istiyor. Hâlbuki dünya işleri başımı aştı. Âhiret işleri kalbimi sardı. Allah Teâlâ'nın büyük tecellisi, sır âlemini kapladı. Sizlerle uğraşacak hâlim mi var? Bana yardımcı yok mu? Bana iyilikle yanaşacak kişi nerede? Kendi öz düşüncesi ile hâlimi soracak kimse yok mu? Yardımcım olduğu için kim Allah'a hamd eder? Herkes gibi benim de yardımcıya ihtiyacım olur. Hak Teâlâ'dan gayrı herkesin yardıma ihtiyacı vardır. Akıllı olunuz. Allah yoluna girenlere karşı iyi edep tavrı takınınız. Onlar, aşiretlerin bölüşmesi imkânsız olan kişilerdir. Beldeler onların hürmetine durur. Kullar onlar için esirgenir. Yeryüzü onların şerefine muhafaza edilir. Onlar olmasa sizin gösterişli hâlinizi kim neyler? Nifak ve şer hâliniz bir günde bu ülkeyi yıkar, batırır. Ey Allah'ın düşmanı münafıklar, Peygamber’in (s.a.v) sevmediği kimseler ve ateşe yanacak odunlar, sizin ne kıymetiniz var? Allah’ım, tevbemi kabul et. Onlara da tevbe nasib eyle. Beni ve onları ayıktır. Hem bana hem de onlara acı; rahmet nazarınla bak. Nefse verilen şeyde senin dahlin yoktur. Kadere senin hükmün geçmez. Sana düşen, duyguların kontrolüdür. Niyetin temiz tutulması, sana düşen vazifeler arasındadır. Bunu yaparsan, Hak tarafından iyi kimseler arasına yazılırsın. Kısmetler kaybolmaz. Gücüne, kuvvetine ve elinde bulunan fâni mala güvendiğin zaman gayb âleminden bir şey bekleme. * Allah’ım, sebeplere dayanmaktan sana sığınırız. Heveslere dalmaktan bizi koru. Boş alışkanlıkla olmayı bize nasib etme. Bütün, hâllerde Sen’den Sana sığınırız. “Rabb’imiz, bize dünyada iyilik ver. Âhirette iyiliğini esirgeme. Bizi ateşe atılmaktan koru.” (Bakara 201) “Allah’ın mahlukları arasında üç yüz Ebdal denilen has veli kulları vardır. Allah onların vesilesiyle hayat verir, öldürür. Onların yüzü suyu hürmetine yağmur yağdırır, belaları def eder.” (Aclunî, Keşful-hafa,1/33) Hz. Ömerin yağmur duasında hz. Abbas ile tevessülü. Müslüman olan insan baklava gibi tatlı olur ama cahil kalırsa turşulu baklava kadar ekşi olur. Tasavvuf ince insan yetiştirme sanatıdır. İnsanlar kaba insanlar odunlaşırlar. Cahillerle beraber oldukça cahilleşirler. Kelime hazneleri gittikçe daralır toplamlarına geçirmek zorunda kalırlar. Herhangi bir şeyi örneklendirmek istedikleri ellerinde bir çok düzgün seçenek olmasına rağmen en kötüyü ve en dip seçeneği tercih ederler en kötü kelimeyi tercih ederler. Kaliteli Müslümanlar örnek vereceği zaman mesela derler misali derler faraza derler diyelim ki derler bir şeyi örneklendirme on kelimesi vardır. Ama cahiller örneklendirmek istedikleri zaman sözde şöyle başlarlar atıyorum atıyorum ne ya ne atıyorsun oğlum sen. Başka bir cahil şöyle der sallıyorum ya ne sallama adamsın sen ya sallamak ne demek örneğinde mesela de farz de.

    Geylani sohbetleri 32 / Kerem Önder
  2. Sep 7

    Malınla, canınla ve dilinle cihad edeceksin! - Tevbe 41 tefsiri / Kerem Önder

    "Kolay da olsa zor da olsa sefere çıkın ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Bilirseniz, bu sizin kendi iyiliğinizedir." Tevbe 41Malınızla veya canınızla demiyor Allah. Ve canınızla diyor. Allah yoluna koşturmak sadece benim görevim değil zengin kardeşim. Sen de benimle beraber koşturacaksın. Hocaya zekatımı verdim, o savaşsın yok!Hz. Peygamber yaklaşık 30.000 kişilik bir orduyla hicretin 9. yılı Receb ayında (Ekim 630) bir perşembe günü Medine'nin kuzeybatı istikametinde, bugün Suudi Arabistan sınırları içinde ve Ürdün'ün güney sınırına yakın bir yerde bulunan Tebük'e doğru hareket etti. Bu onun büyük bir ordunun başında kumandan olarak katıldığı son seferdir.Tebük Seferi, iki taraf arasında fiili bir çatışma yaşanmadan ve kan dökülmeden zaferle sonuçlanmıştır. Müslüman ordusunun büyüklüğünü ve kararlılığını haber alan Bizans güçleri ve bölgedeki Hristiyan kabileler, savaşmaktan vazgeçip geri çekilmiş veya İslam devletine barış teklif etmiştir."Yani, 'Siz, ister cihad size ağır gelecek bir durumda, isterse hafif gelecek bir durumda, savaşa çıkınız' demektir.Hifaf ve Sikal Kelimelerinin Şerhi:Çoluk çocuğunuz az olduğu için, hafif olarak; çok olduğu için, ağır olarak.Hafif silahlarla; ağır silahlarla.Binekli olarak; yaya olarak.Gençler olarak; ihtiyarlar olarak.Zayıf olarak; şişman olarak.Sıhhatti olarak; hasta olarak.Bu hususta sahih olan, bütün bu bahsedilenlerin hepsinin bu ifadenin muhtevasına dahil olmasıdır. İmdi şayet, "Siz, bu emrin, bütün insanları, hatta hastaları ve acizleri de içine aldığını mı söylüyorsunuz?" denilirse biz deriz ki: Bu ifadenin zahiri bunu gerektirir.İbn Ümmi Mektûm'un, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e: "Benim de savaşa çıkmam gerekir mi?" dediğinde, Hazret-i Peygamber'in de: "Sen ya hafifsin, ya da ağır, 'sakîl'sin..." dediği, bunun üzerine İbn Ümmî Mektûm'un, ailesine dönerek silahını kuşandığı ve Hazret-i Peygamber'in önünde denediği; bunun üzerine de Cenâb-ı Hakk'ın: "Âmâya göre bir hareç, darlık ve günah yok" (Nur, 61) ayetinin nazil olduğu rivayet edilmiştir.İbn Um Mektum Uhud günü şöyle demişti: "Ben, gözü görmeyen bir kimseyim. O bakımdan sancağı bana teslim ediniz. Çünkü sancağı taşıyan geri dönecek ve kaçacak olursa ordu da bozguna uğrar. Ben ise kimin kılıcıyla üzerime geldiğinin farkına varamam. O bakımdan da yerimden ayrılmam." Ancak, önce de Âl-i İmrân Sûresi'nde (3/152. âyetin tefsirinde) geçtiği üzere müslümanların sancağını o gün Mus'ab b. Umeyr almıştı."Said İbn'l-Müseyyeb, bir gözü görmediği halde savaşa çıkmıştı. Ona: "Sen, hastasın; senin sıkıntın var" denilince o: "Allah, hafif olanın da, ağır olanın da savaşa çıkmasını emretmiştir. Şayet ben savaşamıyorsam, hiç olmazsa kalabalığı artırırım ve eşyaları korurum" dedi.Ebû Talha, Tevbe Sûresi'ni okumaya başlamış ve şu: "Ağırlıklı ve ağırlıksız olarak Savaşı çıkın" âyetine gelince, ey oğullarım, demiş. Haydi beni Savaşa çıkmak üzere donatın, beni donatın, demiş. Oğulları ona: Allah sana merhamet ihsan etsin. Sen Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte vefat edinceye kadar gazada bulundun. Ebû Bekir ile vefat edinceye kadar, Ömer'le de vefat edinceye kadar gazada bulundun. Senin yerine biz gazaya gideriz, dedyseler de o: Hayır beni donatınız, demişti. Bunun üzerine bir deniz Savaşına katıldı ve denizde öldü. Kendisini gömecekleri bir adaya ancak yedi gün sonra ulaşabildiler. Onu orada defnettiler. Cesedinde hiçbir değişiklik olmamıştı."Ebû Eyyüb el-Ensarî, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'le birlikte Bedir'de bulundu ve müslümanların savaşlarının hiçbirinden geri kalmadı. Zira o, şöyle derdi: "Allah, 'Sizler gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak elbirlik savaşa çıkın' buyurmuştur... Binâenaleyh ben kendimi, ya hafif ya da ağır, 'sakil' olarak hissediyorum."Daha sonra Cenab-ı Hakk, "Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihâd edin" buyurmuştur.Cihâdın, tek başına kaldığı ve gücü de yettiği zaman, can ile yapılması vacib olur.

    Malınla, canınla ve dilinle cihad edeceksin! - Tevbe 41 tefsiri / Kerem Önder
  3. Jun 3

    Rüya veren cinler? - Mektubat 174 / Kerem Önder

    174. Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. Bu yolun şaşkınları, uzaklık görünen yakınlık ve ayrılık sanılan vuslat ararlar. Yazılan rü’yânın cin te’sîri ile olduğu bildirilmekdedir: “Kıymetli kardeşimin güzel mektûbu geldi. Fakîrleri sevdiğinizi ve bu yüksek insanlara sığındığınızı bildirdiği için, bizleri çok sevindirdi. (Kişi sevdiği ile berâberdir) hadîs-i şerîfi, büyük müjdedir. Fekat, bu yolun âşıkları, bu kadarla doymazlar. Yakınlık görünen uzaklıkla sevinmezler. Uzak görünen bir yakınlık ve ayrılık görünen bir kavuşmak ararlar. İşin gecikdirilmesine, sonraya bırakılmasına râzı olmazlar. Tenbelliği, gericiliği çirkin bilirler. Kıymetli dakîkaları, yaldızlı pislikler için elden kaçırmazlar. Ömür sermâyesini, sonu gelmez hayâller arkasında geçirmezler. Yüksekleri bırakıp, alçaklara bakmazlar. Beğenileni verip, gadab olunanı, kızılanı almazlar. Tatlı yağlı yemeklere aldanmazlar. İnce, süslü elbise için, Allahü teâlâya kulluk zevkıni vermezler. Hükümdârlık koltuğu gibi olan kulluğu, pislik gibi olan dünyâ bağlılığı ile kirletmekden utanırlar. Allahü teâlânın mülkünde, memleketinde, Lât ve Uzzâ putlarını Ona ortak yapmakdan hayâ ederler. Kardeşim! Bu makâmda, hâlis din isterler! Zümer sûresinin üçüncü âyetinde meâlen, (Biliniz ki, Allahü teâlâ, ancak hâlis dîni beğenir) buyuruldu. Ortaklık tozunu bile kondurmak istemezler. Zümer sûresinin altmışbeşinci âyetinde meâlen, (Eğer Allah’a ortak koşarsan bilmiş ol ki yaptıkların boşa gidecek ve mutlaka hüsrana uğrayanlardan olacaksın!) buyuruldu. Bir ân, kendinizi düşününüz! Eğer, ortak katılmamış bir dîniniz varsa, size müjdeler olsun! Eğer böyle değilse, başınıza belâ gelmeden önce çâresine başvurunuz! Yazdığınız rü’yâ, cin görünmesidir. Onun boş işleridir. Cinnin böyle, bozuk işleri, tâliblerde çok görülmekdedir. Buna hiç üzülmeyiniz! Nisâ sûresinin yetmişbeşinci âyetinde meâlen, (Şeytânın aldatması, elbette zayıftır) buyuruldu. Eğer yine gelirse, (Kelime-i temcîd) okuyunuz! Ya’nî, (Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahil’aliyyil’azîm) deyiniz! Bunu okumak, cinleri dağıtır, kovar. Doğru yolda bulunanlara ve Muhammed Mustafânın izinde gidenlere selâm olsun “aleyhi ve alâ âlihissalevâtü vetteslîmâtü etemmühâ ve ekmelühâ” Yüce Allah, Kur'ânda, Hazret-i Nûh'un ağzından şöyle buyuruyor "Yâ Rabbî! Beni, ana-babamı, imân etmiş olarak evime girenleri mü'min erkek ve kadınları affeyle..." (Nûh sûresi, âyet: 28). Yine Yüce Allah, Hazret-i İbrahim'in ağzından şöyle buyurmuştur: "Ey Rabbimiz! Hesab görüleceği gün, beni, ana babamı ve mü'minleri affeyle." (Ibrahim sûresi, âyet: 41) Rabbenağfirlî duasını bellet çocuğuna… Öldükten sonra onun sırtından geçinirsin, kurnaz ol. Abdullah ibni Mesut’un karısı kocasını şikayete peygamberimize geldi. Bütün gece namaz kılıyor benim kocam dedi peygamberimiz aleyhisselam dedi ki ben onla konuşacağım. Abdullah gecenin üçte birinde ibadet yap üçte birinde dinlen üçte birinde ailenle ilgilen. İslam bir denge dinidir bütün aşılıcılıklardan bizi men eder iki aşırı kavim bize bir örnektir Yahudiler ve hristiyanlar. Örnek olarak bacaklarını acmazsan yürüyemezsin ama bacaklarını gereğinden fazla açarsan yine yürüyemezsin düşersin Allah her şeyi dengede yapmamızı istiyor. Tövbe yapacaksın ama nasuh tövbesi yapacaksın. Nasuh tövbesi mutlak butlan gibidir. Tam bir geriye dönüş temizliğe dönüş Yani siz bir dinsizden merhamet mi ararsınız ben size bir ateistim merhamet kapasitesini yaşanmış bir olayla anlatacağım: Bir kardeşim anlattı 11:12 yaşlarında okulda sınıfına girerken parmağını kapıya kaptırıyor ve parmak kesilince kanamaya başlıyor. Çocuğun da en sevdiği öğretmen ateist ve eşcinsel hem ateist hem eşcinsel. Yani zebaniler ellerindeki listeye baktığında kafaları karışacak ya hem ateist hem eşcinsel cehenneme atacağız da ya Rabbi hangisini atacağız kafaları karışacak. Öğretmene gidiyor diyor ki hocam parmağım kanıyor yardım eder misiniz? Öğretmeni şöyle cevap veriyor “ayy minik bir kedi miyav dedi, git bir bardak su iç geçer.

    Rüya veren cinler? - Mektubat 174 / Kerem Önder

About

Kerem Önder Hocamızın bağımlılık yapan üslûbuyla, Tefsir, Hadis, Fıkıh, Akâid, Siyer ve Tasavvuf gibi İslam ilimlerinin özetini, bu kanalda hiç sıkılmadan ve zorlanmadan hızlı bir şekilde öğrenecek ve hayatınıza tatbik etmekle kalmayıp etrafınızdaki insanlara da kolayca aktarabileceksiniz. "Sizden hiç bir ücret istemeyenlere tâbi olun. Onlar, hidayete erdirilmişlerdir." ayeti gereğince sohbet videolarımızı, ücret talep etmemek kaydıyla istediğiniz gibi paylaşabilirsiniz. (Yasin 21) Tebliğ niyetiyle tanıdığınız herkese kanalımızı tavsiye edin. Çünkü: "Kim, iyi bir işe aracılık ederse, onun d

You Might Also Like