Ah Bu Şiirler

Enes Kolan

Uzun bir yolculuğun sonu için bir başlangıç bu.

  1. Turgut Uyar – Turnam, Bir Devir Çalsak Felekten

    07/02/2025

    Turgut Uyar – Turnam, Bir Devir Çalsak Felekten

    #yorum #turgutuyar #turnam #spotify Dilerim ki, Tanrıdan yurdumun Cümle çiçekleri açsın, kırmızı, mavi. Yeşermedik yer kalmasın, Kuru ağaç kalmasın. Cennet misali… Turnam, ben fakir bir insanım Hani, yurdu kahveler, hanlar olanlardan. Sürülüp çıkarılmış ömrü boyunca Alaca hatıralardan.. Bir şey değil benim unutulmuşluğum Ben gün gördüm vaktile yeterince. Tut ki Vanlıyım, yahut Muşluyum Kaderimi vurmuş sırtıma, düşmüşüm yola Tenha kasabalardan.. Tekmil memleketim avuçlarımda İşte Madenli, işte Yolüstü, işte Söğütlükızık Emrahm, Karacaoğlanm âşık gezdiği yerler Yazık Turnam, körolayım yazık. Bu memleket bir dilim ekmek, boylu boyunca Yemekle doyulmaz. Bu söğüt, Hörünün bilekleri. Bunlar topuk sesleri Şahsenemin Bu Köroğlununki işte, mavili kız Bu memleket kavli çakmak, sarma cigara Bir rüzgâr, bir yaylâ gecesi, yıldız yıldız.. Yusufun Züleyhası vardı Turnam, bilirsin Yanık Keremin Aslısı. Benim de günlerimde, gecelerimde Bekir Efendinin kızı. İsterim eşle, dostla, yâranla, Aydınlık günlerde, masallarla, yürekten. Kerem Aslısile, Mahmut Elifile, zavallı Ben ortanca kızıyle Bekir Efendi merhumun Cümle âlem sevdiğiyle, kaygısız ve şen Turnam, bir devir çalsak felekten… --- Şiir: Turgut Uyar Yorum: Enes Kolan Müzik: Balmorhea - Remembrance Telif hakları ilgili sahiplerine aittir.

    2 min
  2. Haydar Ergülen - Bizi Karşıya Geçir

    01/22/2025

    Haydar Ergülen - Bizi Karşıya Geçir

    #haydarergulen #siir #yorum bize çok acıyorlar burada öyle açıktayız ki yaramız bile başkasında sarılıyor, nafile saklanıyoruz düşkünlerin bizde bulduğu teselliye, nereye gitsek şehir, kime gitsek bir uzaklık kalıyor kendimize iplerini bir çözsen boşluğumuza bak nasıl sınırlarımız karışır gibi değişir gibi kokularımız kim elma kim ağır hasta ve kim aklının bir kıyısından bir kıyısına ve sarsıla sarsıla kendi kayığında sonra aklım, tam ortadan ikiye bir elma: bahçeleri karşı karşıya birinde sen diğerinde yumuşak ey aklım, elma desem de çıkma! ey üzerinde güneşleri barıştıran çıplaklık benim böyle yarım ve kokusundan uzak kaldığım, aklım senin bahçelerinde sen olmalıymışım ben, daha çok olmak için, ödemek için borcunu geleceğe, iplerimi çöz, açılsın yelkeni aklımın, rüzgâr var içimde, iplerimi çöz, ne kadar çok açılsak birbirimizden o kadar bağlanırız, iplerimi çöz! senin kayığın daha gider gelir yükü ne eski şarap ne kara zeytin ne yalandaki lezzeti kıskanan incir bahçemize hayalden düştüğü için ağır elma kayığına yük olur bizi karşıya geçir, söz dolu kayığını çağırdın geldik, haz dolu bahçeni dağıttın geldik, göç dolu dilini aldattın geldik, iz dolu rüyalarında beyazların gözü var bizi karşıya geçir bu bahçesi dağılmış elmanın cinnetidir bizi kayığına alma senden karşıya geçir. Haydar Ergülen ------------- eserlerin hakları ilgili şahıslara ait olup, bu yorumdan herhangi bir gelir beklentisi bulunmaz. Hobi amaçlıdır.

    3 min
  3. Sezai Karakoç - Liliyar

    08/27/2024

    Sezai Karakoç - Liliyar

    #liliyar #şiir #sezaikarakoç Bu kuklaların kukla olmadığı besbelliNe söyledilerse tıpıtıpına gerçek besbelliAltın saçlarını yana atışı yok mu LilininLilinin yağdan kıl çekercesine inanışıLilinin yağdan kıl çekercesine yaşayışı yok muKuklalar titremesin ne yapsınAdam konuşmasını bilmezse ne yapsınKuklaların kukla olmadığı besbelliLilinin çekip gideceği besbelliLilinin dönüp geleceği besbelliEkmek ha bakkalın olmuş ha Cabaret de Paris'ninSen herhangi bir ekmek yiyeceksin işte LiliEkmek ne kadar Allahınsa Lili de o kadar Allahın LiliYüzün ruhun kadar aydınlık ya LiliGönlün soğuk sular güzel aynalar gibi ya LiliAnladın ya kutunun içinden çıkan mendilOlamaz Üsküdardan geçeriken bulduğun mendil-Bizi bırakıp nereye gidiyorsun LiliDemek bizi bırakıp gidiyorsun LiliSen daima güzeller güzelini bulursun LiliSen istesen de taş yürekli olamazsınSen daima güzeller güzeli olursun LiliDemek gideceksin arkana dönüp bakmayacaksınHangi kuş hangi şafakta ölecek görmeyeceksinÖyleyse al bu kürkü bu veda kürkünü LiliTüyleri şiirler olan bu mahcup kürküSen daima Sultanlar Sultanı olursun LiliDemek sen gidiyorsun LiliBizi öpmeden mi gideceksin LiliLilinin güneşin altında duruşu yok muPerdeleri sıyırıp çirkin adamı burnundan yakalayışı yok muEline bavulunu alışı yollara koyuluşu yok muÇirkin adamın güzel adam oluşu yok muYaklaşıp onu saçlarından yakalayışıUzaklaşıp yollarda yol oluşu yok muLilinin bir tavşan gibi koşuşuKeklik gibi dönüp bakışı ve yıldırım gibi koşuşu yok muAdam da tam o zaman kapıdan çıkmaz mı dışarıLilinin adamın boynuna çocukça ve çılgınca atılışı yok muBen konuşmasını bilmem Lili------siir: sezai karakocmuzik: ‬ autumn leaves pianoyorum: enes kolan Hobi amacli uretilmis olup urunlerin haklari ilgili sahiplerine aittir, hak iddia edilmez.-----sezai karakoç liliyar,sezai karakoç liliyar ismet özel,lili kheradmand,lili boniche,lili yar,lili şiiri

    3 min
  4. Bülent Parlak - Bilinmeyen Aranırken

    01/30/2024

    Bülent Parlak - Bilinmeyen Aranırken

    #bulentparlak #siir #yorum #eneskolan Bülent Parlak - Bilinmeyen Aranırken ben sadece seni sevmeyi çok iyi bildim uykumu sallandırırken darağacında ve başrolde bir tüfenk sekerek bir yenilgiden diğerine zafer zannedilen üstelik uzaklarda yaşlanırken Benim en güzel mesleğimdir seni sevmek. Balkonda Kendiliğinden sönmüş bir sigaranın yanında buldular beni Senin hatrına uçarken kuşlar Hem üşenmiş hem vakti geçmiş göç mevsiminin Dudaklarından aşağı süzülüyordu yâr üstüne yâr sevmek Alnında vedaya hazırlanmış bir perde Seni huzuru arayan yağmalanmış bir hayatı ararken sevdim Öptüğü her şeye az önce kırılmış bir çocuk gibi Eşyasız bir odada çıkan o ses gibi Çekingen ve cesur Budanmış ama gümrah Kimsenin adımlarına sığmazken yetişmeye çalışmak Kilim yıkayarak şenlenen bir ırmak gibi sevdim Senin saçlarını fotoğraflarda ellerimle taradım Kursağımda benimle kendim arasında geçen bir mesele kaldı Avluda baş gardiyanın gölgesi Bir evimiz vardı ama gidecek hiçbir yerimiz yoktu Bir de Bazen insanı sadece anlayan o yağmur Ben sadece seni sevmeyi çok iyi bildim Uykumu sallandırırken darağacında ve Başrolde bir tüfenk Sekerek bir yenilgiden diğerine zafer zannedilen Üstelik uzaklarda yaşlanırken ------------- siir: bulent parlak muzik: piano d yorum: enes kolan Hobi amacli uretilmis olup urunlerin haklari ilgili sahiplerine aittir, hak iddia edilmez.

    2 min
  5. Sezai Karakoç - Köşe

    04/20/2023

    Sezai Karakoç - Köşe

    #şiir #yorum #sezaikarakoç #köşeŞiir: Sezai KarakoçMüzik: Hüzün ÇiçekleriYorum: Enes KolanKöşe1.Saçlarını kimler için bölük bölük yapmışsınSaçlarını ruhumun evliyalarınca örülenTarif edilmez güllerin yankısı gözlerinGözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinirSen kaç köşeli yıldızsınFabrika dumanlarında resminKirli ve temiz haritaları doldurmuşsunHâtırasız ve geleceksiz bir iç deniz gibiAşka veda etmiş topraklarda durmuşsunBenim geçmiş zaman içinde yan gelip yattığıma bakmaBen geleceğin kara gözlü zalimlerindenimBir tek köşen bile ayrılmamışken banaVar olan ve olacak olan bütün köşelerinin sahibi benimBen geleceğin kara gözlü zalimlerindenimSen kaç köşeli yıldızsın(1954, Nisan)2.Evlerinin içi ayna döşeliAyna hâtıra gözler ve sevmekBenim aşkım bin bir köşeli ah bin bir köşeliBir köşe gidince bin köşe yeniden gelecekAyna hâtıra gözler ve sevmekEvlerinin içi kabartma baharKöşelerinde keklik gibi bakıp duran saksılarHalıları öpe öpe nakış yapar nakış gibi ayaklarSiz söyleyin insan seve seve ölmez ne yaparKöşelerde keklik gibi bakıp duran saksılarEvlerinin içi yeni güllerdenGörülmemiş güneşleri görülmemiş gözlerine getirenSağ köşedeki entari sol köşedeki şapkaBeni katil suların ortasına bırakaKatil sular güneşi gözlerinden götürenEvlerinin içi gurur döşeliBenim aşkım bin bir köşeli ah bin bir köşeli(1954, Mayıs)3.Sen geldin ve benim deli köşemde durdunBulutlar geldi ve üstünde durduMerhametin ta kendisiydi gözlerinMerhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurduBulutlar geldi altında durdukKonuştun güneşi hatırlıyordumGariptin yepyeni bir sesin vardıBu ses öyle benim öyle yabancıBu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardıDişlerin öpülen çocuk yüzleriGüneşe açılan küçük aynalarSert içkiler keskin kokular dişlerinİçinden geçilen küçük aynalarVe güldün rengârenk yağmurlar yağdıİnsanı ağlatan yağmurlar yağdıYaralı bir ceylan gözleri kadar sıcakYaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardıSen geldin benim deli köşemde durdunBulutlar geldi üstünde durduMerhametin ta kendisiydi gözlerin(1954, Mayıs)4.Taşların ortasında Leylâ'nın gözleriLeylâ köşe köşe göz göz şiirin ortasındaBen Leylâ'yı bulduğumdan yahut kaybettiğimden beriLeylâ ya o adamın bardağında ya o dağın ortasındaBen Leylâ gibi güneş doğarken uyanamamŞehir gece gündüz benim içime uyurLeylâ'yı götürüp Londra’nın ortasında bıraksamBir bülbül gibi yaşamasını değiştirmez çocukturLeylâ diyorsam kesik yanaklarıyla LeylâÜç köşeli dünyasıylaOkuyla yayıyla yaylasıyla acımasıylaLeylâ diyorsam şu bizim gerçek LeylâBiz seni işte böyle seviyoruz LeylâO gitti bize ağlamak kaldı kala kala(1954, Aralık)5.Beni yeraltı sularına karşı iyi savunTırnağını taşa sürten yitik keçilere karşıBu çeşmenin üç köşesinden hangisinden su içecekSenin bahtsız ve mesut Eyyub'unAtların en güzel biçimini sessizce kalbime indiriyorİçimde İstanbul çalkanırken bozbulanık çeşmeBir dans için can vermeğe hazır bekliyorumSen orda gelirayak kuklalara insan gibi konuşmasını öğretmeSu akıyor birikiyor kan lekeleriKurtulsam diyorum bir eser buna engelÖyle büyüyor öyle çoğalıyorsunİstanbul kalmıyorHangi köşesinde huzur o köşesinde senHangi köşesinde yeni çağlara uygun odalarBen bölünmez bir şairsemSen bölünmez bir anneBir çeşme(1956, Haziran)Sezai Karakoç Şiir, müzik ve yorum hak sahiplerine aittir.

    6 min

About

Uzun bir yolculuğun sonu için bir başlangıç bu.