Evrim Sümer | Laylu ve Ben

Evrim Sümer

Kızım Leyla'nın, nam-ı diğer Laylu'nun 2010'da hayatıma girmesiyle birlikte Radikal'deki köşe yazılarımla paylaşmaya başladığım ebeveynlik serüvenimi Laylu ve Ben'de  genişleterek anlatmaya devam ediyorum. Aklıma düşen soruların ve konukların peşinde daha iyi bir anne olmanın formülünü ararken, size de ilham olmayı diliyorum. Zaman zaman aklıma alternatif isim veya alt başlık olarak “Bu Canavarı Ben Yarattım”, “Biz Böyle Değildik”, "Anne Saçların Beyazlamış" gibi fikirler düşse de, ergen annesi çizgimi bozmadan yoluma devam ediyorum. 😂Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: LayluveBen@gmail.com veya Instagram/evrimsumer

  1. LGS'nin Karanlığından Film Işıklarına | Füsun Aygölü Sordu, Laylu Cevapladı | Eğitim, Oyunculuk ve Ergenlik Üzerine Bir Sohbet.

    12/26/2025

    LGS'nin Karanlığından Film Işıklarına | Füsun Aygölü Sordu, Laylu Cevapladı | Eğitim, Oyunculuk ve Ergenlik Üzerine Bir Sohbet.

    Bu bölüm, sadece bir sohbet değil… bir büyüme hikayesi! Kızım Leyla’yla yan yana otururken fark ettim: Bir küçük kız demişim, bir koskocaman genç kız demişim… Ergenlik tam da böyle bir yer… arada bir hal; hem çocuk hem yetişkin, hem çok uzakta hem de yanı başında. Bu bölümde, Bebek, Çocuk ve Ergen Psikoloğu, aynı zamanda aile dostumuz sevgili Füsun Aygölü sordu, kızım “Laylu” Leyla Smyrna Cabas cevapladı. Füsun Abla’nın sakin rehberliği, Leyla’nın samimi cevapları ve benim araya maydanoz olan anne hallerimle okuldan, IB programından, karanlık sabahlardan, LGS kabusundan, ilk gece gezmesinden, makyajdan, modadan, oyunculuktan ve büyümeye dair bilumum kalp sızılarından konuştuk. LGS'nin hala zaman zaman üzerimizden geçen gölgesini, sınav stresinin çocuklarda bıraktığı yaraları, adaletsiz bir sistemde ilerlemeye çalışan gençleri ve özel ders mecburiyetini de masaya yatırdık. Leyla’nın, “LGS’de travma sonrası stres yaşadım,” derken gözlerinin dolmasını, benim ise “bitti o günler” diye şükretmemi de duyacaksınız. Ve inanmazsınız ama; Leyla LGS’ye gireceklere, kendisinden asla beklenmeyecek bir tavsiye verdi! Ve sanat… Sohbetimizde Leyla’nın film yolculuğunun kamera arkasına da baktık. “Filmlerde oynuyorum ama oyuncu değilim,” derken sesine yansıyan samimi merakını ve kendini sorgulamasını, adaylıklar karşısında yaşadığı kalp çarpıntılarını, oyuncu olmak için gerçekten ne gerektiğini konuştuk. Oynadığı iki filmin çekimlerinde hissettiklerinden, bir anda “Okulu bırakıp terzinin yanında çalışsam mı acaba?” diyecek kadar da özgür ruhlu hayallerine tanıklık ettik. Dinlerken belki kendi çocuğunuzu duyacak, belki de kendi çocukluğunuzu, ergenliğinizi hatırlayacaksınız. Hazırsanız… Leyla, Füsun Abla ve ben samimi, yer yer kahkahalı, yer yer iç burkan bu sohbette sizi bekliyoruz.   Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer

    47 min
  2. Çocuğun İlk Öğretmeni: Doğa

    11/19/2025

    Çocuğun İlk Öğretmeni: Doğa

    Doğanın Kalbinde Ebeveynlik Eski bölümlerimizin birinde, Kokopelli Şehirde’de ile, “doğayla çocukların arasına girmeyin” demiştik… Bu bölümde o cümlenin peşine düşüp, doğayı, ebeveynliği ve umudu aynı potada eriten bir sohbet için peyzaj mimarı Sibel Senna’yla buluştuk. Bana sorarsanız, meslek seçimi bile doğaya olan sevgisiyle şekillenmiş biri o. Sohbetimizde Doğanın romantizm değil; akış, mücadele ve sezgi olduğunu… Çocuklarımızın telefondan önce gökyüzüne bakmayı öğrenmesi gerektiğini… Ebeveynliğin tıpkı doğa gibi koruduğunu ama bizim yerimize yaşayamadığını ve çok daha fazlasını konuştuk. Sibel’in, bir ağaca sarılmadan önce bile, “O nasıl hisseder?” diye düşünen o inceliğiyle; doğanın bize nasıl umut verdiğini, çocuğun merakını nasıl canlı tuttuğunu konuştuk. Ve belki de en önemlisi: toprağı çocuklarımızın eline değil, kalbine vermekten bahsettik. Bu bölümün eşlikçisi olarak belki bir yaprağa bakmak, belki de bir sonraki yağmurda gök gürültüsüne kulak kabartmak isteyeceksiniz… İyi dinlemeler.    Ve işte, sohbette bahsi geçen kitap önerileri: Rainer Maria Rilke: Genç Şaire Mektuplar ve Duino Ağıtları ile başlanabilir. Rilke, bütün yazım ve varoluşunu doğa ile kuran bir yazar. Shakespeare, Shakespeare in Flower: Shakespeare birçok şiirinde bitki metaforu kullanır. Yaşar Kemal, özellikle de İnce Memed; Çukurova doğasını çok iyi betimler. Botanikçi Robin Wall Kimmerer, Serviceberry: Bitkilerin nesne değil öğreten varliklar olduğunu işler. Yabani yemiş ağacı bunun metaforudur: Meyvesini herkese sunar — kuşlara, toprağa, insanlara — ve herkes kazanır. Zenginlik gerçekten nedir? Sahip olmak mı, yoksa paylaşmak mı çokluğu yaratır? Doğa bize nasıl öğretir? Biz doğaya nasıl karşılık verebiliriz? Ekonomi nasıl daha şefkatli olabilir? Kimmerer, doğayı sadece gözlemlemez: onunla konuşur. Ve okuru da bu ilişkiye davet eder. Doğayı “kaynak” olarak değil, ortak bir akraba olarak ele alır. Stefano Mancuso (Floransa Ünv. Nörobiyolog Profesör), Bitki Zekası, Bitki Ulusu, Bitki Devrimi: İnsan - doğa ilişkisine bitki bakışıyla eleştrel yaklaşımlar sunar. Bitkilerin dünyayı kavrama şekillerini aktarır. Zekaları ve çevreleriyle ilişkilerini bilimsel verilerle akışkan bir şekilde ortaya koyar. Michael Pollan (Newsweek’in 2009’da seçtiği yeni düşünce liderinden), Arzunun Botaniği: İnsan - bitki arasındaki ilişkiyi ters açıdan ele alır. Biz bitkileri kendi isteğimizle yetiştirdiğimizi düşünüyoruz fakat Pollan’a göre aslında bitkiler bizi yönlendirir. Okuru; Bitkiler bizim arzularımızı kullanarak kendilerini dünyaya mı yaydılar? Sorusuyla bırakırJ Deniz Gezgin, Bitki Mitoslari: Bitkilere ait mitoslardan çok şey öğrenebiliriz. Onların bilgeliklerine ve çağlar arası deneyimlerine dair güzel bir birikim. Bu kitapta farklı coğrafya ve kültürlerde, bitkilerin kültür dünyasında yer buluş biçimleri aktarılıyor. Bebekler ve küçük çocuklar için:   Küçük Prens (Antoine de Saint-Exupery) Çocuk, Köstebek, Tilki ve At (Charlie Mackesy)   Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer

    45 min
  3. 11/07/2025

    Okul, akran zorbalığının kalesi! | Başak Abdula

    Okula giden her 4 çocuktan 3’ü akran zorbalığıyla iç içe yaşıyor. Üstelik zorbalığın %95’i, çocuklarımızın güvende olduğunu sandığımız yerde, yani okulda gerçekleşiyor. Zorbalık ilkokul, ortaokul, lise ayırt etmiyor, üstelik hem devlette hem de özel okullarda tablo aynı. Bu bölümde konuğum Başak Abdula ile Türkiye’de yapılan en kapsamlı çalışmalardan biri olan FutureBright Group’un “Türkiye’de Akran Zorbalığı Araştırması” raporunu konuşuyoruz. Bu araştırma, Başak ve Akan Abdula'nın 12 yaşındaki kızlarının İstanbul’da özel bir okulda yaşadığı ciddi akran zorbalığı deneyimi üzerine açığa çıkan içsel dinamikler ve toplumsal yankılarla başlıyor. Araştırmaya ilham veren tatsız deneyim, Haziran 2024’te Akan Abdula’nın X (eski Twitter) platformundaki 24 Haziran 2024 tarihli paylaşımlarıyla kamusal farkındalığa taşınmıştı. Sosyolog ve FutureBright Group’un kurucu ortağı Başak Abdula ile çok kere sesimiz titreyerek gerçekleştirdiğimiz bu sohbette, Fiziksel, sözel, ilişkisel ve dijital zorbalığın çocuklar üzerindeki etkilerini, Sessiz kalan tanıkları, çözüm üretmekte zorlanan okulları ve “benim çocuğum yapmaz” diyen ebeveynlerin inkarını, Ve bu çemberi kırmak için hepimizin harekete geçmesi gereken adımlarısamimi ve derinlemesine tartışıyoruz. Ben gerçekten merak ediyorum; neden akran zorbalığı konusunda standart bir yönerge yok?  Neden, her sene marifetle bir araya gelip zamlara karar veren özel okul yöneticileri bu konuda da birleşmekten aciz? Araştırmaya katılan bir çocuk şöyle demiş: “Zorbalık ancak bu dünya baştan yaratılırsa biter.” Bu kabulleniş, bu çaresizlik korkunç değil mi? Ama unutmayalım; o dünyayı yeniden kurmak da bizim elimizde! Laylu ve Ben’in yeni bölümü, “Akran Zorbalığı” şimdi yayında! Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer

    48 min
  4. Her Anne Menopozu Tadacaktır* | Melis Alphan

    10/10/2025

    Her Anne Menopozu Tadacaktır* | Melis Alphan

    *Her anne menopozu tadacaktır dediğime bakmayın; bu bir ebeveynlik podcasti diye öyle yazdım… yoksa bu sohbet sadece annelere değil, tüm kadınlara ve çevresindeki erkeklere de önemli bir içerik sunuyor!  Postane İstanbul’da kaydettiğim bu bölümde, gazeteci, yazar ve hak savunucusu Melis Alphan ile menopozu konuşuyoruz. Menopoz Rehberi- Kendini Yeniden Keşfetme ve Güçlenme Yolculuğu kitabı, Melis Alphan’ın bir gecede cerrahi menopoza girmesiyle başlayan kişisel deneyimi ve 10 doktorla yapılan görüşmelerle ortaya çıktı. Kitabı bir cümleyle özetle, derseniz, “menopoz bir son değil, bir dönüşüm ve yeniden yapılanma fırsatı” derdim size... Neden peki? Çünkü Türkiye'de kadınların yaş ortalaması 80. Bir kadın ortalama 50 yaşında menopoza girse, 30 sene eder! Anlamamız, öğrenmemiz gerekiyor! Menopoz, Türkiye’de belki hala tabu ama dünyada, başta da İngiltere ve Amerika’da fırtınalar koparıyor. Melis’e göre menopozun artık bu kadar konuşulmasının iki sebebi var: “Longevity” kavramının hayatımıza girmesiyle çok daha görünür olması ve östrojenin aslında ne kadar önemli olduğunun anlaşılması. Sohbetimize menopozun toplumsal ve politik boyutundan girdik; iş hayatında, ailede ve erkeklerin menopoz algısında nelerin değişmesi gerektiğine baktık, menopozun biyolojik, psikolojik ve duygusal boyutlarını, hormonların rolünü ve vücudun verdiği işaretleri de konuştuk. Menopozal Hormon Tedavisinin önemi, meme kanseri ve hormon kullanımı hakkında yanlış bilinen, kafa karıştıran WHI araştırması, cerrahi ve doğal menopoz, semptomlar, başa çıkma yolları, yaşam tarzı değişiklikleri ve alternatif yöntemler… hepsini konuştuk. Ben daha gencim, bana çoook uzak, diyenler vardır mutlaka. Siz de bir şans verin bu bölüme (aslında kendinize)! Hem şimdiden neler yapabileceğinizi öğrenmek hem de empati sahibi olmak için... İyi dinlemeler! Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer

    1 hr

About

Kızım Leyla'nın, nam-ı diğer Laylu'nun 2010'da hayatıma girmesiyle birlikte Radikal'deki köşe yazılarımla paylaşmaya başladığım ebeveynlik serüvenimi Laylu ve Ben'de  genişleterek anlatmaya devam ediyorum. Aklıma düşen soruların ve konukların peşinde daha iyi bir anne olmanın formülünü ararken, size de ilham olmayı diliyorum. Zaman zaman aklıma alternatif isim veya alt başlık olarak “Bu Canavarı Ben Yarattım”, “Biz Böyle Değildik”, "Anne Saçların Beyazlamış" gibi fikirler düşse de, ergen annesi çizgimi bozmadan yoluma devam ediyorum. 😂Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: LayluveBen@gmail.com veya Instagram/evrimsumer