ReFi Türkiye Podcast

ReFi Türkiye

Akbank LAB ve imece iş birliğinde yürütülen ReFi Türkiye programı kapsamında üreteceğimiz podcast'te “Yeni teknolojilerin yardımıyla sürdürülebilirliğin ve döngüselliğin bir adım ötesine geçmek ve sistemleri onaran bir ekonomik model kurmak mümkün mü?” sorusuna cevap arıyoruz. Web 3.0 teknolojileri ile etki ekosisteminin kesişim alanlarını konu alan, rejeneratif finans yani onarıcı finans odağında yaklaşım yürüttüğümüz bu seride her bölüm bilgi birikimleri ve deneyimleri ile alana ışık tutan konukları ağırlıyoruz.

  1. Yapay Zeka ve Yönetişim

    04/21/2025

    Yapay Zeka ve Yönetişim

    ReFi Türkiye Podcast Nedir? ReFi Türkiye Podcast, yeni sezonunda yapay zeka teknolojilerinin etki odaklı kullanımlarını ve bu doğrultuda “AI For Good” kavramını odağına alıyor. İş hayatı, kurumlar, girişimler ve bireyler tarafından her geçen gün daha yoğun kullanımına tanık olduğumuz yapay zeka teknolojileri, bir yandan sürdürülebilirlik, etki, finansal katılım gibi konularda bir potansiyel oluşturuyor. Öte yandan da güvenlik, etik, çevresel etkiler, teknolojiye adaptasyon gibi konularda riskleri de beraberinde barındırıyor. Tam da bu noktada ReFi Türkiye olarak, ilgili teknolojilerin daha iyi bir gelecek inşa etmek için nasıl kullanılabileceğini tartışmaya açıyoruz. Birbirinden değerli konuklarla yapay zekanın sağlık, yaratıcı endüstriler, erişilebilirlik, yönetişim, iş birliği gibi 10 farklı temada etkilerini ele alacağımız podcast serisinin, “yapay zekanın sosyal etki ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın farklı alanlarında nasıl kullanabildiğine” dair farkındalık yaratacak, kalıcı bir kaynak olmasını hedefliyoruz. Konuk Kimdir? ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Elif Acar Özgüner, 25 yılı aşkın süredir kurumsal yazılım çözümleri alanında faaliyetlerini sürdüren tecrübeli bir yönetici. Özgüner, 2007 yılından bu yana Microsoft Türkiye çatısı altında çalışıyor ve sektörel iş ihtiyaçlarının teknolojiyle karşılanması, kurumların iş yapış şekillerini değiştirecek projelerin geliştirilmesi gibi konularda uzman bir isim olarak tanınıyor. Bölümde Öne Çıkan Kısımlar:  01:08 Çeşitlilik ve Kapsayıcılığa Bir Bakış 03:22 Karar Alma Mekanizmaları ve Riskler Açısından Yapay Zeka 09:04 Kapsayıcılığı Geliştirmek, Katılımcılığı Artırmak 13:59 Eğitim Önerileri Bölümde Neler Konuşuldu? Bu bölümde kapsayıcılık ve çeşitliliğin iş hayatındaki temel değerler olmasını değerlendiriyor, çeşitli bakış açıları ve deneyimlerin inovasyonu teşvik ettiğine tanıklık ediyoruz. Yapay zekanın artık şirketlerin karar alma mekanizmalarında stratejik bir destek sunduğunu öğrenirken veri analizi, öngörü sunma, süreç hızlandırma ve risk azaltma gibi katkılarını ele alıyoruz. Sorumlu Yapay Zekaya dair tanımlı roller, şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik ilkeleriyle uyumlu şekilde çalışan modeller, bunların uygulama örnekleri ve raporlaştırılan sonuçları podcast bölümünde işlenen konu başlıkları arasında. Bölümde, yapay zekanın kapsayıcı olmasının, farklı grupların da bu teknolojilere katılmasını sağlamakla mümkün olduğunun altı çiziliyor. Veri setlerinin çeşitliliği kritik önemde olduğu hatırlatılıyor ve ayrıca yapay zekanın etkin kullanımı için yöneticilerin eğitiminin de şart olduğu vurgulanıyor.

    15 min
  2. Yapay Zeka ve Sağlıkta Devrim

    03/14/2025

    Yapay Zeka ve Sağlıkta Devrim

    ReFi Türkiye Podcast Nedir? ReFi Türkiye Podcast, yeni sezonunda yapay zeka teknolojilerinin etki odaklı kullanımlarını ve bu doğrultuda “AI For Good” kavramını odağına alıyor. İş hayatı, kurumlar, girişimler ve bireyler tarafından her geçen gün daha yoğun kullanımına tanık olduğumuz yapay zeka teknolojileri, bir yandan sürdürülebilirlik, etki, finansal katılım gibi konularda bir potansiyel oluşturuyor. Öte yandan da güvenlik, etik, çevresel etkiler, teknolojiye adaptasyon gibi konularda riskleri de beraberinde barındırıyor. Tam da bu noktada ReFi Türkiye olarak, ilgili teknolojilerin daha iyi bir gelecek inşa etmek için nasıl kullanılabileceğini tartışmaya açıyoruz. Birbirinden değerli konuklarla yapay zekanın sağlık, yaratıcı endüstriler, erişilebilirlik, yönetişim, iş birliği gibi 10 farklı temada etkilerini ele alacağımız podcast serisinin, “yapay zekanın sosyal etki ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın farklı alanlarında nasıl kullanabildiğine” dair farkındalık yaratacak, kalıcı bir kaynak olmasını hedefliyoruz. Konuk Kimdir? Dr. Selahattin Çolakoğlu, akademik geçmişini Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamış, disiplinlerarası iş birlikleriyle sağlık teknolojilerinin geleceğini şekillendirmeye devam eden biri. Tıp ve dijital sağlık teknolojilerinin kesişim noktasında çalışan Çolakoğlu, klinik geliştirme ve sağlık inovasyonu alanlarına odaklanıyor. Dijital terapötikler, yazılım tabanlı tıbbi cihazlar ve sağlık hizmetlerinde yapay zeka destekli konuşma ajanları üzerine çalışmalar yürütüyor ve şu anda Albert Health’te Klinik Geliştirme Lideri olarak görev yapıyor. Bu kapsamda, yenilikçi sağlık çözümlerinin klinik kanıtlara dayalı şekilde geliştirilmesi ve uygulanmasını sağlamak amacıyla klinik araştırmaların yürütülmesi, düzenleyici stratejiler, klinik veri analizi ve akademik işbirlikleri gibi alanlarda çalışmalarını sürdürüyor. Bölümde Öne Çıkan Kısımlar 00:54 Sağlıkta Yapay Zekanın Gücü 07:08 Albert Health ve Yenilikçi Uygulamaları 12:31 Geleceğin Sağlık Sistemleri 15:32 Sağlık Alanındaki Güncel Gelişmeler 21:28 Ülkelerin Potansiyeline Bakış Bölümde Neler Konuşuldu? Bu bölümde sağlıkta yapay zekanın yarattığı dönüşümü ele alıyoruz. Yapay zeka, kronik hastalık yönetiminden erken teşhise kadar birçok alanda sağlık sektörüne entegre oluyor. Sürecin nasıl ilerlediğini Albert Health’in Klinik Geliştirme Lideri Serhat Çolakoğlu’ndan dinliyoruz. Çolakoğlu, klinik araştırmalar ve tıbbi verilerin yorumlanması alanındaki deneyimlerinin, onu sağlık teknolojilerine daha fazla yönlendirdiğini belirtiyor. Pandemi sürecinde kronik hastalık yönetiminin öneminin arttığını ve yapay zekanın bu alanda nasıl destek sağlayabileceğinin daha fazla araştırılmaya başlandığını vurguluyor. Sağlıkta yapay zeka, yalnızca teşhis süreçlerini hızlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda hasta takibini kolaylaştırarak sağlık hizmetlerinin daha erişilebilir hale gelmesine de katkı sağlıyor. Çolakoğlu'na göre, yapay zekanın sağlık sektörüne entegrasyonu her geçen gün artacak ve bu süreç, hasta odaklı sağlık çözümlerinin gelişmesine katkı sağlayacak. Günümüzde yapay zeka, sağlık sektöründe yalnızca bir teknoloji aracı olmanın ötesine geçerek, hastaların yaşam kalitesini yükselten ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıran bir destek sistemi olarak konumlanıyor. Serhat Çolakoğlu, bu yaklaşımı şu şekilde özetliyor: “Bizim bakış açımız, yapay zekayı tüm platformun temelinde kullanmak ve bunu yaparken de hasta ihtiyaçlarını ve sağlık sistemindeki ihtiyaçları ön planda tutmak. Bunu sadece bir teknoloji aracı olarak görmek yerine, sağlık hizmetlerine erişimi ve hizmet kalitesini artıran bir bütüncül destek sistemi olarak konumlandırıyoruz.” Albert Health, sağlık hizmetlerini daha erişilebilir ve etkili hale getirmek için büyük dil modellerini kullanarak hastaların doğru tıbbi bilgiye ulaşmasını sağlıyor. Çolakoğlu, bu sistemin en büyük avantajlarından birinin, hastaların bilgiye ulaşımda yaşadığı engelleri ortadan kaldırmak olduğunu belirtiyor: “Bu sayede, hastaların sağlık hizmetlerine ve sağlık bilgilerine erişimlerinde yaşayabilecekleri engeller önemli ölçüde azaltılmış oluyor ve özellikle büyük dil modellerinin gelmesiyle birlikte sağlıktaki bilgi hiyerarşisini olabildiğince azaltabiliyoruz. Böylece hastalar daha fazla bilgiye, daha da önemlisi doğru tıbbi bilgiye ulaşabiliyor.” Çolakoğlu, yapay zekanın sağlık alanındaki en büyük katkılarından birinin, sağlık eğitiminin kişiselleştirilmesi olduğunu da paylaşıyor. İnsanlar genellikle sağlık bilgilerini sıkıcı bulabiliyor ve gerekli bilgilere erişimde zorluk yaşayabiliyorlar. Buna karşın, Çolakoğlu’na göre, “Hastaların anlayabileceği dilde içerikler üretmek ve yapay zeka ile kişiselleştirilmiş içerik ve hasta yolculukları oluşturmak, yapay zeka kullandığımız diğer alanlar arasında yer alıyor.” Yapay zekanın sağlık alanında yaratacağı dönüşümü incelerken, bu değişimin kaçınılmaz ancak temkinli bir süreç olduğunu da unutmamak gerekiyor. Sağlık alanı, diğer sektörlere kıyasla teknolojik gelişmeleri daha temkinli bir şekilde benimseyen bir yapıya sahip. Çolakoğlu, tıp tarihine bakarak bu sürecin nasıl ilerleyebileceğini değerlendiriyor: “Sağlık biraz daha geriden gelen ve daha temkinli ilerleyen bir alan. O yüzden sağlıktaki diğer çığır açan gelişmeleri inceleyerek daha iyi anlayabiliriz. Örneğin, anestezide kullanılan Ether ve Chloroform gibi ajanların keşfi 150-200 yıl önce gerçekleşti ve öncesinde insanlar tüm acıyı hissederek ameliyat oluyorlardı. Aynı şekilde, ameliyatlarda el yıkama gibi hijyen kurallarının getirilmesi de tıp tarihinde büyük bir dönüşüm sağladı. Ancak bu gelişmelerin tıp camiasında ne kadar hızlı benimsendiği de önemli bir konu.” Çolakoğlu, tüm bu süreçte, etik kaygılar, veri güvenliği ve sağlık profesyonellerinin rolü gibi konuları da önemli buluyor. Yalnızca teknolojik bir devrim sunmakla kalmayıp, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin temel dinamiklerini de yeniden şekillendiren bu dönüşümü dinlemek için ReFi Podcast’in bu bölümünü dinleyebilirsiniz.

    26 min
  3. Toplumsal Cinsiyet Eşitliğindeki Rolü ile Yapay Zeka

    02/28/2025

    Toplumsal Cinsiyet Eşitliğindeki Rolü ile Yapay Zeka

    ReFi Türkiye Podcast Nedir? ReFi Türkiye Podcast, yeni sezonunda yapay zeka teknolojilerinin etki odaklı kullanımlarını ve bu doğrultuda “AI For Good” kavramını odağına alıyor. İş hayatı, kurumlar, girişimler ve bireyler tarafından her geçen gün daha yoğun kullanımına tanık olduğumuz yapay zeka teknolojileri, bir yandan sürdürülebilirlik, etki, finansal katılım gibi konularda bir potansiyel oluşturuyor. Öte yandan da güvenlik, etik, çevresel etkiler, teknolojiye adaptasyon gibi konularda riskleri de beraberinde barındırıyor. Tam da bu noktada ReFi Türkiye olarak, ilgili teknolojilerin daha iyi bir gelecek inşa etmek için nasıl kullanılabileceğini tartışmaya açıyoruz. Birbirinden değerli konuklarla yapay zekanın sağlık, yaratıcı endüstriler, erişilebilirlik, yönetişim, iş birliği gibi 10 farklı temada etkilerini ele alacağımız podcast serisinin, “yapay zekanın sosyal etki ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın farklı alanlarında nasıl kullanabildiğine” dair farkındalık yaratacak, kalıcı bir kaynak olmasını hedefliyoruz. Konuk Kimdir? Dicle Yurdakul, teknoloji ve insan davranışlarının kesişim noktasında çalışan, geniş kapsamlı davranışsal süreçlere ilgi duyan bir akademisyen ve araştırmacı. Altınbaş Üniversitesi’nde AU INOVA NeuroLab’in Direktörü olarak görev yapmakta ve davranışsal nörobilim araştırmalarını yönetmekte. Teknolojik dönüşümün insan psikolojisi, tüketici davranışları ve toplumsal yapı üzerindeki etkilerini derinlemesine inceliyor; çalışmalarında toplumların belirli davranışsal süreçler çerçevesinde nasıl şekillendiğini anlamaya odaklanıyor. Akademik çalışmalarının yanı sıra, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) gibi uluslararası organizasyonlarda görev almış ve özellikle sosyal sürdürülebilirlik alanına yoğunlaşan Yurdakul, Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi olarak da dijital dönüşüm ve inovasyon projelerinde de yer alıyor. Teknoloji odaklı iyi uygulamalar, sürdürülebilir girişimler ve insan merkezli inovasyon gibi konularda akademik bilgi birikimini, toplumsal fayda için kullanarak dönüşümün öncülerinden biri olmaya devam ediyor. Bölümde Öne Çıkan Kısımlar: 03:12 Yapay Zeka ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Potansiyel ve Zorluklar 08:26 Kadınların Yapay Zeka Alanındaki Katılımı 17:51 Yapay Zeka Sistemlerinde Veri Çeşitliliği ve Çapraz Disipliner Denetim 24:58 Geleceğe Dair Senaryolar Bölümde Neler Konuşuldu? Bu bölümde, yapay zekanın toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı sunduğu potansiyel çözümleri ve bu süreçte karşılaşılan zorlukları ele alıyoruz. Konuğumuz, teknoloji ve toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine derinlemesine bir perspektif sunan Dr. Dicle Yurdakul, yapay zekanın cinsiyet eşitsizliklerini azaltma konusunda nasıl etkili bir araç olabileceğini açıklıyor. Yurdakul, yapay zekanın doğru şekilde kullanılması durumunda toplumsal cinsiyet eşitsizliğini çözme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekiyor: "Yapay zekayı arzu edersek bu minvalde kullanabilir ve çok verimli sonuçlar alabiliriz. Çünkü mevcut sistemlerin, cinsiyet eşitsizliği konusunda ciddi eksiklikleri var." Yapay zekanın işgücü piyasasında cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırma potansiyeline sahip olduğunu belirtirken, işe alım süreçlerinde karşılaşılan cinsiyet önyargılarından nasıl kaçınılabileceğine dair görüşlerini paylaşıyor: "Cinsiyet ön yargılarından arındırılmış işe alım sistemleri devreye sokulabilir. Örneğin, CV’leri değerlendiren sistemler, cinsiyeti göz ardı edebilir veya kişilerin isimlerini dikkate almayabilir." Toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve tacizle mücadele konusunda yapay zekanın potansiyelini konuşurken sosyal medya platformlarında kullanılan nefret söylemi tespit sistemlerini de ele alıyoruz: "Nefret söylemlerini algılayan sistemler, kadınları bu toksik ortamlardan uzak tutmaya yönelik önemli sonuçlar üretebiliyor." Yapay zeka destekli modellerin geliştirilmesi, riskleri önceden tespit etme açısından önemli fırsatlar sunuyor. "Bu sistemlerin sunduğu bakış açıları önemli, ancak dönüşümü gerçekleştirecek olan politikalar insana dayalı olacak." Bölümde işlediğimiz bir diğer konu, kadınların yapay zeka sektöründeki katılımını artırmak ve bu alanda karşılaşılan kültürel engelleri aşmak. Konuğumuz, kadınların teknolojiye yönelik ilgilerini artırmak ve eşitliği sağlamak için yapılması gerekenleri açıklıyor, yeknoloji alanındaki eşitsizliğin temelde kültürel ve yapısal engellerden kaynaklandığını belirtiyor: "Kadınların teknolojiye yönelmesini engelleyen geleneksel toplumsal cinsiyet normları dünya genelinde yaygın. Bu engellerin ortadan kaldırılması gerekiyor." Kadınların teknoloji alanındaki eşitsizliğini azaltmak için pozitif ayrımcılığın önemli bir araç olduğunu paylaşıyor: "Mevcut eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için pozitif ayrımcılık şart. Kadınlara özel burslar, erken yaşta teşvik edici sistemler ve eğitim kampanyaları bu alandaki eşitsizlikleri ortadan kaldırabilir." Veri temizliği ve çeşitliliğinin önceliklendirilmesi gereken bir konu olduğuna değinen Yurdakul, yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi sırasında veri çeşitliliği ve temizliğinin sıklıkla göz ardı edilebildiğini, bunun ise eşitsiz ve yanlı sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor: "Sistemin hızlı geliştirilmesi ve ticari kaygılarla bu süreç bazen göz ardı edilebiliyor. Bu nedenle, kullanılan verilerin sürekli denetlenmesi ve önyargılı örneklerin temizlenmesi gerektiğini düşünüyorum." Toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ve diğer eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için hâlâ yapılması gereken çok şey olduğunu ve bunların yalnızca niyetle değil, regülasyonlarla sağlanması gerektiğini vurguladığımız bölümde, yapay zekanın toplumsal cinsiyet eşitliği alanında dönüştürücü gücünü dinleyicilerimize bir kez daha hatırlıyoruz.

    31 min
  4. İş Birlikleri Temelinde Yapay Zeka

    02/14/2025

    İş Birlikleri Temelinde Yapay Zeka

    ReFi Türkiye Podcast Nedir? ReFi Türkiye Podcast, yeni sezonunda yapay zeka teknolojilerinin etki odaklı kullanımlarını ve bu doğrultuda “AI For Good” kavramını odağına alıyor. İş hayatı, kurumlar, girişimler ve bireyler tarafından her geçen gün daha yoğun kullanımına tanık olduğumuz yapay zeka teknolojileri, bir yandan sürdürülebilirlik, etki, finansal katılım gibi konularda bir potansiyel oluşturuyor. Öte yandan da güvenlik, etik, çevresel etkiler, teknolojiye adaptasyon gibi konularda riskleri de beraberinde barındırıyor. Tam da bu noktada ReFi Türkiye olarak, ilgili teknolojilerin daha iyi bir gelecek inşa etmek için nasıl kullanılabileceğini tartışmaya açıyoruz. Birbirinden değerli konuklarla yapay zekanın sağlık, yaratıcı endüstriler, erişilebilirlik, yönetişim, iş birliği gibi 10 farklı temada etkilerini ele alacağımız podcast serisinin, “yapay zekanın sosyal etki ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın farklı alanlarında nasıl kullanabildiğine” dair farkındalık yaratacak, kalıcı bir kaynak olmasını hedefliyoruz. Konuk Kimdir? Büyük veri analitiği, yapay zeka ve veri bilimi alanlarında uzmanlaşmış bir akademisyen, girişimci ve danışman olan Altan Çakır, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Veri Bilimi ve Analitiği alanında görevini sürdürmektedir. Aynı zamanda Parton Big Data Analytics and Consulting’in kurucusu ve ADIN.AI’nin kurucu ortağı olarak rol almaktadır. Akademik geçmişinde Karlsruhe Institute of Technology Yüksek Enerji ve Parçacık Fiziği alanında Doktora derecesini olan Çakır, CERN bünyesinde CMS Deneyi, Süpersimetrik Parçacık Arayışları (SUSY Searches) ve veri analizi alanlarında çalışmalara katkı sağlamıştır. Türkiye Bilişim Vakfı, Türkiye Yapay Zeka Platformu, İTÜ Yapay Zeka ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi kuruluşlarında, Türkiye’de yapay zeka ve büyük veri ekosisteminin gelişimine katkıda bulunmaya devam etmektedir. Çakır, bu rolleri altında bilim ve iş dünyası için büyük veri analitiği ve makine öğrenmesi teknikleri geliştirmekte; büyük veri ve yapay zeka temelli çözümleriyle işletmelerin daha etkin ve verimli kararlar almasına katkıda bulunmaktadır. Bölümde Öne Çıkan Kısımlar 02:45 Yapay Zekaya Dair Algılar ve Tanımlar 06:57 Akademi ve Sektör Arasında Köprüler 17:39 Yapay Zekaya İş Birliği Temelinde Bakmak 23:15 Yapay Zeka Teknolojilerini İleri Taşımak Bölümde Neler Konuşuldu? Bu bölümde, Küresel Amaçlar’ın 17.si olan “Ortak Amaçlar” perspektifinden yapay zekaya odaklanıyoruz. Teknolojinin toplumsal fayda sağlama noktasındaki rolü her geçen gün daha önemli hale gelirken, Altan Çakır ile de “farklı alanlardan gelen uzmanlıklar sayesinde yapay zekanın potansiyelinden nasıl yararlanılabileceğini” mercek altına alıyoruz. Altan Çakır, teknoloji alanında toplumsal faydanın önemine dikkat çekiyor ve bu bağlamda iş birliğinin kritik rolünü vurguluyor: "İş birliği, bizim ülkemizin en büyük sorunlarından biri." Bölümde, orman yangınları gibi acil durumlarda işbirliği sergilenmesi örneği üzerinden, farklı sektörlerin ve uzmanlıkların birleşerek hızlı çözümleri nasıl üretilebildiğini dinliyoruz. Çakır, Türkiye’deki orman yangınlarında, holdingler, bakanlıklar, askeri sanayi gibi farklı aktörlerin bir araya gelerek hızla çözümler ürettiklerini belirtiyor. Bu tür iş birliklerinin, iklim krizi ve afetler gibi büyük küresel sorunlar için de ne kadar kritik ve etkili sonuçlar doğurabileceği ifade ediyor. Yapay zeka strateji haritalarına değinen konuğumuz, kapsayıcılık meselesinin belirsiz kalabildiğini belirtiyor ve ekliyor: "Yapay zekanın toplum yararına nasıl kullanılacağı konusunda net bir strateji belirlemek, iş birliğini teşvik etmek ve bunun için gereken düzenlemeleri yapmak şart." Kapadokya’da düzenlenen Ulusal Yapay Zeka Buluşmasını anlatan Çakır, etkinliğin akademi ve sektör arasında köprü kurmak konusundaki önemini paylaşıyor. Yapay zekanın eski ve yeni sistemler arasındaki farklarından bahsederek, üretken yapay zeka ve yaratıcı sistemlerin potansiyeline işaret eden Çakır, görüntü işleme ve dil işleme teknolojileri gibi konuları değerlendiriyor. Yapay zekanın sosyal etkileri de bu başlık altında tartışılıyor: "Yapay zeka projeleri, topluma katkı sağlamak amacıyla yaratıcı ve sosyal etkisi yüksek projelere öncelik verilerek tasarlanmalıdır.’’ Çakır, yapay zeka ve teknolojilerin hayatımıza girmesiyle birlikte kapsayıcılık ve erişilebilirlik gibi meselelerin de daha büyük bir önemle gündeme geldiğini belirtiyor: "Yapay zeka teknolojileri hayatımıza hızlı bir şekilde girdi ve herkesin bu teknolojilere ulaşabilmesi önemli bir konu." Buradaki sorunların sadece gelişmiş ülkelerle sınırlı olmadığını, gelişen ülkelerde de benzer sorunların varlığını sürdüğünü dile getiriyor. Özellikle internet ve mobil cihazlara erişim, yapay zekanın evrensel kullanımını kısıtlayan faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Bölümde son olarak yapay zeka teknolojilerinin iş piyasası ve akademi üzerindeki etkilerini tartışıyoruz. Çakır, Türkiye'nin bu alandaki gelişimini değerlendiriyor, özellikle Türkçe dil modeli ve altyapı eksikliklerinden bahsediyor. Akademinin hızlanması gerektiğini, girişimlerin ise genelde küçük yazılım uygulamalarıyla sınırlı kaldığını belirterek, üzerine düşünülmesi gereken başlıkları paylaşıyor.

    28 min
  5. Yapay Zeka ve Veri

    01/31/2025

    Yapay Zeka ve Veri

    ReFi Türkiye Podcast Nedir? ReFi Türkiye Podcast, yeni sezonunda yapay zeka teknolojilerinin etki odaklı kullanımlarını ve bu doğrultuda “AI For Good” kavramını odağına alıyor. İş hayatı, kurumlar, girişimler ve bireyler tarafından her geçen gün daha yoğun kullanımına tanık olduğumuz yapay zeka teknolojileri, bir yandan sürdürülebilirlik, etki, finansal katılım gibi konularda bir potansiyel oluşturuyor. Öte yandan da güvenlik, etik, çevresel etkiler, teknolojiye adaptasyon gibi konularda riskleri de beraberinde barındırıyor. Tam da bu noktada ReFi Türkiye olarak, ilgili teknolojilerin daha iyi bir gelecek inşa etmek için nasıl kullanılabileceğini tartışmaya açıyoruz. Birbirinden değerli konuklarla yapay zekanın sağlık, yaratıcı endüstriler, erişilebilirlik, yönetişim, iş birliği gibi 10 farklı temada etkilerini ele alacağımız podcast serisinin, “yapay zekanın sosyal etki ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın farklı alanlarında nasıl kullanabildiğine” dair farkındalık yaratacak, kalıcı bir kaynak olmasını hedefliyoruz. Konuk Kimdir? Beyazit Karabulut, finansal hizmetler sektöründe strateji, yönetim danışmanlığı ve analitik alanlarında geniş bir deneyime sahip bir profesyonel ve Akbank Analytics Lab Müdürü. Brown Üniversitesi’nde Uygulamalı Matematik ve Ekonomi eğitimi aldıktan sonra, kariyerine danışmanlık sektöründe başladı ve bankacılık ile sigorta alanlarında strateji projelerinde yer aldı. Müşteri ve kurumsal verileri içeren projeler geliştirerek bankacılık ürün ve hizmetlerinin daha verimli ve etkin yönetilmesine yönelik çalışan Karabulut, segment ve ürün bağımsız bir yapıda çalışarak geniş bir perspektifle analitik çözümler sunuyor. Finansal zeka, fiyatlama analitiği ve bilgi yönetimi gibi alanlarda kurum içi stratejilerin şekillendirilmesine liderlik ediyor. Bölümde Öne Çıkan Kısımlar 00:57 Veri Odaklı Bankacılık 03:21 Yapay Zekanın Analitik Süreçlere Etkisi ve Optimizasyonu 07:13 Yapay Zeka ve Kurumsal Adaptasyon Süreçleri 12:15 Veri Kalitesi ve Sistemlerdeki Rolü 16:47 Veri Saklaması Nedir ve Verinin Erişilebilirliğini Nasıl Sağlayabiliriz? Bölümde Neler Konuşuldu? Bu bölümde, finans sektöründe analitiğin rolünü ve veri odaklı stratejilerin bankacılık hizmetlerine nasıl yön verdiğini ele alıyoruz. Konuğumuz, analitik ekibinin bankacılıktaki çok yönlü rolüne değinerek, bireysel ve kurumsal müşteri analitiğinden fiyatlama stratejilerine, bilgi yönetiminden finansal zeka süreçlerine kadar farklı alanlarda projeler yürüttüklerini açıklıyor. Yapay zeka ve veri analitiğinin doğru kullanımının, eşitsizlikleri azaltmak ve toplumsal fayda sağlamak adına büyük bir potansiyel taşıdığını konuşuyoruz. Karabulut, öncelikle veri odaklı karar alma süreçlerinin, finans sektöründe nasıl kritik bir rol oynadığını ve standardın dışına çıkarak problem çözme odaklı projeler yürütüldüğünü paylaşıyor: "Normalde bir insanın birkaç haftada analiz edebileceği veriyi dakikalar içerisinde uçtan uca hazırlayıp, raporlayıp, yeri geldiğinde görselleştirip kişilere sunabiliyor. Ama sağladığı fonksiyon sadece bu değil. Asıl önemli olan, bir sonraki aksiyonumuz ne olacak? Yapay zeka, tahminleme ve öngörülerle süreçleri yeniden şekillendiriyor." Eskiden uzun süren analiz süreçlerinin artık çok daha kısa sürede tamamlandığını ve seçeneklerin arttığını belirten konuğumuz, bu dönüşümü şu şekilde özetliyor: "Daha önce iki tane seçenekle karar alabiliyorken, şimdi veri içerisindeki farklı kombinasyonlar sayesinde beş farklı aksiyon noktası belirleyebiliyoruz. Veri çeşitliliği, yapay zeka ile birlikte aksiyon çeşitliliğini de artırıyor." Bölümde ele aldığımız başlıklardan biri de yapay zekanın büyük organizasyonlarda yaratabileceği adaptasyon süreçleri ve bu süreçler içindeki zorluklar. Karabulut, şirketlerin yapay zeka sistemlerine uyum sağlamada karşılaştığı engelleri ve bu engelleri nasıl aşabileceklerini anlatıyor: "Farklı olgunluktaki şirketler, yapay zekaya nasıl yaklaşacakları konusunda farklı sorularla karşılaşıyor. Adaptasyon süreci, insan, teknoloji ve süreçler olmak üzere üç boyutta ele alınmalı ve paralel bir şekilde ilerlemelidir." Organizasyonel değişimin zaman aldığını ve bir ekibin yapay zekaya adapte olmasının diğer ekiplerle bilgi paylaşımı yaparak yayılması gerektiğini belirtiyor ve teknoloji boyutunda ise veri saklama, işleme, analiz ve doğru platformların seçilmesi üzerine içgörülerini dinliyoruz. Veri kalitesinin yapay zeka sistemlerinin başarısı üzerindeki etkisi ele aldığımız kısımda, verinin eksik ya da hatalı olmasının yapay zeka projelerinde yaratabileceği sorunları ve veri kalitesinin nasıl artırılabileceğini tartışıyoruz. Veri kalitesinin, doğruluğu, güvenliği ve geçerliliği gibi kriterlere dayalı olarak tanımlandığını vurgulayan konuğumuz, kaliteli verinin iş süreçlerini nasıl kolaylaştırabileceğini belirtiyor: "Veri eksikliği veya hatalı veri, projelerde ciddi sorunlara yol açabilir. Geçmiş veriden öğrenen algoritmalar kullanarak gelecek tahminleri yaparken veya mevcut durumu raporlarken, hatalı veri yanlış sonuçlara ve yanlış kararlar alınmasına sebep olabilir. Bu da müşteri memnuniyetsizliği gibi olumsuz durumlara yol açabilir." Ayrıca, teknolojik altyapı ve platformlarla desteklenen süreçlerin veri temizliği ve uyarı mekanizmaları oluşturulması gerektiği ifade ediliyor. Veri saklama ve bakımının önemi, verilerin her zaman erişilebilir ve güncel olması gerektiğinden kaynaklanıyor. Karabulut, saklama ve bakımın anlamını şu şekilde açıklıyor: "Verinin erişilebilir olması, yani veri sözlüğü veya veri kütüphanesinin olması çok önemli. Bakımda ise verilerin eskiyebileceğini, kaynakların değişebileceğini ve bu değişimlerin veri modelini etkileyebileceğini göz önünde bulundurmalıyız. Bu değişiklikler, örneğin bir tablonun beslenmesi için kullanılan 30 farklı veri kaynağından birinin değişmesi, tabloyu etkileyebilir."

    23 min
  6. Yapay Zeka ve İşgücü

    01/17/2025

    Yapay Zeka ve İşgücü

    ReFi Türkiye Podcast Nedir? ReFi Türkiye Podcast, yeni sezonunda yapay zeka teknolojilerinin etki odaklı kullanımlarını ve bu doğrultuda “AI For Good” kavramını odağına alıyor. İş hayatı, kurumlar, girişimler ve bireyler tarafından her geçen gün daha yoğun kullanımına tanık olduğumuz yapay zeka teknolojileri, bir yandan sürdürülebilirlik, etki, finansal katılım gibi konularda bir potansiyel oluşturuyor. Öte yandan da güvenlik, etik, çevresel etkiler, teknolojiye adaptasyon gibi konularda riskleri de beraberinde barındırıyor. Tam da bu noktada ReFi Türkiye olarak, ilgili teknolojilerin daha iyi bir gelecek inşa etmek için nasıl kullanılabileceğini tartışmaya açıyoruz. Birbirinden değerli konuklarla yapay zekanın sağlık, yaratıcı endüstriler, erişilebilirlik, yönetişim, iş birliği gibi 10 farklı temada etkilerini ele alacağımız podcast serisinin, “yapay zekanın sosyal etki ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın farklı alanlarında nasıl kullanabildiğine” dair farkındalık yaratacak, kalıcı bir kaynak olmasını hedefliyoruz. Konuk Kimdir? İnsan kaynakları ve işe alım süreçlerinde 10 yılı aşkın deneyime sahip olan Bihter Akköse, Akbank’ta İşe Alım Müdürü olarak görev yapmakta. İşe alım stratejilerini geliştirme ve yönetme konularında sektöre liderlik eden Akköse, Akbank’ta geçirdiği süre boyunca özellikle teknolojik işe alım süreçlerindeki uzmanlığı ile öne çıkıyor. Dijital dönüşüm sürecine katkıda bulunmaya ve iş gücünün yenilikçi bir yapıya kavuşması üzerine çalışmalarına devam etmekte. Bölümde Öne Çıkan Kısımlar: 01:16 Yapay Zeka ve İş Dünyasının Geleceği 04:57 Adaptasyon Süreci: Gerekli Beceri ve Yetkinlikler 09:44 İnsan Kaynaklarında Yaşanan Dönüşümler 15:53 Kurumlardaki Yapay Zeka Politikaları Bölümde Neler Konuşuldu? Bu bölümde yapay zekanın iş gücü piyasasını nasıl dönüştüreceği, hangi sektörlerde değişim beklenildiği ve bu değişimlere nasıl adapte olunabileceği konularında Bihter Akköse'nin görüşlerini dinliyoruz. İş dünyasında yaşanan büyük değişimi, fırsatlar ve riskler üzerinden değerlendiren Akköse, “yapay zeka gerçekten işlerimizi mi alacak?” sorusunu yanıtlıyor: "Yapay zeka, iş dünyasını tamamen değiştirecek ama işlerimizi elimizden alacak demek, tek boyutlu bir bakış açısı. Aslında hem fırsatlar hem de riskler sunuyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre, 75 milyon iş ortadan kalkarken, 133 milyon yeni iş ortaya çıkacak. Bu, köklü bir dönüşümün işareti." Akköse, yapay zekanın yalnızca bazı sektörlerdeki otomasyona dayalı işleri azaltmanın yanında aynı zamanda dijital beceriler gerektiren yeni iş alanları da yarattığının altını çiziyor. Yapay zeka sistemleri giderek daha sofistike hale gelse de, insana özgü yeteneklerin halen iş dünyasında büyük bir öneme sahip olduğunu vurguluyor: "Yapay zekanın henüz bir empatisi yok. Bu nedenle liderlik, empati gibi insana özgü yetenekler daha değerli hale geliyor. Yapay zeka, veriye dayalı karar süreçlerinde etkili olsa da, insan liderliğinin yerini alamaz." Yapay zekanın finans ve bankacılık sektörlerindeki etkilerini de bu bölümde ele alıyoruz:  "Bugün bankacılıkta chatbot’lar, otomatik kredi karar sistemleri gibi birçok süreçte yapay zekayı kullanıyoruz. İnsanlar daha çok danışmanlık ve stratejik karar almaya yöneliyor, rutin süreçler ise yapay zekaya bırakılıyor." Yapay zekanın başlattığı köklü dönüşüm başlığında diğer önemli bir konu ise, uyum sağlamak için gerekli olan beceriler ve yetkinlikler. Akköse, özellikle bu alana odaklanmanın önemini aktarıyor, yapay zekanın yükselişiyle birlikte öne çıkan becerileri şu şekilde sıralıyor: "Yapay zeka ile çalışmak, dijital araçlara hakim olmayı ve veri okuryazarlığını gerektiriyor. Bunun yanında, problem çözme, eleştirel düşünme, analitik karar verme ve stratejik planlama yetenekleri de çok değerli hale geliyor." Bu bölüm paylaşılan iç görüler ile, yapay zekanın insan kaynakları süreçlerinde de bir devrim oluşturduğunu; yapay zekanın, özgeçmişleri analiz ederek doğru profilleri hızla belirleyebildiğini ve bu sayede işe alım uzmanlarının, geniş aday havuzundan en uygun yetenekleri daha verimli şekilde değerlendirme şansı bulduğuna dair pratikleri keşfediyoruz. Son olarak, kurumların bu teknolojilerin etik kullanımı için kurallar koyma noktasındaki aksiyonlarına değiniyoruz. Akköse, işe alım gibi kritik alanlarda yapay zekanın doğru bir şekilde eğitilmesinin, çeşitlilik ve eşitlik ilkelerine zarar vermemek için son derece önemli olduğunu paylaşıyor. Verilerin tarafsız olması gerektiğini vurgulayarak "Yapay zekanın tarafsız bir şekilde öğretilmesi" gerektiğini belirtiyor. Bu, kurumların kurallarını doğru şekilde belirlemeleri ve eğitim verilerini dikkatlice seçmeleri gerektiği anlamına geliyor.

    20 min
  7. Yapay Zeka ile Engelleri Aşmak

    12/20/2024

    Yapay Zeka ile Engelleri Aşmak

    ReFi Türkiye Podcast Nedir? ReFi Türkiye Podcast, yeni sezonunda yapay zeka teknolojilerinin etki odaklı kullanımlarını ve bu doğrultuda “AI For Good” kavramını odağına alıyor. İş hayatı, kurumlar, girişimler ve bireyler tarafından her geçen gün daha yoğun kullanımına tanık olduğumuz yapay zeka teknolojileri, bir yandan sürdürülebilirlik, etki, finansal katılım gibi konularda bir potansiyel oluşturuyor. Öte yandan da güvenlik, etik, çevresel etkiler, teknolojiye adaptasyon gibi konularda riskleri de beraberinde barındırıyor. Tam da bu noktada ReFi Türkiye olarak, ilgili teknolojilerin daha iyi bir gelecek inşa etmek için nasıl kullanılabileceğini tartışmaya açıyoruz. Birbirinden değerli konuklarla yapay zekanın sağlık, yaratıcı endüstriler, erişilebilirlik, yönetişim, iş birliği gibi 10 farklı temada etkilerini ele alacağımız podcast serisinin, “yapay zekanın sosyal etki ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın farklı alanlarında nasıl kullanabildiğine” dair farkındalık yaratacak, kalıcı bir kaynak olmasını hedefliyoruz. Konuk Kimdir? Sadriye Görece, görme engelliler için kapsayıcı ve bağımsız bir yaşamın mümkün olduğunu savunan bir girişimci ve sosyal etki lideri. Görme engellilere yönelik erişilebilirlik çözümleri sunan ve özgürlük yolculuklarını destekleyen BlindLook’un kurucu ortağı. BlindLook, görme engelli bireylerin bağımsızlık ve özgüvenlerini artırmayı hedefleyen projeler geliştirirken, kapsayıcı teknolojiler ve inovatif modellerle uluslararası alanda gelişimini sürdürüyor. BlindLook, imece’nin 2019 yılında düzenlenen “Eşitsizliklerin Azaltılması” temalı 3. Destek Programı’ndan mezun girişimlerden biri. Sadriye Görece, ABD Dışişleri Bakanlığı bursu ile lise eğitimini Amerika Birleşik Devletleri’nde tamamladı, ardından Boğaziçi Üniversitesi’nde Uluslararası Ticaret lisans eğitimi aldı. 2024 yılında Cartier Women’s Initiative Fellow olarak seçildi ve toplumsal dönüşümde kadın liderlerin rolünü güçlendiren bu prestijli platformda yer almaya devam ediyor. Bölümde Öne Çıkan Kısımlar: 00:55 - 1:46 BlindLook'un Hikayesi 2:16 - 5:00 Yapay Zeka ve Erişilebilirlik: Teknolojinin Eşitlik Potansiyeli 5:58 - 7:43 BlindLook'un Gelecek Stratejileri - Sosyal Sorumluluk ile Erişilebilirlik Girişimleri Arasındaki Farklar 8:22 - 10:20 Kapsayıcı Teknolojinin Geleceği 10:40 - 14:41 Yapay Zeka, Erişilebilirlik Alanındaki Gelişmeleri Hızlandırabilir mi? Bölümde Neler Konuşuldu? Erişilebilirlik ve yapay zekanın kesişim noktasında, teknolojinin insanların hayatını kolaylaştırma potansiyeli hakkında derinlemesine bir sohbet gerçekleştirdiğimiz bölümde, görme engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmak üzere yenilikçi çözümler sunan BlindLook’un kurucu ortağı Sadriye Görece’nin içgörülerini dinledik. Öncelikle girişimin hikayesini anlatan Sadriye Görece, BlindLook’un çıkış fikrinin görme engelliler için dijital bir arkadaş yaratma hayali olduğunu belirtti. İlk olarak restoran menülerini okuma gibi basit ama etkili bir hizmet sunarak başlayan girişim, bugün görme engellilerin hayatlarını kolaylaştıracak pek çok çözüm sunuyor. Görece, BlindLook’un amacını şu şekilde ifade ediyor: “Görme engelli bireylerin ceplerindeki en güvenilir dijital arkadaş olmalarını sağlamak istiyoruz. Restoran menüsünden pazar alışverişine kadar hayatlarını kolaylaştıracak çözümler sunuyoruz.” Kullanıcılar, bir ürünün fotoğrafını çekerek fiyatından beden bilgisine, yıkama talimatlarından desen detaylarına kadar pek çok bilgiye erişebiliyor. “BlindLook ile yapay zeka, var olan teknolojilerin etkin bir şekilde kullanılmasını sağlıyor. Amaç, görmeme halinin bir engel olarak tanımlanmadığı bir dünya yaratmak.” Yapay zekanın gelecekte kapsayıcı bir teknoloji olup olmayacağı konusunda Görece, teknolojinin mimarlarının insanlar olduğunu vurgularken, kapsayıcı bir yapay zeka geliştirmenin kritik öneme sahip olduğunu belirtti: “Yapay zeka da bizler gibi dışlayıcı ya da kapsayıcı olabilir. Seçim bize bağlı. Ancak elimizde artık doğru araçlar var ve bahanemiz kalmadı.” Erişilebilirliğin sadece sosyal sorumluluk olmadığını, aynı zamanda ticari bir değer taşıdığını da özellikle vurguladı: “Görme engelliler için geliştirilen bir ürün, bu kitlenin de hak ettiği kaliteli deneyimi yaşama fırsatı sağlıyor.” Erişilebilir teknolojilerin gelişimindeki potansiyel risklere de dikkat çekildi. Erişilebilirlik alanına ayrılan kaynakların yetersizliği ve bu alandaki gelişimin yavaş kalma ihtimali, öne çıkan başlıklar arasındaydı. Görece, bu konuda şu noktalara dikkat çekti: “Kaynak Yetersizliği: Erişilebilirlik teknolojilerine ayrılan bütçe, büyük yapay zeka projelerine kıyasla oldukça sınırlı.” “Dijital Uçurum: Gelişmiş ülkelerde yapay zeka erişilebilirlik hizmetleri hızla yaygınlaşsa da, az gelişmiş ülkelerde bu hizmetlerin ulaşılamaması aradaki farkı artırabilir.” Görece, yapay zeka teknolojilerinin görme engelliler için sunduğu eşsiz imkanları ve bu teknolojilerin topluma adil ve eşit bir şekilde sunulması için daha fazla kaynak ve farkındalık gerektiğini ifade ederek geleceğe yönelik yorumlarını da paylaşıyor.

    15 min
  8. Yaratıcılığın Yeni Yüzü: Yapay Zeka

    12/06/2024

    Yaratıcılığın Yeni Yüzü: Yapay Zeka

    ReFi Türkiye Podcast Nedir? ReFi Türkiye Podcast, yeni sezonunda yapay zeka teknolojilerinin etki odaklı kullanımlarını ve bu doğrultuda “AI For Good” kavramını odağına alıyor. İş hayatı, kurumlar, girişimler ve bireyler tarafından her geçen gün daha yoğun kullanımına tanık olduğumuz yapay zeka teknolojileri, bir yandan sürdürülebilirlik, etki, finansal katılım gibi konularda bir potansiyel oluşturuyor. Öte yandan da güvenlik, etik, çevresel etkiler, teknolojiye adaptasyon gibi konularda riskleri de beraberinde barındırıyor. Tam da bu noktada ReFi Türkiye olarak, ilgili teknolojilerin daha iyi bir gelecek inşa etmek için nasıl kullanılabileceğini tartışmaya açıyoruz. Birbirinden değerli konuklarla yapay zekanın sağlık, yaratıcı endüstriler, erişilebilirlik, yönetişim, iş birliği gibi 10 farklı temada etkilerini ele alacağımız podcast serisinin, “yapay zekanın sosyal etki ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın farklı alanlarında nasıl kullanabildiğine” dair farkındalık yaratacak, kalıcı bir kaynak olmasını hedefliyoruz. Konuk Kimdir? İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık Bölümü'nde eğitim alan Merve Kurtuluş, reklam sektöründe öncü markalarla ve ajanslarla çalıştığı bir kariyere sahip. Yaratıcı metin yazarlığı, yaratıcı yönetmenlik, pazarlama stratejisi gibi alanlardaki uzmanlığına son yıllarda yapay zeka odaklı yaratıcı çözümler üzerine gerçekleştirdiği çalışmalarını ekledi. Midjourney'de uzmanlaşarak kariyerini AI-Centric Creative olarak sürdürdü. Güncel olarak Format AI’da Chief AI Officer (CAIO) olarak çalışmaktadır. Bölümde Öne Çıkan Kısımlar 03:12 Yapay zekaya “yaratıcılığımızı göstereceğimiz bir sonraki araç” olarak bakmak, 07:17 Yapay zeka ve sanat eseri üretim biçimleri & yakın geleceğin içerik üretimi modelleri, 15:47 Toplumsal Cinsiyet Eşitliği bağlamında yapay zeka kullanımıbu bölümün başlıca başlıkları arasında! Bölümde Neler Konuşuldu? Yapay zekanın, çeşitli teknolojilerin aletlerin gelişimi üzerinden incelendiği bölüm kesitinde, “yaratıcılığımızı göstereceğimiz bir sonraki araç” tespitinde bulunuluyor. Yapay zeka ve insan işbirliğinin sanat ve medyanın geleceğini nasıl şekillendireceği üzerine değerlendirmeler sunuluyor.Medya tarafındaki en önemli unsurun çok hızlı ve ölçeklenebilir içerik üretimi olabileceği vurgulanıyor. Kişiselleştirdiğimiz içeriklerin yaygınlaşması, sinema deneyimi başta olmak üzere yaratıcı endüstrilerdeki içerik üretiminin buna göre şekillenebileceği örneklerle anlatılıyor.Yapay zeka üretimi sanat eserlerinin sahiplik açısından ele alındığı bölüm içerisinde, eserin kime ait olduğu, data havuzunun nasıl beslendiği ve promt girişlerinin rolü tartışılıyor. İşlenen tüm bu konuların getirdiği zihinsel dönüşüm ve devrim niteliğindeki gelişmeler inceleniyor. Bölüm İçeriğiyle İlgili İleri Okumalar: https://bit.ly/forgoodai sayfasından AI for Good Raporu’na ulaşabilirsin! https://bit.ly/3Y9yaEw sayfasından AI for Good Zirvesi’nde bölüm konusu içeriklerle ilgili öne çıkan yaklaşımları özetleyen bir yazıya ulaşabilirsin! https://bit.ly/49wAXx2 sayfasından AI for Good Zirvesi’nde yaptığımız röportajları, bölüm konusu içeriklerle ilgili de değerlendirmeler sunan demeçleri bulabilirsin! https://bit.ly/4egAzDm sayfasından AI for Good Zirvesi’ndeki sanat gösterilerini özetlediğimiz yazılardan ilkini okuyabilirsin! https://bit.ly/3Av8hY3 sayfasından AI for Good Zirvesi’ndeki sanat gösterilerini özetlediğimiz yazılardan diğerini okuyabilirsin!

    20 min

Trailer

About

Akbank LAB ve imece iş birliğinde yürütülen ReFi Türkiye programı kapsamında üreteceğimiz podcast'te “Yeni teknolojilerin yardımıyla sürdürülebilirliğin ve döngüselliğin bir adım ötesine geçmek ve sistemleri onaran bir ekonomik model kurmak mümkün mü?” sorusuna cevap arıyoruz. Web 3.0 teknolojileri ile etki ekosisteminin kesişim alanlarını konu alan, rejeneratif finans yani onarıcı finans odağında yaklaşım yürüttüğümüz bu seride her bölüm bilgi birikimleri ve deneyimleri ile alana ışık tutan konukları ağırlıyoruz.