Mustafa Çay

Mustafa Çay

Bu Podcast sayfasında sizinle her pazartesi sabah 08:00'de hayata dair dair güncel ses kayıtlarımı paylaşacağım. Merak ettiğiniz soruları ya da paylaşmamı istediğiniz konuları bana sosyal medya hesaplarımdan iletebilirsiniz.

  1. 3d ago

    Oğlunu Gelininden Kıskanan Anneler

    Bir anne, oğlunun evlenmesini neden bir kayıp gibi yaşar? Gelin gerçekten sorun mudur, yoksa yıllardır sınırları belirsiz kalmış bir anne-oğul ilişkisinin içine mi girmiştir? Bu bölümde, oğlunu gelininden kıskanan annelerin davranışlarının arkasındaki psikolojik dinamikleri ele alıyoruz. Kayınvalide-gelin çatışmalarının yalnızca iki kadının anlaşamamasından ibaret olmadığını; yetişkin oğlun annesiyle kurduğu ilişkinin, evlilikteki sınırların ve aile içindeki görünmez rollerin bu çatışmayı nasıl büyüttüğünü inceliyoruz. -Bir anne neden oğlunun eşine gösterdiği ilgiyi tehdit olarak algılar?-Bir erkek neden sürekli “Annemle eşim arasında kaldım” der?-Gelin neden kendisini durmadan açıklamak, kanıtlamak ve kabul ettirmek zorunda hisseder?-Eşini annesine karşı yalnız bırakan bir erkek, farkında olmadan evliliğine nasıl zarar verir? Bu bölümde ayrıca: Kontrol ile sevgi arasındaki farkı Duygusal bağımlılık içeren anne-oğul ilişkilerini “Kötü bir evlat olacağım” korkusunu Anne, oğul ve gelin arasındaki üçgenleşmeyi Evlilikte mahremiyet ve aile sınırlarını Pasif agresif davranışları ve duygusal manipülasyonu Kayınvalideye sınır koyarken kullanılabilecek sağlıklı yaklaşımları konuşuyoruz. Çünkü bazen sorun, kayınvalidenin ne söylediğinden çok, eşinizin o sözler karşısında nerede durduğudur. Sağlıklı bir evlilikte eşlerden hiçbiri ailesini terk etmek zorunda değildir; ancak kurulan yeni ailenin sınırlarını korumak zorundadır. Bu bölüm, yaşadığınız çatışmayı yalnızca “gelin-kaynana anlaşmazlığı” olarak görmek yerine, ilişkinin arkasındaki görünmez bağları fark etmenize yardımcı olabilir. Bu bölümü dinledikten sonra siz de kendi deneyimlerinizi ve düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz. Eğitimler, iş birlikleri, içerik önerileri ve diğer konularda iletişim için:groups.mustafacay@gmail.com Bilgilendirme:Bu podcast bölümünde paylaşılan bilgiler genel bilgilendirme ve psikoeğitim amacı taşımaktadır. Herhangi bir kişiye tanı koyma, tedavi uygulama veya terapi hizmeti sunma iddiası bulunmamaktadır. Yoğun aile çatışması, psikolojik şiddet, tehdit, güvenlik riski ya da günlük yaşamınızı ciddi biçimde etkileyen ruhsal sorunlar yaşıyorsanız yalnızca internet içeriklerine dayanarak karar vermeyin. Profesyonel değerlendirme ve uygun yönlendirme için mutlaka bir hekime veya alanında yetkin bir ruh sağlığı uzmanına başvurun.

    Oğlunu Gelininden Kıskanan Anneler
  2. Jul 28

    Narsistin Gizli Oyunu

    Bazı insanlar seni açıkça tehdit etmez, bağırmaz ya da doğrudan kontrol etmeye çalışmaz. Bunun yerine vicdanına dokunur, suçluluk duygunu tetikler ve yaşananların hikâyesini fark ettirmeden yeniden yazar. Önce seni küçümser, ihtiyaçlarını görmezden gelir veya sınırlarını ihlal eder. Sen tepki gösterdiğinde ise bütün mesele senin ses tonuna, öfkene ya da sözlerine çevrilir. Bir anda incinen kişi olmaktan çıkar, kendini savunmak ve iyi bir insan olduğunu kanıtlamak zorunda kalan kişiye dönüşürsün. Bu bölümde narsisistik manipülasyonun en gizli oyunlarından birini konuşuyoruz: Gerçek sorumluluk ile dayatılan suçluluk arasındaki farkı, mağdur ve suçlu rollerinin nasıl tersine çevrildiğini, sınır koyduğunda neden kendini bencil veya vicdansız hissettiğini ve bazı insanların geçmiş yaralarını neden sana sorumluluk olarak yüklediğini ele alıyoruz. Çünkü empati kurmak, herkesin duygusal yükünü taşımak değildir. Bir insanın üzülmesi, senin mutlaka yanlış yaptığın anlamına gelmez. Sağlıklı bir ilişkide sorumluluk paylaşılır; manipülatif bir ilişkide ise sorumluluk sürekli aynı kişiye bırakılır. Belki de asıl soru şudur: Gerçekten hata mı yaptın, yoksa sana ait olmayan bir suçluluğu mu taşıyorsun? Her türlü görüş, öneri, eğitim ve iş birliği iletişimi için: groups.mustafacay@gmail.com Bu podcast bölümü genel bilgilendirme ve psikolojik farkındalık amacıyla hazırlanmıştır. Burada anlatılan davranış örüntüleri herhangi bir kişiye tanı koyma amacı taşımaz; tanı, tedavi veya psikoterapi yerine geçmez. Ruh sağlığınızla, ilişkilerinizle veya kişisel güvenliğinizle ilgili profesyonel desteğe ihtiyaç duyduğunuz durumlarda bir psikiyatri hekimine, hekime veya alanında yetkin bir ruh sağlığı uzmanına başvurunuz.

    Narsistin Gizli Oyunu
  3. Jul 25

    Büyümeyen Erkeklerin Arkasındaki "Görünmez Anne"

    Bir ilişkide iki yetişkin mi var, yoksa biri fark etmeden diğerinin annesi gibi mi davranıyor? Randevuları siz ayarlıyor, faturaları siz hatırlatıyor, yapılması gerekenleri siz takip ediyor ve onun bozduğu düzeni yine siz toparlıyorsanız, ilişkinizde görünmeyen bir rol değişimi yaşanıyor olabilir. Romantik partnerlik zamanla yerini ebeveyn–çocuk dinamiğine bırakabilir. Bu bölümde, sorumluluk almaktan kaçınan ve yetişkin yaşamının yükünü partnerine devreden erkeklerin arkasındaki psikolojik ve ailesel dinamikleri inceliyoruz. Aşırı koruyucu ebeveynlik, öz yeterlilik eksikliği, öğrenilmiş çaresizlik, zihinsel yük ve görünmez emek gibi kavramların ilişkilere nasıl yansıdığını ele alıyoruz. “Bana söyleseydin yapardım.”“Neden hatırlatmadın?”“Sen bu işleri daha iyi biliyorsun.” Bu cümleler yalnızca unutkanlığı değil, ilişkinin düşünme, planlama ve sorumluluk alma yükünün tek bir kişiye bırakıldığını da gösterebilir. Eğitim, iş birliği ve iletişim talepleriniz için:groups.mustafacay@gmail.com Önemli bilgilendirme: Bu podcast bölümü genel psikolojik bilgilendirme ve farkındalık amacıyla hazırlanmıştır. Herhangi bir kişiye yönelik tanı koyma, tedavi uygulama veya terapi hizmeti sunma amacı taşımaz. Yaşadığınız ruhsal, ilişkisel veya davranışsal sorunlar günlük yaşamınızı belirgin biçimde etkiliyorsa bir hekime, psikiyatri uzmanına veya yetkili bir ruh sağlığı profesyoneline başvurmanız önerilir.

    Büyümeyen Erkeklerin Arkasındaki "Görünmez Anne"
  4. Jul 21

    Seven Kadınlar, Kaçan Erkekler

    Bir erkek sevdiği kadından neden uzaklaşır? Duyguları bittiği için mi, yakınlıktan korktuğu için mi, yoksa ilişki içinde taşıması gereken sorumluluk ona ağır geldiği için mi? Bu bölümde; sevdiğini söylediği hâlde yakınlık arttıkça geri çekilen, duygusal konuşmaları erteleyen ve bir yaklaşıp bir uzaklaşan erkeklerin davranışlarını ilişki psikolojisi ve bağlanma örüntüleri üzerinden ele alıyoruz. Bazı insanlar sevebilir, özleyebilir ve hayatında olmanızı gerçekten isteyebilir. Ancak sevgi duymakla güvenli, karşılıklı ve tutarlı bir ilişki kurabilmek aynı şey değildir. Çünkü gerçek yakınlık; güzel sözlerden çok, sınırlar, ihtiyaçlar, hayal kırıklıkları ve sorumluluklar ortaya çıktığında sınanır. Bu bölümde şu soruların izini sürüyoruz: -Kaçıngan bağlanma ile ilgisizlik arasındaki fark nedir? -Bir erkek neden siz geri çekildiğinizde yaklaşır, siz yaklaştığınızda uzaklaşır? -Kaçan-kovalayan ilişki döngüsü nasıl oluşur? -Bir insanın zor geçmişini anlamak, size yaşattıklarını kabul etmenizi gerektirir mi? -Ve en önemlisi, ilişkinin bütün duygusal yükünü tek başınıza taşıdığınızı nasıl fark edebilirsiniz? Çünkü asıl mesele yalnızca onun sizi sevip sevmediği değildir. Asıl mesele, bu ilişkinin yükünü sizinle birlikte taşımaya gönüllü ve hazır olup olmadığıdır. Her türlü görüş, öneri ve iletişim için:groups.mustafacay@gmail.com Bilgilendirme Notu: Bu podcast bölümü genel bilgilendirme ve psikolojik farkındalık amacıyla hazırlanmıştır. Herhangi bir tanı, tedavi veya terapi iddiası taşımaz ve kişiye özel profesyonel desteğin yerine geçmez. Yaşadığınız sorunlar ruhsal sağlığınızı, günlük yaşamınızı veya güvenliğinizi olumsuz etkiliyorsa bir hekime, psikiyatri uzmanına ya da yetkin bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önemlidir.

    Seven Kadınlar, Kaçan Erkekler
  5. Jul 18

    Narsiste "Son Bir Şans" Vermeli misin?

    Bir insan ağlayabilir, özür dileyebilir ve artık değiştiğini söyleyebilir… Peki bu sözler gerçek bir dönüşümün kanıtı mıdır, yoksa seni kaybetme paniğinin geçici bir sonucu mu? Bu bölümde; narsisistik özellikler gösteren birinin gerçekten değişip değişemeyeceğini, gerçek pişmanlıkla duygusal manipülasyon arasındaki farkı ve “son bir şans” vermeden önce dikkat edilmesi gereken davranışsal işaretleri konuşuyoruz. Çünkü gerçek değişim, büyük sözlerle değil; zamana yayılan tutarlılıkla anlaşılır. Sınır koyduğunda sana saygı gösteriyor mu? Affedilmese bile sorumluluk alıyor mu? Sen geri dönmesen de profesyonel destek almaya devam ediyor mu? Verdiği zararı açıkça kabul ediyor mu, yoksa özrünün arkasına yeni mazeretler mi ekliyor? İnsanlar değişebilir. Fakat birinin değişme ihtimalini kabul etmek, onu yeniden hayatının merkezine almak zorunda olduğun anlamına gelmez. Affetmek içsel bir süreçtir; güven ise zaman, emek ve davranışsal kanıt ister. Bazen kaçırdığını düşündüğün bir ilişki, aslında kurtulduğun bir döngüdür. Her türlü soru, görüş ve iletişim için:groups.mustafacay@gmail.com Bilgilendirme: Bu podcast bölümü genel bilgilendirme ve farkındalık amacıyla hazırlanmıştır; herhangi bir tanı, tedavi veya terapi iddiası taşımaz. Narsisistik Kişilik Bozukluğu gibi ruh sağlığı durumları yalnızca yetkili uzmanların kapsamlı klinik değerlendirmesiyle ele alınabilir. Profesyonel destek gerektiren bir durum yaşıyorsanız bir hekime, psikiyatri uzmanına veya yetkin bir ruh sağlığı profesyoneline başvurunuz.

    Narsiste "Son Bir Şans" Vermeli misin?
  6. Jul 14

    Biri Kaçar, Diğeri Kovalar: Kaygılı ve Kaçıngan Bağlanma

    Biri Kaçar, Diğeri Kovalar: Kaygılı ve Kaçıngan Bağlanma Bir ilişkide taraflardan biri uzaklaştıkça diğeri neden daha fazla yaklaşır? Biri konuşmak, açıklık kazanmak ve güvence duymak isterken; diğeri neden sessizleşir, duvar örer ya da ilişki içinde görünmez hâle gelir? Bu bölümde, kaygılı ve kaçıngan bağlanma stillerinin bir araya geldiğinde oluşturduğu yorucu ilişki döngüsünü inceliyoruz. Kaygılı taraf, terk edilme korkusunu azaltmak için daha fazla temas ve güvence ararken; kaçıngan taraf, yakınlığın yarattığı baskıdan kurtulmak için mesafe koymaya çalışır. Fakat her iki taraf da kendisini korumaya çalışırken, karşısındaki kişinin en büyük korkusunu farkında olmadan daha da güçlendirir. Kaygılı bağlanmanın neden yalnızca “çok sevmek”, kaçıngan bağlanmanın ise “az sevmek” olmadığını; sevginin sürekli test edilmesinin, duygusal geri çekilmenin, küsmenin, imalı konuşmanın, aşırı fedakârlığın ve kişisel alan ihtiyacının bu döngüde nasıl işlediğini konuşuyoruz. Ayrıca şu soruların cevaplarını arıyoruz: -Kaygılı bağlanma ile gerçek bir ilişki problemi nasıl ayırt edilir?-Kaçıngan bağlanma narsisizm anlamına gelir mi?-Bir insan neden yakınlık isterken aynı anda yakınlıktan korkar?-Güvenli bağlanma, sürekli birlikte olmak mı demektir?-Bir ilişkiyi sevgi mi, yoksa çatışma sonrasında yeniden bağ kurabilme becerisi mi ayakta tutar? Çünkü ilişkiler tek bir tartışmayla, tek bir uzaklaşmayla ya da tek bir bağlanma etiketiyle açıklanamaz. Bir ilişkinin gerçek yapısı, zaman içerisinde tekrar eden davranışların oluşturduğu büyük desende ortaya çıkar. Bazen çözülmesi gereken şey, karşımızdaki insan değil; iki kişinin birlikte oluşturduğu döngüdür. Ancak bir ilişkinin yeniden toparlanabilmesi için yalnızca sevgi yetmez. Dürüstlük, karşılıklı emek, duygusal sorumluluk ve davranış değiştirme kapasitesi de gerekir. İş birlikleri, eğitimler ve her türlü iletişim için:groups.mustafacay@gmail.com Bu podcast bölümü genel bilgilendirme ve psikolojik farkındalık amacıyla hazırlanmıştır. İçerikte paylaşılan bilgiler herhangi bir tanı, tedavi veya terapi iddiası taşımamakta; profesyonel ruh sağlığı hizmetlerinin yerine geçmemektedir. Yaşadığınız duygusal ya da ilişkisel sorunlar günlük yaşamınızı ve ruhsal sağlığınızı olumsuz etkiliyorsa bir hekime, psikiyatri uzmanına, klinik psikoloğa veya yetkin bir ruh sağlığı profesyoneline başvurmanız önerilir.

    Biri Kaçar, Diğeri Kovalar: Kaygılı ve Kaçıngan Bağlanma
  7. Jul 11

    Sevgi Bir Davettir, Tedavi Değil!

    Birazcık ilgi neden bazen büyük bir aşk gibi gelir? Bir insanı gerçekten sevdiğin için mi ona bağlanırsın, yoksa onun geçmişte eksik kalan parçalarını tamamlayabileceğine inandığın için mi? Bu bölümde; duygusal açlığın, çocuklukta yaşanan duygusal ihmalin ve değersizlik duygusunun yetişkinlik ilişkilerini nasıl etkileyebildiğini konuşuyoruz. Neden bazı insanlar sevgili olmaktan çıkıp zamanla bir Rehabilitasyon Merkezinene dönüşür? Neden birinin ilgisi bizi değerli, uzaklığı ise değersiz hissettirebilir? Sevgi iyileşmeye alan açabilir; fakat kimse bir başkasının çocukluğunu yeniden yazamaz, özsaygısını onun adına kuramaz ve istemediği bir değişimi onun yerine gerçekleştiremez. Bir insan seni gerçekten sevebilir ama yine de sana güvenli, tutarlı ve sağlıklı bir ilişki sunamayabilir. Bu bölümde ayrıca şu soruların izini sürüyoruz: -Duygusal açlık ile gerçek sevgi nasıl ayırt edilir?-Kaygılı bağlanma ilişkilerde nasıl görünür?-Neden sürekli güvence ararız?-Bir özür ne zaman gerçek bir değişime dönüşür?-Neden bize zarar veren ilişkilerden çıkmakta zorlanırız?-Bir ilişkiyi değerlendirirken niyete mi, davranışa mı bakmalıyız? Belki de asıl soru, “Beni seviyor mu?” değildir. Asıl soru şudur: Bu sevgi beni daha özgür, daha güvenli ve daha çok kendim yapıyor mu? Çünkü sevgi bir davettir... Tedavi ya da terapi değil. Her türlü iletişim, iş birliği ve geri bildirim için:groups.mustafacay@gmail.com Bilgilendirme:Bu podcast bölümü genel bilgilendirme ve psikolojik farkındalık amacıyla hazırlanmıştır. Herhangi bir tanı, tedavi veya terapi iddiası taşımaz. Yaşadığınız duygusal güçlükler günlük yaşamınızı etkiliyorsa, kendinize zarar verme düşünceleriniz bulunuyorsa ya da profesyonel desteğe ihtiyaç duyuyorsanız mutlaka bir hekime, psikiyatri uzmanına veya alanında yetkin bir ruh sağlığı profesyoneline başvurunuz.

    Sevgi Bir Davettir, Tedavi Değil!
  8. Jul 9

    Yalnız Kalmaktan Korktuğun İçin Bu Cehenneme Katlanıyorsun

    Yalnız kalmaktan korktuğun için, sana iyi gelmediğini bildiğin bir ilişkide kalıyor olabilir misin? Bazen insan bir ilişkiyi sevdiği için değil; ayrılırsa hayatının, düzeninin ve kendi değeri hakkındaki bütün inançlarının çökeceğini düşündüğü için sürdürür. Partnerinin yakınlığı rahatlatır, uzaklaşmasıysa bir mahkûmiyet kararı gibi hissedilir. Böylece sevilebilir olup olmadığına karar verme yetkisi, fark edilmeden tek bir kişiye teslim edilir. Bu bölümde; yalnız kalma korkusunun, duygusal bağımlılığın, terk edilme kaygısının ve bağlanma problemlerinin insanı nasıl sağlıksız ilişkilerde tutabildiğini konuşuyoruz. Hakaretlerin neden “sinirlilik”, kontrolün “merak”, kıskançlığın “yoğun sevgi”, duygusal ihmalin ise “zor bir dönem” olarak yeniden adlandırıldığını; yıllarca emek verilen bir ilişkiden ayrılmanın neden her şeyin boşa gittiğini kabul etmek gibi hissedilebildiğini inceliyoruz. Ayrıca şu soruların peşine düşüyoruz: *Yalnız olmak ile yalnız hissetmek arasındaki fark nedir?*İnsan neden kendisine zarar veren bir ilişkiden çıkamaz?*Bağlanma kaygısı sınırlarımızı nasıl aşındırır?*Bir özür gerçekten değişimin işareti midir? Çünkü bazı ilişkiler yalnızlığı ortadan kaldırmaz; yalnızlığımıza yalnızca bir seyirci daha ekler. Birinin seni sevip sevmediği önemlidir. Fakat senin sevilmeye değer olup olmadığına karar verme yetkisi yalnızca ona ait değildir. Her türlü iletişim, eğitim ve iş birliği için:groups.mustafacay@gmail.com Bilgilendirme: Bu podcast bölümü genel eğitim ve psikolojik farkındalık amacıyla hazırlanmıştır. İçerikte paylaşılan bilgiler herhangi bir tanı, tedavi, terapi veya kişiye özel klinik değerlendirme niteliği taşımaz. Yoğun kaygı, depresif belirtiler, şiddet, tehdit, güvenlik riski veya günlük yaşamı ciddi biçimde etkileyen psikolojik güçlükler yaşanıyorsa mutlaka bir hekime ve yetkin bir ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır.

    Yalnız Kalmaktan Korktuğun İçin Bu Cehenneme Katlanıyorsun

About

Bu Podcast sayfasında sizinle her pazartesi sabah 08:00'de hayata dair dair güncel ses kayıtlarımı paylaşacağım. Merak ettiğiniz soruları ya da paylaşmamı istediğiniz konuları bana sosyal medya hesaplarımdan iletebilirsiniz.

You Might Also Like