Aynaya Karşı Konuşmak

Lavinia The Witch

Merhaba, Ben Lavinia, sosyolog ve aile danışmanı olarak, sizleri kişisel bir keşif ve dönüşüm yolculuğuna davet etmekten heyecan duyuyorum. Her bölümde, aynaya bakarak, kendimizle içten bir konuşma yapmanın gücünü keşfedeceğiz. İlişkilerin karmaşıklığını anlamak, kendi korkularımızı tanımak ve bu korkuları aşmak adına deneyimlerimi paylaşacağım. Aynı aynaya baktığınız gibi, içsel bir keşif ve dönüşüm sürecine adım atmak için bu seriyi tasarladım. "Aynaya Karşı Konuşmak" ile birlikte, aynanın önünde kendinle dürüst bir diyalog başlatmaya hazır mısınız?

  1. Aug 17

    Cool Girl Olacağım Derken Duygularımı Kaybettim

    Cool Girl Olacağım Derken Duygularımı Kaybettim “Ben ilişki istemiyorum ya.” (İstiyorsun.) “Akışına bırakalım.” Sonra akış seni Ege’ye kadar götürüyor, sen hala “Biz neyiz?” diye soramıyorsun. Bu bölümde modern flört kültürünün bize sattığı “cool girl” imajını konuşuyoruz: ilişki istese bile istemiyormuş gibi davranan, bir şeyden rahatsız olduğunda söylemeyen, ilişkinin adını sormaya çekinen ve “fazla” görünmemek için kendi beklentilerini küçülten kadınları. Bir de işin diğer tarafı var: “Ben ilişki istemiyorum, sadece takılalım.” deyip sevgililiğin bütün konforunu; sadakati, ilgiyi, yakınlığı ve duygusal desteği beklemek ne kadar dürüst? Ben cool girl sürgününden döndüm. Gayet de ilişki istiyorum. Gayet de ilişkinin adının olmasını istiyorum. Ve biri başka bir şey istiyorsa onu değiştirmeye çalışmak yerine, kendi istediğimi küçültmemeyi tercih ediyorum. Bu bölümde biraz modern ilişkiler, biraz flört kültürü, biraz sınırlar ve beklentiler, biraz da bizzat erkek arkadaşıma: “Bana çıkma teklifi et, ondan sonra bunun adı konulmuş olsun.” dediğim şirin ama hafif lise aşkı tadındaki hikâyem var. Çünkü belki de asıl cool olan hiçbir şey istememek değil; ne istediğini söyleyip karşı taraf aynı şeyi istemediğinde kendini kaybetmeden yoluna devam edebilmek. 🎙️ Aynaya Karşı Konuşmak — by Lavinia The Witch Yeni bölüm: Cool Girl Olacağım Derken Duygularımı Kaybettim

  2. Aug 13

    Şaka Bir Yana: Arkadaşının İlişkisinde Neden Daha Akıllısın?

    Şaka Bir Yana: Arkadaşının İlişkisinde Neden Daha Akıllısın? Bir önceki bölümde “arama” dedik, çiçek gönderildi. “Ulaşma” dedik, annesi arandı. Arkadaş grubuyla ilişki krizlerini yönetirken verdiğimiz korkunç tavsiyelere güldük. Şimdi şaka bir yana: Neden arkadaşımızın ilişkisinde her şeyi bu kadar net görürken kendi ilişkimizde aynı mantığı kullanamıyoruz? Bu bölümde; ilişkilerde psikolojik mesafeyi, yoğun duyguların kararlarımızı nasıl etkilediğini, arkadaş grubunda aynı meseleyi tekrar tekrar konuşmanın bizi gerçekten rahatlatıp rahatlatmadığını ve “Kızlar sizce ne yapayım?” toplantılarının psikolojisini konuşuyoruz. Self-distancing ve hot–cold empathy gap kavramlarından yola çıkarak başkasının ilişkisinde neden daha objektif, kendi flörtümüzde ise neden daha yaratıcı bahaneler bulan insanlar olduğumuza bakıyoruz. Çünkü arkadaşına: “Üç gündür yazmıyorsa peşinden gitme.” demek kolay. Konu kendine gelince: “Bence kaçıngan bağlanıyor olabilir…” Ve bir anda ilişki yaşamıyoruz, vaka formülasyonu hazırlıyoruz. 🎙️ Aynaya Karşı Konuşmak — by Lavinia The Witch İlişkiler, flört, arkadaşlık, ayrılık psikolojisi ve kız kıza ilişki tavsiyeleri üzerine; bu kez biraz daha bilimsel, yine biraz Allah’a emanet. Ve önceki bölümden öğrendiğimiz tek kesin bilgi: Arama dediysek annesini de arama.

    Şaka Bir Yana: Arkadaşının İlişkisinde Neden Daha Akıllısın?
  3. Aug 10

    En Azından İçinde Kalmadı Aşkım

    En Azından İçinde Kalmadı Aşkım “Arama aşkım.” (Aradı.) “Mesaj atma.” (Atmadı… çiçek gönderdi.) “Artık hiçbir şekilde ulaşma.” (Annesini aradı.) Ve evet, bir noktada “En azından içinde kalmadı aşkım” demeyi biz de bıraktık. Çünkü bazı şeyler gerçekten içinde kalabilir. Bu bölümde kız kıza verilen ilişki tavsiyelerini, arkadaş grubunda kurulan kriz masalarını, eski sevgiliye atılmaması gereken o “son mesajı”, cevap verme süresi hesaplamalarını, story üzerinden yürütülen psikolojik savaşları ve arkadaşımız verdiğimiz bütün tavsiyelerin tersini yaptığında başlayan enkaz kaldırma çalışmalarını konuşuyoruz. Bir de tabii işin diğer tarafı var: Başkasının ilişkisinde son derece mantıklı olup kendi flörtümüzde neden bütün prensiplerimizi kaybediyoruz? Arkadaşımıza “Seni isteyen insan böyle davranmaz” derken konu kendimize gelince neden bir anda “Bence kaçıngan bağlanıyor olabilir” diye vaka analizi yapmaya başlıyoruz? Ben aile danışmanıyım diye arkadaşlarım bir dönem ilişki tavsiyelerime fazla güvendi. Neyse ki zamanla kendi özel hayatımdaki kararlarımı görüp bu alışkanlığı bıraktılar. Çok da başarılı olsam zaten burada size podcast kaydetmek yerine kocam ve çocuğumla pazar kahvaltısına gidiyor olurdum. Neyse, Allah bir şekilde koruyor tabii. 🎙️ Bu bölüm; flörtler, ayrılıklar, eski sevgililer, arkadaş tavsiyeleri ve “KIZLAR ACİL BAKIN” diye başlayan WhatsApp krizleri üzerine. Çünkü bazen arkadaşlık doğru ilişki tavsiyesini vermek değil… Arkadaşının kendi özgür iradesiyle verdiği bok gibi kararların ardından enkazı birlikte toplamaktır. Ve son bir hatırlatma: Arama aşkım. Annesi de dahil.

    En Azından İçinde Kalmadı Aşkım
  4. Jul 26

    Her Hikayenin Başrolü Sen Değilsin | Ego, Reddedilme ve Kendini Fazla Merkeze Koymak

    Kimse seni kıskanmıyor olabilir. O story sana gönderme olmayabilir. Seni sevdiği için kaçmamış, sadece seni istememiş olabilir. Rahatsız edici mi? Biraz. Çünkü bazen yaşadığımız şeylerden çok, yaşadıklarımıza yüklediğimiz anlamlarla uğraşıyoruz. Bir mesajın gelmemesinden bir aşk hikayesi, bir sessizlikten strateji, bir reddedilmeden “beni kaldıramadı” anlatısı çıkarabiliyoruz. Peki gerçekten olanı mı görüyoruz, yoksa egomuzu koruyan hikayeyi mi? Bu bölümde; insanın kendini neden başkalarının hayatında merkeze koyduğunu, reddedilmeyi neden kişisel bir hikayeye dönüştürdüğümüzü, sosyal medyada her paylaşımı neden bir işaret gibi okuyabildiğimizi ve “beni kıskanıyor”, “benden korktu”, “beni unutamıyor” gibi düşüncelerin arkasında ne olabileceğini konuşuyoruz. David Foster Wallace’ın “varsayılan ayar” fikrinden yola çıkarak ego, overthinking, ilişkiler, reddedilme, öz değer ve öz farkındalık üzerine biraz rahatsız edici ama gerekli bir aynaya bakıyoruz. Çünkü acı gerçek şu: Herkes seni düşünmüyor.Herkes seni kıskanmıyor.Herkes seni unutmakta zorlanmıyor.Ve her şey seninle ilgili değil. Ama bu seni değersiz yapmıyor. Belki de tam tersine, başkalarının hikayesinde başrol olmaya çalışmayı bıraktığında kendi hayatına geri dönmeye başlıyorsun. Bu bölümün sorusu: “Ben gerçekten olanı mı görüyorum, yoksa egomu koruyan hikayeyi mi izliyorum?” 🎙️ Aynaya Karşı Konuşmak

About

Merhaba, Ben Lavinia, sosyolog ve aile danışmanı olarak, sizleri kişisel bir keşif ve dönüşüm yolculuğuna davet etmekten heyecan duyuyorum. Her bölümde, aynaya bakarak, kendimizle içten bir konuşma yapmanın gücünü keşfedeceğiz. İlişkilerin karmaşıklığını anlamak, kendi korkularımızı tanımak ve bu korkuları aşmak adına deneyimlerimi paylaşacağım. Aynı aynaya baktığınız gibi, içsel bir keşif ve dönüşüm sürecine adım atmak için bu seriyi tasarladım. "Aynaya Karşı Konuşmak" ile birlikte, aynanın önünde kendinle dürüst bir diyalog başlatmaya hazır mısınız?