Oksijen Podcast

Gazete Oksijen

Oksijen Podcast’e hoşgeldiniz. Burası, Oksijen’in gazeteciliğini izleyebileceğiniz, dinleyebileceğiniz yeni bir alan. Hayatın her noktasından en dikkat çekici gelişmeleri, uzmanlarından nitelikli analizleri mikrofona taşıyoruz. Oksijen’in Türkiye’de yarattığı farklı gazeteciliği, podcast’lerinde de bulacaksınız. Yine bağımsızız, adiliz, anlattıklarımız bilgiye dayanıyor. Size de abartmadan, bağırmadan aktarıyoruz. Burada olduğunuz için teşekkür ederiz. Dinlemeniz, takip etmeniz ve fikirlerinizi paylaşmanız dileğiyle…

  1. Olympos'un en akıllı tanrısı Hermes miydi? | Mitolojiyi Anlama Rehberi #11

    4D AGO

    Olympos'un en akıllı tanrısı Hermes miydi? | Mitolojiyi Anlama Rehberi #11

    Olimpos hiyerarşisinde tanrılar genellikle iki nesle ayrılır. Hermes, Dionysos ile birlikte "ikinci nesil" Olimposlular arasındadır. Yani Zeus'un kardeşlerinden (Hestia, Demeter, Hera vb.) değil, Zeus'un çocuklarından biridir. Hermes, antik panteonun en dinamik, en akışkan ve en karmaşık figürüdür. O sadece "tanrıların habercisi" değil; sınırların, ticaretin, hırsızların, yolcuların ve hitabetin tanrısıdır. Hermes, "Liminalite" (eşiktelik) kavramının kişiselleşmiş halidir; her zaman iki dünya, iki durum veya iki kişi arasındadır. Hermes, Yunan panteonunun "yağlayıcı dişlisidir". O olmasaydı tanrılar arası iletişim kopar, ruhlar yolunu kaybeder ve ticaret dururdu. O, ahlakın ötesinde (amoral), pragmatik ve her zaman hareket halindeki zekayı temsil eder. Hermes, Zeus ve nympha Maia’nın oğlu olarak Arkadya’daki Kyllene Dağı’nda bir mağarada doğar. Diğer tanrıların aksine, doğduğu gün yetişkin bir zekaya ve kurnazlığa sahiptir. Mağaradan çıktığı ilk gün bir kaplumbağa bulur, onu öldürür ve kabuğuna inek bağırsakları gererek Lir’i icat eder. Bu, Hermes’in yıkım ve yaratıcılığı (kaos ve sanat) birleştiren doğasının ilk kanıtıdır. Henüz bir günlükken Apollon’un kutsal ineklerini çalar. İz bırakmamak için ineklere tersten yürütür veya ayaklarına otlar bağlar. Apollon onu bulduğunda Hermes bebek taklidi yapar. Ancak Zeus araya girer. Hermes, Apollon’un gönlünü almak için icat ettiği Lir’i ona hediye eder; Apollon da karşılığında ona haberci asasını (Kerykeion/Caduceus) verir. Onu nasıl tanırız? Hermes’in fiziksel betimlemeleri zamanla evrilmiştir. Ayın dördüncü günü doğar, 4 günlük beşikten çıkar, her ayın 4.günü Hermes günüdür. Arkaik dönemde sakallı ve yaşlı bir adamken, Klasik dönemde atletik, genç ve çevik bir figüre dönüşmüştür. Kanatlı şapkası Petasos, kanatlı sandeletleri Talaria ve birbirine dolanmış iki yılanın olduğu asası Caduceus (Kerykeion) onu tanımaya yeter. Hermes’in dört ana sıfatı vardır: Hermes Psychopompos (Ruh Sürükleyici): Yaşayanların dünyasından ölüler diyarına (Hades) geçebilen tek tanrıdır. Ruhları sınırdan geçirip Kharon’a teslim eder. Bu yönüyle ölüm ve yaşam arasındaki "elçidir". Hermes Agoraios: Ticaretin ve pazar yerlerinin koruyucusudur. İletişimin ve değiş-tokuşun (hem mal hem fikir) efendisidir. Hermes Kleptes: Hırsızların tanrısıdır. Ancak buradaki "hırsızlık" sadece çalmak değil, kurnazlık ve zekayla elde edilen kazançtır. Hermes Logios: Hitabetin ve dilin tanrısıdır. Sözcüklerin manipülasyonu ve mesajın doğru (veya istenilen şekilde) iletilmesi onun alanıdır. Gerisi podcast’te...

    37 min
  2. All-Star Alperen | Bad Bunny ve Super Bowl | Lindsey Vonn | Olimpiyat I İnan Özdemir & Bağış Erten

    6D AGO

    All-Star Alperen | Bad Bunny ve Super Bowl | Lindsey Vonn | Olimpiyat I İnan Özdemir & Bağış Erten

    Nasıl bu kadar yıldız çıkardık? Spor tarihimizin en istisnai döneminde miyiz? Yaz Deftere ekibi, bu hafta anlamlı bir konunun peşinden gidiyor: Alperen Şengün’ün üst üste ikinci kez All-Star’ı, Kenan Yıldız’ın Juventus’taki yeri, Arda Güler’in Real Madrid formasıyla bu sezon en çok asist yapan oyuncu olması, Zeynep Sönmez’in kadınlar tenisinde kapladığı yer, Zehra Güneş ve Ebrar Karakurt’un küresel şöhreti, satrançta Yağız Kaan Erdoğmuş ve Ediz Gürel’in adından söz ettiren çıkışı yeterince konuşuluyor mu? Hak ettiği ölçüde takdir ediyor muyuz? Takdir etmek bir kenara fark ediyor muyuz?Takım sporları ile bireysel sporlar arasındaki algı farkımız, spor yıldızlarının topladığı sevgi ve nefret duygularının yoğunluğu gibi konular üzerine kafa yoran Bağış Erten ve İnan Özdemir, yıldız sporcularımızın ülke dışına çıkışlarının zamanlama farkına ve doğdukları dünyanın farklılığına odaklanıyor.Rüzgâra Karşı bölümünde ise Milano-Cortina’da devam eden kış olimpiyatları üzerine sohbet ediyorlar. Ülkemizdeki kış turizmi tesisleri ile spor tesisleri arasındaki farktan söze giren Yaz Deftere ekibi, ismiyle müsemma Francesca Lollobrigida’nın şampiyonluğu ve Lindsey Vonn’un yaşadığı talihsizlik etrafında dönen tartışmalardan bahsediyor. İtalya’nın sporcu yetiştirme kültürünü ve Lindsey Vonn’ın sakat şekilde yarışmaya gelmesini nasıl ele almalıyız? Super Bowl’da devre arasında Bad Bunny’nin yaptığı şov, Paris’teki olimpiyat oyunlarında yapılan açılış gösterisi, yayın esnasında tercih edilen reklamlar, ABD’deki kültürel iktidar tartışmaları, hafta sonu oynanacak All-Star maçı da sizleri bekliyor.Bağış Erten ve İnan Özdemir'le Yaz Deftere, Oksijen TV ve Oksijen Podcast'te.

    41 min
  3. Hades'te devam eden bir yaşam varsa, buna ölüm denir mi? | Mitolojiyi Anlama Rehberi #10

    FEB 7

    Hades'te devam eden bir yaşam varsa, buna ölüm denir mi? | Mitolojiyi Anlama Rehberi #10

    Antik Yunan dünyasında ölüm algısı, modern batı düşüncesindeki "cennet-cehennem" dikotomisinden ziyade, trajik bir "kaçınılmazlık" ve "gölgeleşme" fikri üzerine kuruluydu. Yunan insanı için ölüm, bir sondan ziyade, varoluşun nitelik değiştirdiği kasvetli ve neşesiz bir süreçti. İnsan öldüğünde bedeni geride kalır, "psikhe"si ise bir duman veya gölge gibi yeraltına süzülürdü. Bu ruhların duyguları, anıları ve fiziksel güçleri yoktur; sadece birer "yankı"dırlar. Yunanlar ölümün kendisinden hoşlanmasalar da ölme biçimine büyük bir felsefi ve toplumsal anlam yüklemişlerdir. Özellikle savaşta, toplum için ve genç yaşta ölmek "ebedi şan" (kleos) getirirdi. Yaşlanıp güçten düşerek ölmektense, en güçlü çağında bir ideal uğruna ölmek, ismin sonsuza dek yaşamasını sağlardı. Mezarlar, ölünün hatırasını canlı tutmak için birer araçtı. Yunanlılar için gerçek ölüm, unutulmaktı. Bu yüzden mezar taşlarında ölü genellikle en sevdiği aktiviteyi yaparken (bir kitaba bakarken, köpeğiyle oynarken) tasvir edilirdi. Hades ise, yalnızca "yeraltı dünyasının kötü kralı" değil; varoluşun sonunu, görünmezliği, zenginliği ve adaletin kaçınılmazlığını temsil eden çok katmanlı bir figürdür. Hades ismi Yunanca "A-idēs" (Görünmez olan) kökünden gelir. Titanomahi (Titanlar Savaşı) sonrası evren paylaşıldığında, Zeus gökyüzünü, Poseidon denizleri, Hades ise yer altını almıştır. Yunan mitolojisindeki en "sadık" ve kurallara uyan tanrıdır. Diğer tanrılar gibi dünyevi işlere karışmaz; onun tek görevi, ölülerin ruhlarının geri dönmemesini sağlamaktır. En önemli miti Persephone’nin Kaçırılması’dır. Bu hikaye sadece bir kaçırılma değil, tarım ve bereketin (Demeter) ölümle olan döngüsünü, yani yaşam-ölüm-yeniden doğum döngüsünü simgeler. Yer altı sadece ölülerin değil, madenlerin ve değerli taşların da yeridir. Bu yüzden "Plouton" (Zenginlik Veren) adıyla da anılır. Bu, ölümün aynı zamanda toprağın bereketiyle bağını kurar. Homeros için Hades, her şeyden önce yaşayanların dünyasından kesin çizgilerle ayrılmış, güneşsiz ve kasvetli bir yerdir. Homeros’ta Hades, "güçlü", "acımasız" ve "insanlardan nefret eden" bir tanrıdır. O, Zeus’un yeraltındaki karşılığıdır; bu yüzden sıklıkla "Zeus Khthonios" (Yer Altı Zeus'u) olarak anılır. Homeros evreninde ölümden sonra ruhlar (psykhai), birer gölge (skia) gibi Hades'e iner. Bu ruhların bilinçleri yoktur, güçsüzdürler ve sadece kurban kanı içtiklerinde geçici olarak dünyevi anılarını hatırlarlar. Odysseia'nın 11. bölümü (Nekyia), Hades coğrafyasının temelidir. Burası dünyanın batı ucunda, Okeanos nehrinin ötesinde, Kimerlerin karanlık ülkesindedir. Burada asfodel çayırları (sıradan ruhlar için) ve ceza alanları bulunur. Hesiodos, Hades'i evrenin mimarisinin ve düzeninin (Cosmos) ayrılmaz bir parçası olarak ele alır. Hades ölülerin yeriyken, Tartaros tanrıların düşmanlarının (Titanlar) hapsedildiği, yerin çok daha derinindeki bir uçurumdur. Hesiodos, Hades'in bir sarayı (domos) olduğunu ve bu sarayın kapısında elli başlı (daha sonraki anlatılarda üç başlı) dehşet verici köpek Kerberos'un beklediğini anlatır. Kerberos, içeri girene nazik ama dışarı çıkmaya çalışana parçalayıcıdır; bu da ölümün geri dönülemezliğini simgeler. Hesiodos, tanrıların üzerine yemin ettiği Styx nehrine geniş yer ayırır. Hades’in krallığındaki bu nehir, tanrılar arasındaki hiyerarşiyi ve adaleti sağlayan bir kozmik mühürdür. Antik Yunan mitolojisinde ölüler diyarına inip oradan sağ salim dönmek, bir ölümlü için kahramanlığın, bir tanrı için ise doğaüstü gücün en üst mertebesidir. Hades'e gidiş genellikle sembolik bir ölümü, geri dönüş ise yeniden doğuşu ve bilgeliği temsil eder. Persephone, Hermes, Dionysos Hades’e inip geri dönebilen tanrılardır. Ayrıca Herakles, Theseus, Orpheus ve Odysseus da gidip geri gelen kahramanlardır.

    36 min

Ratings & Reviews

4.5
out of 5
4 Ratings

About

Oksijen Podcast’e hoşgeldiniz. Burası, Oksijen’in gazeteciliğini izleyebileceğiniz, dinleyebileceğiniz yeni bir alan. Hayatın her noktasından en dikkat çekici gelişmeleri, uzmanlarından nitelikli analizleri mikrofona taşıyoruz. Oksijen’in Türkiye’de yarattığı farklı gazeteciliği, podcast’lerinde de bulacaksınız. Yine bağımsızız, adiliz, anlattıklarımız bilgiye dayanıyor. Size de abartmadan, bağırmadan aktarıyoruz. Burada olduğunuz için teşekkür ederiz. Dinlemeniz, takip etmeniz ve fikirlerinizi paylaşmanız dileğiyle…

You Might Also Like