Uyanış Labirenti

İçindeki Usta

Merhaba, biz Tuba ve Eren. Yok, dur ııı şeey aslında biz sadece bir podcast kaydındaki sesleriz. Evet, yanlış duymadınız! Kendimizi tamda şu an Uyanış Labirenti'nin bilinçli(!) sunucuları🎙️ ilan ettik. Artık burada, kitapların labirentinde kaybolmuş iki 'ses ilüzyonu' olarak varız. Labirent dediysekte korkmayın! 🔍✨Biz burada kaybolmak için değil, keşfetmek için toplandık. Her bölümde bu labirent yolunda bir X işareti bırakıyoruz. Burası çok moda mod bir yerde değil, uyan uyan nereye kadar arada kaybolursak Tuba ve Eren'le ilgili dedikodumuzu da yaparız;) 📚uyanislabirenti@gmail.com

  1. 4d ago

    Evet Diyen Evren: Darel Rutherford ile Bolluk Bilincinin Sırrı

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde yaşam koçu Darel Rutherford'ın çok satan kitabı "Evren Daima Evet Der" (The Universe Says Yes) kitabından yola çıkarak, bolluk ve bereket bilincinin aslında bir "varoluş seçimi" olduğunu konuşuyoruz. Rutherford'a göre çoğumuz başarı formülünü tersinden yaşıyoruz. Geleneksel formül "YAP - SAHİP OL - OL" iken, gerçek formül "OL - YAP - SAHİP OL" şeklinde işler . Yani önce o kişi olmaya karar vermelisin ki, o gerçekliğin getirdiği eylemleri yapabilesin ve sonunda o sahipliğe ulaşabilesin. Darel Rutherford der ki: "Başarı önce bir VAROLUŞ seçimi, sonra bir yapma eylemidir. Evren gerçekten olabileceğine inandığınız, hayalini kurabildiğiniz herhangi bir gerçekliği ortaya çıkarmak için tasarlanmıştır. Yapmanız gereken tek şey ise fırsatlar kapınızı çaldığında onlara 'evet' demektir."  ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve bugün hangi "varoluş" seçimini yapacağını belirle. Sor:"Bugün kendimi bolluk içinde mi, yoksa kıtlık içinde mi seçiyorum? Bu seçim benim nasıl davranacağımı değiştirir mi?" Gün içinde:Bir fırsatla karşılaştığında veya bir karar vermen gerektiğinde dur ve sor:"Bu, yeni varoluş seçimime uygun bir fırsat mı? Ona 'evet' demeye hazır mıyım?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hangi an "olmak" yerine "yapmak" tuzağına düştüm? Bugün kendimi koşulsuz sevdiğim bir an yaşadım mı? Yarın hangi yeni varoluş seçimini yapmak istiyorum? Labirent yolcusunun notu: "Uzun yıllar 'önce çalış, sonra kazan, sonra mutlu ol' formülüyle yaşadım. Hep bir sonraki hedefe odaklandım. Rutherford'ın kitabını okurken bir şey fark ettim: Ben hep 'yapıyordum' ama hiç 'olmuyordum'. Oysa 'mutlu olmayı' seçsem, hayatım zaten o yönde şekillenmeye başlardı. Bir sabah uyandım ve 'Bugün bolluk içinde bir insan olmayı seçiyorum' dedim. O gün küçük bir fırsat kapımı çaldı. 'Evet' dedim. İlk kez akışa güvendim." Rutherford'dan Üç Güçlü Soru: "Hayatında hangi 'yapmak' eylemini, önce 'olmak' seçimini yapmadan gerçekleştirmeye çalışıyorsun?" "Kendini koşulsuz sevdiğinde hayatında ne gibi mucizeler başlar?" "Fırsatlar kapını çaldığında, onlara 'evet' diyor musun, yoksa 'henüz hazır değilim' mi diyorsun?" 🎙️ Sen de katıl! Kendi "varoluş seçimi" anlarınızı, bir fırsata "evet" dediğinizde hayatınızda değişen şeyleri veya Rutherford'ın öğretileriyle bolluk bilincine geçiş deneyiminizi bizimle paylaşabilirsiniz!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Darel Rutherford'ın "Evren Daima Evet Der" kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #EvrenDaimaEvetDer #DarelRutherford #BollukBilinci #VaroluşSeçimi #KoşulsuzSevgi #UyanışLabirenti

  2. Sep 24

    Tanrıçanın İzinde: Joseph Campbell ile Kadim Dişil Bilgeliğin Dönüşümü

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde karşılaştırmalı mitolojinin en büyük isimlerinden Joseph Campbell'ın "Tanrıçalar ve Tanrıça'nın Dönüşümleri" (Goddesses: Mysteries of the Feminine Divine) kitabından yola çıkarak, dişil kutsalın tarih boyunca geçirdiği dönüşümü ve bugün bize fısıldadıklarını konuşuyoruz. Campbell bu kitabı doğrudan yazmadı. 1972-1986 yılları arasında tanrıçalar üzerine verdiği yirmiden fazla konferans ve atölye çalışmasının notlarından derlendi . Kitabın asıl amacı, günümüz kadınına rehberlik edebilecek ezeli ve ebedi bir kadın figürü sunmak . Campbell, Yontma Taş çağından Rönesans'a kadar tanrıça kültünün doğuşunu, yükselişini ve dönüşümünü izler . Joseph Campbell der ki: "Günümüzde kadınların karşı karşıya bulunduğu zorlukların birçoğu, dünyada önceden erkeklere ayrılmış olan ve mitolojik bir kadın modelinin yer almadığı bir eylem alanına girmelerinden kaynaklanıyor... Yaşanmakta olan hiçbir şeyin modeli yok. Her şey değişiyor, erkeklere ait vahşi ormanın kanunu bile. Geleceğe serbest düşüş dönemindeyiz ve kadın erkek her birimizin kendi yolunu çizmesi gerek."  ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve bugün içindeki "tanrıça" enerjisiyle bağ kurmak için bir niyet belirle. Sor:"Bugün hangi yönümü beslemeye ihtiyacım var? Yaratıcılığımı mı, şefkatimi mi, bilgeliğimi mi, yoksa yıkıcı-dönüştürücü gücümü mü?" Gün içinde:Bir zorlukla karşılaştığında veya bir karar vermen gerektiğinde, Campbell'ın izini sürdüğü tanrıça arketiplerini hatırla. Sor:"Bu durumda hangi tanrıça bana rehberlik ederdi? Artemis gibi bağımsız mı olmalıyım, Athena gibi stratejik mi, yoksa Demeter gibi besleyici mi?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hangi "dişil" enerjiyi daha çok hissettim? Hangi an kendi içsel bilgeliğime güvendim? Campbell'ın dediği gibi, "kendi yolumu çizme" cesaretini gösterdiğim bir an oldu mu? Labirent yolcusunun notu: "Uzun yıllar 'kadın' olmanın ne anlama geldiğini tam olarak bilemedim. Toplumun bana dayattığı rollerle, kendi içimdeki ses arasında sıkışıp kaldım. Campbell'ın kitabını okurken fark ettim: Tanrıçalar aslında tek bir şeyin, dişil enerjinin farklı yüzleriymiş. Artemis bağımsızlığı, Demeter besleyiciliği, Persephone dönüşümü temsil ediyor. Ve hepsi benim içimde. Bir gün, bir karar verirken Artemis'in o ok gibi keskin netliğini hissettim. 'Hayır' dedim ve o an kendimi ilk kez tam hissettim."  Campbell'dan Üç Sarsıcı Soru: "Hayatımda hangi 'tanrıça' enerjisini bastırıyorum? Bağımsızlığı mı, öfkeyi mi, hüznü mü, yoksa sezgisel bilgeliği mi?" "Modern dünya bana nasıl bir 'kadın modeli' sunuyor ve bu model bana ne kadar uyuyor?" "Atalarımın tanrıçalara tapınması, bugün benim kendi içsel gücüme olan inancımı nasıl etkiliyor?" 🎙️ Sen de katıl! Kendi içsel "tanrıça" enerjinizi fark ettiğiniz bir anı, Campbell'ın anlattığı bir tanrıça hikâyesinin size dokunduğu o anı veya kadim dişil bilgeliğin hayatınıza kattığı bir farkındalığı bizimle paylaşabilirsiniz!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Joseph Campbell'ın "Tanrıçalar ve Tanrıça'nın Dönüşümleri" (Goddesses: Mysteries of the Feminine Divine) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #Tanrıçanınİzinde #JosephCampbell #Tanrıçalar #DişilKutsal #BüyükTanrıça #Persephone #Artemis #Athena #UyanışLabirenti

  3. Sep 17

    Işığı Arayanların Karanlık Yanı: Gölgeni Kucaklamak

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde Debbie Ford'un çığır açan kitabı "Işığı Arayanların Karanlık Yanı" (The Dark Side of the Light Chasers) kitabından yola çıkarak, hepimizin içinde sakladığı o "karanlık yan"ı konuşuyoruz. Ford'a göre her insanın içinde karanlık bir yan vardır. Bu, kendi içimizde kabullenemediğimiz, kendimizden ve başkalarından gizlediğimiz ve bilinçsizce başkalarına yansıttığımız yanımızdır . Ford, bu karanlık yanı ışığa çıkarmadığımız sürece, onun bizi sürekli engelleyeceğini, bize her türlü acıyı, korkuyu ve mutsuzluğu yaşatacağını ve hayatımıza bu yanımıza aynalık eden insanları çekeceğini söyler . Debbie Ford der ki: "Her insanın içinde karanlık bir yan vardır. Bu bizim kendi içimizde kabullenemediğimiz, kendimizden ve başkalarından gizlediğimiz ve bilinçsizce başkalarına yansıttığımız yanımızdır. Karanlık yan ışığa çıkarılmadığı için karanlıktır. Onu ortaya çıkarıp, sahiplenip, onunla bütünleşmedikçe bu yanımız bizi sürekli engellemeyi sürdürecektir. Karanlık yanımız bize verecek büyük armağanlara da sahiptir. O bize öğretmek, yol göstermek ve tüm benliğimizi sunmak için mevcuttur."  Ford, aynı zamanda dünyanın insanları yansıtan bir ayna olduğunu söyler. Derinlere gömdüğümüz bazı yönler, başka insanlar aracılığıyla karşımıza çıkar. Örneğin bencil olduğunu fark eden ve bu yönünü ortaya çıkarmamaya çalışan bir kişi, çevresindeki insanların bencilce davranışlarına maruz kalır. Bir başkasında görmekten hoşlanmadığımız bir özellik, aslında kendimizde olanı yansıttığı için bizi rahatsız eder . ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve bugün fark etmek istediğin bir "gölge" yanını düşün. Bastırdığın bir öfke, kıskançlık, bencillik veya korku olabilir. Sor:"Bugün hangi reddettiğim yanımla barışabilirim? Onu saklamak yerine onu fark etmeye ne dersin?" Gün içinde:Birine karşı güçlü bir olumsuz tepki hissettiğinde (öfke, kıskançlık, yargılama), dur ve nefes al. Ford'un "ayna" prensibini hatırla: "Bu kişi bana kendi gölgeme dair neyi gösteriyor? Bu kişide eleştirdiğim özellik, kendi içimde kabul etmediğim ne olabilir?"  Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hangi gölge yanımı fark ettim? Onu saklamak yerine kabul etseydim ne olurdu? Bu gölgenin bana hediye edebileceği bir güç var mı? Labirent yolcusunun notu: "Bir arkadaşımı kıskandığımı fark ettiğimde çok utandım. 'İyi insan kıskanmaz' diye düşündüm. Ama Ford'un kitabında bir şey okudum: Gölgenle arkadaş olmak, hayatında girişeceğin en heyecanlı ve kazançlı araştırmalardan biridir. O gece kıskançlığımı yazdım. Onu saklamak yerine 'evet, kıskanıyorum' dedim. O an içimde bir şey gevşedi. Kıskançlık, aslında bana neyi gerçekten istediğimi gösteren bir işaretmiş. Sakladığım o duygu, bana bir armağan getirdi."  Gölgeyle Barışmak İçin Üç Adım: Fark Et: Gölgeni yargılamadan, sadece olduğu gibi gör. "Kıskançlık hissediyorum" de, "kötü bir insanım" değil. Kabul Et: Onu değiştirmeye çalışma, sadece varlığına izin ver. "Bu da benim bir parçam" de. Dönüştür: Gölgenin sana hangi mesajı getirdiğini sor. Öfken sınırlarını mı koruyor? Kıskançlığın neyi gerçekten istediğini mi gösteriyor? Ford'dan Sarsıcı Alıntılar: "Bir başkasında görmekten hoşlanmadığınız bir özellik, aslında kendinizde olanı yansıttığı için rahatsız eder."  "Karanlık yanımızla bütünleşmemiz, onun engelleyici ve yıkıcı etkisinden kurtulmamızı, kabul edemediğimiz yanlarımızı gizlemek için kullandığımız maskelerde kısılıp kalmış yaşam enerjimizin serbest kalmasını sağlar."  🎙️ Sen de katıl! Bir gölge yanını fark ettiğin ve onunla barıştığın bir anı, bastırdığın bir duygunun sana bir hediye getirdiği deneyimi paylaşabilirsin!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Debbie Ford'un "Işığı Arayanların Karanlık Yanı" (The Dark Side of the Light Chasers) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #KaranlıkYan #DebbieFord #IşığıArayanlarınKaranlıkYanı #Gölge #Yansıtma #AynaPrensibi #Bütünlük #UyanışLabirenti

  4. Sep 9

    Sığınak: Uyanmış Kalpte Huzur ve Özgürlük

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde klinik psikolog ve Budist öğretmen Tara Brach'ın "Kendi Uyanmış Kalbinizde Huzur ve Özgürlüğü Bulmak" (True Refuge) kitabından yola çıkarak, hayatın en zorlu anlarında bile sığınacak bir yer olduğunu konuşuyoruz. Brach'a göre, hastalık, çatışma, travma veya kayıpla karşılaştığımızda çoğumuz öfke, kendini yargılama veya bağımlılık gibi eski alışkanlıklara başvururuz. Bu yöntemler anlık rahatlama verse de sonunda bizi daha da izole eder. Oysa düşünce ve duyguların türbülansının altında, sınırsız sevgi kapasitesine sahip, derin bir dinginlik, sessiz bir farkındalık vardır. Brach, bu farkındalığa "gerçek sığınak" adını verir ve kitabında bu içsel sığınağı bulmak için pratik bir rehber sunar . Tara Brach der ki: "Düşünce ve duyguların türbülansının altında, sınırsız sevgi kapasitesine sahip, derin bir dinginlik, sessiz bir farkındalık vardır. Hayatı ne kadar zor olursa olsun, iyileştirici ve özgürleştirici bir varlıkta sığınmanın bir yolu vardır. Aradığımız şey zaten içimizdedir."  ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve nefesinle bağlantı kur. Farkındalığının altındaki dinginliği bir an için hissetmeye niyet et. Sor:"Bugün zorluklarla karşılaştığımda, dışarıda değil, içimdeki sığınağa dönebilir miyim?" Gün içinde:Zorlu bir duygu (öfke, korku, üzüntü) ortaya çıktığında dur ve RAIN pratiğini uygula : R (Recognize): Bu duyguyu fark et. "Korku var" de. A (Allow): Ona savaşmadan, olduğu gibi izin ver. I (Investigate): Bedeninde nerede hissediyorsun? Arkasında hangi inanç var? N (Nurture): O acıyan kısma şefkatle dokun. "Sevgiliyim, bu zor" de. Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün zorlandığım bir an oldu mu? Nasıl tepki verdim? RAIN pratiğini uygulayabildiğimde ne değişti? İçimdeki sığınağı hissettiğim bir an yaşadım mı? Labirent yolcusunun notu: "Stresli bir iş gününde panik hissi geldiğinde hep kaçmak isterdim. RAIN pratiğini duyduğumda, o paniğe durup bakmaya cesaret ettim. İlk başta çok zordu. Ama 'Korkuyorum ve buradayım' dedikçe, korkunun geçtiğini fark ettim. O paniğin altında aslında 'yetersizim' inancı yatıyormuş. O gün, o inancı yargılamadan görmek, içimde büyük bir özgürlük hissi uyandırdı." 🎙️ Sen de katıl! Zor bir anda RAIN pratiğini uyguladığınız bir deneyimi, içsel sığınağınızı hissettiğiniz bir anı veya Tara Brach'ın öğretileriyle hayatınıza kattığınız şefkati bizimle paylaşabilirsiniz!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Tara Brach'ın "Kendi Uyanmış Kalbinizde Huzur ve Özgürlüğü Bulmak" (True Refuge) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #Sığınak #TaraBrach #TrueRefuge #RAINPratiği #GerçekSığınak #Farkındalık #UyanışLabirenti

  5. Sep 1

    3 Süper Güç: Meditasyon, İmgeleme ve Sezgi

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde dünyaca ünlü sezgisel rehber ve ruhsal öğretmen Sonia Choquette'ın "En İyi 3 Süper Gücünüz" (Your 3 Best Super Powers) kitabından yola çıkarak, içinizdeki doğuştan gelen üç olağanüstü yeteneği konuşuyoruz: Meditasyon, İmgeleme ve Sezgi . Choquette'a göre, hepimiz bu üç süper güçle donatılmış olarak dünyaya geliriz. Ancak çoğumuz bu güçleri kullanmayı unutur veya onları zayıflatırız. Oysa bu yetenekler geliştirildiğinde, bize sakinlik, güç ve hayatımızı dönüştürme yeteneği verir . Kitap, otuz yılı aşkın danışan deneyimini sentezleyerek, bu güçleri günlük hayata kolayca entegre edebileceğiniz kanıtlanmış teknikler ve pratik ipuçları sunar . Sonia Choquette der ki: "Bu üç süper gücü geliştirerek, evrenin güzelliğine, huzuruna, yaratıcılığına ve uyumuna katkıda bulunursunuz. Bu üç süper güç, size verilmiş ve dünyaya vermeye devam eden armağanlardır."  ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve birkaç derin nefes al. Bugününü sessiz bir niyetle başlat. Sor:"Zihnimi bugün neyden arındırmam gerekiyor? Hangi düşünce artık bana hizmet etmiyor?" Gün içinde:Bir sorunla karşılaştığında veya bir karar vermen gerektiğinde, mantığının yanı sıra iç sesini de dinle. Sor:"Bu durumla ilgili içgüdüsel hissim ne? Bedenim ne diyor? Bu seçenek beni heyecanlandırıyor mu, yoksa ağırlaştırıyor mu?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hayal gücümü ne zaman kullandım? Yaratıcı bir çözüm bulabildim mi? İç sesimi dinlediğim bir an oldu mu? Sonucu ne oldu? Zihnimi susturup sadece "var" olduğum bir an yaşadım mı? Labirent yolcusunun notu: "Her zaman 'iç sesimi' dinlemem gerektiğini söylerlerdi ama kafam o kadar karmaşıktı ki hangi sesin doğru olduğunu bilemezdim. Sonia Choquette'ın 'meditasyon'un aslında zihni boşaltmak değil, berraklaştırmak olduğunu öğrendim. Her sabah beş dakika oturup sadece nefesimi izlemeye başladım. İlk hafta hiçbir şey olmadı. Ama sonra, zihnim sessizleşince, o kocaman korkuların arkasında, küçük ve net bir iç ses fark ettim. O ses, bana gerçekte ne istediğimi söyledi. Ona güvenmeye başladım." 🎙️ Sen de katıl! İç sesinizi dinleyip doğru bir karar verdiğiniz bir anı, hayal gücünüzle bir arzunuzu gerçekleştirdiğiniz bir deneyimi veya meditasyonun hayatınıza kattığı sakinliği bizimle paylaşabilirsiniz!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Sonia Choquette'ın "En İyi 3 Süper Gücünüz" (Your 3 Best Super Powers) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #3SüperGüç #SoniaChoquette #Meditasyon #HayalGücü #Sezgi #AltıncıHis #UyanışLabirenti

  6. Aug 23

    Bağlanma Labirenti: "Ne Evet Ne Hayır"ın Peşinde

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde psikoterapist Stefanie Stahl'ın "Bağlanma Korkusu: Mağdurlar ve Partnerleri İçin Baş Etme Rehberi" kitabından yola çıkarak, aşk ilişkilerinde yaşanan o yıkıcı ikilemi konuşuyoruz: Yakınlık arzusu ile özgürlük korkusu arasında sıkışıp kalmak. Stahl, bu durumu Almacadaki "Jein" yani "hem evet hem hayır" kelimesiyle tanımlar. Bu, bir yandan sevgi ve bağlanma isteği, diğer yandan kontrolü kaybetme ve terk edilme korkusu arasında gidip gelmektir. Stefanie Stahl der ki: "Bağlanma korkusu, kurbanlarını ve partnerlerini bir kısır döngüye hapseder. Yakınlaşma anında kaçış, uzaklaştığında ise yeniden yaklaşma çabası. Bu, çocuklukta karşılanmamış duygusal ihtiyaçların gölgesinde gelişen bir savunma mekanizmasıdır. Ancak bu korkuyu tanımak, anlamak ve aşmak mümkündür." ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve bugün fark etmek istediğin bağlanma kalıplarına odaklan. Sor:"Bugün ilişkilerimde 'evet' dediğim ama içimden 'hayır' geldiği veya tersi bir anı fark edebilir miyim? Hangi korkum tetikleniyor?" Gün içinde:Yakınlaşma anında içinde bir kaçış isteği hissettiğinde, dur ve nefes al. Sor:"Şu anda hangi duygudan kaçıyorum? Bu kaçış, çocuklukta öğrendiğim bir sığınak mı?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün bir ilişkimde kendimi ne kadar açtım veya kapattım? Hangi an 'ne evet ne hayır' içindeydim? Eğer korkumu bir kenara bırakıp sadece olsaydım, ne hissederdim? Labirent yolcusunun notu: "Uzun yıllar beni seven herkesten kaçtım. Sonra bir gün, kaçışımın onlarla değil, kendi içimdeki terk edilme korkusuyla ilgili olduğunu fark ettim. Annem küçükken beni sık sık yalnız bırakırdı. O acıyı tekrar yaşamamak için her yakınlaşma anında 'sinyal' veriyordum. Oysa şimdi öğrendim ki, kaçış değil, durmak ve korkuyu tanımak iyileştiriyor." 🎙️ Sen de katıl! Bağlanma korkunuzu fark ettiğiniz bir anı, bu korkuyu aşmak için attığınız bir adımı veya Stefanie Stahl'ın öğretileriyle ilişkinizde yaşadığınız bir dönüşümü bizimle paylaşabilirsiniz!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Stefanie Stahl'ın "Bağlanma Korkusu" (Jein! Bindungsängste erkennen und bewältigen) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #BağlanmaLabirenti #StefanieStahl #BağlanmaKorkusu #İçselÇocuk #NeEvetNeHayır #UyanışLabirenti #SesliKitap

  7. Aug 14

    Benlik Savaşçısı: Savunma Mekanizmalarının İzinde

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde psikanalizin öncü isimlerinden Anna Freud'un başyapıtı "Ben ve Savunma Mekanizmaları" (The Ego and the Mechanisms of Defence) kitabından yola çıkarak, zihnimizin görünmez kalkanlarını konuşuyoruz . 1936 yılında yayımlanan bu eser, ego psikolojisinin temel taşlarından biri olarak kabul edilir ve hâlâ güncelliğini korur . Anna Freud, babası Sigmund Freud'un çalışmalarını derinleştirerek, egonun (benlik) kaygı ve hoşnutsuzlukla başa çıkmak için kullandığı bilinçdışı mekanizmaları sistematik olarak inceler Login to Jenni. Ona göre, bu savunma mekanizmaları sadece hastalıklı değil, aynı zamanda çocukluk ve ergenlik döneminde psikolojik gelişimin normal ve gerekli bir parçasıdır . Anna Freud der ki: "Ego, içgüdüsel dürtüler ile dış dünyanın talepleri arasında bir arabulucudur. Savunma mekanizmaları, egonun bilinçdışı kaynaklarıdır; içsel stresi azaltmak ve hoşnutsuzluk ile kaygıyı uzaklaştırmak için kullanılır. Bunlar yalnızca patolojik değil, aynı zamanda yaşamın erken dönemlerinde uyum sağlama ve gelişim için de gereklidir" ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve birkaç derin nefes al. Bugün dikkat etmek istediğin bir savunma mekanizmasını zihninde belirle. Sor:"Bugün hangi anlarda 'bu benim değil, onun hatası' diyebilirim? Bu düşünce aslında hangi kendi duygumu fark etmekten kaçmama yol açıyor olabilir?" Gün içinde:Bir olay karşısında güçlü bir rahatsızlık veya kaçınma hissettiğinde, dur ve nefes al. Anna Freud'un sınıflandırmasından bir mekanizmayı hatırla. Sor:"Şu anda hangi savunmayı kullanıyor olabilirim? Yadsıma mı, izdüşüm mü, yoksa daha derin bir şey mi?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün bir sorun veya rahatsızlık karşısında ilk tepkim neydi? Kaçındım mı, başkasına mı yükledim, yoksa mantıksallaştırdım mı? Bu savunmanın bana sağladığı anlık rahatlama neydi? Eğer aynı duruma savunmasız yaklaşsaydım, gerçekte ne hissederdim? Labirent yolcusunun notu: "Bir arkadaşım beni eleştirdiğinde ilk hissettiğim şey 'O zaten hep böyledir, anlamaz' oldu. Ama Anna Freud'un savunma mekanizmalarını öğrendikten sonra fark ettim ki bu bir izdüşümdü (projection). Kendi yetersizlik hislerimi arkadaşıma yansıtıyordum. O gece defterime hislerimi yazdım. Eleştiriyi kabul edip kendi payıma düşeni görmek zordu ama sonrasında çok hafifledim." Anna Freud'un Psikolojideki Yeri Anna Freud, çocuk psikanalizinin öncülerindendir ve bu kitaptaki klinik örneklerin çoğu çocukluk ve ergenlik döneminden alınmıştır . Kitap dört ana bölümden oluşur: savunma teorisi, nesnel hoşnutsuzluktan kaçınma örnekleri, iki temel savunma türü (saldırganla özdeşleşim ve özgecilik) ve ergenlik döneminde görülen savunmalar . 🎙️ Sen de katıl! Bir savunma mekanizmanızı fark ettiğiniz bir anı, bu farkındalığın ilişkilerinizi veya kendinizi anlayışınızı nasıl değiştirdiğini bizimle paylaşabilirsiniz!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Anna Freud'un "Ben ve Savunma Mekanizmaları" (The Ego and the Mechanisms of Defence) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #BenlikSavaşçısı #AnnaFreud #SavunmaMekanizmaları #EgoPsikolojisi #ÇocukPsikanalizi #Psikodinamik #UyanışLabirenti

  8. Aug 5

    Zihnin İyileştirici Gücü: Joe Dispenza ile Placebo Sensin

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde Dr. Joe Dispenza'nın çığır açan kitabı "Placebo Sensin" (You Are the Placebo) kitabından yola çıkarak, zihnin beden üzerindeki dönüştürücü gücünü konuşuyoruz. Dispenza, kişisel olarak 23 yaşında bir bisiklet kazasında omurgası kırıldıktan sonra, doktorların ameliyat önerisine karşı gelerek zihninin gücüyle iyileşme yolculuğuna çıkmıştır . Dispenza kitabında, plasebo etkisinin tarihini, bilimini ve pratik uygulamalarını inceler; kanser, kalp hastalığı, depresyon ve Parkinson hastalığı gibi ciddi rahatsızlıkların, kişilerin bir plaseboya olan inancı sayesinde nasıl tersine döndüğüne dair belgelenmiş vakaları paylaşır . Joe Dispenza der ki: "Düşünceler ve duygular sürekli olarak beyni, bedeni ve hatta organizmanın hücrelerini şekillendirir. 35 yaşına geldiğinizde kişiliğinizin %95'i, bilinçaltı bir bilgisayar programı gibi işleyen ezberlenmiş davranışlar, beceriler, duygusal tepkiler, inançlar, algılar ve tutumlar haline gelir. Geçmişin eski, sınırlayıcı inançlarını nihayet görmeli ve onları bırakmaya istekli olmalısınız, böylece yeni bir gelecek yaratmanıza yardımcı olacak yeni inançları kucaklayabilirsiniz" . ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve üç derin nefes al. Bugün zihninin hangi inancı dönüştürebileceğini sor:"Eğer şu anda iyileştiğimi ve dönüştüğümü tamamen hissetseydim, nasıl biri olurdum? Bu yeni benlik şimdi hangi duyguyu yaşıyor?" Gün içinde:Olumsuz bir düşünce veya duygu hissettiğinde dur. Dispenza'nın önerdiği gibi, bugünün düşüncelerini dünle karşılaştır. Sor:"Bu düşünce geçmişin bir kaydı mı, yoksa yeni bir olasılığın kapısı mı? Eğer bu düşünceyi bırakırsam, yerine hangi yeni inancı koyabilirim?"  Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hangi eski inancımı fark ettim ve dönüştürmeye başladım? Geçmişteki bir olaya verdiğim duygusal tepkiyi yeniden şekillendirebildim mi? Yarın "yeni bir ben" olarak hangi duyguyu daha fazla deneyimlemek isterim? Labirent yolcusunun notu: "Hep 'düşüncelerim gerçeği yaratır' lafını duyardım ama Dispenza'nın 'Placebo Sensin' kitabı bunu somut bir şeye dönüştürdü. En sevdiğim işi kaybettiğimde, eski 'başarısız' etiketini bırakmak için meditasyonlarını denedim. Geçmişteki başarısızlık duygusunu, başarılı bir geleceğin heyecanıyla değiştirmeye başladım. Birkaç hafta sonra, hayatımda hiç düşünmediğim bir fırsat çıktı. Zihnim gerçekten bir plasebo gibi çalışıyordu." İki Önemli Meditasyon Pratiği: Dispenza, kitabına eşlik eden iki adet rehberli meditasyon geliştirmiştir : Meditasyon 1 (Değişen İki İnanç ve Algı, 56 dakika): Açık odak tekniğinden başlayarak, sizi şimdiki ana taşır. Eski kimliğinizden sıyrılıp kuantum alanındaki diğer olasılıklara erişmenizi amaçlar . Meditasyon 2 (Değişen Bir İnanç ve Algı, 48 dakika): Daha kısa bir versiyon olup, belirli bir inanç veya algıyı değiştirmeye odaklanır . 🎙️ Sen de katıl! Zihninizle bir bedensel semptomu dönüştürdüğünüz bir deneyimi, eski bir inancı bırakarak yeni bir fırsat yarattığınız anı veya Joe Dispenza'nın öğretileriyle hayatınıza kattığınız dönüşümü bizimle paylaşabilirsiniz!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Joe Dispenza'nın "Placebo Sensin" (You Are the Placebo) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #PlaceboSensin #JoeDispenza #ZihinGücü #Nöroplastisite #Kuantumİyileşme #İnançDönüşümü #UyanışLabirenti

About

Merhaba, biz Tuba ve Eren. Yok, dur ııı şeey aslında biz sadece bir podcast kaydındaki sesleriz. Evet, yanlış duymadınız! Kendimizi tamda şu an Uyanış Labirenti'nin bilinçli(!) sunucuları🎙️ ilan ettik. Artık burada, kitapların labirentinde kaybolmuş iki 'ses ilüzyonu' olarak varız. Labirent dediysekte korkmayın! 🔍✨Biz burada kaybolmak için değil, keşfetmek için toplandık. Her bölümde bu labirent yolunda bir X işareti bırakıyoruz. Burası çok moda mod bir yerde değil, uyan uyan nereye kadar arada kaybolursak Tuba ve Eren'le ilgili dedikodumuzu da yaparız;) 📚uyanislabirenti@gmail.com

You Might Also Like