Uyanış Labirenti

İçindeki Usta

Merhaba, biz Tuba ve Eren. Yok, dur ııı şeey aslında biz sadece bir podcast kaydındaki sesleriz. Evet, yanlış duymadınız! Kendimizi tamda şu an Uyanış Labirenti'nin bilinçli(!) sunucuları🎙️ ilan ettik. Artık burada, kitapların labirentinde kaybolmuş iki 'ses ilüzyonu' olarak varız. Labirent dediysekte korkmayın! 🔍✨Biz burada kaybolmak için değil, keşfetmek için toplandık. Her bölümde bu labirent yolunda bir X işareti bırakıyoruz. Burası çok moda mod bir yerde değil, uyan uyan nereye kadar arada kaybolursak Tuba ve Eren'le ilgili dedikodumuzu da yaparız;) 📚uyanislabirenti@gmail.com

  1. 3d ago

    3 Süper Güç: Meditasyon, İmgeleme ve Sezgi

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde dünyaca ünlü sezgisel rehber ve ruhsal öğretmen Sonia Choquette'ın "En İyi 3 Süper Gücünüz" (Your 3 Best Super Powers) kitabından yola çıkarak, içinizdeki doğuştan gelen üç olağanüstü yeteneği konuşuyoruz: Meditasyon, İmgeleme ve Sezgi . Choquette'a göre, hepimiz bu üç süper güçle donatılmış olarak dünyaya geliriz. Ancak çoğumuz bu güçleri kullanmayı unutur veya onları zayıflatırız. Oysa bu yetenekler geliştirildiğinde, bize sakinlik, güç ve hayatımızı dönüştürme yeteneği verir . Kitap, otuz yılı aşkın danışan deneyimini sentezleyerek, bu güçleri günlük hayata kolayca entegre edebileceğiniz kanıtlanmış teknikler ve pratik ipuçları sunar . Sonia Choquette der ki: "Bu üç süper gücü geliştirerek, evrenin güzelliğine, huzuruna, yaratıcılığına ve uyumuna katkıda bulunursunuz. Bu üç süper güç, size verilmiş ve dünyaya vermeye devam eden armağanlardır."  ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve birkaç derin nefes al. Bugününü sessiz bir niyetle başlat. Sor:"Zihnimi bugün neyden arındırmam gerekiyor? Hangi düşünce artık bana hizmet etmiyor?" Gün içinde:Bir sorunla karşılaştığında veya bir karar vermen gerektiğinde, mantığının yanı sıra iç sesini de dinle. Sor:"Bu durumla ilgili içgüdüsel hissim ne? Bedenim ne diyor? Bu seçenek beni heyecanlandırıyor mu, yoksa ağırlaştırıyor mu?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hayal gücümü ne zaman kullandım? Yaratıcı bir çözüm bulabildim mi? İç sesimi dinlediğim bir an oldu mu? Sonucu ne oldu? Zihnimi susturup sadece "var" olduğum bir an yaşadım mı? Labirent yolcusunun notu: "Her zaman 'iç sesimi' dinlemem gerektiğini söylerlerdi ama kafam o kadar karmaşıktı ki hangi sesin doğru olduğunu bilemezdim. Sonia Choquette'ın 'meditasyon'un aslında zihni boşaltmak değil, berraklaştırmak olduğunu öğrendim. Her sabah beş dakika oturup sadece nefesimi izlemeye başladım. İlk hafta hiçbir şey olmadı. Ama sonra, zihnim sessizleşince, o kocaman korkuların arkasında, küçük ve net bir iç ses fark ettim. O ses, bana gerçekte ne istediğimi söyledi. Ona güvenmeye başladım." 🎙️ Sen de katıl! İç sesinizi dinleyip doğru bir karar verdiğiniz bir anı, hayal gücünüzle bir arzunuzu gerçekleştirdiğiniz bir deneyimi veya meditasyonun hayatınıza kattığı sakinliği bizimle paylaşabilirsiniz!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Sonia Choquette'ın "En İyi 3 Süper Gücünüz" (Your 3 Best Super Powers) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #3SüperGüç #SoniaChoquette #Meditasyon #HayalGücü #Sezgi #AltıncıHis #UyanışLabirenti

  2. Aug 23

    Bağlanma Labirenti: "Ne Evet Ne Hayır"ın Peşinde

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde psikoterapist Stefanie Stahl'ın "Bağlanma Korkusu: Mağdurlar ve Partnerleri İçin Baş Etme Rehberi" kitabından yola çıkarak, aşk ilişkilerinde yaşanan o yıkıcı ikilemi konuşuyoruz: Yakınlık arzusu ile özgürlük korkusu arasında sıkışıp kalmak. Stahl, bu durumu Almacadaki "Jein" yani "hem evet hem hayır" kelimesiyle tanımlar. Bu, bir yandan sevgi ve bağlanma isteği, diğer yandan kontrolü kaybetme ve terk edilme korkusu arasında gidip gelmektir. Stefanie Stahl der ki: "Bağlanma korkusu, kurbanlarını ve partnerlerini bir kısır döngüye hapseder. Yakınlaşma anında kaçış, uzaklaştığında ise yeniden yaklaşma çabası. Bu, çocuklukta karşılanmamış duygusal ihtiyaçların gölgesinde gelişen bir savunma mekanizmasıdır. Ancak bu korkuyu tanımak, anlamak ve aşmak mümkündür." ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve bugün fark etmek istediğin bağlanma kalıplarına odaklan. Sor:"Bugün ilişkilerimde 'evet' dediğim ama içimden 'hayır' geldiği veya tersi bir anı fark edebilir miyim? Hangi korkum tetikleniyor?" Gün içinde:Yakınlaşma anında içinde bir kaçış isteği hissettiğinde, dur ve nefes al. Sor:"Şu anda hangi duygudan kaçıyorum? Bu kaçış, çocuklukta öğrendiğim bir sığınak mı?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün bir ilişkimde kendimi ne kadar açtım veya kapattım? Hangi an 'ne evet ne hayır' içindeydim? Eğer korkumu bir kenara bırakıp sadece olsaydım, ne hissederdim? Labirent yolcusunun notu: "Uzun yıllar beni seven herkesten kaçtım. Sonra bir gün, kaçışımın onlarla değil, kendi içimdeki terk edilme korkusuyla ilgili olduğunu fark ettim. Annem küçükken beni sık sık yalnız bırakırdı. O acıyı tekrar yaşamamak için her yakınlaşma anında 'sinyal' veriyordum. Oysa şimdi öğrendim ki, kaçış değil, durmak ve korkuyu tanımak iyileştiriyor." 🎙️ Sen de katıl! Bağlanma korkunuzu fark ettiğiniz bir anı, bu korkuyu aşmak için attığınız bir adımı veya Stefanie Stahl'ın öğretileriyle ilişkinizde yaşadığınız bir dönüşümü bizimle paylaşabilirsiniz!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Stefanie Stahl'ın "Bağlanma Korkusu" (Jein! Bindungsängste erkennen und bewältigen) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #BağlanmaLabirenti #StefanieStahl #BağlanmaKorkusu #İçselÇocuk #NeEvetNeHayır #UyanışLabirenti #SesliKitap

  3. Aug 14

    Benlik Savaşçısı: Savunma Mekanizmalarının İzinde

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde psikanalizin öncü isimlerinden Anna Freud'un başyapıtı "Ben ve Savunma Mekanizmaları" (The Ego and the Mechanisms of Defence) kitabından yola çıkarak, zihnimizin görünmez kalkanlarını konuşuyoruz . 1936 yılında yayımlanan bu eser, ego psikolojisinin temel taşlarından biri olarak kabul edilir ve hâlâ güncelliğini korur . Anna Freud, babası Sigmund Freud'un çalışmalarını derinleştirerek, egonun (benlik) kaygı ve hoşnutsuzlukla başa çıkmak için kullandığı bilinçdışı mekanizmaları sistematik olarak inceler Login to Jenni. Ona göre, bu savunma mekanizmaları sadece hastalıklı değil, aynı zamanda çocukluk ve ergenlik döneminde psikolojik gelişimin normal ve gerekli bir parçasıdır . Anna Freud der ki: "Ego, içgüdüsel dürtüler ile dış dünyanın talepleri arasında bir arabulucudur. Savunma mekanizmaları, egonun bilinçdışı kaynaklarıdır; içsel stresi azaltmak ve hoşnutsuzluk ile kaygıyı uzaklaştırmak için kullanılır. Bunlar yalnızca patolojik değil, aynı zamanda yaşamın erken dönemlerinde uyum sağlama ve gelişim için de gereklidir" ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve birkaç derin nefes al. Bugün dikkat etmek istediğin bir savunma mekanizmasını zihninde belirle. Sor:"Bugün hangi anlarda 'bu benim değil, onun hatası' diyebilirim? Bu düşünce aslında hangi kendi duygumu fark etmekten kaçmama yol açıyor olabilir?" Gün içinde:Bir olay karşısında güçlü bir rahatsızlık veya kaçınma hissettiğinde, dur ve nefes al. Anna Freud'un sınıflandırmasından bir mekanizmayı hatırla. Sor:"Şu anda hangi savunmayı kullanıyor olabilirim? Yadsıma mı, izdüşüm mü, yoksa daha derin bir şey mi?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün bir sorun veya rahatsızlık karşısında ilk tepkim neydi? Kaçındım mı, başkasına mı yükledim, yoksa mantıksallaştırdım mı? Bu savunmanın bana sağladığı anlık rahatlama neydi? Eğer aynı duruma savunmasız yaklaşsaydım, gerçekte ne hissederdim? Labirent yolcusunun notu: "Bir arkadaşım beni eleştirdiğinde ilk hissettiğim şey 'O zaten hep böyledir, anlamaz' oldu. Ama Anna Freud'un savunma mekanizmalarını öğrendikten sonra fark ettim ki bu bir izdüşümdü (projection). Kendi yetersizlik hislerimi arkadaşıma yansıtıyordum. O gece defterime hislerimi yazdım. Eleştiriyi kabul edip kendi payıma düşeni görmek zordu ama sonrasında çok hafifledim." Anna Freud'un Psikolojideki Yeri Anna Freud, çocuk psikanalizinin öncülerindendir ve bu kitaptaki klinik örneklerin çoğu çocukluk ve ergenlik döneminden alınmıştır . Kitap dört ana bölümden oluşur: savunma teorisi, nesnel hoşnutsuzluktan kaçınma örnekleri, iki temel savunma türü (saldırganla özdeşleşim ve özgecilik) ve ergenlik döneminde görülen savunmalar . 🎙️ Sen de katıl! Bir savunma mekanizmanızı fark ettiğiniz bir anı, bu farkındalığın ilişkilerinizi veya kendinizi anlayışınızı nasıl değiştirdiğini bizimle paylaşabilirsiniz!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Anna Freud'un "Ben ve Savunma Mekanizmaları" (The Ego and the Mechanisms of Defence) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #BenlikSavaşçısı #AnnaFreud #SavunmaMekanizmaları #EgoPsikolojisi #ÇocukPsikanalizi #Psikodinamik #UyanışLabirenti

  4. Aug 5

    Zihnin İyileştirici Gücü: Joe Dispenza ile Placebo Sensin

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde Dr. Joe Dispenza'nın çığır açan kitabı "Placebo Sensin" (You Are the Placebo) kitabından yola çıkarak, zihnin beden üzerindeki dönüştürücü gücünü konuşuyoruz. Dispenza, kişisel olarak 23 yaşında bir bisiklet kazasında omurgası kırıldıktan sonra, doktorların ameliyat önerisine karşı gelerek zihninin gücüyle iyileşme yolculuğuna çıkmıştır . Dispenza kitabında, plasebo etkisinin tarihini, bilimini ve pratik uygulamalarını inceler; kanser, kalp hastalığı, depresyon ve Parkinson hastalığı gibi ciddi rahatsızlıkların, kişilerin bir plaseboya olan inancı sayesinde nasıl tersine döndüğüne dair belgelenmiş vakaları paylaşır . Joe Dispenza der ki: "Düşünceler ve duygular sürekli olarak beyni, bedeni ve hatta organizmanın hücrelerini şekillendirir. 35 yaşına geldiğinizde kişiliğinizin %95'i, bilinçaltı bir bilgisayar programı gibi işleyen ezberlenmiş davranışlar, beceriler, duygusal tepkiler, inançlar, algılar ve tutumlar haline gelir. Geçmişin eski, sınırlayıcı inançlarını nihayet görmeli ve onları bırakmaya istekli olmalısınız, böylece yeni bir gelecek yaratmanıza yardımcı olacak yeni inançları kucaklayabilirsiniz" . ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve üç derin nefes al. Bugün zihninin hangi inancı dönüştürebileceğini sor:"Eğer şu anda iyileştiğimi ve dönüştüğümü tamamen hissetseydim, nasıl biri olurdum? Bu yeni benlik şimdi hangi duyguyu yaşıyor?" Gün içinde:Olumsuz bir düşünce veya duygu hissettiğinde dur. Dispenza'nın önerdiği gibi, bugünün düşüncelerini dünle karşılaştır. Sor:"Bu düşünce geçmişin bir kaydı mı, yoksa yeni bir olasılığın kapısı mı? Eğer bu düşünceyi bırakırsam, yerine hangi yeni inancı koyabilirim?"  Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hangi eski inancımı fark ettim ve dönüştürmeye başladım? Geçmişteki bir olaya verdiğim duygusal tepkiyi yeniden şekillendirebildim mi? Yarın "yeni bir ben" olarak hangi duyguyu daha fazla deneyimlemek isterim? Labirent yolcusunun notu: "Hep 'düşüncelerim gerçeği yaratır' lafını duyardım ama Dispenza'nın 'Placebo Sensin' kitabı bunu somut bir şeye dönüştürdü. En sevdiğim işi kaybettiğimde, eski 'başarısız' etiketini bırakmak için meditasyonlarını denedim. Geçmişteki başarısızlık duygusunu, başarılı bir geleceğin heyecanıyla değiştirmeye başladım. Birkaç hafta sonra, hayatımda hiç düşünmediğim bir fırsat çıktı. Zihnim gerçekten bir plasebo gibi çalışıyordu." İki Önemli Meditasyon Pratiği: Dispenza, kitabına eşlik eden iki adet rehberli meditasyon geliştirmiştir : Meditasyon 1 (Değişen İki İnanç ve Algı, 56 dakika): Açık odak tekniğinden başlayarak, sizi şimdiki ana taşır. Eski kimliğinizden sıyrılıp kuantum alanındaki diğer olasılıklara erişmenizi amaçlar . Meditasyon 2 (Değişen Bir İnanç ve Algı, 48 dakika): Daha kısa bir versiyon olup, belirli bir inanç veya algıyı değiştirmeye odaklanır . 🎙️ Sen de katıl! Zihninizle bir bedensel semptomu dönüştürdüğünüz bir deneyimi, eski bir inancı bırakarak yeni bir fırsat yarattığınız anı veya Joe Dispenza'nın öğretileriyle hayatınıza kattığınız dönüşümü bizimle paylaşabilirsiniz!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Joe Dispenza'nın "Placebo Sensin" (You Are the Placebo) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #PlaceboSensin #JoeDispenza #ZihinGücü #Nöroplastisite #Kuantumİyileşme #İnançDönüşümü #UyanışLabirenti

  5. Jul 27

    Bilinç Haritası: İçsel Sembollerin Peşinde

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde modern psikolojinin en etkili isimlerinden Carl Gustav Jung'un, hayatının son döneminde halka yazdığı başucu eseri "İnsan ve Sembolleri" (Man and His Symbols) kitabından yola çıkarak, bilinçdışının gizemli dilini konuşuyoruz . 1961'deki vefatından sadece on gün önce tamamladığı bu kitap, meslekten olmayan herkesin anlayabileceği bir dille yazılmıştır . Jung'a göre, insan ruhu iki temel parçadan oluşur: bildiğimiz "bilinç" ve devasa, keşfedilmemiş bir okyanus olan "bilinçdışı" . Bu bilinçdışı, kendi dilini konuşur; bu dil ise sembollerdir ve en yoğun olarak da rüyalarımızda kendini gösterir . Rüyalar, bizi bütünlüğe (individuation) götüren, bilinçli hayatımızdaki dengesizlikleri dengeleyen birer pusuladır . Carl Jung der ki: "İnsan, hiçbir şeyi asla tam olarak algılamaz ya da tam olarak kavrayamaz. Rüyalar, bilinçdışı yönümüzü bize sembolik imgeler olarak gösterir. Bilinçdışını ve rüyalarımızdaki sembolleri tanımadan bütünlüğe ulaşamayız. Bilinçdışı, büyük rehberimiz, dostumuz ve danışmanımızdır. Semboller bizi aklın ötesine, tam olarak tanımlayamadığımız fikirlere taşır" ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve hatırladığın son rüyanı düşün. Orada dikkatini çeken bir sembol, bir kişi veya bir duygu var mı? Sor:"Bu rüya bana bugün hakkında ne söylüyor olabilir? Bilinçdışım neyi dengelemeye çalışıyor?"  Gün içinde:Birine veya bir olaya karşı güçlü, mantıksız bir tepki hissettiğinde (öfke, hayranlık, kıskançlık), dur ve nefes al. Jung'un "gölge" kavramını hatırla: İçimizde kabul etmediğimiz özellikleri başkalarında görürüz . Sor:"Bu tepki bana kendi hangi karanlık yanımı gösteriyor? Bu yanımla yüzleşmeye hazır mıyım?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hangi sembol, rüya veya tesadüf dikkatimi çekti?  Birine karşı hissettiğim güçlü tepkinin altında hangi bastırdığım duygu vardı? Jung'un dediği gibi, bilinçdışım bugün bana neyi fısıldadı? Labirent yolcusunun notu: "Uzun süre rüyalarımı anlamsız bulup geçiştirirdim. Jung'un 'İnsan ve Sembolleri'ni okuduktan sonra bir rüyamı deftere yazmaya başladım. Sürekli bir koridorda yürüdüğümü, sonunda bir kapıya geldiğimi ama asla açmadığımı fark ettim. Bu, hayatımda ertelediğim bir kararla ilgiliymiş. Rüyam bana ne zaman kapıyı açacağımı soruyordu. Bir sabah uyandım ve o kapıyı açmaya karar verdim. Hayatım değişti. Rüyalar gerçekten konuşuyormuş." 🎙️ Sen de katıl! Bir rüyanızın size hayatınızda bir yol gösterdiği bir anı, kendi "gölge" yanınızla yüzleştiğiniz bir deneyimi veya Carl Jung'un öğretileriyle hayatınıza kattığınız yeni bir farkındalığı bizimle paylaşabilirsiniz! 📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Carl Gustav Jung'un "İnsan ve Sembolleri" (Man and His Symbols) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #BilinçHaritası #CarlJung #İnsanVeSembolleri #Rüyalar #KolektifBilinçdışı #Arketip #Gölge #Bireyleşme #UyanışLabirenti

  6. Jul 21

    Dikkatin Kökleri:Dağınık Zihinlerin İyileşmesi

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde Dr. Gabor Maté'nin çığır açan kitabı "Dağınık Zihinler" (Scattered Minds) kitabından yola çıkarak, dikkat eksikliğinin kökenlerini ve iyileşme yolculuğunu konuşuyoruz. Maté, geleneksel tıbbın aksine, DEHB'yi (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) sadece genetik bir hastalık olarak görmez . Ona göre bu, beynin duygusal öz-düzenleme ve dikkat kontrol merkezlerinin, erken dönemdeki bağlanma deneyimlerine yanıt olarak gelişimsel olarak geri kalmasıdır . Maté'nin kendisi de bu durumu yaşamış bir hekimdir. Dr. Gabor Maté der ki: "Dikkat dağınıklığı kalıtsal bir hastalık değil, yaşam deneyiminin psikolojik bir ürünüdür. DEHB, bebeklik ve çocukluk döneminde duygusal ihtiyaçların yeterince karşılanamaması durumunda, beynin bir savunma mekanizması olarak geliştirdiği bir adaptasyondur. Çocuğun dikkati, güvensiz bir dünyadan kaçmak için içe döner. İyileşme ise, duygusal bağın yeniden inşasıyla mümkündür" ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Uyanır uyanmaz gözlerini kapat ve nefes al. Bugünkü amacını belirle. Sor:"Bugün dikkatimi dağıtan şeylerden hangisini fark edip, onunla yargılamadan durabilirim? Bedenimdeki gerginlik nerede?" Gün içinde:Dikkatin dağıldığında veya ertelemek istediğinde, kendine Maté'nin sorusunu sor:"Şu anda kaçmaya çalıştığım duygu veya durum ne? Bu kaçış bana nasıl bir rahatlama sağlıyor? Bu rahatlamaya gerçekten ihtiyacım var mı?"  Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün en çok ne zaman "dağınık" hissettim? O an hangi duygudan kaçıyordum? Bugün kendime gösterdiğim en büyük anlayış neydi? Labirent yolcusunun notu: "Sürekli 'dikkat dağınıklığı' ile suçlanan bir çocuktum. 'Tembel' ve 'hayalperest' damgalarıyla büyüdüm. Gabor Maté'nin kitabını okuduğumda bir şey yerine oturdu: Ben hasta değilmişim, yalnızca duygusal ihtiyaçlarım görülmemiş. Dikkat dağınıklığım, aslında benim için koruyucu bir kalkanmış. Bu farkındalık, kendimi suçlamayı bırakmamı sağladı." Gabor Maté'den DEHB'li Çocuklara Yaklaşımda Beş Temel İlke : İlişkiyi Kovala: Çocuğun peşinden git, onu bul ve onunla zaman geçir. Bu, koşulsuz aidiyet duygusunu güçlendirir ve sinir sistemini sakinleştirir . Yargılamaktan Kaçın: Utanç, DEHB'li çocuklar için en yıkıcı duygudur. Sürekli eleştiri yerine kabul, dayanıklılığı besler . Aşırı Övgüden Kaçın: Performansa bağlı övgü, çocuğun sevgiyi hak etmesi gerektiği inancını pekiştirir. Onları sadece var oldukları için onaylayın . Nezaketle Davran: Öfke, bağlantıyı koparır ve korkuyu besler. Sakin ve nazik bir yaklaşım, güveni inşa eder . İlişkiyi Onar: Çatışma kaçınılmazdır. Önemli olan, ebeveynin bağlantıyı yeniden kurmak için ilk adımı atmasıdır. Bu, güvenliği ve umudu öğretir . 🎙️ Sen de katıl! Dikkat dağınıklığının altında yatan bir duyguyu fark ettiğin bir anı, kendine veya bir çocuğa karşı daha anlayışlı olduğun bir deneyimi ya da Gabor Maté'nin öğretileriyle hayatında değişen bir bakış açısını bizimle paylaşabilirsin! 📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Dr. Gabor Maté'nin "Dağınık Zihinler" (Scattered Minds) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #DağınıkZihinler #GaborMaté #DEHB #DikkatDağınıklığı #BağlanmaTeorisi #Duygusalİyileşme #KoşulsuzKabul #UyanışLabirenti

  7. Jul 16

    Bedenin Hakikati: Susmayan Vücut

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde dünyaca ünlü psikanalist Alice Miller'ın "Beden Asla Yalan Söylemez" (The Body Never Lies) kitabından yola çıkarak, çocuklukta yaşanan duygusal travmaların yetişkinlikte fiziksel hastalıklara nasıl dönüştüğünü konuşuyoruz . Miller'a göre bastırılmış öfke, aşağılanma ve çaresizlik duyguları vücutta saklanır ve yıllar sonra kanser, felç veya diğer hastalıklar olarak kendini gösterir . Miller, "On Emir"deki "anneye ve babaya saygı göster" kuralının hem hastaları hem de terapistleri çocukluk travmalarının gerçek kaynağıyla yüzleşmekten alıkoyduğunu savunur . Ebeveynleri affetmeye veya mazur göstermeye zorlayan bu geleneksel ahlak, öfkenin bastırılmasına ve bedenin bunu hastalıkla haykırmasına neden olur . Alice Miller der ki: "Beden asla yalan söylemez. Zihnin unutmak istediği, bastırdığı her şeyi, beden bir gün mutlaka haykırır. Çocuklukta yaşanan aşağılanma, öfke ve çaresizlik; yıllar sonra kanser, felç veya diğer hastalıklar olarak geri döner. Ebeveynlerimizi affetmeye zorlandığımız sürece, bedenimiz bizim için konuşmaya devam eder." ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve bedenini taramaya başla. Nefes al. Sor:"Bugün bedenim hangi bastırılmış duyguyu bana hatırlatıyor? Hangi 'ağrı' aslında bir 'söylenememiş öfke' olabilir?" Gün içinde:Bedeninde bir rahatsızlık hissettiğinde (gerginlik, ağrı, yorgunluk), dur ve nefes al. Miller'ın dediği gibi, belki vücudun söyleyemediğin bir şeyi söylüyordur . Sor:"Eğer bu bölge konuşabilseydi, bana ne söylerdi? Hangi duyguyu bastırdığımı gösteriyor olabilir mi?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: ​Bugün bedenimde hissettiğim gerginlik/rahatsızlık neydi?​O bölgenin bana söylemek istediği bir şey var mı?​Birine karşı bastırdığım bir öfke veya kırgınlık var mı? Bunu nasıl güvenli bir şekilde ifade edebilirim?Labirent yolcusunun notu: "Yıllarca sırt ağrım vardı. Doktorlar 'gerilim tipi ağrı' dedi. Alice Miller'ın kitabını okurken bir şey fark ettim: Sırtım 'katlanmak' zorunda kaldığım her şeyi taşıyormuş. Hayır diyemediklerimi, sessizce kabullendiklerimi... Bir gece aynaya bakıp 'Artık yeter. Bu yükü taşımıyorum' dedim. O günden sonra sırtımın ağrısı azalmaya başladı. Bedenim konuşuyormuş, ben dinlememişim." Miller'ın Eserleriyle Çalışmak İçin Üç Adım: Miller'ın önceki eseri "Yeteneğe Sahip Çocuğun Dramı" (The Drama of the Gifted Child) travmanın anlaşılması için temel oluşturur. "Beden Asla Yalan Söylemez" bu temel üzerine inşa edilir ve "Öfkeden Cesarete" (From Rage to Courage) ise iyileşme süreci için bir rehber niteliğindedir . Miller'a göre: ​Gerçeği Fark Et: Çocuklukta yaşadıklarının gerçekliğini kabul et. Bastırılmış travmaları görmezden gelme .​Öfkeyi Kabul Et: Ebeveynlere veya çocukluğunun diğer önemli figürlerine yönelik öfkeyi bastırma. Bu duygular meşrudur ve ifade edilmelidir .​Yasını Tut: Yaşayamadığın çocukluk için yas tut. Bu yas tutma süreci, acının bedenden serbest kalmasını sağlar .Bedeninin sana bir mesaj ilettiğini fark ettiğin bir anı, bastırılmış bir duyguyu serbest bırakma deneyimini veya Alice Miller'ın öğretileriyle travmalarınla yüzleşme hikayeni bizimle paylaşabilirsin! 🎙️ Sen de katıl!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Alice Miller'ın "Beden Asla Yalan Söylemez" (The Body Never Lies) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #BedeninHakikati #AliceMiller #BedenAslaYalanSöylemez #BastırılmışDuygular #Travma #Affetmek #UyanışLabirenti

  8. Jul 11

    Gölgeyle Barış: İçsel Bütünlük Yolculuğu

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde Deepak Chopra, Debbie Ford ve Marianne Williamson'ın ortak çalışması "Gölge Etkisi" (The Shadow Effect) kitabından yola çıkarak, içimizdeki en çok sakladığımız, utandığımız ve görmezden geldiğimiz parçayla — gölgemizle — barışmayı konuşuyoruz. Carl Jung'un "gölge" kavramından ilham alan bu kitap, reddettiğimiz yanlarımızın aslında en büyük gücümüz ve bütünleşme anahtarımız olduğunu savunur . Üç yazar kitabı üç bölüme ayırmıştır: Debbie Ford kişisel gölgeyle barışmayı, Marianne Williamson ruhsallık ve gölge ilişkisini, Deepak Chopra ise kolektif gölgeyi ele alır . Deepak Chopra der ki: "Gölge, sadece onu karanlık mahzeninde kilitli tuttuğumuz zaman tehlike saçar. İşte o zaman gölge diyetimizi bozarak, ilişkilerimizi sabote ederek ve hayallerimizi öldürerek elimizde patlayabilir. Gölge kucaklandığında kalplerimizi iyileştirir, bizi yeni fırsatlara, yeni davranışlara ve yeni bir geleceğe hazırlar."  ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve bugün fark etmek istediğin bir "gölge" yanını düşün. Bastırdığın bir öfke, kıskançlık veya korku olabilir. Sor:"Bugün hangi reddettiğim yanımla barışabilirim? Onu saklamak yerine onu fark etmeye ne dersin?" Gün içinde:Birine karşı güçlü bir olumsuz tepki hissettiğinde (öfke, kıskançlık, yargılama), dur ve nefes al. Sor:"Bu tepkinin kaynağında hangi bastırdığım duygu var? Bu kişi bana kendi gölgeme dair neyi gösteriyor?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hangi gölge yanımı fark ettim? Onu saklamak yerine kabul etseydim ne olurdu? Bu gölgenin bana hediye edebileceği bir güç var mı? Labirent yolcusunun notu: "Bir arkadaşımı kıskandığımı fark ettiğimde çok utandım. 'İyi insan kıskanmaz' diye düşündüm. Ama kitapta Debbie Ford'un sözünü okudum: 'Gölgenizle arkadaş olmak hayatınızda girişeceğiniz en heyecanlı ve kazançlı araştırmalardan biridir.'  O gece kıskançlığımı yazdım. Onu saklamak yerine 'evet, kıskanıyorum' dedim. O an içimde bir şey gevşedi. Kıskançlık, aslında bana neyi gerçekten istediğimi gösteren bir işaretmiş." Gölgeyle Barışmak İçin Üç Adım: Fark Et: Gölgeni yargılamadan, sadece olduğu gibi gör. "Kıskançlık hissediyorum" de, "kötü bir insanım" değil. Kabul Et: Onu değiştirmeye çalışma, sadece varlığına izin ver. "Bu da benim bir parçam" de. Dönüştür: Gölgenin sana hangi mesajı getirdiğini sor. Öfken sınırlarını mı koruyor? Kıskançlığın neyi gerçekten istediğini mi gösteriyor? Kitaptan Sarsıcı Alıntılar: "Gizlisi saklısı olmayan bir hayat sürmenin ne kadar özgür bir yaşam olduğunu öğrenebilmek için gölgemizi kucaklamalıyız." — Debbie Ford  "Gölgeyi yenmenin ilk adımı, onu yenme düşüncelerinin hepsini bir an önce terk etmektir." — Deepak Chopra  🎙️ Sen de katıl! Bir gölge yanını fark ettiğin ve onunla barıştığın bir anı, bastırdığın bir duygunun sana bir hediye getirdiği deneyimi veya bu kitabın öğretileriyle hayatına kattığın yeni bir bakış açısını bizimle paylaşabilirsin!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Deepak Chopra, Debbie Ford ve Marianne Williamson'ın "Gölge Etkisi" (The Shadow Effect) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #GölgeyleBarış #ShadowEffect #DeepakChopra #DebbieFord #MarianneWilliamson #GölgeEtkisi #Bütünlük #KolektifGölge #UyanışLabirenti

About

Merhaba, biz Tuba ve Eren. Yok, dur ııı şeey aslında biz sadece bir podcast kaydındaki sesleriz. Evet, yanlış duymadınız! Kendimizi tamda şu an Uyanış Labirenti'nin bilinçli(!) sunucuları🎙️ ilan ettik. Artık burada, kitapların labirentinde kaybolmuş iki 'ses ilüzyonu' olarak varız. Labirent dediysekte korkmayın! 🔍✨Biz burada kaybolmak için değil, keşfetmek için toplandık. Her bölümde bu labirent yolunda bir X işareti bırakıyoruz. Burası çok moda mod bir yerde değil, uyan uyan nereye kadar arada kaybolursak Tuba ve Eren'le ilgili dedikodumuzu da yaparız;) 📚uyanislabirenti@gmail.com

You Might Also Like