Mûnisgâh: Üç Ses, Bir Yön

Mûnisgâh

Sözün yumuşadığı, kalplerin yakınlaştığı, bilginin hikmete dönüştüğü bir dost meclisi: Mûnisgâh. Üç ses; ama tek bir yön: Lâ ilâhe illallah. Hayatı, fıtratı, kelimeleri ve kalbimizi konuştuğumuz bu mecliste; konuştukça arıyor, sustukça buluyoruz. Kur’an’ın ışığında yönümüzü birlikte berraklaştırıyoruz. Spotify, Apple Podcast ve YouTube’da sizlerleyiz. 🎧 Dinle, düşün, paylaş… Dost meclisine sen de katıl.

  1. Bölüm 14 | Ramazan’a Gelirken: Kadim Bir İbadet, Vahiy ve Sınırlar

    3D AGO

    Bölüm 14 | Ramazan’a Gelirken: Kadim Bir İbadet, Vahiy ve Sınırlar

    Ramazan gerçekten nedir? Oruç sadece aç kalmak mıdır? Bu bölümde Ramazan ayını, geleneksel kabullerin ötesine geçerek doğrudan Kur’an’ın rehberliğinde konuşuyoruz. Bakara Suresi 183. ayetten başlayarak orucun farziyetini, “كُتِبَ عَلَيْكُمُ” ifadesinin Kur’an dilindeki anlamını ve “es-sıyâm” kavramının belirliliğini birlikte okuyoruz. Oruç; yalnızca yemekten ve içmekten uzak durmak değil, yanlışlardan sakınmayı hedefleyen bir bilinç inşasıdır. Rabbimizin “ki sakınasınız” buyruğu, Ramazan’ı bir açlık ayı değil; bir terbiye, arınma ve yeniden inşa ayı olarak konumlandırır. Bu bölümde:• Oruç ibadetinin önceki ümmetlerle bağlantısını• “Sayılı günler” ifadesinin Kur’an bütünlüğü içindeki yerini• Ramazan ayının özellikle belirlenmesinin hikmetini• Hastalık, yolculuk ve kolaylık prensibini• Kur’an’ın ibadetler konusundaki evrensel yaklaşımını ayetler arası bağ kurarak ele alıyoruz. Kur’an’ın kendi kendini açıklayan yapısını merkeze alarak, mezhepsel yorumlardan değil doğrudan ayetlerden hareket ediyor; Ramazan’ı yeniden düşünmeye davet ediyoruz. Çünkü ilk insan neyse son insan da odur. Ve Allah’ın insan fıtratı için gerekli kıldığı ibadetler, her çağda aynı hakikate işaret eder. Mûnisgâh’ta bu bölüm, Ramazan’a Kur’an penceresinden bakmak isteyen herkese bir davet niteliğinde. ━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━ Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠@munisgah⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ 🌸📲

    27 min
  2. Bölüm 9 | Siyonizmin Kökleri: Kutsal Kılıflara Sarılmış Zulüm

    10/10/2025

    Bölüm 9 | Siyonizmin Kökleri: Kutsal Kılıflara Sarılmış Zulüm

    Tarih boyunca kutsallığın dili, kimi zaman adaletin sesi olurken, kimi zaman da zulmün kılıfına dönüştü.Bu bölümde Mûnisgâh’ta, “Siyonizm” denilen ideolojinin ardındaki o kadim kırılmayı konuşuyoruz.Bir duanın, bir vaadin, bir kimliğe dönüşürken nasıl bir üstünlük iddiasına evrildiğini; ve bu iddianın, yüzyıllar boyunca insanlığa nasıl acılar getirdiğini soruyoruz kendimize. İbrahimî çizgide başlayan tevhid yolunun, tarih içinde nasıl “seçilmişlik” fikriyle bulandırıldığını; Musa Aleyhisselâm’ın tevhid mücadelesinin nasıl tahrif edilip zulmün aracı hâline getirildiğini; ve bugün Gazze’de yankılanan seslerin aslında çok eski bir “hak–batıl” mücadelesinin devamı olduğunu konuşuyoruz. Tevrat’ın sayfalarında Tanrı adına verilen “öldürün” emirlerinin, Kur’an’ın “bir canı haksız yere öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir” ilkesiyle nasıl reddedildiğini görüyoruz.Çünkü Kur’an’da peygamberler, insanları öldüren değil; zulmü durduran, kalpleri dirilten elçilerdir. Bu bölüm, tarihî bir sorgulamadan çok, vicdanî bir yüzleşme…Sözün hakikate, inancın adalete, kutsallığın merhamete dönmesi gerektiğini hatırlatıyor.Ve belki de en çok şunu fısıldıyor:Üstünlük soyla, toprakla, güçle değil; ancak takvâ ile mümkündür. Zira Kur’an bize der ki:“Benim ahdim zalimleri kapsamaz.”Ve o söz, bugün hâlâ yeryüzünde yankılanıyor… ━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━ 🌿 Sözün yumuşadığı, kalplerin yakınlaştığı bu mecliste yerin hazır. Gel, birlikte düşünelim… ✨Hazırsan, başlıyoruz… ━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━ Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠@munisgah⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ 🌸📲

    37 min
  3. Bölüm 8 | Kabuk ve Çekirdek: İslâm ve İmân Üzerine

    10/03/2025

    Bölüm 8 | Kabuk ve Çekirdek: İslâm ve İmân Üzerine

    Hepimiz Müslüman olduğumuzu söylüyoruz… Ama Kur’an’a göre gerçekten teslim olduk mu?“İman ettik” dedik ama kalplerimiz o hakikati tasdik etti mi, yoksa doğuştan aldığımız bir kimliği mi taşıyoruz? Bu bölümde Kur’an’ın iki çok temel, ama çoğu zaman birbirine karıştırılan kavramını ele alıyoruz: İslam ve iman.🔹 İslam, Allah’a teslimiyetin dışa yansıyan yönüdür.🔹 İman, kalpte kökleşmiş sadakat ve güven halidir. Kur’an ayetlerinden hareketle şu sorulara cevap arıyoruz:– İslam bir din mi yoksa evrensel bir sistem mi?– Müslüman olmakla mümin olmak arasındaki fark ne?– İman sadece sözle beyan mı, yoksa sınavlarla ortaya çıkan bir duruş mu?– Teslimiyetin pratik hayattaki karşılığı nasıl itaat olur? Bu bölümde, adla değil ahlakla Müslüman olabilmenin ne demek olduğunu, İslam ve imanın hayatımıza nasıl yön verdiğini konuşuyoruz. Ek bilgi notu: Kaydı yaparken geçen bir ifadeyi düzeltmek istiyorum: Bölümde A‘râf 7/126’daki duanın ardından “sen bize ancak bu dünya hayatında zarar verebilirsin” ifadesini ayetin devamı gibi aktardım. Aslında bu söz, Tâhâ Suresi 20:72–73’te sihirbazların Firavun’a cevabıdır. Bu iki pasaj birbirini tamamlar; ancak farklı sûrelerde geçmektedir. Doğru referans: Tâhâ 20:72–73. ━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━ 🌿 Sözün yumuşadığı, kalplerin yakınlaştığı bu mecliste yerin hazır. Gel, birlikte düşünelim… ✨Hazırsan, başlıyoruz… ━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━ Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠@munisgah⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ 🌸📲

    16 min
  4. Bölüm 7 | Akleden İnsan, Bağ Kuran Kalp: Kur’an’da Aklın Yeri

    09/12/2025

    Bölüm 7 | Akleden İnsan, Bağ Kuran Kalp: Kur’an’da Aklın Yeri

    Kur’an’da akıl, modern anlamda beynin ürettiği soğuk mantık değildir. Kur’an’ın akıl dediği şey; kalple bağlantılı, sorumluluk alan, bağ kuran, hakikate yönelen bir eylemdir. Bu yüzden Kur’an’da ‘akıl’ isim olarak geçmez, hep fiil olarak gelir: ‘Afalâ ta‘qilûn – Akletmez misiniz?’ Akletmek, bir şeyi diğerine bağlamaktır: Olayları sonuçlarına, görüleni görünmeyene, yaratılmışı Yaratıcıya… Ama bu bağ kurulmadığında zihin kopuk kalır, bulanır, hurafeler hakikat gibi görünür. Ebu Cehil örneğinde gördüğümüz gibi, insan zekâsıyla gerçeği bilse de kalbiyle bağ kurmazsa teslim olmaz. Çünkü Kur’an’a göre akletmek sadece bilmek değil; bilginin sorumluluğunu üstlenmektir. Bugün ‘akıl dinden uzaklaştırır, iman akılla bağdaşmaz’ gibi söylemler çok yaygın. Oysa hakikat tam tersidir: Kur’an, sürekli akla seslenir, düşünmeye çağırır, ibret almaya yönlendirir. Zihin bir bahçedir; toprağı yumuşak ve temizse, hakikat orada kök salar. Taşlı ve kibirli bir zihin ise hakikati göremez. Akletmek, kalbin diri olmasıyla mümkündür. Kalbiyle düşünen, bağ kuran insanın yolculuğu, İbrahim Aleyhisselam’ın yolculuğu gibidir: Yıldızlardan, ay ve güneşten geçerek, sonunda yönünü sadece Allah’a çevirir. Mûnisgâh’ın bu bölümünde ‘Akleden İnsan, Bağ Kuran Kalp: Kur’an’da Aklın Yeri’ni konuştuk. Gelin bu dost meclisinde, Kur’an’ın akletme metodunu birlikte hatırlayalım. ✨ 🌿 Sözün yumuşadığı, kalplerin yakınlaştığı bu mecliste yerin hazır. Gel, birlikte düşünelim… ✨Hazırsan, başlıyoruz… ━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━ Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: ⁠⁠⁠⁠⁠⁠@munisgah⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ 🌸📲

    13 min

About

Sözün yumuşadığı, kalplerin yakınlaştığı, bilginin hikmete dönüştüğü bir dost meclisi: Mûnisgâh. Üç ses; ama tek bir yön: Lâ ilâhe illallah. Hayatı, fıtratı, kelimeleri ve kalbimizi konuştuğumuz bu mecliste; konuştukça arıyor, sustukça buluyoruz. Kur’an’ın ışığında yönümüzü birlikte berraklaştırıyoruz. Spotify, Apple Podcast ve YouTube’da sizlerleyiz. 🎧 Dinle, düşün, paylaş… Dost meclisine sen de katıl.

You Might Also Like