Marka Psikologu | Brands Psyche by Lâl Project

MelisEryiğitSamir

Kimi zaman nasıl ikna edeceğimizi merak ediyoruz, kimi zaman neden “error” verdiğimizi… ve çoğu zaman da, anlamın kendisini. Bir markaysanız da, bir insan olsanız da — mesele aynı: Anlamak, anlatmak, etkilenmek, etkilemek. Marka Psikoloğu, Melis'in yıllar içinde biriktirdiği düşünceleri, anneliğin sezgisel dünyasıyla, pazarlamanın rasyonel dünyası arasında bir köprüde buluşturuyor. Davranış bilimi, iletişim, teknoloji ve duygular… Her bölüm, “ikna”dan “algıya”, “yapay zekâ”dan “insan doğası”na uzanan kısa ama derin bir keşif. Çünkü konular yüzyıllardır aynı. Sadece araçlar değişti.

Episodes

  1. 11/11/2025

    11.11: Cüzdanın Direksiyonunda Kim Var?

    Bu bölümde basit bir soru soruyoruz: Cüzdanınızın direksiyonunda gerçekten siz mi oturuyorsunuz? Yoksa kararlarınız; ailenizden taşıdığınız görünmez finansal mirasın, ekonomik kriz hafızasının, kuşak kodlarınızın ve ekranınızdaki uygulamaların sessizce şekillendirdiği bir otomatik pilota mı emanet? Bu bölüm, “tasarruf filtresi” adını verdiğimiz çerçeveyle; Yaş – Dönem – Kuşak etkilerinin birleşerek nasıl bir finansal DNA yarattığını inceliyor: Neden önceki kuşaklar için güvenli liman hâlâ yastık altı ve somut varlıklar? Neden genç kuşak için güven, dijital ve soyut varlıklara (kripto vb.) kaymış durumda? Krizler, enflasyon ve belirsizlik, para psikolojimizi nasıl kalıcı olarak kodluyor? FinTech ve finansal uygulamalar gerçekten herkes için çözüm mü, yoksa bilgi eşiğinin altındakiler için etkisi neredeyse sıfıra mı yakın? Araştırmaların gösterdiği o kritik nokta: Teknoloji değil, bilgi ve istikrarlı kullanım direksiyona geçtiğinde sonuç değişiyor. Bu bölüm, 11.11 gibi yoğun tüketim sembolü haline gelmiş bir günde, “İndirim kodundan önce pusulan nerede?” diye sorduran bir durak. 🎧 NotebookLM’in yapay seslendirme teknolojisi kullanılarak Melis Eryiğit Samir’in araştırdığı kaynaklardan derlenmiştir. Kaynakça talep edilirse media@lalproject.com üzerinden bilgi verilecektir. 🎓 Eğitmen – İstanbul Aydın Üniversitesi | PhD Adayı – Bahçeşehir Üniversitesi 📚 LÂL Project | Marka Psikoloğu

    7 min
  2. Pozitifliğin Yakınsama Yasası: Başarılı İnsanların Ortak Zihinsel Kodları

    11/05/2025

    Pozitifliğin Yakınsama Yasası: Başarılı İnsanların Ortak Zihinsel Kodları

    Başarının Gizli Kodları: Mutlu İlişkiler ve Zirveye Çıkan Hayatların Tek Formülü (Tolstoy’un 150 Yıllık Kehaneti) Hepimizin aklını kurcalayan o evrensel sorunun peşindeyiz:“Mutlu bir ilişkiyle başarılı bir kariyerin ortak noktası ne olabilir sizce?” Bu bölümde, bilim dünyasının aşk ve başarıya dair inandığımız tüm kuralları altüst eden iki dev araştırmasına dalıyoruz: 💑 Kişilik Profili Mesafesi ve Pozitiflik: Partnerlerinizin mutluluğunun gizli kodlarını çözen araştırma.👑 Pozitifliğin Yakınsaması Hipotezi: Tolstoy’un ünlü edebi gözlemini test eden bilimsel gerçeklik. Keşfedecekleriniz: İlişkilerde ve Hayatta Kazanmanın Gizli Formülü: Sadece benzer olmanın veya sadece pozitif olmanın yetmediği.Bastırıcı Etki: Kişilik benzerliği ve pozitifliğin, tek başlarına olduklarından çok daha ama çok daha güçlü bir etki yarattığı.Anna Karenina Prensibi: Neden mutluluğa giden yollar sayılı ama mutsuzluğa giden yollar neredeyse sonsuz.Tolstoy'un Kanıtı: Mutlu ve başarılı insanların kişilik özellikleri ve değer yargıları açısından birbirlerine gerçekten de çok daha fazla benzediğini kanıtlayan bilimsel veriler. Yüksek frekans yüksek frekansları çekiyor. Siz o frekansınızı yükseltebildiğinizde istekleriniz de fabrika ayarları gibi o frekansın ayarlarına çekiliyor. Bunlar kişisel görüş değil, bilimsel veriler ışığında ispatlı. . Bu içerik, özellikle iki ana akademik çalışma üzerinden elde edilen bulgulara dayanmaktadır: Similarity and Positivity of Personality Profiles Consistently Predict Relationship Satisfaction in Dyads (Hermann Brandstätter, Veronika Brandstätter ve Rainer B. Pelka, 2018)Odak Noktası: Kişilik mesafesi ve pozitifliğin birbirini karşılıklı bastırıcı değişkenler olarak etkileşime sokarak ilişki memnuniyetini nasıl güçlü bir şekilde tahmin ettiğini inceleyen çalışmadır. Bu, videodaki "Kişilik Mesafesi" ve "Bastırıcı Etki" kavramlarının temelini oluşturur.The Convergence of Positivity: Are Happy People All Alike? (Rumen Iliev ve Will M Bennis, 2023)Odak Noktası: Mutluluk, sağlık ve başarı gibi pozitif bireysel fark özelliklerini paylaşan kişilerin, Tolstoy’un Anna Karenina dizesinde belirtildiği gibi, birbirine daha çok benzediği hipotezini test eden araştırmadır. Bu, videodaki "Pozitifliğin Yakınsaması Hipotezi" ve "Anna Karenina Prensibi" kavramlarının temelini oluşturur.

    7 min
  3. 11/04/2025

    Çocukluk Bir Ömrü Nasıl Şekillendirir? (60 Yıllık Bilimsel Sır)

    Çocukluk Bir Ömrü Nasıl Şekillendirir? (60 Yıllık Bilimsel Sır) Hepimizin aklını kurcalayan o evrensel sorunun peşindeyiz:“Çocukluğunuz, bugün olduğunuz insanı ne kadar etkiledi?” Bu bölümde, insanlık tarihinin en uzun soluklu iki bilimsel serüvenine dalıyoruz:📊 İngiltere’de 17.000’den fazla bebeği doğumdan yetişkinliğe kadar izleyen National Child Development Survey (NCDS)ve🏫 “Kreş Savaşları” tartışmasına son noktayı koyan Study of Early Child Care and Youth Development (SCCD). Keşfedecekleriniz:• Bir ömrü doğumdan yaşlılığa kadar takip etmenin bilimsel anlamı• “Kreş çocukları yaramaz yapar mı?” sorusunun yanıtı• Okul öncesi eğitimin yetişkinlikteki maaşlara kadar uzanan etkisi• Bu bulguların, eğitim ve sağlık politikalarına nasıl yön verdiği Eğer bugünkü kararlarınızın, geçmiş deneyimlerinizin ve çocukluk anılarınızın geleceğinizi nasıl şekillendirdiğini anlamak istiyorsanız, bu bölüm sizin için bir bilimsel yolculuk. 🎙️ Kaynaklar: National Child Development Survey (NCDS) – 1958’de İngiltere’de doğan 17.000+ bireyin boylamsal takibi. Study of Early Child Care and Youth Development (SCCD) – Erken çocukluk bakımının ve kreşin uzun vadeli etkilerini inceleyen ABD çalışması. Bu araştırmalar, çocukluk deneyimlerinin yetişkinlikteki sağlık, başarı ve refah üzerindeki kalıcı etkilerini kanıtlayan öncü bulgulardır. 📓 Not: Bu içerik, araştırdığım kaynaklar ve akademik çalışmalar referansıyla, NotebookLM seslendirmesiyle hazırlanmıştır.

    9 min
  4. 11/02/2025

    Zihinsel Tuzaklar ve Safsatalar: Mantığın Görünmez Düşmanları

    “Zihinsel Tuzaklar ve Safsatalar: Mantığın Görünmez Düşmanları” Bu bölüm, hepimizin zaman zaman düştüğü zihinsel tuzaklara, yani safsatalara (mantık hatalarına) yakından bakıyor. Antik Yunan’dan günümüz bilişsel bilimlerine uzanan bu yolculukta, beynimizin neden bu kadar kolay kandığını, hangi içgüdülerin mantığımızın önüne geçtiğini ve bu hataları nasıl fark edebileceğimizi inceliyoruz. Zihnimizin hâlâ taş devri koşullarına göre evrilmiş “antik donanımını”, 21. yüzyılın karmaşık bilgi dünyasına entegre etmeye çalışırken nasıl hatalar yaptığımızı konuşuyoruz. Bu uyumsuzluk, bizi hem manipülasyona açık hale getiriyor hem de tartışmalarda hatalı argümanlara inanma eğilimimizi güçlendiriyor. 🔹 Bölümde Neler Var: – Antik beyin – modern dünya çelişkisi: Zaman mülteciliği – Aristoteles’in üç ikna aracı: Logos, Ethos, Pathos – Korkuluk, Tu Quoque ve Kuyuyu Zehirleme safsataları – Neden her tartışmada aynı hataları tekrar ediyoruz? – Zihinsel bağışıklık ve farkındalık nasıl güçlendirilir? Bu bölümü dinlediğinizde, yalnızca başkalarının ikna tekniklerini değil, kendi zihninizin oyunlarını da tanımaya başlayacaksınız. Amaç mükemmel olmak değil — sadece kandırılması biraz daha zor biri haline gelmek. 🎧 NotebookLM’in yapay seslendirme teknolojisi kullanılarak Melis Eryiğit Samir tarafından özetlenmiştir. 🎓 Eğitmen - İstanbul Aydın Üniversitesi | PhD Adayı – Bahçeşehir Üniversitesi 📚 LÂL Project 📍 #ikna #davranışbilimi #psikoloji #criticalthinking #safsata #logosethospathos (Not: Bu video & podcast, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Doktora Programı kapsamında değerli hocam Prof. Dr. İdil Karademirlidağ Suher tarafından ders materyali olarak önerilen kaynaktan esinle hazırlanmıştır. Kendisine yönlendirmesi için teşekkür ederim.)

    6 min
  5. 11/02/2025

    Dijital Çağda Rıza Üretimi

    🎧 Görünmez Filtreler: Demokrasilerde Propaganda Mekanizmaları Bu bölüm, Noam Chomsky ve Edward Herman’ın demokrasilerdeki propaganda mekanizmalarının işleyişine dair sunduğu çarpıcı fikri ele almaktadır. Propaganda, çoğumuzun aklına geldiği gibi tepeden inme bir devlet kontrolü değildir. Bu teoride, sistemin kendisine işlemiş ve neredeyse görünmez bir yapı olarak tanımlanır. Herman ve Chomsky’nin temel sorusu şudur: Medya, içerisindeki insanlar iyi niyetli olsa bile, neden sürekli olarak güçlülerin sözcüsü gibi hareket eder? Cevap, medya içeriğini şekillendiren beş yapısal filtreden oluşan Propaganda Modeli’dir. Bu filtreler bir araya geldiğinde, geriye sadece “yayınlanmaya uygun arındırılmış bir kalıntı” kalır. 🧩 Propaganda Modelinin Beş Yapısal Filtresi 1. Mülkiyet (Ownership): Medya kuruluşları kamu hizmeti değil, kâr amacı güden devasa şirketlerdir. Bu nedenle reklam verenlerin sevdiği, yani satın alma gücü yüksek kitleleri çekecek içerikler üretmek zorundadırlar. 2. Reklamcılık (Advertising): Medyanın can damarı reklam gelirleridir. Hiçbir reklam veren, ürününün yanında insanların moralini veya satın alma isteğini bozacak karmaşık haberler görmek istemez. 3. Kaynak Kullanımı (Sourcing): Medya sürekli içerik üretmek zorundadır. Bu içeriği en kolay ve güvenilir şekilde hükümetler ve büyük şirketler gibi resmi kaynaklardan sağlar. Bu bağımlılık, güçlü kurumlara haberin gündemini belirleme konusunda muazzam bir güç kazandırır. 4. Geri Tepme (Flak): Bir medya kuruluşu güçlü birilerini rahatsız ettiğinde, hemen organize şikayetler, dava tehditleri ve boykotlar devreye girer. Bu mekanizma, medyayı hizaya getirme yöntemi olarak işler. 5. Hakim İdeoloji (Dominant Ideology): Genellikle bir ortak düşman yaratmaya dayanır — eskiden komünizm, sonra terör, bugün göçmenler vb. Bir kez bu düşman çerçevesi kurulduğunda, temel varsayımları sorgulamak neredeyse imkânsız hale gelir. 📱 Dijital Çağda Güçlenme: Yumuşak Haberlerin Rolü Bu filtreler, günümüzün dijital dünyasında özellikle yumuşak haberlerle (eğlence, magazin, ünlüler) birleşerek daha da güçlenmiştir. En baskıcı rejimler bile kuru ideoloji pompalamak yerine, eğlence harmanlı haberciliği tercih etmektedir. Örneğin Çin’in sosyal medya platformu Weibo’daki haberlerin yaklaşık %70’i siyasetle ilgili değildir. Yumuşak haberler, siyasete ilgisiz kitleleri platforma çekmek için bir tür “ücretsiz öğle yemeği” işlevi görür. Bu sistem güçlü bir geçit etkisi yaratır: Yumuşak haberlere olan ilgideki bir artış, bir sonraki ay siyasi propaganda tüketimini %38,5 oranında artırır. Mekanizma tek yönlüdür — kullanıcı platforma eğlenceyle girer, ama algoritma onu yavaş yavaş daha sert ve siyasi içeriklere yönlendirir. Tersi olmaz; politik içerik izleyen biri magazin akışında kaybolmaz. 🎵 Kültüre Yansıması Kârı ve dikkati en üst seviyede tutma mantığı yalnızca haberlerle sınırlı değildir. Müzik platformları, kullanıcıyı sürekli dinleme modunda tutmak için, akışı bozabilecek riskli veya deneysel şarkılar yerine birbirine benzeyen, kolay dinlenen parçaları öne çıkarır. Bu durum, sanatsal riski azaltır; sanat bir ifade biçimi olmaktan çıkar, performansı ölçülebilen finansal bir metaya dönüşür. 🧠 Temel Çıkarım Kaynak, yaygın olarak konuşulan filtre balonları veya yankı odaları gibi algoritmik sorunlardan daha temel bir noktayı vurgular: Asıl büyük filtreleme, algoritma size bir şey göstermeden çok önce gerçekleşir. Bu filtreleme, sistemin en tepesindeki ekonomik ve politik yapılar tarafından yapılmaktadır. Kökler, bireysel tercihlerden ya da algoritmalardan çok daha derindedir. Anahtar Kavramlar: propaganda modeli, Noam Chomsky, Edward Herman, medya filtreleri, yumuşak haber, dijital çağ, medya eleştirisi, algoritmik yönlendirme, kültürel homojenleşme, dijital propaganda, Marka Psikoloğu Podcast, Melis Eryiğit Samir.

    6 min
  6. 11/02/2025

    Viral Bir Desenin İfadesi

    Bir tweet, üç kelime, milyonlarca yankı. Bir “mim” nasıl doğar, nasıl evrilir ve nasıl bir markanın, kültürün ya da toplumsal hareketin simgesine dönüşür? “Marka Psikoloğu” bu bölümde, dijital çağın en çarpıcı fenomenlerinden birinin anatomisini çözümlüyor: Viralitenin psikolojisi, platformların dili ve memetik adaptasyonun gücü. Her şey bir sanatçının ironik, çok anlamlı tweet’iyle başladı. Bir anda sosyal medya, kültür, müzik, mizah ve politik ima birbirine karıştı. Kimi için sadece bir şaka, kimi için sembol, kimi için yeni bir kimlikti. Bu belirsizlik, içeriği daha da güçlü kıldı — çünkü anlamı herkes kendi zihninde yeniden üretti. Bu dijital salgın rastgele bir kaos değildi. Her başarılı memenin izlediği beş aşamalı yayılım döngüsü vardı: Başlangıç: X (Twitter) üzerinde ilk paylaşım kıvılcımı yakar. Adaptasyon: TikTok ve Instagram gibi platformlarda içerik yeniden biçimlenir, yeni anlamlar kazanır. Gezinti: Farklı topluluklar arasında dolaşır; her biri kendi yorumu ile memeyi yeniden doğurur. Uyum: Her platformun diliyle bütünleşir; sanki orada doğmuş gibidir. Yeniden Alevlenme: Tartışmalarla, remixlerle veya yeni bağlamlarla eski platformuna dönerek yeniden parlar. Bu zinciri kırılmaz kılan şey, taklit değil, yaratıcı dönüşümdür. Gerçek viral güç, içeriği paylaşmakta değil, ona kişisel bir dokunuş ekleyebilmekte yatar. Bir memenin yaşaması, onun dijital habitatına uyumuyla mümkündür: TikTok, müzik ve ses kültürünün oyun alanıdır — ses remixleriyle memeyi canlı tutar. Instagram, estetikle oynar — renkler, tipografiler ve duygusal çağrışımların evrenidir. X, kelimelerin sahnesidir — zeka, kelime oyunu ve alayla beslenir. Yeni formül üç temel taş üzerine kuruludur: Platformun yaratıcı gücü: Filtreler, remix araçları, duygusal etkileşim dinamikleri. Kültürel atmosfer: Dönemin genel ruh haliyle örtüşmek (örneğin toplumsal dayanışma, kadın gücü, çevresel bilinç). Yoğun maruz kalma etkisi: Aynı içeriğin farklı biçimlerde karşımıza çıkmasıyla oluşan kolektif yankı. Bu yeni dönemde markalar, sanatçılar, aktivistler ve bireyler için dört temel ilke geçerlidir: Yeni bir akım yaratmaya çalışmak yerine, var olan organik bir akımı zekice adapte et. Farklı platformlardaki görünmez köprüleri (örneğin ses trendleri veya hashtag zincirleri) bilinçli biçimde kullan. Eğlenceyi küçümseme. Mizah, bilgiden hızlı yayılır ve empatiyi tetikler. Tartışmadan korkma. Her eleştiri, görünürlüğü artıran bir yankı odasıdır. Bugün artık mesajın sahibi yok. Bir tweet atıldığında, bir video yüklendiğinde ya da bir görsel dolaşıma girdiğinde, kontrolü saniyeler içinde elden çıkar. Anlam artık tek bir merkezden değil, milyonlarca kullanıcı tarafından yeniden yazılıyor. Yeni medya düzeni işte bu kaotik, ama büyüleyici soruya odaklanıyor: Mesajı gerçekten kim kontrol ediyor? Bu bölüm, pazarlama, iletişim, kültür ve insan psikolojisi arasındaki sınırları sorgulayan bir yolculuk. “Viral Bir Desenin İfadesi” yalnızca bir internet fenomenini değil, aynı zamanda dijital çağın kolektif bilinç haritasını çözümlüyor. Marka Psikoloğu Podcast, Melis Eryiğit Samir. 🎧 Viral Bir Desenin İfadesi | Marka Psikoloğu Podcast🧬 Memetik Döngünün Beş Aşaması📱 Platformların Ruh Halleri⚙️ Yeni Viralite Formülü🔍 Stratejik Dört Kural🧠 Dijital Dönemin En Temel Sorusu

    8 min

About

Kimi zaman nasıl ikna edeceğimizi merak ediyoruz, kimi zaman neden “error” verdiğimizi… ve çoğu zaman da, anlamın kendisini. Bir markaysanız da, bir insan olsanız da — mesele aynı: Anlamak, anlatmak, etkilenmek, etkilemek. Marka Psikoloğu, Melis'in yıllar içinde biriktirdiği düşünceleri, anneliğin sezgisel dünyasıyla, pazarlamanın rasyonel dünyası arasında bir köprüde buluşturuyor. Davranış bilimi, iletişim, teknoloji ve duygular… Her bölüm, “ikna”dan “algıya”, “yapay zekâ”dan “insan doğası”na uzanan kısa ama derin bir keşif. Çünkü konular yüzyıllardır aynı. Sadece araçlar değişti.