Prof.Dr. Halis Aydemir ile Gençlerle Varlığımız Farkındalığımız

Prof.Dr. Halis Aydemir ile Gençlerle Varlığımız Farkındalığımız

Bu video/audio serisi, Prof.Dr. Halis Aydemir’in “Gençlerle, Varlığımız-Farkındalığımız” adlı youtube ‘da yayınlanan video serisinin ( Tam metin, Özet, içerikle ilgili kavramlar, içerikle ilgili makaleler, söyleşiler, v.s.) detaylı incelemesidir.

  1. 1d ago

    Şükür ve farkındalık arasında nasıl bir ilişki vardır ?

    Her gün yararlandığımız nimetleri gerçekten fark ediyor muyuz, yoksa onlara alıştığımız için değerlerini unutuyor muyuz? Varlık ve Anlam serisinin 21. dersi “Nankörlük” çerçevesinde hazırlanan bu bölüm, şükrün anlamını ve nimetlerin farkında yaşamanın sorumluluğunu Kur’an merkezli bir bakışla ele alıyor. Aldığımız nefes, içtiğimiz su, sağlığımız, aklımız ve öğrenme yeteneğimiz… Hayatımızı mümkün kılan pek çok nimet, sürekli elimizin altında olduğu için dikkatimizi çekmeyebilir. Çoğu zaman onların değerini bir eksiklik yaşadığımızda fark ederiz. Oysa şükür bilinci, nimet henüz elimizdeyken onu tanımaya ve Allah’ın lütfunu hatırlamaya çağırır. Farkındalık, sahip olduğumuz imkânları düşünmekle başlar. Şükür ise bu imkânların kimden geldiğini bilmek ve onları hangi amaçlarla kullandığımızı sorgulamakla derinleşir. Dilimizle ifade ettiğimiz teşekkür, tercihlerimizde ve davranışlarımızda da karşılık bulur. Bize verilen aklı hakikati aramak için kullanmak, bilgimizle fayda üretmek, sağlığımızı ve zamanımızı doğru değerlendirmek, nimetlerin hakkını verme çabasının bir parçasıdır. Böylece şükür, günlük hayatımıza yön veren bir tutuma dönüşür. Bu bölümde şu sorular üzerinde duruyoruz: • Nimetlere alışmak, onları fark etmemizi nasıl zorlaştırır? • Şükür, sözlerimizden davranışlarımıza nasıl taşınır? • Akıl, bilinç ve anlam arama yeteneği neden büyük bir nimettir? • Başarılarımızın içinde Allah’ın verdiği imkânları nasıl hatırlayabiliriz? • Sıkıntı anındaki yönelişimizi rahatlık döneminde nasıl sürdürebiliriz? • Sahip olduğumuz nimetleri doğru kullanmak ne anlama gelir? Prof. Dr. Halis Aydemir’in anlatımından hareketle hazırlanan bu içerik, hayatın içindeki nimetleri daha dikkatli okumaya davet ediyor. Kur’an’da şükür ile nankörlük arasındaki ayrım, insanın Rabbine karşı tutumuyla birlikte ele alınır. İbrahim suresinin 7. ayetinde şükre karşılık nimetin artırılacağı bildirilirken nankörlük konusunda da uyarıda bulunulur. Şükür ve farkındalık, kendimize düzenli olarak şu soruları sormamıza yardımcı olabilir: Bana neler verildi? Bu nimetler bana kimi hatırlatıyor? Onları nasıl kullanıyorum? Bugün sıradan gördüğünüz bir nimeti düşünün. Onun varlığını fark etmek, gününüzde hangi tercihi değiştirebilir? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilir, Varlık ve Anlam içeriklerini takip etmek için kanalımıza abone olabilirsiniz. Videoyu birlikte düşünmek istediğiniz kişilerle paylaşmayı unutmayın. 🌐 Web sitemiz: https://varlikveanlam.com #Şükür #Farkındalık #Nankörlük #HalisAydemir #VarlıkVeAnlam #Nimet #Kuran

    Şükür ve farkındalık arasında nasıl bir ilişki vardır ?
  2. 1d ago

    Nimetleri neden kendi başarımız sanıyoruz

    Sağlığımızı, bilgimizi, yeteneklerimizi ve elde ettiğimiz imkânları yalnızca kendi çabamızla açıklarken neleri gözden kaçırıyoruz? Varlık ve Anlam serisinin 21. dersi “Nankörlük” çerçevesinde hazırlanan bu bölüm, insanın nimetleri zamanla sıradan görmesini ve onların kaynağını unutmasını Kur’an merkezli bir bakışla ele alıyor. Bir sonuca ulaşmak için çalışır, öğrenir ve emek veririz. Ancak çabamızın içinde kullandığımız pek çok imkân bize önceden verilmiştir: Akıl, beden, öğrenme yeteneği, zaman ve hayatımızı mümkün kılan düzen… Başarılarımızı değerlendirirken bu nimetleri fark etmek, kendi sorumluluğumuzu ve Allah’ın lütfunu birlikte düşünmemizi sağlar. Sahip olduğumuz imkânlara alıştıkça onları doğal bir hak gibi görmeye başlayabiliriz. Sağlıklıyken sağlığın, rahatça düşünürken aklın, güven içinde yaşarken güvenin değerini unutabiliriz. Sonunda nimet, gözümüzde bir armağan olmaktan çıkar; zaten bize ait olması gereken bir şeye dönüşür. “Çalıştım ve kazandım” düşüncesi, çalışabilmemizi sağlayan şartları hesaba katmadığında eksik kalır. Nankörlük de burada kendini gösterebilir: Nimetten yararlanırken onu vereni görmezden gelmek, elde edilen sonucu bütünüyle kendine mal etmek… Bu bölümde şu sorular üzerinde duruyoruz: • Nimetlere alışmak, onları fark etmemizi nasıl etkiler? • “Bunu hak ettim” düşüncesi şükür bilincini nasıl zayıflatabilir? • Kendi emeğimiz ile bize verilen imkânları nasıl birlikte değerlendirebiliriz? • Akıl ve anlam arama yeteneği neden büyük bir nimettir? • Zorluk anında fark ettiğimiz ihtiyaçlarımızı rahatlığa kavuşunca neden unuturuz? • Sahip olduğumuz nimetlerin hakkını günlük hayatta nasıl verebiliriz? Prof. Dr. Halis Aydemir’in anlatımından hareketle hazırlanan bu içerik, gündelik hayatımıza daha dikkatli bakmaya davet ediyor. Şükür, nimetin kaynağını tanımakla başlar; bilgimizi, sağlığımızı ve imkânlarımızı hangi amaçlarla kullandığımızda karşılığını bulur. Kendimize şu soruyu sorabiliriz: Bugün kendi başarım olarak gördüğüm şeylerin içinde, bana verilmiş hangi nimetler var? Siz en çok hangi nimeti, ancak eksildiğinde ya da kaybetme ihtimali ortaya çıktığında fark ediyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz. Varlık ve Anlam içeriklerini takip etmek için kanalımıza abone olabilir, videoyu sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz. 🌐 Web sitemiz: https://varlikveanlam.com #Nankörlük #Nimet #Şükür #HalisAydemir #VarlıkVeAnlam #Başarı #Kuran

    Nimetleri neden kendi başarımız sanıyoruz
  3. 1d ago

    21-Nankörlük ve Ben Yaptım Yanılsaması

    Bir başarıya ulaştığımızda söylediğimiz “Ben yaptım” cümlesi, bize verilen nimetleri görmemize engel olabilir mi? Bilgimiz, emeğimiz ve yeteneklerimiz hayatımızda önemli bir yer tutar. Peki öğrenmemizi sağlayan aklı, çalışmamızı mümkün kılan sağlığı ve keşfettiğimiz düzeni kim verdi? Başarılarımızı anlatırken bütün bunları ne kadar hatırlıyoruz? Varlık ve Anlam serisinin 21. dersi “Nankörlük” çerçevesinde hazırlanan bu bölüm, insanın kendisini yeterli görme eğilimini ve nimetin kaynağını unutmasını Kur’an merkezli bir bakışla ele alıyor. “Ben yaptım” yanılsaması, insanın kendi katkısını görürken o katkıyı mümkün kılan imkânları gözden kaçırmasıyla başlar. Çalışmak ve sorumluluk almak bize düşer. Ancak sahip olduğumuz akıl, beden, zaman ve öğrenme kapasitesi üzerinde düşünmek, emeğimizi daha kapsamlı bir çerçevede değerlendirmemizi sağlar. Nankörlük, bazen açık bir inkârdan önce gündelik bir unutkanlık olarak kendini gösterir. Nimetlerden yararlanırız; fakat onları vereni hatırlamayız. Sağlığı, bilgiyi ve güven içinde yaşamayı sıradan kabul eder, elde ettiğimiz sonuçları yalnızca kendimize bağlarız. Bilimsel keşifler de bu açıdan düşünmeye değer: İnsan, varlıkta bulunan bir düzeni öğrendiğinde o düzeni kurmuş mu olur? Keşfetmek ile yaratmak arasındaki farkı hatırlamak, bilgiyi şükre açılan bir kapı hâline getirebilir. Bu bölümde şu sorular üzerinde duruyoruz: • “Ben yaptım” düşüncesi hangi noktada nankörlüğe dönüşür? • Başarılarımızı değerlendirirken hangi nimetleri gözden kaçırırız? • Bir şeyi keşfetmek, onun düzenini meydana getirmek anlamına gelir mi? • İnsan neden sıkıntı anında Allah’a yönelip rahatlığa kavuşunca O’nu unutabilir? • Akletme ve hakikati arama yeteneğinin hakkını nasıl verebiliriz? • Şükür, günlük tercihlerimize ve davranışlarımıza nasıl yansır? Prof. Dr. Halis Aydemir’in anlatımından hareketle hazırlanan bu içerik, başarılarımızın arkasındaki nimetleri fark etmeye davet ediyor. Şükür; nimetin kimden geldiğini bilmek, onu verene yönelmek ve sahip olduğumuz imkânları doğru amaçlarla kullanmakla hayatımızda karşılık bulur. Bugün “Ben yaptım” dediğiniz bir başarıyı düşünün. O başarıya ulaşmanızı mümkün kılan, sizin seçmediğiniz ve kendi başınıza oluşturmadığınız hangi imkânlar vardı? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilir, Varlık ve Anlam içeriklerini takip etmek için kanalımıza abone olabilirsiniz. 🌐 Web sitemiz: https://varlikveanlam.com #Nankörlük #BenYaptımYanılsaması #Şükür #HalisAydemir #VarlıkVeAnlam #Nimet #Kuran

    21-Nankörlük ve Ben Yaptım Yanılsaması
  4. 1d ago

    21-NANKÖRLÜK-Ruhsal Körlük Nankörlük

    Ruhsal körlük nedir? İnsan, sahip olduğu nimetleri gördüğü hâlde onları vereni görmezden gelebilir mi? Nankörlük, hayatın içindeki ilahi işaretlere karşı duyarsızlaşmakla nasıl ilişkilidir? Varlık ve Anlam serisinin 21. dersi “Nankörlük” çerçevesinde hazırlanan bu bölüm, nimeti fark etmek ile nimetin kaynağını tanımak arasındaki ilişkiyi Kur’an merkezli bir bakışla ele alıyor. Gözlerimiz çevremizdeki dünyayı görür. Suyu içer, soframızdaki yiyeceklerden yararlanır, aklımızla öğrenir ve bedenimizle çalışırız. Ancak bütün bu imkânların bize neyi hatırlattığı üzerinde durmayabiliriz. Nimeti kullanırken onu vereni unutmak, insanın anlam dünyasında derin bir körlüğe dönüşebilir. Burada “ruhsal körlük” ifadesi, insanın Allah’ın nimetlerine ve kendisini hakikate çağıran işaretlere karşı duyarsızlaşmasını anlatır. İnsan gördüklerini yalnızca gündelik ihtiyaçları açısından değerlendirdiğinde, onların Yaratan’la ilişkisini düşünmeden yaşamaya alışabilir. Kur’an’ın nankörlük konusundaki uyarıları, bu alışkanlığı sorgulamamıza vesile olur. Âdiyât suresinde insanın Rabbine karşı nankörlüğüne dikkat çekilirken, Tâ-Hâ suresinde Allah’ın hatırlatmalarından yüz çevirmenin sonuçları üzerinde durulur. Böylece mesele, insanın gördüğü hakikate nasıl karşılık verdiğiyle de ilişkilendirilir. Bu bölümde şu sorular üzerinde duruyoruz: • Nimeti görmek ile nimeti vereni tanımak arasında nasıl bir fark vardır? • Nankörlük, insanın hakikati fark etmesini nasıl etkiler? • Sahip olduğumuz imkânları sıradan görmek hangi unutkanlıklara yol açar? • Akletme ve anlam arama yeteneği bizi nasıl bir sorumluluğa çağırır? • Zorluk anında Allah’a yönelirken rahatlık içinde O’nu neden unutabiliriz? • Şükür, hayatın içindeki ilahi işaretleri fark etmemize nasıl yardımcı olur? Prof. Dr. Halis Aydemir’in anlatımından hareketle hazırlanan bu içerik, gündelik hayatımızdaki nimetleri yeniden düşünmeye davet ediyor. İçtiğimiz su, aldığımız nefes, öğrenebildiğimiz bir bilgi ve doğruyu arama imkânımız; her biri üzerinde durmayı hak eden birer nimet. Şükür, bu nimetlerin kaynağını tanımakla başlar. Ardından bize verilen aklı, sağlığı ve imkânları doğru yönde kullanma sorumluluğunu beraberinde getirir. Kendimize şu soruyu sorabiliriz: Hayatımda her gün yararlandığım hangi nimetleri görüyor, fakat onları vereni hatırlamadan geçiyorum? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilir, Varlık ve Anlam içeriklerini takip etmek için kanalımıza abone olabilirsiniz. 🌐 Web sitemiz: https://varlikveanlam.com #Nankörlük #RuhsalKörlük #Şükür #HalisAydemir #VarlıkVeAnlam #Nimet #Kuran

    21-NANKÖRLÜK-Ruhsal Körlük Nankörlük
  5. 1d ago

    Nankörlük ve Ben Yaptım Yanılsaması

    Bir başarıya ulaştığımızda söylediğimiz “Ben yaptım” cümlesi, bize verilen nimetleri görmemize engel olabilir mi? Bilgimiz, emeğimiz ve yeteneklerimiz hayatımızda önemli bir yer tutar. Peki öğrenmemizi sağlayan aklı, çalışmamızı mümkün kılan sağlığı ve keşfettiğimiz düzeni kim verdi? Başarılarımızı anlatırken bütün bunları ne kadar hatırlıyoruz? Varlık ve Anlam serisinin 21. dersi “Nankörlük” çerçevesinde hazırlanan bu bölüm, insanın kendisini yeterli görme eğilimini ve nimetin kaynağını unutmasını Kur’an merkezli bir bakışla ele alıyor. “Ben yaptım” yanılsaması, insanın kendi katkısını görürken o katkıyı mümkün kılan imkânları gözden kaçırmasıyla başlar. Çalışmak ve sorumluluk almak bize düşer. Ancak sahip olduğumuz akıl, beden, zaman ve öğrenme kapasitesi üzerinde düşünmek, emeğimizi daha kapsamlı bir çerçevede değerlendirmemizi sağlar. Nankörlük, bazen açık bir inkârdan önce gündelik bir unutkanlık olarak kendini gösterir. Nimetlerden yararlanırız; fakat onları vereni hatırlamayız. Sağlığı, bilgiyi ve güven içinde yaşamayı sıradan kabul eder, elde ettiğimiz sonuçları yalnızca kendimize bağlarız. Bilimsel keşifler de bu açıdan düşünmeye değer: İnsan, varlıkta bulunan bir düzeni öğrendiğinde o düzeni kurmuş mu olur? Keşfetmek ile yaratmak arasındaki farkı hatırlamak, bilgiyi şükre açılan bir kapı hâline getirebilir. Bu bölümde şu sorular üzerinde duruyoruz: • “Ben yaptım” düşüncesi hangi noktada nankörlüğe dönüşür? • Başarılarımızı değerlendirirken hangi nimetleri gözden kaçırırız? • Bir şeyi keşfetmek, onun düzenini meydana getirmek anlamına gelir mi? • İnsan neden sıkıntı anında Allah’a yönelip rahatlığa kavuşunca O’nu unutabilir? • Akletme ve hakikati arama yeteneğinin hakkını nasıl verebiliriz? • Şükür, günlük tercihlerimize ve davranışlarımıza nasıl yansır? Prof. Dr. Halis Aydemir’in anlatımından hareketle hazırlanan bu içerik, başarılarımızın arkasındaki nimetleri fark etmeye davet ediyor. Şükür; nimetin kimden geldiğini bilmek, onu verene yönelmek ve sahip olduğumuz imkânları doğru amaçlarla kullanmakla hayatımızda karşılık bulur. Bugün “Ben yaptım” dediğiniz bir başarıyı düşünün. O başarıya ulaşmanızı mümkün kılan, sizin seçmediğiniz ve kendi başınıza oluşturmadığınız hangi imkânlar vardı? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilir, Varlık ve Anlam içeriklerini takip etmek için kanalımıza abone olabilirsiniz. 🌐 Web sitemiz: https://varlikveanlam.com #Nankörlük #BenYaptımYanılsaması #Şükür #HalisAydemir #VarlıkVeAnlam #Nimet #Kuran

    Nankörlük ve Ben Yaptım Yanılsaması
  6. 1d ago

    Başarıyı sahiplenmek nankörlük müdür?

    Başarıyı sahiplenmek nankörlük müdür? “Çalıştım, kazandım, başardım” derken emeğimizi mi ifade ediyoruz, yoksa bize verilen imkânların kaynağını mı unutuyoruz? Varlık ve Anlam serisinin 21. dersi “Nankörlük” çerçevesinde hazırlanan bu bölüm, başarıya, bilgiye ve sahip olduğumuz nimetlere Kur’an merkezli bir bakış sunuyor. İnsan çalışır, öğrenir, karar verir ve sorumluluk alır. Ancak bütün bunları mümkün kılan akıl, sağlık, zaman, öğrenme yeteneği ve içinde yaşadığımız düzen kendisine verilmiştir. Başarıyı değerlendirirken bu nimetleri hesaba katmak, emeğin anlamını da daha derinden kavramamızı sağlar. Nankörlük, nimetin yokluğunu fark edememek kadar, nimet elindeyken onu vereni görmezden gelmekle de ilgilidir. İnsan elde ettiği sonucu yalnızca kendi zekâsına ve gücüne bağladığında, başarısını mümkün kılan ilahi lütfu gündeminden çıkarabilir. Şükür ise nimetin kaynağını tanımayı ve verilen imkânları doğru şekilde kullanmayı gerektirir. Bu bölümde üzerinde durulan sorular: • Emeğimizle ulaştığımız başarıyı nasıl değerlendirmeliyiz? • “Bunu hak ettim” düşüncesi nimetleri fark etmemizi nasıl etkiler? • Bilgiye ulaşmak ile bilginin kaynağını sahiplenmek arasında nasıl bir fark vardır? • Akletme ve anlam arama yeteneği neden başlı başına bir nimettir? • Zorluk anında Allah’a yönelip rahatlığa kavuşunca O’nu unutmak neyi gösterir? • Şükür, sözlerimizden davranışlarımıza nasıl taşınır? Prof. Dr. Halis Aydemir’in anlatımından hareketle hazırlanan içerik, günlük hayatta kolayca söylediğimiz “Ben yaptım” cümlesini yeniden düşünmeye davet ediyor. Başarının ardından kendimize şu soruyu sorabiliriz: Çabamı ortaya koyarken, bu çabayı mümkün kılan nimetlerin ne kadar farkındayım? Sizce insan, başarısındaki kendi emeğini kabul ederken Allah’ın verdiği imkânları nasıl hatırda tutabilir? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz. Varlık ve Anlam içeriklerini takip etmek için kanalımıza abone olabilir, videoyu bu konuyu birlikte düşünmek istediğiniz kişilerle paylaşabilirsiniz. 🌐 Web sitemiz: https://varlikveanlam.com #Nankörlük #Şükür #HalisAydemir #VarlıkVeAnlam #Başarı #Nimet #Kuran

    Başarıyı sahiplenmek nankörlük müdür?
  7. 3d ago

    22-VEFA-Varoluşun en kadim sözleşmesi

    Varoluşun En Kadim Sözleşmesi: Vefa İnsan, Allah’a verdiği sözü hatırlayarak yaşarsa hayatında neler değişir? Vefa, varoluşumuzun anlamını ve sorumluluğunu kavramamıza nasıl yardımcı olur? “Varoluşun En Kadim Sözleşmesi: Vefa” başlıklı bu videoda, Prof. Dr. Halis Aydemir’in Vefa dersinden hareketle, insanın Rabbiyle olan ahdini, üstlendiği emaneti ve verdiği söze bağlı kalmanın anlamını ele alıyoruz. Kur’an’da hatırlatılan “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” hitabı, insanın Allah ile ilişkisini ahit ve sorumluluk çerçevesinde düşünmeye çağırır. Rabbimizi tanımak, O’nun nimetlerini hatırlamak ve hayatımızı bu bilinçle sürdürmek, ahde vefanın günlük yaşamdaki karşılığını oluşturur. Bir söz vermek ile o sözü zaman içinde korumak arasında uzun bir yol vardır. Şartlar değişir, insanın karşısına yeni imkânlar ve zorluklar çıkar. Bazen çıkarlarımız, bazen korkularımız, bazen de dünyanın geçici çekiciliği bağlılığımızı sınar. Vefa, tam da bu anlarda verdiğimiz sözü hatırlayarak tercihlerimize yön verebilmektir. Hazreti Âdem’in kıssası da ahdi unutmanın ve kararlılığı korumanın önemini düşünmemize vesile olur. Elçilerin hatırlatmaları, insanı sorumluluğuna yeniden çağırırken Allah’ın vaadinin hak oluşu, bu yolculuğun güven temelini oluşturur. Bu videoda şu sorular üzerinde düşünüyoruz: • İnsan ile Allah arasındaki ahit ne anlama gelir? • “Kâlû Belâ” ile vefa arasında nasıl bir ilişki vardır? • İnsanın üstlendiği emanet hangi sorumlulukları beraberinde getirir? • Verilen sözü unutmak, hayatımızda nasıl ortaya çıkar? • Değişen şartlarda ahde sadakat nasıl korunur? • Allah’ın vaadine güvenmek, insanın kendi sorumluluğunu yerine getirmesine nasıl yön verir? Varoluşun bu kadim ahdini hatırlamak, bugün nasıl yaşadığımızı sorgulamaya da davet eder: İnandığımız hakikat, kararlarımızda ve davranışlarımızda ne kadar yer buluyor? Sizce günlük hayatta ahde vefanın en belirgin karşılığı nedir? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz. Varlık ve Anlam’ın diğer içeriklerini takip etmek için kanalımıza abone olabilir, videoyu bu konulara ilgi duyanlarla paylaşabilirsiniz. 🌐 Web sitemiz: https://varlikveanlam.com Bu içerik, Prof. Dr. Halis Aydemir’in Varlık ve Anlam serisindeki 22. ders olan “Vefa” temel alınarak hazırlanmıştır. #Vefa #AhdeVefa #KaluBela #VarlıkVeAnlam #HalisAydemir #Emanet #Varoluş

    22-VEFA-Varoluşun en kadim sözleşmesi
  8. 3d ago

    22-VEFA-Vefa Şahsiyetin Kozmik Sözleşmesidir

    Vefa, insanın şahsiyetini nasıl şekillendirir? Verdiğimiz sözler ile yaşadığımız hayat arasındaki uyum, kim olduğumuz hakkında ne söyler? “Vefa: Şahsiyetin Kozmik Sözleşmesidir” başlıklı bu videoda, Prof. Dr. Halis Aydemir’in Vefa dersinden hareketle, insanın Allah ile olan ahdini ve bu ahde sadakatin kişiliğine nasıl yansıdığını ele alıyoruz. Vefa denildiğinde çoğu zaman dostlarımızı unutmamak, gördüğümüz iyiliği hatırlamak ve zor günlerde sevdiklerimizin yanında olmak aklımıza gelir. Dersin ortaya koyduğu çerçevede ise vefa, insanın Rabbiyle olan ilişkisine kadar uzanır. Allah’ı Rab olarak tanımak, üstlenilen emaneti hatırlamak ve bu sorumluluğun gereğini yerine getirmek, vefanın temelinde yer alır. Başlıktaki “kozmik sözleşme” ifadesi, insanın varoluşunu ahit ve sorumluluk ekseninde düşünmeye davet eder. İnsan, hayatını sürdürürken seçimler yapan, verdiği sözü hatırlayan veya unutan, tercihlerinin sorumluluğunu taşıyan bir varlıktır. Şahsiyetimiz de bu tercihler içinde şekillenir. İmkânlarımız arttığında, çıkarlarımız değiştiğinde veya bir zorlukla karşılaştığımızda bağlılığımızı koruyabiliyor muyuz? İnandığımız değerler davranışlarımıza ne ölçüde yön veriyor? Vefa, sözümüz ile hayatımız arasında kurduğumuz bağda görünür hâle gelir. Bu videoda üzerinde durulan sorular: • Vefa ile ahit, emanet ve sorumluluk arasında nasıl bir ilişki vardır? • Allah’a verilen söz, insanın günlük hayatına nasıl yansır? • Değişen koşullar, kişinin sadakatini nasıl ortaya çıkarır? • İnanç ile davranış arasındaki tutarlılık, şahsiyeti nasıl şekillendirir? • Ahdi unutmak, insanın tercihlerini hangi yönde etkiler? • Allah’ın vaadine güvenmek, kulluk bilincini nasıl besler? Vefa üzerine düşünmek, kendi hayatımıza da bakmayı gerektirir: Hatırladığımızı söylediğimiz sözleri, seçimlerimizde ne kadar yaşatıyoruz? Sizce bir insanın şahsiyetini en çok hangi davranışları ortaya koyar? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz. Varlık ve Anlam’ın diğer içeriklerini takip etmek için kanalımıza abone olabilir, videoyu bu konulara ilgi duyanlarla paylaşabilirsiniz. 🌐 Web sitemiz: https://varlikveanlam.com Bu içerik, Prof. Dr. Halis Aydemir’in Varlık ve Anlam serisindeki 22. ders olan “Vefa” temel alınarak hazırlanmıştır. #Vefa #AhdeVefa #Şahsiyet #VarlıkVeAnlam #HalisAydemir #Emanet #Kulluk

    22-VEFA-Vefa Şahsiyetin Kozmik Sözleşmesidir

About

Bu video/audio serisi, Prof.Dr. Halis Aydemir’in “Gençlerle, Varlığımız-Farkındalığımız” adlı youtube ‘da yayınlanan video serisinin ( Tam metin, Özet, içerikle ilgili kavramlar, içerikle ilgili makaleler, söyleşiler, v.s.) detaylı incelemesidir.

You Might Also Like