Zinar Yıldız Makaleler

Zinar Yıldız

Ortadoğu, Suriye, Türkiye ve Kürtler üzerine çeşitli yazılı yayın organlarında yayınlanmış makalelerimi sizler için seslendirerek burada yayınlıyorum. Umarım ufuk açıcı ve ilgi çekici bir çalışma olacaktır. İlginiz ve beğeniniz için hepinize çok teşekkür ederim.

Episodes

  1. Aug 1

    Kürtlerin Devlet Travması ve Barış

    Kürtlerin devlet travması ve barış Zinar Yıldız  Toplumsal travmaları sadece geçmişte yaşanmış büyük acıların hatırası olarak değil, toplumda kuşaklar boyu etkisini sürdüren ortak hafızalar olarak ele almak gerekir. Toplumsal travma, geçmişte kalmış bir olay değil; bugünü ve geleceği şekillendiren canlı bir toplumsal gerçekliktir. Kürtler açısından cumhuriyet tarihini de içine alan yüzyılı aşkın süreçte derin travmaları ortaya çıkaran korkunç acılar yaşandı. Bu acıların sonucunda ise Kürtlerde derin bir devlet travması oluştu.  Şeyh Said’den (öncesi de vardır tabiki ama sembol olarak o tarihi alırsak) PKK’ye kadar olan süreçte mevcut cumhuriyetin Kürde karşı uygulamalarında çok bir değişim yaşanmadı. Her isyan bir bastırmayla sonuçlandı. Bu bastırmalar sadece direnişi bastırma değil, var olduğuna pişman etme çabalarıydı. Kürt, Kürt olduğuna pişman edilmeye çalışıldı. Cesetler parçalandı, hamile kadınların karınları süngülendi, çocukların kemikleri babalarına torbalar içerisinde verildi, cesedler kaldırımların altına gömüldü, insanlar bodrumlarda diri diri yakıldı, zindanlarda insanlara dışkı yedirildi.  Tüm bu uygulamalar kendi başlarına birer travma haline gelmez. Ne zaman ki bu olaylar bir toplumun algı biçimini değiştirir, çevreye ve kendine olan güven duygusunu ortadan kaldırır ve toplumsal hafızaya yerleşirse o zaman bu bir toplumsal travma haline gelir. Ve Kürtlerde bu travmanın öznesi devlettir. Sıradan bir Türkiye vatandaşı için güvenliği sağlayan, hak ve hukuku koruyan ve vatandaşlar arasındaki adaleti sağlayan devlet, bu vatandaş Kürt olunca güvensizliğin, haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin ve eşitsizliğin öznesi ve kaynağı haline geldi.  Bu devlet travması Kürt toplumunda bazı davranış biçimlerini tetkikledi.  İlk davranış biçimi isyandı. Travmanın kaynağı olarak görülen devlete karşı isyan etmek, onu ortadan kaldırmak ya da buna güç yetmiyorsa da onurlu bir direniş içinde yaşamayı tercih etmek, uzun yıllar boyunca Kürtlerin ağırlıklı bir bölümü içerisinde önemli bir siyasal refleks bu oldu. Bir diğeri ise korkup sinmek, içe kapanmak ve olabildiğince o kurumdan uzak durmak, yanaşmamak, zorunlu durumlar dışında devletle ilişkilenmemek. Bu da azımsanmayacak bir toplum kesimi tarafında görülen davranış biçimiydi. Kendince yeni acılara maruz kalmamak için geçmişin acılarından uzak durmayı daha makul buluyordu. İçten devleti kabul etmeyen, onunla bütünleşmeyen ama ona karşı duracak gücü de kendinde bulamayan bir toplumsal psikolojiyle ortaya çıkan bir davranış biçimi oluyordu.  Bir üçüncüsü ise yaşanan acılar karşısında tamamen kırılmış ve devlet kurumunun iradesini kabul etmiş bir kesimin devletle bütünleşme arayışı olarak ortaya çıkıyor. Devlet nezdinde kendi varlığından vazgeçip devletin mutlak hükmünü kabul ederek salt fiziki varlığını güvence altına almış bir kesim oluyor bunlar. Kendi varlığını devletin varlığına bağlayan bu kesim en fazla devleti sahiplenen kesim oluyor. Ama bu sahiplenişin altında bir samimiyetten ziyade derin bir korku bulunuyor. Bunu Kürdün devletle kurduğu sağlıklı bir ilişki olarak değerlendirmek aldatıcı olacaktır. Görünüşte birbirine zıt olan bu üç davranış biçiminin ortak noktası aynıdır: Hepsi aynı tarihsel travmanın sonuçlarıdır. Direnmek, uzak durmak ya da uyum sağlamak; birbirinden farklı siyasal tercihler olmasına rağmen aynı güvensizlik ikliminden beslenmektedir. Kürdün varlık mücadelesi açısından, her üç davranış biçiminin de gerçekçi ve uygulanabilir bir sonuç ortaya çıkarmadığı günümüzde açık bir şekilde görülüyor. Önder Apo son geliştirdiği Barış ve Demokratik Toplum süreciyle bu her üç davranış biçimini de reddederek alternatif bir davranış biçimi sunuyor.  Buna göre amaç ne sürekli çatışma, ne teslimiyet ne de korkuya dayalı geri çekilmedir. Esas hedef, demokratik siyaset ve hukuk zemininde, özgür iradeye dayalı bir katılım ve eşit yurttaşlık anlayışı içinde devlet-toplum ilişkisini yeniden kurmaktır. Bunun mücadelesini vermektir.

About

Ortadoğu, Suriye, Türkiye ve Kürtler üzerine çeşitli yazılı yayın organlarında yayınlanmış makalelerimi sizler için seslendirerek burada yayınlıyorum. Umarım ufuk açıcı ve ilgi çekici bir çalışma olacaktır. İlginiz ve beğeniniz için hepinize çok teşekkür ederim.