Makro Yıldız

Sym

Makro Yıldız ile zihin, psikoloji ve insan doğası üzerine konuşacağız. Bu podcast serisinde günlük hayatın karmaşasından bilinçaltının derinliklerine, kişisel gelişimden varoluşsal sorgulamalara ve bizi biz yapan psikolojik süreçleri konuşuyoruz. Kendini kabullenmekten içsel canavarlarımızla yüzleşmeye, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinden modern dünyanın zihinsel yüklerine ve Carl Jung'a kadar pek çok konuyu köşe yazılarımdan buraya alıyorum. Zihninizdeki sorulara içsel bir farkındalık alanı açmak isterseniz, yeni bölümlerde buluşalım.

Episodes

  1. 3d ago

    Bilinçaltı Hapishanesi: Zihninizin Sınırlarını Aşmak

    Önceki yazımda inanç dedim ama bunun din ile bir alakası yok.Sizin çevrenizden edindiğiniz veya maruz kaldığınız o algılar, fikirler ne kadar doğru?Bilinçaltı sen daha idrak etmeden yani bir şeylerin doğru ya da yanlış olduğunun ayrımını yapamadan kayıt almaya başladığına göre;  O kayıt alınan bilgiler yanlış olabilir ve sen idrak etmeye başladığında doğru ve yanlış olarak ayrım yapamazsan bu bilgilerle küçük bir çerçeve oluşturup o çerçevenin içinde yaşamak zorunda kalabilirsin.Herhangi bir fikre koşulsuz inanmak...Sorgulamadan kabul etmek...En kolay şu şekilde anlatılır: “Sabit fikirli insanlardan bahsediyorum.”Bu yaşa bu olgunluğa kadar kendini sorgulamamış ve olan her şeyi olduğu gibi kabullenmiş. O bahsettiğim çerçeve sabit fikirlerinizin sizi hapsettiği bir hücreye dönüşür ve kendi hapishanenizde yaşamaya başlarsınız.Başka fikirlerin de olduğunu ve bu fikirlerin de doğru olabileceğini kabul etmek zorundasınız.Zorundasınız diyorum çünkü doğru ve yanlış denen kavramlar bile kişiye ve duruma göre değişebiliyor. (Kime göre doğru? Neye göre yanlış?)Doğru ve yanlış bile bu kadar göreceli iken senin o çerçeveni oluşturan inançların gerçekliği var mı sence? Sadece sorgulamak gerekiyor aslında bir fikri en doğru olarak kabul etmektense çerçeveni biraz esnetmek. Kendi fikirlerin dışında olanlar için de yer açman Kendi kararını kendi doğru ve yanlış kavramlarını sorgulayarak ilerlemen en sağlıklısı.Belki de senin fikirlerin en doğrusu ama bunu çerçevenin dışına çıkmadan bilemezsin…

  2. Aug 26

    Bilinçaltı ve Çocukluk Kayıtları

    Köşe yazım için Tıklayın İdrak etmeden önce kayıt aldığınız bilgilere göre hareket ediyorsunuz ve bunun farkına varmazsanız bu şekilde bütün hayatınız aynı döngülerle devam ediyor. Ne zaman o eski kayıtların farkına varırsanız o zaman hayatınız değişmeye başlıyor. İşte o zaman yaşamaya başlıyorsunuz. Farkına varmadan önce yaşadığınız hayat öğrenilmiş çaresizliklerinizden başka bir şey değil. Yani ailenizde gördükleriniz, arkadaşlarınız da gördükleriniz kısaca çevrenizde maruz kaldığınız her şey size bir inanç yüklüyor ve gördüklerinize, yaşadıklarınıza göre hareket ediyorsunuz. Önünüze farklı bir inanç çıktığında reddediyor kendi inancınızda davranışlarınızda ısrar ediyorsunuz ve o inandığınız çerçeveden çıkamıyorsunuz. Çerçevenizi biraz esnetseniz aslında farklı düşüncelerinde olabileceğine ve bu düşüncelerden bazılarının sizin düşüncelerinizin ne kadar yanlış olduğunu kanıtladığını göreceksiniz. Aslında daha büyük bir çerçevenin olduğunun farkına varacaksınız ve kendinizi ne kadar geliştirirseniz çerçevenin o kadar büyüdüğünü hatta bir süreden sonra herhangi bir çerçevenin de olmadığını anlayacaksınız. Peki kendi çerçevenizin farkında mısınız şuan? Ve bu çerçeve ne kadar geniş? Diğer zıt düşünceleri ne kadar kabul edebiliyorsunuz? Öğrenip genişlemeye kendiniz geliştirmeye açık mısınız? O zaman başlayalım..

  3. Season 1, Episode 1 Trailer

    Makro Yıldız

    Büyük resmi görerek insanlara ışık tutma diyerek koydum bu ismi ilk olarak kuzey yıldızı diye düşünmüştüm ama çok genel ve çok alışılmış olacağı için Makro Yıldız demeyi seçtim. Makro felsefeden MS 2150 kitabı var bilenleriniz varsa oradan aklıma geldi çok etkilenmiştim o romandan. Konusu, anlatımı mantığı diğer okuduğum kitaplarla birleştirince mükemmel oluyor. Makro buradan geliyor kısacası. Yıldızda Kuzey yıldızı yol gösterici, hedef gibi düşünebilirsiniz ve benimde yıldız figürüne karşı her zaman bir ilgim olmuştur. Lisede falan el bileklerimin iç kısmına yıldız çizerdim. İki elime de yani hoşuma giderdi. Yıldızlı küpeler yıldızlı kolyeler falan derken şimdi potcastimin adına da yıldız ekledim. Herkesin vardır değil mi böyle küçük takıntıları. J Çok uzattım.  Burada ne konuşacağız. Aslında ilgi alanlarımızı konuşacağız. Bir tık aydınlanmayı konuşacağız. Doğru bildiğimiz yanlışları. Yanlış bildiğimiz doğruları evet yanlış anladığımız ve kabul edemediğimiz doğruları da konuşacağız. Çok bildiğimden değil. Dediğim gibi ilgi alanlarımdan. Okuduğum kitaplar ve edindiğim tecrübelerden bahsedeceğim. Makro felsefe, Carl Jung ilgi alanlarımdandır mesela. Çok terim ve kitaba boğmadan doğal kendi anladıklarımı anlatmaya çalışacağım.Çok gezen mi bilir çok okuyan mı derler ya kesinlikle çok gezen bilir bence çünkü kitaplar şuan benim size anlatacağım gibi kendi bakış açılarından. Gördükleri ve anladıkları kadarını aktarabilirler ama gezen kişi kendi deneyimini kendi oluşturur. Başkasının gözünden değil kendi gözünden algılar.Bu yüzden siz beni dinledikten sonra kendi deneyimlerinizi oluşturun. Belki benim fark edemediğim şeyleri sizin anlamanız daha kolay olacaktır. Evet Makro Yıldızdaydınız Teşekkür ederim beni dinlediğiniz için. Bir sonraki potcastim de görüşürüz.

Trailer

About

Makro Yıldız ile zihin, psikoloji ve insan doğası üzerine konuşacağız. Bu podcast serisinde günlük hayatın karmaşasından bilinçaltının derinliklerine, kişisel gelişimden varoluşsal sorgulamalara ve bizi biz yapan psikolojik süreçleri konuşuyoruz. Kendini kabullenmekten içsel canavarlarımızla yüzleşmeye, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinden modern dünyanın zihinsel yüklerine ve Carl Jung'a kadar pek çok konuyu köşe yazılarımdan buraya alıyorum. Zihninizdeki sorulara içsel bir farkındalık alanı açmak isterseniz, yeni bölümlerde buluşalım.