ben böyleyim

Tarik Mahi

Duygularımızın, düşüncelerimizin ve davranışlarımızın ardında yatan dinamikleri keşfetmeye davetlisiniz.

  1. Kafam Susmuyor: Aşırı Düşünmeyi Nasıl Bırakırız?

    6 MAY

    Kafam Susmuyor: Aşırı Düşünmeyi Nasıl Bırakırız?

    Gecenin en sessiz anında zihniniz hiç susmadı mı? Yastığa başınızı koyduğunuz anda düşünceler bir anda büyür; geçmişte söylenen bir cümle, yarın olabilecek bir ihtimal, “ya şöyle olursa?” diye başlayan senaryolar… Zihin döner, döner, döner. Ama siz ne kadar düşünürseniz düşünün, sanki hiçbir yere varamazsınız. Ben Böyleyim’in bu bölümünde, zihinsel geviş getirme ve düşünce sarmalları dediğimiz o yorucu döngüyü ele alıyorum. Çoğu zaman “sorun çözmek” sandığımız bu süreç, bazen bizi çözüme değil, aynı düşüncenin içinde daha da derine götürür. Neden beynimiz belirsizlikten bu kadar rahatsız olur? Neden aynı düşünceye tekrar tekrar döneriz? Endişelenmek gerçekten bizi korur mu, yoksa zihnimizin yanlış öğrendiği bir alışkanlık mı? Bu bölümde amigdalanın alarm sisteminden, beynin “savaş ya da kaç” moduna; otomatik düşüncelerden, kendimizi düşüncelerimizle özdeşleştirme tuzağına kadar birçok noktaya bakıyoruz. Ama sadece anlamakla kalmıyoruz. Zihnin gürültüsünden çıkmak için kullanabileceğiniz pratik yöntemleri de konuşuyoruz: Gözlemci Modu, Endişelenme Randevusu, Mekânsal Kırılma, 5-4-3-2-1 Tekniği ve zihni gerçeğe döndüren Saf Gerçeklik Çapası. Çünkü zihniniz size binlerce hikâye anlatabilir. Ama her hikâye gerçek değildir. Siz düşünceleriniz değilsiniz. Siz, onları fark edebilen kişisiniz. Kahvenizi alın, kulaklığınızı takın ve zihninizdeki o kalabalığa birlikte biraz mesafe koyalım.

    10 min
  2. Uçurumun Kenarındaki Zihinler: Ekstrem Sporcuların Psikolojisi

    20 MAR

    Uçurumun Kenarındaki Zihinler: Ekstrem Sporcuların Psikolojisi

    Bu bölümde, hayatlarını riske atarak dağcılık, BASE jump, yamaç paraşütü ve serbest tırmanış gibi yüksek riskli sporlarla uğraşan bireylerin zihin dünyasına derinlemesine bir yolculuk yapıyoruz. İnsanlar, sonucunda ciddi yaralanma veya ölüm tehlikesi olan bu aktivitelere neden gönüllü olarak katılırlar? Yaygın bir yanılgı olan ekstrem sporcuların sadece "adrenalin bağımlısı" veya bir tür "ölüm arzusuna" sahip kişiler olduğu klişesini bilimsel araştırmalarla çürütüyoruz. Yapılan kapsamlı incelemeler, ekstrem sporcuların tek ve standart bir psikolojik profile sahip olmadığını ortaya koyuyor. Bölümümüzde şu temel sorulara cevap arıyoruz: Kişilik Tipleri ve Risk İlişkisi: Dışadönüklük, nevrotiklik ve sorumluluk bilinci (conscientiousness) risk alma davranışını nasıl etkiler? Araştırmalar, dürtüsel (impulsive) ve hedonist kişilik tiplerinin sporda daha fazla risk aldığını ve kazalara yatkın olduğunu gösterirken, sorumluluk bilinci yüksek "şüpheci" (skeptic) veya "girişimci" (entrepreneur) tiplerin tehlikeyi nasıl minimize ettiğini inceliyoruz.Risk Arayışının Ötesindeki Nedenler: Motivasyon sadece korku veya tehlikeyle yüzleşmek değildir. Sporcuların hedeflerine ulaşma, doğayla derin bir temas kurma, hayatın kısıtlamalarından kurtulma ve günlük hayata bir denge getirme arzularını ele alıyoruz.Akış Hali (Flow) ve Duygu Düzenleme: Sporcuların tehlikeli bir anda deneyimledikleri yüksek odaklanma ("akış" hali), korkuyu yenerek ulaştıkları kişisel ustalık hissi ve negatif duyguları regüle etmek için bu sporları nasıl bir başa çıkma stratejisi olarak kullandıklarını tartışıyoruz.Ekstrem sporların yıkıcı ve tehlikeli bir arayıştan ziyade, bireylerin zihinsel sağlığına, dayanıklılığına, öz-yönetimine ve kişisel gelişimine nasıl pozitif katkılar sağlayabileceğini keşfetmek için bize katılın. Eğer insan psikolojisinin sınırlarını ve korkuyla yüzleşmenin dönüştürücü gücünü merak ediyorsanız, bu bölüm tam size göre!

    12 min

Ratings & Reviews

5
out of 5
4 Ratings

About

Duygularımızın, düşüncelerimizin ve davranışlarımızın ardında yatan dinamikleri keşfetmeye davetlisiniz.

You Might Also Like