Karınca Sensin

Öykü Şahin

Eğer dönüşümünde kararlıysan, derinlerine bakmaya gönüllüysen, bu hayatta daha fazlasını deneyimlemek için var olduğuna inanıyorsan, çekim yasasının gerçekten nasıl işlediğini öğrenmek istiyor ve kişisel gücünü bulmak için neleri pratik etmen gerektiğini merak ediyorsan, farkındalığının ve bilincinin genişlemesiyle beraber sen de benim gibi içsel uzayının astronotu olma yolundaysan ve mistik deneyimlerimi dinlemek istiyorsan doğru yerdesin. Tam olarak istediğin hayatı yaşamayı normalleştirebilirsin. Çünkü karınca sensin!

  1. 91 - Manifest Sürecinde Dış Şartlara Tepki Vermemek Zor

    31 May

    91 - Manifest Sürecinde Dış Şartlara Tepki Vermemek Zor

    Bugün manifest etme sürecinde son derece önemli bir noktadan bahsetmek istiyorum. O da çevresel şartlarımıza, o anki dış şartlarımıza tepki vermemek. Bu, bu süreçteki her şey gibi kulağa kolay geliyor fakat pratiği elbette hepimiz için oldukça zor. Zaten o yüzden, milyonuncu kez tekrar etmiş olacağım ama, tekrar etmekten de bıkmadan söylemek isterim ki manifest etmek bir şeyleri kendimize çekmekle ilgili bir süreç değildir. İyileşmemizle ilgili bir süreç, bilincimizin genişlemesi ile ilgili bir süreçtir. Aslında konu manifest etmeye gelinceye kadar daha gitmemiz gereken birçok ve bambaşka yollar vardır. Fakat biz daha o yollardan geçmeden, içsel temelimizi sağlam kurmadan, bunun için gerekli pratikleri yıllar boyunca düzenli bir şekilde yapmadan, hemen daha üst bilinç seviyelerinde yaşananlar gerçekleşsin istiyoruz. Kitabımda iki sefer tekrar ettiğim bir cümle var biliyorsunuz, bu arada bilmeyenleriniz için ilk kitabım Karınca Sensin'in piyasaya çıktığını da duyurmuş olayım. Bu kitap bence kendim yazdım diye demiyorum ama bu konuda yazılmış en yalın, kapsamlı, en yol gösterici ve incelikli kaynaklardan biri. Okuduğunuzda bana hak vereceksiniz ve eminim ki başucu kitabınız yapmak isteyeceksiniz. Kısa yollar arayarak geçen bir hayat hiçbir yere varmayan uzun bir yolculuktur diyorum kitapta iki kez. Yani manifest etmek özellikle son yıllarda oldukça gündeme gelmeye başlayan bir şey oldu fakat yaşadığım yerlerden söyleyebilirim ki bu konu birçok kişi tarafından oldukça yanlış anlaşılan bir konu. Paylaşılan birçok şey çok yüzeysel kalıyor. Halbuki bilincimizin yükselmesi demek aynı zamanda içsel olarak oldukça derinleşmemiz demek. Fakat birçoğumuz biraz önce dediğim gibi adımları atlayarak, hep kestirme yollar düşünerek aslında bu konunun içini oldukça boşaltıyoruz. Sonra da bu öğretilerin bizde neden işe yaramadığını düşünüyoruz. Arkadaşlar bu sürecin nasıl bir süreç olduğunu gerçekten anlayabilmek için görünenin ötesini görme, beş duyumuzun sınırlarının ötesine çıkabilme kabiliyetini geliştirmemiz gerekiyor, bu da ancak düzenli olarak üzerimize düşen içsel işi yaparsak gelişebilecek bir şey. Evet bu hatırlatmaları da yaptıktan sonra bugünün konusuna geçebiliriz, dediğim gibi kitabımda çok daha fazlasını anlattım. Bu kadar derin konuları elimden geldiğince yalın bir şekilde anlatmaya çalışmakla kalmayıp kendi hayatımdan örneklerle de destekleyerek sizlere sundum. Umarım konunun çok daha iyi anlaşılması açısından sizlere bir faydası dokunur.

    10 min
  2. 90- İcsel Deneyiminiz ve Hayali Eyleminiz İçin Kimsenin Onayına İhtiyacınız Yok

    24 May

    90- İcsel Deneyiminiz ve Hayali Eyleminiz İçin Kimsenin Onayına İhtiyacınız Yok

    D&R Kitap linki:https://www.dr.com.tr/kitap/karinca-sensin/oyku-sahin/basvuru/kisisel-gelisim/urunno=0002110049001Bugün manifest etme sürecindeki bekleme halinden birazcık bahsetmek istiyorum.Henüz duymamış olanlarınız için ilk kitabım Karınca sensinin piyasaya çıktığında duyurmuş olayım. Bu kitabın bu konuda şimdiye kadar yazılmış en kapsamlı, en yol gösterici, bu süreçteki ince ayarlara en çok dikkat çeken kaynak olduğunu söyleyebilirim. Sadece Türkçe olarak da değil, tüm dillerde yazılmış. Çünkü kendim de yabancı kaynaklar dahil şimdiye kadar sayısız kaynak okudum ve her birinde bana eksik gelen bir şeyler vardı. Birçoğunun insanlara bir noktadan sonra yol gösterdiğini fark ettim. Fakat o noktaya gelinceye kadar yapılması gerekenlerin yeterince vurgulanmadığını gördüm.Yani ne demek istiyorum? Evet birçok kaynak manifest etme sürecini bazı açılardan oldukça güzel bir şekilde ele alır fakat bu sürecin aslında yüksek bir bilinç hali gerektirdiğini ve o yüksek bilinç hallerine geçebilmemiz için, gündelik bilincimizin ötesine geçebilmemiz için neler yapmamız, daha doğrusu nasıl bir anlayış geliştirmemiz gerektiğinden, bu süreçte karşılaşabileceğimiz tuzaklardan ya da kör noktalardan hakkıyla bahsetmez.Ben kendi yaşadığım yerlerden bu noktalara özellikle dikkat çekmeye çalıştım. Manifest etmenin hayattan bir şeyler koparmakla ya da bir şeyleri kendimize çekmekle ilgisi olmadığını, bu süreci ancak spiritüel uyanışımızın bir parçası gibi görürsek ilerleyebileceğimizi özellikle vurguladım.Elbette kitapta çok daha fazlası var. Defalarca okumak isteyeceginiz ve yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Evet uzun süredir kendimizle, iyileşmemizle, içsel dünyamızda ilgileniyoruz ve bir noktada fark ediyoruz ki aslında düşünce duygu ve davranışlarımızla kendi hayatımızın yaratıcısıyız. Bu hayatta nasıl var olmak istediğimizi, nasıl deneyimler yaşamak istediğimizi farkındalıkla seçiyor, derinden kabul ediyor ve haliyle düşünce duygu ve davranışlarımızla, bu yeni olma halindeki ısrarımızla yeni benliğimize hizalanıyoruz.Fakat bütün bunları her ne kadar yaptığımızı düşünsek de, kendimizi yine ara ara dış dünyanın bize ne zaman cevap vereceğini beklediğimiz ve bu doğrusal zaman aralığında ne yapacağımızı bilemediğimiz bir halde yakalıyoruz.İçsel dünyamızın değiştiğini düşünüyorsunuz fakat dış dünyada herhangi bir karşılık göremiyorsunuz.Arkadaşlar zaman da üç boyutlu dünyaya ait olan bütün diğer şeyler gibi, dış şartlar gibi üç boyutlu dünyamıza ait bir algıdır.Hatta üç boyutlu dünyaya ait kısıtlayıcı bir inanış, bir koşullanmasın bile diyebiliriz. Fakat bunun böyle olduğunu ancak bilincimiz yükseldiğinde gerçekten idrak edebiliriz. İçsel gücümüz geliştikçe gücümüzü zamana vermeyi bırakırız.İsteğimizin gerçekleşmesini bekledikçe o isteğimizin bize vereceği doyum hissiyle aramıza mesafe koyarız.O deneyimi yaşayan o insan olmaya derinden bir karar verdiğimizde ve bu varsayımımızda ısrarcı olabildiğimizde ki hem varsayımın hem de ısrarın ne olduğunu kitapta detaylı bir şekilde anlatıyorum, bu varsayım, bu karar bizim ozamana kadar hayatımızda hiç deneyimlemediğimiz, bize o anda çok büyük ve değişik gelen bir şey olabilir. Ve elbette onun gerektirdiği olma haline yerleşebilmemiz için doğrusal zamanda belli sürenin geçmesi gerekebilir. Bu süreçte içsel olarak daha da derinleşiriz.Fakat onu içsel olarak bir kez canlı bir şekilde yaşadığımızda o artık fiziksel bir eylem kadar gerçektir.Ama eğer bir noktada buna güvenmeyip, bu deneyimimize, içsel deneyimimize, hayal Gücümüzün yoğunluğuna güvenmeyip, bize gereken onayı ancak dış dünyanın verebileceğini düşünüyorsak, bu bekleme süresinde hep daha fazla ne yapabilirim acaba diye düşünüyorsak, ancak bir şeyler yaparsak o arzumuzun gerçekleşebileceğini varsayıyorsak basitçe kendimize ve karınca benim gücümüze güvenmiyoruzdur.Kendimizle güvene dayalı bir ilişkimiz yoktur.

    11 min
  3. 86- Varsayım Yasası Aslında Nedir?

    9 Apr

    86- Varsayım Yasası Aslında Nedir?

    Bugün law of assumptiondan yani varsayım yasasını genel hatlarıyla anlatmak istediğim bir videoyla karşınızdayım.Varsayım yasasının herhangi bir şeyin öyle olduğunu varsay öyle olsun kadar basit olmadığından, yüzeysel olmadığından zaten bundan önceki videolarda bahsetmiştim.Hatta eğer izlemediyseniz öncelikle bundan önceki haftalarda paylaştığım videoları izlemenizi tavsiye ederim .Law of assumption yani varsayım yasası, varsayım prensibi, aslında genel olarak manifest etme süreci iki kelimeyle özetlenebilir. Güç ve paradoks. Şu hayatta hiçbir şeyi sevmedim arkadaşlar paradoksları sevdiğim kadar. Paradoksun arasındaki o tatlı noktaları bulup oralarda durabildiğim kadar. Hatta sırf hayatta şimdiye kadar farkına vardığım paradokslarla ilgili bir kitap yazma niyetim bile var. Neyse. Neden güç dedik? Çünkü bu hayatta nasıl var olmak istediğimizi, bu hayatta kendimizi nasıl ifade etmek istediğimizi var saydığımız an -burada bir kere daha altını çizmek istiyorum ki var saymaktan kasıt öyle olduğunu yüzeysel bir şekilde düşünmek demek değil, varsaymaktan kasıt o yeni olma halini derinden kabulümüz- evet nasıl ya da kim olarak var olmak istediğimizin sectiğimiz ve düşünce duygu ve davranışlarımızla ona hizalanmaya devam etmemiz demek kişisel gücümüze tutunmamız demektir. Yeni gerçekliğimiz artık budur ve olmuştur.Hali hazırdaki gerçekliğimize bakıp, gerçekliğimin nasıl olacağına ben karar veririm dediğimiz an, kişisel gücümüzle dolduğumuz andır.Bunu kabul ettiğimizde artık o insanızdır.Peki paradoks nerede biliyor musunuz?Ne zaman ki bunun için yine fiziksel çevremize bakmaya başlarız, işaretler ararız, o insan olup olmadığımıza bir kanıt aramaya başlarız, işte o zaman olmak istediğimiz o insanla aramıza yine mesafe koyuyoruz demektir.

    13 min

Ratings & Reviews

4.9
out of 5
7 Ratings

About

Eğer dönüşümünde kararlıysan, derinlerine bakmaya gönüllüysen, bu hayatta daha fazlasını deneyimlemek için var olduğuna inanıyorsan, çekim yasasının gerçekten nasıl işlediğini öğrenmek istiyor ve kişisel gücünü bulmak için neleri pratik etmen gerektiğini merak ediyorsan, farkındalığının ve bilincinin genişlemesiyle beraber sen de benim gibi içsel uzayının astronotu olma yolundaysan ve mistik deneyimlerimi dinlemek istiyorsan doğru yerdesin. Tam olarak istediğin hayatı yaşamayı normalleştirebilirsin. Çünkü karınca sensin!