Kendine Tanı

Nevin Öztürk

Şifalandırmak önce kendini doğru “tanı”madan geçer. Farkındalık, öz-şefkat, psikoloji, spirituellikle dolu bir podcast. Daha fazla içerik için İnstagram’da @kendinetanı hesabını takip et! Soru, görüş ve bireysel danışmanlık için: DM 📩 IG @kendinetanı veya kendinetanı@gmail.com

  1. 29 MAR

    #80 Dışarıyı beklemeyi bırakıp kendi içsel bahçene yönelme vakti

    Bir gün zayıflarsam kendimi daha çok seveceğim… Tamamıyla iyileştiğimde sağlıklı bir partner bulacağım… Hayat amacımı bulduğumda hayatım daha anlamlı olacak… Hayal ettiğim işe, eve, arabaya sahip olduğumda rahat edeceğim… Doğru arkadaşlıklar kurduğumda hayatımdan daha keyif alacağım… Bu liste uzayıp gidiyor ve hayatımız bekleme listesinde asılı kalıyor çoğu zaman. Biz beklerken de hayatımız akıp geçiyor, gelecek hiç gelmiyor ve biz istediğini alamayan bir alacaklı gibi hayata kızıyoruz. Oysa gelecek de geçmiş de bugünden kurulur ve ne zamanki gelecekteki dış koşulların gerçekleşmesini beklemeyi bırakıp şu an içimizde var olan sonsuz yaratım ve var olma potansiyeline odaklanırız o zaman hayatın bizim için bize özel biricik planları olduğunu da anlarız. Kendi içsel bolluğumuzdan hareket ettiğimizde bize uygun olan hayat planı da işlemeye başlar ve beklediğimiz şeylerin zaten istediğimiz yada bize uygun olmayan inançlar, koşullanmalar olduğunu idrak etmiş oluruz. Daha önceki bölümde “geç kalmışlık hissi” ile takılı kaldığımız geçmişten konuşmuştuk. Bu bölümde ise gelecek beklentilerimiz ile koşullandırıp yaşayamadığımız şimdimizden ve bu konuda bakış açımızı nasıl değiştirebileceğimiz ve hayatımızı bir bekleme listesi gibi yaşamak yerine kendi yaratımımız haline getirebileceğimizden bahsettim. Kalbinize dokunmasını dilerim ❤️ Yorum ve görüşlerinizi bana gönderebilirsiniz. Fayda bulabileceğini düşündüğünüz kişilerle bölümü paylaşırsanız Kendine Tanı’nın daha fazla kişiye dokunmasına destek vermiş olursunuz. Sevgimle, Nevin

    31 min
  2. 22/12/2025

    #78 Eski benliğinin ölümüne izin vermeden kendini doğuramazsın (personanın geri çağrısı)

    Geçtiğimiz dönemde* dönüşüm, bırakış ve kabullenişe dair yoğun bir çağrı aldık. Kimilerimiz bu çağrıya uydu ve eski benliğinin yavaş yavaş çözümüne tanıklık etti. Ancak en korkutucu olan yeni benliğe ve bilinmezliğe doğru adım atarken eşikten geçiş aşamasıdır. Çünkü çoğu zaman kendimizi “artık çözdüm” dediğimiz şeyleri tekrar ederken buluruz. Jung buna “personanın geri çağrısı” der. Bitirdim dediğimiz eski sevgilimiz bizi arar, bıraktığımız iş hayatımızdan bir teklif alırız ve kendimizi artık bize uymayan bir kalıbı tekrar ederken buluruz. Burada ego bize “bu kadar belirsizlikle yaşamak istediğine emin misin?” diye sorar ve içsel yolculuk tamamlanmışsa ve cevabımız “…rağmen evet” ise eşik bekçileri bize kapıyı açar. Eşik artık geçilmiş ve özbenliğimiz giden yola girilmiştir. Eski benliğimizin ölümünü göze alıp kendimizi doğururuz. Ancak, bu bazen iki dünyanın entegrasyonu ile de mümkündür. Bu ayrımı nasıl anlayacağız? Yeni benliğimize geçişte bizleri neler bekliyor? Bu bölümde anlattım. *Her ne kadar bu bölümde 2025 yılını değerlendirdiysem de bu bölümü ne zaman dinliyorsan senin için doğru zaman o zamandır. Bu vesile ile hepinize öz benliğinizle daha çok hemhal olduğunuz mutlu bir yıl dilerim 🎄💫 Sevgimle ❤️

    31 min
  3. 21/09/2025

    #76 Yaşamını belirleyen şey seçimlerin

    İyileşmek dediğimiz süreç hayatımızda sorunsuz ilişkiler, olaylar yaşayacağım, hep iyi insanlarla karşılaşacağım vaadinde bulunmaz. Yaşam devam ettiği sürece iyiler kadar kötü insanlar, olaylar ve tecrübeler yaşamaya devam edeceğiz. Ancak, iyileşmek tam da hayat bizi zorladığında, “kötü”lerle“olumsuz” tecrübelerle karşılaştığımız da merkezimizde kalarak bir “seçim” şansına sahip olduğumuzu hatırladığımızda başlıyor. Bazen sadece yaşanan tecrübeye kişisel anlamlar yükleyip anlamlandırmaya çalışmak yerine kötüye “kötü” diyerek olduğu gibi kabul etmek ve yüzümüzü hayatımızda büyütmek istediğimiz iyiye döndürmek, büyütmek istediğimiz şeye tutunmak esas olan. Düşüncelerimizin hayatımızı nasıl şekillendirdiğini farkettiğimizde bizim inanç sistemimizle birlikte her şey de şekil değiştiriyor. Bugün popüler olan; “her şey kötüye gidiyor” diyor bize. Her şey daha da kötüye gitmiyor, sadece kötülük ve iyilik daha da görünür hale geldi. İyi haber ise bu ikisi arasında bir seçim şansımızın olduğu. Ben neyi büyütmeyi tercih ediyorum? Odaklanmamız gereken yer burası. Gelin birlikte bu soruya cevap bulalım. Yorum ve paylaşımlarınız benim için çok değerli. Eğer bu bölümü faydalı bulduysanız sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayın. Benimle birlikte çalışmak veya görüşlerinizi paylaşmak isterseniz kendinetanı@gmail.com veya @kendinetanı instagram hesabından bana mesaj atabilirsiniz. Sevgimle, N

    37 min
5
out of 5
5 Ratings

About

Şifalandırmak önce kendini doğru “tanı”madan geçer. Farkındalık, öz-şefkat, psikoloji, spirituellikle dolu bir podcast. Daha fazla içerik için İnstagram’da @kendinetanı hesabını takip et! Soru, görüş ve bireysel danışmanlık için: DM 📩 IG @kendinetanı veya kendinetanı@gmail.com