Ne Yapmalı?

Mehmet Serdar Kılıç

Her şeyi devletten beklemeyenlerin, elini taşın altına koyanların, yaptıkları şeyde ustalaşan ve deneyimlerini paylaşan insanların konuk olduğu haftalık serüven. Destek için: patreon.com/mserdarkilic

Episodes

  1. 12/07/2023

    Arayış - Yeni Sezon

    IG Hesabım: ⁠⁠https://www.instagram.com/mserdarkilic/⁠⁠ Web Sitem: ⁠https://www.mserdarkilic.com/⁠ İstanbul Apartmanları Kitabım: ⁠⁠https://www.amazon.com.tr/dp/6057349105?ref_=cm_sw_r_cp_ud_dp_81JCGCPY7CANR67N8YH5 NE YAPMALI? BÖLÜM 11 / ARAYIŞ   Aramak bulmak için olsaydı, kıymetli olmazdı. Arayış sonu gelmeyen bir yaşamın ilk adımı olabilir miydi? Tam bulduğunu düşündüğümüz anda başka birçok kapıyı bize açan da arayış değil midir sahi? İşte bu bölüm tam da bu şekilde ortaya çıkıyor, çıkıyor çünkü; bu fikri oluştururken dahi kendi içinde gelişmeye devam ediyor. Benim kalemimden çıkıp dilimden dökülene dek içeride milyarlarca bağlantı arasında genişleyip yeni kavramlar yaratmaya devam ediyor. Yetmiyor, siz dinlerken yeni anlamlara kavuşuyor ve aynı şekilde genişlemeye devam ediyor.   Geçtiğimiz hafta yaptığı açıklama ile bizim deli dolu gündemimize değil ama sanat dünyasının -tabii o sanat dünyası da Barbie filmi gündemi arasında yine gerekli ilgiyi görmemesine rağmen- sanat dünyasının gündemine bomba gibi düşen bir açıklama ile derin düşüncelerimize bir yenisi daha eklendi.   20 yaşında ilk filmini çeken, Cannes Film Festivalinden aldığı da dahil genç yaşında sinemanın ilgi çekici isimleri arasına giren Xavier Dolan 34 yaşında sinemayı bıraktığını tam olarak şu cümlelerle ifade etmeye çalıştı.   “İnsanların zar zor gördüğü bir projeye iki yılımı vermek içimden gelmiyor. Bu hayal kırıklıklarını yaşamak için çok fazla tutku ortaya koydum. Bu, yönetmenliğimin kötü olup olmadığını merak etmeme sebep oluyor ve öyle olmadığımı biliyorum.” Diyor El Pais gazetesine verdiği açıklamada Dolan.   Açıklamanın sonundaki “merak etmeme sebep oluyor ve öyle olmadığımı biliyorum” özgüvenini bir kenara bırakırsak, kendisi için “tükenmişlik sendromu” yorumu yapanlardan “artık ilgi çekemiyor” olmasına kadar birçok ifade beraberinde geldi.   Gerçekten de kendi söylediği gibi mi yoksa yapılan sert yorumlar gibi mi zamanla anlayacağız görünüyor.   Dolan’ın kendi ürününü, satmaya çalıştığı duyguyu daha az insana ulaşacak olması dürtüsü mü harekete geçirdi ya da bundan yeterince finansal kazanç sağlayamayacığını mı gördü yoksa konuları mı tükendi bunları bilemeyiz. Örneğin kendisini çok sevebilecek Netflix’in yüklü bir teklifle kapısını çalmasına hayır diyebilir mi? Disney’in bir çarpık aile ilişkisi dizisi isteğine ne der gibi onlarca sorusu bizim direkt olarak konumuz olmadığı için hızlıca geçiyorum.   Dolan’ın bu açıklamasının kıymeti harbiyesi aslında günümüzde biraz da imkânı olan, maddi sıkıntı içinde olmayan birçok insandan hatta belki o sıkıntılar içinde de bir çıkış yolu arayanlardan farklı değil.  Bu açıdan baktığımızda konumuz salt olarak Dolan ya da filmleri veya kararı değil.   Konu tam olarak BİZ Eski bölümleri dinleyenler, beni tanıyanlar için değil belki ama aramıza yeni katılanlar için hatırlatmak gerekirse Ne Yapmalı’nın kısmen de olsa toplumsal bir amacı vardı; yıllarca her şeyi devletten beklemiş elini taşın altına koymamış insanların artık bir şeyler yapmak istemesini bir derdi olduğunu anlatmaktı yola çıkışımız. Onlara yer vermek, dinlemek ve BİZ gibi düşünenlere belki ilham vermesiydi. Sıfır ticari amaç sıfır destek ve hatta kendi imkanlarımla belki finansal olarak anlamsız olmasına rağmen çıktığım bir yoldu. Velhasıl arada bizi kahreden bir dev yıkım yaşadık, toplumsal birlikteliği de bölünmeyi de maalesef bir kez daha gördük. Peşi sıra Demokrasi’ye Sokrates gibi bakan biri olarak seçimleri yaşadık. Her iki kesimin cehalette yarıştığı, körü körüne gittiği, sadece kendi mahallesini bilen dinleyenlerin oy verdiği belki de son elle tutulur seçimi geride bıraktık.  Sonrasında da biraz kişisel gündemimin yoğunluğu sebebiyle ara verdiğim yayınlarıma yeniden başlamak için girdiğim arayışta arayışın BİZ için ortak en güncel konu olduğunu düşünerek biraz da sizinle dertleşerek bu yeni sezona başlamak istedim.

    12 min
  2. Tek Başına da Olur / Gökhan Konaş

    27/12/2022

    Tek Başına da Olur / Gökhan Konaş

    Gökhan web sitesinde hikayesini şöyle özetliyor; 2011 yılında Kaz Dağları’ndaki aslında pek de istemeden gittiğim ilk kamp tecrübem beni bayağı etkiledi. Farketmeden bir parçası haline geldiğimiz şehir hayatları içinde unuttuğumuz bazı şeyleri yeniden hatırlattı. Doğada olmanın tadını, yolda olmanın verdiği özgürlük duygusunu, yeni yerler görmenin ve yeni insanlar tanımanın “gerçekten” yaşamak olduğunu tekrar farkettim. O günden beri mümkün olduğunca çok gezmeye, yeni yerler görmeye, farklı lezzetleri tatmaya ve aslında yolda olmaya bağımlı oldum. Bu yaşam tarzını anlamaya çalışırken çok blog takip ettim (halen de ediyorum) ve çok fazla şey öğrendim. Belki benim yazdıklarım ve bakış açım da birilerinin işine yarayabilir diye düşünerek tecrübelerimi ve gördüklerimi paylaşmak istedim. …ve tekbasinadaolur.com ortaya çıktı web sitesi: https://www.tekbasinadaolur.com/ IG Hesabı: https://www.instagram.com/tekbasinadaolur/ Youtube Sayfası: https://www.youtube.com/@tekbasinadaolur Destek ve daha fazlası için: ⁠⁠⁠⁠patreon.com/mserdarkilic⁠⁠⁠⁠ IG Hesabım: ⁠⁠⁠⁠⁠https://www.instagram.com/mserdarkilic/⁠⁠⁠⁠⁠ Web Sitem: ⁠⁠⁠⁠https://www.mserdarkilic.com/⁠⁠⁠⁠ İstanbul Apartmanları Kitabım: ⁠⁠⁠⁠⁠https://www.amazon.com.tr/dp/6057349105?ref_=cm_sw_r_cp_ud_dp_81JCGCPY7CANR67N8YH5⁠⁠⁠⁠

    47 min

Ratings & Reviews

5
out of 5
3 Ratings

About

Her şeyi devletten beklemeyenlerin, elini taşın altına koyanların, yaptıkları şeyde ustalaşan ve deneyimlerini paylaşan insanların konuk olduğu haftalık serüven. Destek için: patreon.com/mserdarkilic