45 episodes

şiir şifâdır.

YouTube: https://www.youtube.com/user/frkanozdemir

Şiir Furkan Özdemir

    • Music
    • 4.0 • 2 Ratings

şiir şifâdır.

YouTube: https://www.youtube.com/user/frkanozdemir

    İbrahim Tenekeci - Öbür Divan

    İbrahim Tenekeci - Öbür Divan

    İnsanlar anlaşıldı.
    Cihânın da sırrı yok.



    Ümitvâr olunuz...

    Şair: İbrahim Tenekeci
    Yorum: Furkan Özdemir
    Müzik: Çalıkuşu
    Fotoğraf: Adrian

    • 1 min
    Yavuz Bülent Bâkiler | Şaşırdım Kaldım İşte

    Yavuz Bülent Bâkiler | Şaşırdım Kaldım İşte

    "Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu. Eylül'dü." - Zafer Akkaş

    Bilmem ki nemsin...

    Yeri doldurulamayan bir kale inşa ediyorum sanırım içimde. Tarihte yapılan kaleler yıkılıp gitti de bu beyhûde kaleyi yıkamadım gönül kafesimde. Kapıların ardında beklerken hangi sancının miadını dinliyorum ki gözlerim böyle alev ırmağı. Hani bakamazsın o kapının ardından ve gidemezsin de. Nasıl bir dilemma... Düşünüyorum o halde varım diyorsun ya Decartes bir şeyi unutuyorsun; düşünebiliyorsan zaten varsın ancak ben düşündüğüm hâlde yokum bunu bilmiyor kimseler. Bazı şeyleri yaşayabilseydim çok farklı olacaktı. Nereye dönsem Rabbim beni biliyor bu ferahlıktır içimi ılıtan. Güz sancılarını duymuştum, güz sancılarını ölümün arifesine benzetirdim. Cânânını kaybettikten sonra doğan evladının sevincini yaşayamamış bir baba kırıklığı.



    Şair: Yavuz Bülent Bâkiler

    • 3 min
    Sohrab Sepehri - Duman Yükseliyor

    Sohrab Sepehri - Duman Yükseliyor

    kopartılmış yapraklarımdan ibaretti hüzün
    dedim rahmet yağar ben yürürken
    gece benim ardımda
    taşıdım kara gençliğimi dağların damarında

    İsmet Özel, Yaşamak Umrumdadır.



    Duman yükseliyor yalnızlık köşemden
    Kim, nasıl haberdar olacak ki viranemden?
    Söyleyeceklerim var yanmış gönlüme
    Ne zaman sona erecek efsanem.

    Çektim elimi gecenin eteğinden
    Seherin zülüflerinden tutmak için
    Suya attım kendimi sahilden
    Lakin habersizim denizin derinliğinden.

    Duvarlardaki desenler bozuldu
    Kimse bir renk görmedi artık burada
    Hayal, gözünü dikiyor gece-gündüz
    Kalbimdeki umut resmine.

    Ayak bastığımdan beri buraya
    Kurtuldum kervanın gürültüsünden
    Aslında canım içre yanıyorum bu ateşten
    Lakin gönül vermişim bu yanışa ben.

    Karanlık çekiliyor çatılardan
    Şehrimin yoluna gülümsüyor sabah
    Hâlâ duman yükseliyor yalnızlık köşemden
    Söyleyeceklerim var yanmış gönlüme.



    Şair: Sohrap Sepehri
    Yorum: Furkan Özdemir

    • 2 min
    Payidar Zaraman | Benazir

    Payidar Zaraman | Benazir

    Gözlerin en iyi bir şeydi benazir 

    En iyi bir şeydi 

    Fitneden fidye alırdım ben onlarla 

    Onlarla ben çok yakışıklı bir herif olurdum 

    Seviyorum seni iyisin... bunu iyi işit 

    Seviyorum seni iyisin 

    Sen cihanın bir yurdunun bir bucağında 

    Oturduğun linç edilmiş bir minderde 

    O zemberek esmerliğinle öylece durursun bu bana yeter 

    Bu bana yeter diyorum iyi işit 

    Bu bana yeter ben bundan bir kısmet alırım 

    Hükmü düşer metni kutsalın 

    Amen pouya'nın sesinden kelam dinleriz sonra 

    Neden olmasın dinleyelim benazir 

    İnleyelim lisanımızca 

    Gezmelere çıkaralım gökyüzünü 

    Ve özeti olsundur ki 

    Ölüm çok loş bir akıbettir ve politikayı zül addeder hamavet 

    Yalanın nihayeti hüsrandır tenzih ederim seni 

    Seni tenzih ederim sen ki bende bir hira hurisi 

    Çok net görüyorum seni iyisin 



    Ve bir bağ yolunda benazir 

    Bir bağ yolunda azığımda haşlanmış yumurta ve kırmızı soğan 

    İçimde ölmesine ihtimal vermediğim bir anne 

    On dört yaşında bir iyi çocuk ve bu cennete giden patika 

    Çok aheste koşuyorum seni iyisin 

    Sen iyisin ben bunu bilmişimdir 

    Bu varlık endişesinden kurtarıldığım ay ışığında aklanmış gece 

    Ve sabah ne candan karşılıyor beni 

    Elbette seni 

    Abdest almak ne ferah şeydir benazir 

    Kal ki iyileşelim 

    Kal ki bir serçenin kalbiyle vuralım nasın fikrini 

    Ve yıldızlar 

    Yıldızlar göğün göğsünde Allah'ın şarkıları gibi 

    Gözlerimi 

    Gözlerimi bir gize taşırlarken 

    Kalifiye bir acemi olarak ben 

    Bir yufka ekmek kadarım 

    Kadarımdır 

    Olabildiğince hoş oluyorum seni iyisin 



    Sen ki sabah sıfır dört sularında fena mavi bir gülsün 

    Yaşamak için en ideal mezarlıksın benazir 

    En olağanüstü hal 

    Bütün kedilerin ölsün 



    Şimdi bunca nitelikli yaralarımızla birlikte 

    Bir hayat sürmek değil bu bizimkisi 

    Bir hayat sürünmektir benazir 

    Madem ki kalbimiz göğsümüzde dölek durmuyor 

    Dölek durmuyor gözlerimiz senin karşında 

    Çıkarabilirsin onları kafeslerinden 

    Yapabilirsin bunu pekàla...olmaz sana zerre kinim 

    Sen allah büyük olduğu için güzelsin benazir 

    Ben allah güzel olduğu için çirkinim 



    Şimdi bu bağ yolunda benazir 

    Yolumdan çekilse dünya...çekilse kaygıdan yaratılmış ilahlar 

    Sırtımı berrak bir yaşanmışlığa dayasam 

    Sırtımı ve sırtımın sırrını 

    Ne ferah bir gök olsa 

    Ve ciğerlerimde nefesinden damıtılmış bir cennet ırmağı 

    Bunlar hep olmuş hep olağan hep olacak şeylerdir 



    Şimdi benazir 

    Şimdi itaat kuşanmış bir hitapla 

    Ve dahi bir inatla buyur 

    Ve inzivaya çekilmeden önce gözlerin (yani şu karşımda duran iki tanrıcık) 

    Bir tebliğ edasında...ki böyle olmasa da olur 

    Ve dahi bir sanatla buyur 

    İyisin değil mi 

    Ve bunu bütün seçkin köprüaltlarına duyur 

    Umut ki tanrının yeryüzündeki tek vekilidir benazir 

    Çok müreffeh ölüyorum seni iyisin

     

    Payidar Zaraman



    Yorum: Furkan Özdemir

    Müzik: Mohammed Esfahani-God is Closer

    • 4 min
    Cahit Zarifoğlu - Mavi Gök Orada mı?

    Cahit Zarifoğlu - Mavi Gök Orada mı?

    bakıyorsun kuşlar 

    hazır 

    sokak lambaları yanık unutulmuş 

    bir kadıköy vapuru hınca hınç insan 

    çok geçmeyecek 

    martılar beyhude turlar atacak 

    kıyılar lağım konserve kutuları 

    mısır koçanları 



    sevgi aranabilir yine 

    korkusuzca say koskoca kederlerini 

    bir kuyu bulunabilir 



    aklımdan çıkmıyorsun 

    sen hala dizüstü 

    bunca anıyı besleyerek 

    sokaklarda avaz avaz konuşarak kendi kendinle 

    mektupları öpebilirsin kırmızı dudaklarınla 

    görür gibi olarak açıp baktığımı 

    bense şöyle diyorum 

    buradan bir acı kanamış boyuna 



    kuşlar hazır 

    öncü havalanmak üzre 

    şehri gelen bir mevsime bırakıyorlar 

    o vapur hala hınca hınç 

    kimbilir herbiri hangi dünyaya sağır 

    çok geçmez aradan 



    kadınlar kapı önlerinde 

    ellerinde meşalelerle 

    aydınlatırlar gelip geçen erkek suratları 

    yorgun bir sarıyla ben de 

    geçeceğim önlerinden 



    aklımdan çıkmıyorsun dedim 

    başka türlüsünü yorgunum anlatmaya 

    telefonlar yan hücrede çalışıyor 

    bense kurşunî bir dere 

    ağaçlar hayvanlar bile kaygılı 

    onu bir mersedesten indirdi kalçasına kadar açılarak 

    mavi gök orda mı 



    yapayaşlı bir rum kadın 

    her şeyde yanıp sönen bir kıyamet algısı 

    haydi koşayım diyorum belki dağılır 

    koşuyorum 

    sancağımda kendi rüzgarımla ölgün kıpırtılar 

    hayır daha sevgili daha sevimli değil 

    ne başka bir gün ne başka bir zaman 



    çok geçmeyecek aradan 

    şöyle diyeceğim 

    bulutlar açmadı 

    mavi gök orda mı?

    • 3 min
    Hz.Ali'ye Mektup | Alper Gencer

    Hz.Ali'ye Mektup | Alper Gencer

    sen belki tanımazsın ama ben senin için ölürüm!

    sen beni tanımazsan ben zaten ölüyüm!

    bir Allah’a bir anneme sonsuz itimadım var

    herkes beni yarı yolda bırakıyor ya Ali

    herkes beni yarı yolda bırakıyor bu çok zor!



    sana bu mektubu pişirilmiş çamurun içerisinden yazıyorum

    ağaçların otların ortasında yaşıyorum

    cayır cayır yanan bir orman ne kadar uzun yaşar?

    Allah’ım benim yanmayan yerlerimden yangın çıkar

    yanan öd ağacının külü olmak istiyorum

    yanan bir öd ağacı gibi yanmak istiyorum

    çakmağın varsa çak tutuştur kalbimi

    kılıcın varsa çek yatıştır nefsimi

    sebebin varsa çık karıştır derdimi

    bir kez yüzün görmeye bu can kurban ya Ali



    yürüdün kınında kılıç yüreğinde aşk

    dünya atlıların hışmına uğramış gibi toz ve duman

    ortalık putlarla dolu İbrahim yorgun düşmüş olmalı

    ve bu açıdan bakınca Yakup

    kör olmakta son derece haklı

    Yusuf doğuran bir kuyum yok

    Davudi bir sesim yok Zebur söylemek için

    İsa’nın yakışıklı alnından

    kilise duvarlarına çakılan

    grotesk bir çarmıh kaldı geriye

    ve onca hikmetinden Musa’nın

    kekemelik, israil’e…

    Musa kekelerken oysa

    söze şarkılar bahşeden bir sesi vardı

    bunlar kekelerken havada

    kurşun sesleri ve çocuk çığlıkları…

    demem o ki Zülfikar’a davranan elin

    eksikliği hissediliyor şu an dünyada



    seni sırtından hançerlediler çünkü başka şansları yoktu!

    risk almayı gerektirir seninle göz göze gelmek

    seni sevmek bir insanı sevmenin iskelesidir

    bugün ne dünden bir sonraki gündür ne yarından bir önceki…

    bugün hem dünkü gündür hem yarın ve sonraki

    yani mütemadiyen seninle yaşıyor olabilmek gibi bir bahtım var

    mesela bir akşam Resul’ün evine giderken beni de uykumdan al



    insan önce annesini sever, sen önce O’nu sevdin

    O’nu sen kırıp çıkardın insanın kendini seyrettiği aksinden

    şimdi bazıları mübalağalı buluyor beni

    bazıları gülüp geçiyor ki senin

    vurduğunu cehenneme postalayan bir kılıcın vardı

    ama onları görsen ağlardın merhametten

    sen onlar için kendini ve evladını feda ettin onlar

    kendileri için senin evladının her gün başını vuruyorlar

    ben senden öğrendim ki oysa inanmak

    mesela dost için ölüme yatıp orda

    teslimiyet doğuran bir uykuya dalmaktır



    dünyaya senin gözlerinle bakmak isterdim ya Ali

    şurasında biraz vicdan olan herkesin seni sevmek borcu var

    bir puta dahi inanmanın varsa inanmakla bir alakası ki var

    insan senin Resul’e teslim oluşunla inanmayı tamamlar



    sen bana dil oldun Rahman o dile ağız

    sen bana göz oldun Mustafa göze yürek

    sen bana söz oldun Kuran o söze ayet

    bir kez yüzün görmeye bu can kurban ya Ali



    seninle en sevdiğim müştereğimiz

    ikimiz de en çok hep, hep O’nu seveceğiz

    zannımca sonumuz tam da şöyle olacak

    sen Hüseyn’in başını koyacaksın ortaya

    paramparça olacak gönül zembereğimiz

    sen Hasan’ın ağusundan taslarla sunacaksın

    musallat olmayacak nefis en-gereğimiz

    sen Fatma’nın gözlerini bizle paylaşacaksın

    hakikat söyleyecek aşk ile yüreğimiz

    senin kalbin bir abanın altında korunmuştur

    benim kalbime de yer var mı orda ya Ali?



    sen belki tanımazsın ama ben senin için ölürüm

    sen beni tanımazsan ben zaten ölüyüm

    işte gözyuvarlarımı boşalttım Zülfikar’ınla

    bunca okudum senin gözlerinle bakmak için dünyaya

    hep senin gözlerinle bakmak için ya Ali

    Resul’e

    ve Allah’a!

    • 6 min

Customer Reviews

4.0 out of 5
2 Ratings

2 Ratings

Top Podcasts In Music

Barstool Sports
The Joe Budden Network
The Black Effect and iHeartPodcasts
Double Elvis
Rory Farrell & Jamil "Mal" Clay
Exactly Right

You Might Also Like

Yasin Yıldız
Beyhan Budak
Onat Baloğlu
Podbee Media
Siir
Zeynep İŞLEME