Kerem Önder

Kerem Önder

Kerem Önder Hocamızın bağımlılık yapan üslûbuyla, Tefsir, Hadis, Fıkıh, Akâid, Siyer ve Tasavvuf gibi İslam ilimlerinin özetini, bu kanalda hiç sıkılmadan ve zorlanmadan hızlı bir şekilde öğrenecek ve hayatınıza tatbik etmekle kalmayıp etrafınızdaki insanlara da kolayca aktarabileceksiniz. "Sizden hiç bir ücret istemeyenlere tâbi olun. Onlar, hidayete erdirilmişlerdir." ayeti gereğince sohbet videolarımızı, ücret talep etmemek kaydıyla istediğiniz gibi paylaşabilirsiniz. (Yasin 21) Tebliğ niyetiyle tanıdığınız herkese kanalımızı tavsiye edin. Çünkü: "Kim, iyi bir işe aracılık ederse, onun d

  1. 1d ago

    Nefsi Mülhime İlham alan nefs - Şems 7-10 tefsiri

    Nefse ve onu düzenleyeneSonra da ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki,Elbette nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur.Onu kötülüklere boğan da ziyan etmiştir. (Şems 7-10)“Sa'îd b. Cübeyr, "O nefsi, fücuru ve takvası ile başbaşa bırakan..." manasını vermiştir."Biz ona iki de yol gösterdik" (Fecr 10) ayeti gibi olmuş olur.İnsan kendisi denesin. Çünkü çoğu kez birşeyden hiç haberi yok iken, o şey hiç aklında yok iken, birden kalbine onun şekli, planı, sureti düşüverir. Kalbe düşen bu şekle binaen, kalbte o şeye bir meyil meydana gelir. Uzuvların hareketleri ve bu şeyin fiil olarak meydana gelişi de, kalbteki bu meyle varıp dayanır.Taatta bulunmak ve günahlardan uzak durmak suretiyle, nefsini günahlardan arındırarak, kendisini tezkiye eden, tertemiz yapanlar, felaha erer, umduğunu elde eder.Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), “Kad efleha men zekkâhâ” ayetini okumuş. Sonunda vakfederek (durarak) "Allahım, nefsime takvasını ver. Sen o nefsin velisi ve mevlasısın. Nefsimi temizle. Sen, nefsi temizleyenlerin en hayırlısısın.” Müslim, Zikir, 73; Müsned, 4/371.Salâh ehli, kendilerini izhar ederlerken, fısk ehli ise kendi nefislerini, gizli kapalı yerlerde gizler ve açığa vurmazlar. "İsyan ve günahlara dalmak suretiyle, nefsini gizleyen..." demektir.Bu ifade, içinde fücurunu saklayan... anlamındadır. Bu, bu kimsenin, fücura devam etmesi ve facir kimselerle oturup kalkmasıyla meydana gelebilecek bir durumdur.” RaziAllah bütün kainatı zıtlıklar üzere kurmuştur. Bir sıfatı Hayy, diğeri mumittir öldüren.Bir sıfatı Hadi, diğer Mudill'dir dalalete sevk eden.Hep güneş olmaz, hep yağmur olmaz. Hep hastalık olmaz, hep sağlık olmaz.“Allahü teâlânın feyzleri, nimetleri, ihsanları yani iyilikleri, her an insanların iyisine, kötüsüne, herkese gelmektedir. Herkese mal, evlat, rızık, hidayet, irşat, selamet ve daha her iyiliği fark gözetmeden göndermektedir; fakat insanların bir kısmı kabul ediyor, bir kısmı kabul etmiyor. Mesela güneş, hem çamaşır yıkayana, hem de çamaşırlara aynı şekilde parlarken, çamaşırcının yüzünü yakıp karartır, çamaşırları ise beyazlatır.” İmam-ı RabbaniDilimiz hergün binlerce kelimeyi söyler. En çok söylediği kelimeler ne ise, kalpte o nesneyle meşgul olur. Temizlenmiş bir kalp, öfkelendiğinde bırak dilini tutmayı, kalbi bile küfretmez.Fî kulûbihim maradun, fe zâdehumullâhu maradâ...Akıl ilmin yeri, gönül sevginin. Son anda Akıl formatlanir bildiğin herseyi unutursun, ismin dahil.Gönül öyle değil. Oraya dikkat etmeli oraya ne koydun orada ne var.Güç ruhtadır; fakat vasıtalar bedendedir.Ruh, bu vasıtaları istenmeyen fiiliyata döktüğünde, o zaman ruhun vasıfları söz konusu olur. Allah çirkin ve kötü olan hiçbir şey yaratmamıştır. Kötü ve çirkin olan, bizim kendi cüzi irademizle yaptığımız suistimallerdir.Şimdi bu durumda kötü hareketlerimizden kim sorumlu, beden mi, ruh mu? Kıyamet gününde beden ruhu, “Kötülük yapacak gücüm yoktu” diye; ruh da bedeni, “Kötülük yapacak vasıtam yoktu” diye suçlayacaklardır. Birbirlerini suçlamalarına şu cevap verilecektir: Siz kötülükte birbirlerine yardım etmiş olan kötürüm ve kör gibisiniz. Kötürüm görüyor ve kararları veriyordu; fakat körde kötülüğü yaptıracak beden ve güç vardı. İkisi suçluydular.Allah’ı takip etmeyip şeytana uyanlar ayrılacaklardır. Bir salkım üzümü düşünün. Salkımdan kopan her tane hemen çürür; fakat koparılmayanlar uzun yaşar. Üzüm tanesi salkımda kaldığı sürece beslenir. Her şey aynıdır ve zati itibariyle güzeldir. Çirkin olan sadece zahiri sıfatlardır.Allah, yalnız insanı cemalim ve celâlimle yarattım” diyor. Bazı insanda yalnız celâli zuhur ediyor, ‘Ben Allah’ım’ diyor; Firavun gibi. Bazı insanda cemali zuhur ediyor, ‘Ben kulum’ diyor; Hz. Peygamber gibi, ‘Seni layıkıyla bilemedim Allah’ım’ diyor. İşte celâli ve cemali, ikisinin de zuhur ettiği yer olduğu için insan çok önemlidir.

    Nefsi Mülhime İlham alan nefs - Şems 7-10 tefsiri
  2. 2d ago

    Abdülkadir Geylani sohbetleri 33 / Kerem Önder

    “Bir kimse, Allah'ı seveni görürse, kalbi ilâhî tecelliye kavuşur. İstidadı varsa, sır âlemi ile Hakk'a vasıl olur. Rabb’imizin varlığı görülür. Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyururlar: “Rabb’inizi güneş ve ayı görür gibi göreceksiniz.” O'nu görmek bir karşılığa bağlı değildir. O'nu sevenler bugün kalpleri ile görürler. Yarın baş gözleri ile... O'na benzeyen yoktur. Gören O'dur, işiten O'dur. O'nun sevgili kulları, yalnız O'nun rızasını gözetirler. Başkası onlar için önem taşımaz. Yardımı yalnız O'ndan beklerler. Dünyanın çaresizlik acısı onlar için bir tad olur. Dünyalıkları bol da olsa azla yetinirler; fazlasını dağıtırlar. Yeter ki, Yaratan razı olsun. Ötesi onlara hiç gelir. Nimetleri ve her şeyi O'nunla almak onlar için âdet olur. Hak'la olmak onlar için en büyük zenginliktir. Hak onlara hastalık verirse nimet sayarlar. Yalnız bırakırsa ülfet bilirler. Halktan uzak olurlarsa Hakk'a yakınlık sayarlar. Allah yolunda yorulmak onların rahat hâlidir. Size mübarek olsun, ey nefislerini ve boş heveslerini bırakanlar. Hak'tan razı olup, O'nda yok olanlar! Ey cemaat! Bilgisi ve aklı sizden fazla olana akıl satmayınız; bilgiçlik taslamayınız. Hak Teâlâ şöyle buyurdu: “Allah bilir; siz bilemezsiniz.” (el-Bakara, 2/216) Hak Teâlâ'nın emirlerine uyunuz. Sizin için ve başkaları için yaptığı şeye razı olunuz. Size bir şey olursa sonunu bekleyiniz. Başkalarına da olunca dilinizi tutunuz. Olan işler O'nundur; sizi ilgilendirmez. Yardım etmeniz kabilse ediniz. İlâhî bilgiye ermek arzusunda iseniz, akıl ve bilgi yönünden iflâs ayağı ile Hakk'ın önünde durunuz. İşitiniz ve amel ediniz. İpliğinizi lifler hâlinde açığa çıkarıyorum. Çürük iplerinizi açıyor; kopma ihtimali olanları yeniden bağlıyorum. Sizin derdinizden başka derdim yoktur. Yalnız sizin üzüntünüzü gidermek istiyorum. Ben bir kuşa benzerim. Uçtuğum yere giderim. Yitirdiğimi hemen bulurum. Arzu sizindir; ey atılan taşlar; ey kan yükü tembeller ve nefsin bağladığı kişiler; ey aklını her şeye yoranlar, hâlinizi siz düşününüz. “Allah’ım, rahmetini bana da ver, onlara da...” Geylani

    Abdülkadir Geylani sohbetleri 33 / Kerem Önder
  3. Oct 20

    İlim öğrenme sıralaması? - Mektubat 177 / Kerem Önder

    177. Bu mektûb, Cemâleddîn Hüseyn-i Bedahşîye yazılmışdır. İ’tikâdı, Ehl-i sünnet i’tikâdına göre düzeltmek lâzım olduğu bildirilmekdedir: Hâce Cemâleddîn-i Hüseyn, gençlik zemânını büyük ni’met biliniz! Elden geldiği kadar, bu zemânı, Allahü teâlânın râzı olduğu işleri yapmakla geçiriniz! Bunun için de, herşeyden önce, i’tikâdı, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiklerine göre düzeltmek lâzımdır. İkinci olarak fıkh bilgisini öğrenmeli ve işleri, bu bilgiye uygun yapmalıdır. Ancak bunlardan sonra, tesavvuf yolunda ilerlemeğe sıra gelir. Bunları yapabilen, felâketlerden kurtulur. Yapmıyanlar kurtulamaz. Hâce Muhammed Sâlihin çocuklarına yardım ediniz! Onlara yardım, babalarına yardım demekdir. Fârisî mısra’ tercemesi: Aranılan hazîneyi gösterdim sana! Vesselam” “Gençlerinizin en hayırlısı, (sefahetten uzak durmakta ve temkinli davranmakta) ihtiyarlara benzeyendir. Yaşlılarınızın en fenası ise, (başını gaflete sokmakta ve nefsinin arzularına uymakta) gençler gibi yaşayandır.” (Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, 10/270; İbn Hacer, el-Metalibu’l-Aliye, 3/3) "Allah (cc), gayri meşru şehvet peşinde olmayan genci pek beğenir." (Müsned, 4/151) "Resûlüllah (asm) gençlerin yanına vardı ve şöyle dedi: “Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan alı kor; iffet ve namusu muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun. Çünkü (oruç), cinsî arzuyu azaltır." (Müslim, Nikâh 1) "Bir genç yaşlı bir insana yaşlılığından dolayı ikramda bulunursa, yaşlandığı zaman kendisine ikramda bulunacak bir kimseyi Allah (cc) ona musahhar kılar." (Tirmizi, Birr 75) “İnsanlar içinde Yüce Allah’ın en sevdiği kimse, kötülükleri terk edip, iyiliklere yönelen gençtir.” (Ebu Davut, Salât, 26) Önce şu günahları terk edeyim sonra namaza başlarım sözü şeytanın propagandasıdır. Şeytan usta bir siyasetçidir tam bir manipülasyon ustasıdır kendi fikirlerini senin fikirlerinmiş gibi hayata geçirtir. Terk et sonra namaza başlarsın der ama insan günahsız olmaz ki. Biz insanız hem namaz kılarız hem günaha düşeriz bir peygamber gibi korumuş değiliz. Neden Muhammed aleyhisselam şöyle diyor iki farz namazı arası tüm küçük günahları siler. İki umre arası tüm günahları siler iki cuma namazı arası tüm günahları siler. İki cumayı kılan günah işlemekten korunur demiyor Resulullah aleyhisselam. Günaha düşersin diyor ama bunları sildirmek için namaz kılacaksın diyor. Dünyada ayağının kayması sırat Köprüsü’nde ayağının kaymasından daha kolay. İmanı kaybetmek çok kolay. Allah sana bir musibet verir bir hastalık verir uyku uyuyamazsın aklın zayıflar doğru düşünemezsin ve neden ben dersin neden ben dedikten sonra da Allah’a baş kaldırırsın isyan edersin Allah’a küsersin. Dua etmekten vazgeçersin işte bu imanı kaybettiğin andır bak ayağın kaydı ve kafir oldun. İşte bu olmaması için günde 40 defa fatiha okuyoruz ihdinassıratal müstakim bizi Sıratı müstakim üstüne daim kıl sabit kıl âmin. Bir sepetin içinde 20 tane portakal düşün Portakallardan bir tanesi Çürükse sepetin içindeki diğer bütün portakalları çürütür Buradan sana iki nasihat vereceğim Bir Çürük portakal olma İki Çürük portakalla yakın olma temas etme dostluğunu bitir. Hz. Ali, mezarlığa neden sık gittiğini soranlara şu cevabı verdi: İki sebebi var. Anlattıklarıma itiraz etmiyorlar ve arkamdan gıybetimi yapmıyorlar.. Namaza duracağında bir başkalaşır rengi solar, muhabbetullah hisleriyle iki büklüm olurdu. Takvimler Ramazan ayının on yedisini gösteriyordu ve günlerden Cuma idi. Her zamanki gibi o günün sabahında da erkenden kalkmış ve aile efradını uyandırmış, ardından namaz için mescide yönelmişti. Zifiri karanlıkta arkadan yaklaşan İbn Mülcem ani bir hamle ile zehirli kılıcını Hz. Ali'ye defalarca vurdu. Ona suikast düzenlendiğini duyan herkes koşmuş gelmişti. Yaralı Ali'yi evine taşımak istiyorlardı. O ise namazını kılıp cemaati kaçırmamalarını tavsiye ediyordu. Tıpkı rehberi Rasûl-i Ekrem'in yaptığı gibi.

    İlim öğrenme sıralaması? - Mektubat 177 / Kerem Önder

About

Kerem Önder Hocamızın bağımlılık yapan üslûbuyla, Tefsir, Hadis, Fıkıh, Akâid, Siyer ve Tasavvuf gibi İslam ilimlerinin özetini, bu kanalda hiç sıkılmadan ve zorlanmadan hızlı bir şekilde öğrenecek ve hayatınıza tatbik etmekle kalmayıp etrafınızdaki insanlara da kolayca aktarabileceksiniz. "Sizden hiç bir ücret istemeyenlere tâbi olun. Onlar, hidayete erdirilmişlerdir." ayeti gereğince sohbet videolarımızı, ücret talep etmemek kaydıyla istediğiniz gibi paylaşabilirsiniz. (Yasin 21) Tebliğ niyetiyle tanıdığınız herkese kanalımızı tavsiye edin. Çünkü: "Kim, iyi bir işe aracılık ederse, onun d

You Might Also Like