Umut Kaşan

Umut Kaşan ( Dualiteli)

Didim'in de ilginç ve bir o kadar dinlenesi halleri vardır didim ve başladım. Zaten konuşmakla ilgili sıkıntımız olmadı. Kimse dinlemese de olur :) anlatırım ben... Ben Umut Kaşan. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

  1. Sep 13

    “Medusa’nın Gölgesinde” Göçlerin ve ikinci hayatların şehri “Didim” Anlatılan Didim’in hikayesidir.

    Kuruluşundan 2014 Yılına Kadar Didim'de yaşayanlar, yaşananlar, tarihsel sürecin sosyolojik, demografik, siyasi incelemesini harmanlayan bu belgeselde yer alan tüm kronolojik veriler; gerçek olaylar, resmi arşivler, kitaplar, çeşitli kaynaklar, süreli yayınlar ve tanık anlatımlarıyla belgelidir. Sunulan tarihsel perspektif, sosyolojik analizler ve olaylar arasındaki nedensellik bağları; söz konusu kaynakların senteziyle, geniş kapsamda tarafımca oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. Tarih, bazen devasa mermer sütunların gölgesinde, bazen bir tütün yaprağının damarında bazen de bir anıda, anlatıda saklıdır. Anlatılan bu toprakların hikayesidir. Kadim bilicilerin, kehanetlerin göçlerin ve ikinci hayatların şehri Didim. Yüz yıl önce bu topraklara 'Vatan' diyenlerin acısı, gözyaşı, emeği, alın teri, umudu ve göçlerle kurulan Didim… Katkı verenlere, destek olanlara, kaynak sağlayanlara teşekkür ederim. Didim Ticaret Odası Sunar. Hazırlayan : Umut Kaşan Seslendirme & Müzik: Umut Kaşan & H.A. Düzgün Kaynakça: • Bahri Aşık “Arşiv ve Özel Anlatı ” • Doç. Dr. Arzu Toker "İkinci Hayatların Kenti "Didim" ( - Türkiye Turizmi Sözlü Tarih Didim Araştırmasında Doç. Dr. Arzu Toker’e bizzat eşik ettiğim ( Adnan Aşık , Adnan Aydoğan, Basri Göç, Başak Kamacı, Ekrem Aşık, Bahri Aşık, Erdinç Göç, Hilmi Yıldırım, İsmail Aldemir, Kadir Karakaya, Mehmet Bilgin - Tevfik Gönül, Mümin Kamacı, Ömer Selçuk, Özer Aydoğan, Ramazan Kamacı, Salih Bankoğlu, Şakir Kır, Taner Küsmez ) görüşmeler, olduğu gibi sadece Doç. Dr. Arzu Toker’in sözlü tarih araştırması görüşmeleri kaynaktır. • Ahmet Bilgin "Didim'in Kırk Yılı" • Aytekin Kalkan, Eren Gönül "Didim; Tarih - Kültür -Turizm"• Aziz Tuncer "Didim İlçesinin Sürdürülebilir Turizm Açısından Değerlendirilmesi" • Mehmet Bilgin "Büyüteç Altında Didim" • Mehmet Bilgin "Didim'in Kırk Yılı" • Muharrem Çetinel "Yoran: Didim'in Kayıp Köyü" • Murat Kafadaroğlu "1924 Yılında Didim'in Kuruluşu" • Özer Aydoğan "Didim'in Dünü Yoran" • Özer Aydoğan "Didim'den Yoran'a" • Öznur Gündoğdu " Didyma'dan Didim'e" • Zübeyde Muslu "Bir Öyküdür Yoran"• TRT Arşiv; gastearsivi.com; kutuphane.ttk.gov.tr; atam.gov.tr ; acikerisim.tbmm.gov.tr ; devletarsivleri.gov.tr; ismetinonu.org.tr ; anadoluimages.com ; nek.istanbul.edu.tr; tbmm.gov.tr ; CTAD: Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi- ctad.hacettepe.edu.tr; dergipark.org.tr ; loc.gov; doaj.org; saltonline.org Bu belgeselde temel çıkış noktası olarak ‘İkinci Hayatların Şehri' ve göç temasını kullandım çünkü Didim’e mübadele ile başlayan göç hiç dinmedi. Mübadiller, Muhacirler ve sonrasında turizm göçü, GAP Göçü, İngiliz Göçü ve de tatil beldesi olması sebebi ile ikincil konut göçü almaya devam etti. Didim’e yaşanan göç hiç dinmedi. Her gelen belki bir gün geri dönerim umudu taşıdı ya da belki de bir daha geriye dönmek istemeyecekleri bir ilk hayatları vardı, belki mecbur kaldılar belki de göç etmek ve taşınmak için can attılar... Her gelen kendi kültürünü, kültürel alışkanlıklarını da aldı geldi. İlk gelenler, kendilerinden sonra gelenleri misafir kabul etti. Didim beklenmedik bir hızla büyüdü. Coğrafyası gibi şehrin sakinleri de yöneticileri de değişti. Sağın kalesi, solun kalesi gibi keskin dönüşler yaşadı, değişti dönüştü ama hep geçmişe özlem duydu Didim. Didim’in turizmde, tarımda, sağlıkta, eğitimde, kültürel ve sosyal hayatta , ekonomik verilerinde ve de kentleşmesinde etnik kökenitelerin göçlerin yani insanların ve de siyasetin etkilerini merkezi gündem ile bağlantılı olarak, tarihsel kronolojik güncel gelişmelerle eşleştirerek araştırdım. Diliyorum ve de umuyorum ki kapsayıcı, bilgilendirici, eksiksiz hatasız, keyifli bir tarih yolculuğu olsun. Katkı verenlere, destek olanlara, kaynak sağlayanlara ve Didim Ticaret Odası’na çok teşekkür ederim.

    “Medusa’nın Gölgesinde” Göçlerin ve ikinci hayatların şehri “Didim” Anlatılan Didim’in hikayesidir.
  2. Sep 13

    “Medusa’nın Gölgesinde” Göçlerin ve ikinci hayatların şehri “Didim” Anlatılan Didim’in hikayesidir.

    Kuruluşundan 2014 Yılına Kadar Didim'de yaşayanlar, yaşananlar, tarihsel sürecin sosyolojik, demografik, siyasi incelemesini harmanlayan bu belgeselde yer alan tüm kronolojik veriler; gerçek olaylar, resmi arşivler, kitaplar, çeşitli kaynaklar, süreli yayınlar ve tanık anlatımlarıyla belgelidir. Sunulan tarihsel perspektif, sosyolojik analizler ve olaylar arasındaki nedensellik bağları; söz konusu kaynakların senteziyle, geniş kapsamda tarafımca oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. Tarih, bazen devasa mermer sütunların gölgesinde, bazen bir tütün yaprağının damarında bazen de bir anıda, anlatıda saklıdır. Anlatılan bu toprakların hikayesidir. Kadim bilicilerin, kehanetlerin göçlerin ve ikinci hayatların şehri Didim. Yüz yıl önce bu topraklara 'Vatan' diyenlerin acısı, gözyaşı, emeği, alın teri, umudu ve göçlerle kurulan Didim… Katkı verenlere, destek olanlara, kaynak sağlayanlara teşekkür ederim. Didim Ticaret Odası Sunar. Hazırlayan : Umut Kaşan Seslendirme & Müzik: Umut Kaşan & H.A. Düzgün Kaynakça: • Bahri Aşık “Arşiv ve Özel Anlatı ” • Doç. Dr. Arzu Toker "İkinci Hayatların Kenti "Didim" ( - Türkiye Turizmi Sözlü Tarih Didim Araştırmasında Doç. Dr. Arzu Toker’e bizzat eşik ettiğim ( Adnan Aşık , Adnan Aydoğan, Basri Göç, Başak Kamacı, Ekrem Aşık, Bahri Aşık, Erdinç Göç, Hilmi Yıldırım, İsmail Aldemir, Kadir Karakaya, Mehmet Bilgin - Tevfik Gönül, Mümin Kamacı, Ömer Selçuk, Özer Aydoğan, Ramazan Kamacı, Salih Bankoğlu, Şakir Kır, Taner Küsmez ) görüşmeler, olduğu gibi sadece Doç. Dr. Arzu Toker’in sözlü tarih araştırması görüşmeleri kaynaktır. • Ahmet Bilgin "Didim'in Kırk Yılı" • Aytekin Kalkan, Eren Gönül "Didim; Tarih - Kültür -Turizm"• Aziz Tuncer "Didim İlçesinin Sürdürülebilir Turizm Açısından Değerlendirilmesi" • Mehmet Bilgin "Büyüteç Altında Didim" • Mehmet Bilgin "Didim'in Kırk Yılı" • Muharrem Çetinel "Yoran: Didim'in Kayıp Köyü" • Murat Kafadaroğlu "1924 Yılında Didim'in Kuruluşu" • Özer Aydoğan "Didim'in Dünü Yoran" • Özer Aydoğan "Didim'den Yoran'a" • Öznur Gündoğdu " Didyma'dan Didim'e" • Zübeyde Muslu "Bir Öyküdür Yoran"• TRT Arşiv; gastearsivi.com; kutuphane.ttk.gov.tr; atam.gov.tr ; acikerisim.tbmm.gov.tr ; devletarsivleri.gov.tr; ismetinonu.org.tr ; anadoluimages.com ; nek.istanbul.edu.tr; tbmm.gov.tr ; CTAD: Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi- ctad.hacettepe.edu.tr; dergipark.org.tr ; loc.gov; doaj.org; saltonline.org Bu belgeselde temel çıkış noktası olarak ‘İkinci Hayatların Şehri' ve göç temasını kullandım çünkü Didim’e mübadele ile başlayan göç hiç dinmedi. Mübadiller, Muhacirler ve sonrasında turizm göçü, GAP Göçü, İngiliz Göçü ve de tatil beldesi olması sebebi ile ikincil konut göçü almaya devam etti. Didim’e yaşanan göç hiç dinmedi. Her gelen belki bir gün geri dönerim umudu taşıdı ya da belki de bir daha geriye dönmek istemeyecekleri bir ilk hayatları vardı, belki mecbur kaldılar belki de göç etmek ve taşınmak için can attılar... Her gelen kendi kültürünü, kültürel alışkanlıklarını da aldı geldi. İlk gelenler, kendilerinden sonra gelenleri misafir kabul etti. Didim beklenmedik bir hızla büyüdü. Coğrafyası gibi şehrin sakinleri de yöneticileri de değişti. Sağın kalesi, solun kalesi gibi keskin dönüşler yaşadı, değişti dönüştü ama hep geçmişe özlem duydu Didim. Didim’in turizmde, tarımda, sağlıkta, eğitimde, kültürel ve sosyal hayatta , ekonomik verilerinde ve de kentleşmesinde etnik kökenitelerin göçlerin yani insanların ve de siyasetin etkilerini merkezi gündem ile bağlantılı olarak, tarihsel kronolojik güncel gelişmelerle eşleştirerek araştırdım. Diliyorum ve de umuyorum ki kapsayıcı, bilgilendirici, eksiksiz hatasız, keyifli bir tarih yolculuğu olsun. Katkı verenlere, destek olanlara, kaynak sağlayanlara ve Didim Ticaret Odası’na çok teşekkür ederim.

    “Medusa’nın Gölgesinde” Göçlerin ve ikinci hayatların şehri “Didim” Anlatılan Didim’in hikayesidir.
  3. Sep 13

    “Medusa’nın Gölgesinde” Göçlerin ve ikinci hayatların şehri “Didim” Anlatılan Didim’in hikayesidir.

    Kuruluşundan 2014 Yılına Kadar Didim'de yaşayanlar, yaşananlar, tarihsel sürecin sosyolojik, demografik, siyasi incelemesini harmanlayan bu belgeselde yer alan tüm kronolojik veriler; gerçek olaylar, resmi arşivler, kitaplar, çeşitli kaynaklar, süreli yayınlar ve tanık anlatımlarıyla belgelidir. Sunulan tarihsel perspektif, sosyolojik analizler ve olaylar arasındaki nedensellik bağları; söz konusu kaynakların senteziyle, geniş kapsamda tarafımca oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. Tarih, bazen devasa mermer sütunların gölgesinde, bazen bir tütün yaprağının damarında bazen de bir anıda, anlatıda saklıdır. Anlatılan bu toprakların hikayesidir. Kadim bilicilerin, kehanetlerin göçlerin ve ikinci hayatların şehri Didim. Yüz yıl önce bu topraklara 'Vatan' diyenlerin acısı, gözyaşı, emeği, alın teri, umudu ve göçlerle kurulan Didim… Katkı verenlere, destek olanlara, kaynak sağlayanlara teşekkür ederim. Didim Ticaret Odası Sunar. Hazırlayan : Umut Kaşan Seslendirme & Müzik: Umut Kaşan & H.A. Düzgün Kaynakça: • Bahri Aşık “Arşiv ve Özel Anlatı ” • Doç. Dr. Arzu Toker "İkinci Hayatların Kenti "Didim" ( - Türkiye Turizmi Sözlü Tarih Didim Araştırmasında Doç. Dr. Arzu Toker’e bizzat eşik ettiğim ( Adnan Aşık , Adnan Aydoğan, Basri Göç, Başak Kamacı, Ekrem Aşık, Bahri Aşık, Erdinç Göç, Hilmi Yıldırım, İsmail Aldemir, Kadir Karakaya, Mehmet Bilgin - Tevfik Gönül, Mümin Kamacı, Ömer Selçuk, Özer Aydoğan, Ramazan Kamacı, Salih Bankoğlu, Şakir Kır, Taner Küsmez ) görüşmeler, olduğu gibi sadece Doç. Dr. Arzu Toker’in sözlü tarih araştırması görüşmeleri kaynaktır. • Ahmet Bilgin "Didim'in Kırk Yılı" • Aytekin Kalkan, Eren Gönül "Didim; Tarih - Kültür -Turizm"• Aziz Tuncer "Didim İlçesinin Sürdürülebilir Turizm Açısından Değerlendirilmesi" • Mehmet Bilgin "Büyüteç Altında Didim" • Mehmet Bilgin "Didim'in Kırk Yılı" • Muharrem Çetinel "Yoran: Didim'in Kayıp Köyü" • Murat Kafadaroğlu "1924 Yılında Didim'in Kuruluşu" • Özer Aydoğan "Didim'in Dünü Yoran" • Özer Aydoğan "Didim'den Yoran'a" • Öznur Gündoğdu " Didyma'dan Didim'e" • Zübeyde Muslu "Bir Öyküdür Yoran"• TRT Arşiv; gastearsivi.com; kutuphane.ttk.gov.tr; atam.gov.tr ; acikerisim.tbmm.gov.tr ; devletarsivleri.gov.tr; ismetinonu.org.tr ; anadoluimages.com ; nek.istanbul.edu.tr; tbmm.gov.tr ; CTAD: Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi- ctad.hacettepe.edu.tr; dergipark.org.tr ; loc.gov; doaj.org; saltonline.org Bu belgeselde temel çıkış noktası olarak ‘İkinci Hayatların Şehri' ve göç temasını kullandım çünkü Didim’e mübadele ile başlayan göç hiç dinmedi. Mübadiller, Muhacirler ve sonrasında turizm göçü, GAP Göçü, İngiliz Göçü ve de tatil beldesi olması sebebi ile ikincil konut göçü almaya devam etti. Didim’e yaşanan göç hiç dinmedi. Her gelen belki bir gün geri dönerim umudu taşıdı ya da belki de bir daha geriye dönmek istemeyecekleri bir ilk hayatları vardı, belki mecbur kaldılar belki de göç etmek ve taşınmak için can attılar... Her gelen kendi kültürünü, kültürel alışkanlıklarını da aldı geldi. İlk gelenler, kendilerinden sonra gelenleri misafir kabul etti. Didim beklenmedik bir hızla büyüdü. Coğrafyası gibi şehrin sakinleri de yöneticileri de değişti. Sağın kalesi, solun kalesi gibi keskin dönüşler yaşadı, değişti dönüştü ama hep geçmişe özlem duydu Didim. Didim’in turizmde, tarımda, sağlıkta, eğitimde, kültürel ve sosyal hayatta , ekonomik verilerinde ve de kentleşmesinde etnik kökenitelerin göçlerin yani insanların ve de siyasetin etkilerini merkezi gündem ile bağlantılı olarak, tarihsel kronolojik güncel gelişmelerle eşleştirerek araştırdım. Diliyorum ve de umuyorum ki kapsayıcı, bilgilendirici, eksiksiz hatasız, keyifli bir tarih yolculuğu olsun. Katkı verenlere, destek olanlara, kaynak sağlayanlara ve Didim Ticaret Odası’na çok teşekkür ederim.

    “Medusa’nın Gölgesinde” Göçlerin ve ikinci hayatların şehri “Didim” Anlatılan Didim’in hikayesidir.
  4. Sep 13

    “Medusa’nın Gölgesinde” Göçlerin ve ikinci hayatların şehri “Didim” Anlatılan Didim’in hikayesidir.

    Kuruluşundan 2014 Yılına Kadar Didim'de yaşayanlar, yaşananlar, tarihsel sürecin sosyolojik, demografik, siyasi incelemesini harmanlayan bu belgeselde yer alan tüm kronolojik veriler; gerçek olaylar, resmi arşivler, kitaplar, çeşitli kaynaklar, süreli yayınlar ve tanık anlatımlarıyla belgelidir. Sunulan tarihsel perspektif, sosyolojik analizler ve olaylar arasındaki nedensellik bağları; söz konusu kaynakların senteziyle, geniş kapsamda tarafımca oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. Tarih, bazen devasa mermer sütunların gölgesinde, bazen bir tütün yaprağının damarında bazen de bir anıda, anlatıda saklıdır. Anlatılan bu toprakların hikayesidir. Kadim bilicilerin, kehanetlerin göçlerin ve ikinci hayatların şehri Didim. Yüz yıl önce bu topraklara 'Vatan' diyenlerin acısı, gözyaşı, emeği, alın teri, umudu ve göçlerle kurulan Didim… Katkı verenlere, destek olanlara, kaynak sağlayanlara teşekkür ederim. Didim Ticaret Odası Sunar. Hazırlayan : Umut Kaşan Seslendirme & Müzik: Umut Kaşan & H.A. Düzgün Kaynakça: • Bahri Aşık “Arşiv ve Özel Anlatı ” • Doç. Dr. Arzu Toker "İkinci Hayatların Kenti "Didim" ( - Türkiye Turizmi Sözlü Tarih Didim Araştırmasında Doç. Dr. Arzu Toker’e bizzat eşik ettiğim ( Adnan Aşık , Adnan Aydoğan, Basri Göç, Başak Kamacı, Ekrem Aşık, Bahri Aşık, Erdinç Göç, Hilmi Yıldırım, İsmail Aldemir, Kadir Karakaya, Mehmet Bilgin - Tevfik Gönül, Mümin Kamacı, Ömer Selçuk, Özer Aydoğan, Ramazan Kamacı, Salih Bankoğlu, Şakir Kır, Taner Küsmez ) görüşmeler, olduğu gibi sadece Doç. Dr. Arzu Toker’in sözlü tarih araştırması görüşmeleri kaynaktır. • Ahmet Bilgin "Didim'in Kırk Yılı" • Aytekin Kalkan, Eren Gönül "Didim; Tarih - Kültür -Turizm"• Aziz Tuncer "Didim İlçesinin Sürdürülebilir Turizm Açısından Değerlendirilmesi" • Mehmet Bilgin "Büyüteç Altında Didim" • Mehmet Bilgin "Didim'in Kırk Yılı" • Muharrem Çetinel "Yoran: Didim'in Kayıp Köyü" • Murat Kafadaroğlu "1924 Yılında Didim'in Kuruluşu" • Özer Aydoğan "Didim'in Dünü Yoran" • Özer Aydoğan "Didim'den Yoran'a" • Öznur Gündoğdu " Didyma'dan Didim'e" • Zübeyde Muslu "Bir Öyküdür Yoran"• TRT Arşiv; gastearsivi.com; kutuphane.ttk.gov.tr; atam.gov.tr ; acikerisim.tbmm.gov.tr ; devletarsivleri.gov.tr; ismetinonu.org.tr ; anadoluimages.com ; nek.istanbul.edu.tr; tbmm.gov.tr ; CTAD: Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi- ctad.hacettepe.edu.tr; dergipark.org.tr ; loc.gov; doaj.org; saltonline.org Bu belgeselde temel çıkış noktası olarak ‘İkinci Hayatların Şehri' ve göç temasını kullandım çünkü Didim’e mübadele ile başlayan göç hiç dinmedi. Mübadiller, Muhacirler ve sonrasında turizm göçü, GAP Göçü, İngiliz Göçü ve de tatil beldesi olması sebebi ile ikincil konut göçü almaya devam etti. Didim’e yaşanan göç hiç dinmedi. Her gelen belki bir gün geri dönerim umudu taşıdı ya da belki de bir daha geriye dönmek istemeyecekleri bir ilk hayatları vardı, belki mecbur kaldılar belki de göç etmek ve taşınmak için can attılar... Her gelen kendi kültürünü, kültürel alışkanlıklarını da aldı geldi. İlk gelenler, kendilerinden sonra gelenleri misafir kabul etti. Didim beklenmedik bir hızla büyüdü. Coğrafyası gibi şehrin sakinleri de yöneticileri de değişti. Sağın kalesi, solun kalesi gibi keskin dönüşler yaşadı, değişti dönüştü ama hep geçmişe özlem duydu Didim. Didim’in turizmde, tarımda, sağlıkta, eğitimde, kültürel ve sosyal hayatta , ekonomik verilerinde ve de kentleşmesinde etnik kökenitelerin göçlerin yani insanların ve de siyasetin etkilerini merkezi gündem ile bağlantılı olarak, tarihsel kronolojik güncel gelişmelerle eşleştirerek araştırdım. Diliyorum ve de umuyorum ki kapsayıcı, bilgilendirici, eksiksiz hatasız, keyifli bir tarih yolculuğu olsun. Katkı verenlere, destek olanlara, kaynak sağlayanlara ve Didim Ticaret Odası’na çok teşekkür ederim.

    “Medusa’nın Gölgesinde” Göçlerin ve ikinci hayatların şehri “Didim” Anlatılan Didim’in hikayesidir.
  5. Sep 11

    “Medusa’nın Gölgesinde” Göçlerin ve ikinci hayatların şehri “Didim” ... Anlatılan Didim’in hikayesidir.

    Göçlerin ve ikinci hayatların şehri “Didim” Anlatılan Didim’in hikayesidir. Kuruluşundan 2014 Yılına Kadar Didim'de yaşayanlar, yaşananlar, tarihsel sürecin sosyolojik, demografik, siyasi incelemesini harmanlayan bu belgeselde yer alan tüm kronolojik veriler; gerçek olaylar, resmi arşivler, kitaplar, çeşitli kaynaklar, süreli yayınlar ve tanık anlatımlarıyla belgelidir. Sunulan tarihsel perspektif, sosyolojik analizler ve olaylararasındaki nedensellik bağları; söz konusu kaynakların senteziyle, geniş kapsamda tarafımca oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. Tarih, bazen devasa mermer sütunların gölgesinde, bazen birtütün yaprağının damarında bazen de bir anıda, anlatıda saklıdır. Anlatılan bu toprakların hikayesidir. Kadim bilicilerin, kehanetlerin göçlerin ve ikinci hayatların şehri Didim. Yüz yıl önce bu topraklara 'Vatan' diyenlerin acısı, gözyaşı, emeği, alın teri, umudu ve göçlerle kurulan Didim… Katkı verenlere, destek olanlara, kaynak sağlayanlarateşekkür ederim. Didim Ticaret Odası Sunar. Hazırlayan : Umut Kaşan Seslendirme & Müzik: Umut Kaşan & H.A. Düzgün KAYNAKÇA:  • Bahri Aşık “Arşiv ve Özel Anlatı ” • Doç. Dr. Arzu Toker "İkinci Hayatların Kenti "Didim" ( Türkiye Turizmi Sözlü Tarih Didim Araştırmasında Doç. Dr. Arzu Toker’e bizzat eşik ettiğim ( Adnan Aşık , Adnan Aydoğan, Basri Göç, Başak Kamacı, Ekrem Aşık, Bahri Aşık, Erdinç Göç, Hilmi Yıldırım, İsmail Aldemir, Kadir Karakaya, Mehmet Bilgin - Tevfik Gönül, Mümin Kamacı, Ömer Selçuk, Özer Aydoğan, Ramazan Kamacı, Salih Bankoğlu, Şakir Kır, Taner Küsmez ) görüşmeler, olduğu gibi sadece Doç.Dr. Arzu Toker’in sözlü tarih araştırması görüşmeleri de kaynaktır.) •Ahmet Bilgin "Didim'in Kırk Yılı" •Aytekin Kalkan, Eren Gönül "Didim; Tarih -Kültür -Turizm" •Aziz Tuncer "Didim İlçesinin Sürdürülebilir Turizm Açısından Değerlendirilmesi" • Mehmet Bilgin "Büyüteç Altında Didim" • Mehmet Bilgin "Didim'in Kırk Yılı" • Muharrem Çetinel "Yoran: Didim'in Kayıp Köyü" • Murat Kafadaroğlu "1924 Yılında Didim'in Kuruluşu" • Özer Aydoğan "Didim'in Dünü Yoran" • Özer Aydoğan "Didim'den Yoran'a" • Öznur Gündoğdu " Didyma'dan Didim'e" • Zübeyde Muslu "Bir Öyküdür Yoran" • TRT Arşiv; gastearsivi.com; kutuphane.ttk.gov.tr; atam.gov.tr ; acikerisim.tbmm.gov.tr ; devletarsivleri.gov.tr; ismetinonu.org.tr ; anadoluimages.com ; nek.istanbul.edu.tr; tbmm.gov.tr ; CTAD: Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi- ctad.hacettepe.edu.tr; dergipark.org.tr ; loc.gov; doaj.org; saltonline.org  Bu belgeselde temel çıkış noktası olarak ‘İkinci HayatlarınŞehri' ve göç temasını kullandım çünkü Didim’e mübadele ile başlayan göç hiç dinmedi. Mübadiller, Muhacirler ve sonrasında turizm göçü, GAP Göçü, İngiliz Göçü ve de tatil beldesi olması sebebi ile ikincil konut göçü almaya devametti. Didim’e yaşanan göç hiç dinmedi. Her gelen belki bir gün geri dönerim umudu taşıdı ya dabelki de bir daha geriye dönmek istemeyecekleri bir ilk hayatları vardı, belki mecbur kaldılar belki de göç etmek ve taşınmak için can attılar... Her gelen kendi kültürünü, kültürel alışkanlıklarını da aldı geldi. İlk gelenler, kendilerinden sonra gelenleri misafir kabul etti. Didim beklenmedik bir hızlabüyüdü. Coğrafyası gibi şehrin sakinleri de yöneticileri de değişti. Sağın kalesi, solun kalesi gibi keskin dönüşler yaşadı, değişti dönüştü ama hep geçmişe özlem duydu Didim. Didim’in turizmde, tarımda, sağlıkta, eğitimde,  kültürel ve sosyal hayatta , ekonomik verilerinde ve de kentleşmesinde etnik kökenitelerin göçlerin yani insanların ve de siyasetin etkilerini merkezi gündem ile bağlantılı olarak, tarihselkronolojik güncel gelişmelerle eşleştirerek araştırdım.   Diliyorum ve de umuyorum ki kapsayıcı, bilgilendirici,eksiksiz, hatasız, keyifli bir tarih yolculuğu olsun. Katkı verenlere, destek olanlara, kaynak sağlayanlara ve Didim Ticaret Odası'na çok teşekkür ederim. ( Eleştiri, öneri ve de arşiv katkısı için : @UmutKasan )

    “Medusa’nın Gölgesinde” Göçlerin ve ikinci hayatların şehri “Didim” ... Anlatılan Didim’in hikayesidir.
  6. 05/31/2025

    Eyy ‘76 doğumlular farkındasınız değil mi? Neredeyse 48 koca yıl bitti.

    Türkiye’de işçi sınıfının mücadele tarihinde önemli birdönüm noktası olarak bilinen 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişinin yıl dönümünde (1976 yılı 15 Haziran) öğretmenlik yapan anne babamın ilk bebek heyecanında daha cinsiyetim bile oluşmadan adı konulmuş bir Umut’um. Direnişin yıl dönümünde minik, şirin bir direniş olarak doğmuşum. ilk ciddi direnişim doğumda olmuş. Doktor bakmış ki inatediyorum, o yıllarda sezaryen yerine tercih edilen yöntem olan Forseps ile çekip çıkarmış beni. Dünya’ya direnerek gelen bir bebek için oldukça riskli bir merhaba olmuş benimkisi. Yüz felci, kafa kemik yapısında bozulma, zekâ geriliği gibi sevimsiz ihtimaller içinden hangisini seçtim ben de bilmiyorum ama artık tercih edilmeyen bir doğum yöntemi olduğunu ve hayatım boyu hep bir şeylere direndiğimi iyi biliyorum. Kaç kez direndim, kaç kez yeniden doğdum işte onu ben de bilmiyorum. Zamanla değil, zihnimle büyüdüm. Hayatın içinden süzülmüş, dövüşmüş, direnmiş, yenilmiş, kazanmış, kaybetmiş, ağlamış, ağlatmış, değişmiş dönüşmüş hiçbir koşulda özüyle bağını koparmamış damıtılmışlardanım. “Gözlemci” değil tanığım. Zamanı hem ağır hem de hızlı yaşamışım. Eski usul de bilirim yenisini de dün de benim yarın da benim. 1976’dan bu yana dünya kaç kez değişti bilmiyorum ama ben en çok kendimin değiştiğine tanığım. Analogla dijitalin tam ortasındayım ne X kuşağıyım ne de Y kuşağı, ben hep arada kalmış kuşaktanım. Sofra beziydim, sokak düğünüydüm, çatıdaki salça, balkondemirlerindeki yeşil biber, Siverek’te Pestil, Afyon’da patatesli ekmek kokusu, Korkuteli’nde Elma, Aydın’da İncir, Balıkesir’de sabah şekeri, genç turizmci, dalış eğitmeni, yaratıcı drama lideri, TV’de programcı, gazetede muhabir, dergide hepsi ama hangi işi yaptıysam idealistçe yaptım ve kendime çok yakıştırdım, hangi işi yaparsam yapayım hep yazdım. İlkokul birinci sınıfa gitmeden kendi kendine okumayı yazmayı öğrenen ve sabahlara kadar boyundan büyük, yaşından büyük kitaplar okuyan birisi için oldukça iddiasız ama her fırsatta yazdım. İddiasızca yazdım.

  7. 05/17/2025

    Mobbing Suçtur. Psikolojik şiddet amasız fakatsız şiddettir.

    Öncelikle bir ön bilgi vermeliyim. Didim Belediyesinde çalışan bir kadın işçi ilk defa cesaret gösterip mobbing davası açtı. cesaret gösterip bana konuştu. Bu özel röportaj sonrası ise benim kabus gibi bir başka sürecim başladı. Beni suçlayanlar ile bana teşekkür edenlerin arasında yeni telefonlar yeni hikayeler dinlemeye başladım. Sizlerle de paylaştığım bu bölümde ben hiç konuşmadım, ben de sizler gibi dinledim. Didim Belediyesinde Mobbing gördüğünü söyleyen, bu süreçte çalışma arkadaşı olan #nilüferaltıner ı *nt*h*r etmesi sonucu kaybeden bir başka kadın işçidir konuşan.Öncelikle #psikolojikşiddet amasız fakatsız şiddettir. Hatta bazen en ağır şiddettir. Bazen bir cümle sizi yerden yere çarpar. Yumruk yemiş gibi olursunuz. Yediğiniz o yumruğa siz de öfkeyle karşılık vermek istersiniz kavganın da adabı budur ama karşınızdaki sizin amirinizdir. Sizin kendinizi savunma hakkınız da yoktur, konuşma hakkınız da... İşte bazen kocanız, bazen kaynananız bazen iş arkadaşınız bazen de amirinizdendir gelen o yumruk ... Dişini sıkarsın. İçine içine ağlarsın. Duvarı nem, insanı gam yıkar diye boşuna söylememiş atalar. O gam seni yıkana kadar devam eder. Sen artık sen değilsindir... Günden güne çürürsün. Mobbing budur. Suçtur.Sizin ondan güçsüz olduğunuzu bilen, senin ekmeğin benim elimde şimdi güç bende diyen, psikolojik şiddet uygulayan her kim olursa olsun, şiddet gören de her insan gibi birine sarılmak, birinden destek almak güç bulmak ister ama işte Mobbing de lanetli bir şiddettir. Artık iş yerinizde sizi tek başınızasınızdır. Geç hakkınız olanı sizinle birlikte savunmayı, kimse sizin yanınıza bile ge le mez. Nasılsın bile diyemez. Ötekileştirilmek de budur...31 Mart seçimleri sonrasında çaresizce bana yaşadığı psikolojik şiddeti anlatan, benimle konuşan, paylaşan destek isteyen, kadın dayanışması adına gerek psikolojik destek gerekse de hukuki destek sağladığımız #didimbelediyesi işçilerine, bu günlerde Didim Belediyesi'ne #Mobbing davası açan bir evladı ile işssiz kalan G.A ya destek vermeleri gerektiğini elbette hatırlattım.Maalesef işçiler hep tek başına... idareciler ise hem suçlu hem de güçlü. Evet çok üzgünüm. Onlar kadar üzgünüm. Onca hikayeyi dinleyip üzgün olmamak imkansız. Vallahi susmayın. #mobbingsuçturArtık ezen ve ezilen var. Bu yöneticilik değildir, bu siyaset değildir, bu insaniyet ile ilgili bir durumdur. Nilüfer Abla'ya da sözüm var, onun için.... #NilüferAltıner

  8. 05/03/2025

    Hıdrellez... “Hızır ve İlyas her gece buluşmaz”

    Yılın bazı günleri vardır asla takvimden ibaret olmayan diğer günler gibi olmayan günler. Doğum günlerin mesela, her türlü yıl dönümleri sana dair, sadece seni ilgilendiren günler gibi bir de yılbaşı, bayramlar, dini günler, kandil, Paskalya ya da Hıdrellez gibi özel günler vardır hepimize dair. Nasıl ki tarihlerin değişmesine tanıklık ettiğimiz için, yeni başlangıçlar yapmak için tam da vaktidir diye yılbaşı özeldir. Doğanın yeniden doğuşuna tanıklık ettiğimiz için özeldir Hıdırellez. Hıdırellez’in sadece bir gelenek değil, aynı zamanda tescilli çok kültürlü bir mirastır. Türkiye ve Makedonya’nın ortak başvurusuyla gerçekleşen bir tescille 2017 yılında UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras listesine alınmıştır Hıdırellez. Doğal döngüye duyulan saygı, toplumsal dayanışma ve kuşaklar arası aktarım gibi değerlerin vurgulanarak insanlığın ortak mirası olarak kabul gören Hıdrellez UNESCO belgelerinde; mevsimsel geçişleri kutlayan, toplulukları bir araya getiren, doğayla uyumlu yaşamı destekleyen kültürel uygulamalar olarak tanımlanıyor. Çünkü her toplumun kalbinde, zamanı durduran, doğayı konuşturan, insana umudu hatırlatan efsaneler, hikayeler mitler vardır. Anadolu topraklarının en köklü ve en bilinen efsanelerden biri, her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan Hızır ile İlyas’ın mucizevi buluşması olarak yaşatıyoruz biz Hıdırellez’i. Nevruz’un ateşinden Hıdırellez’in gül ağacına, Paskalya’nın mum ışığına kadar… Baharın gelişi yalnızca mevsimsel değil, insanın içsel yenilenme çağrısıdır, hayata yeniden niyet etmektir. Sadece dilemekle kalmaz, dilerken isteriz. İşte tam burada, istemeyi bilmenin inceliği devreye girer. Nevruz’da ateşin başında, Hıdırellez’de gül ağacının altında, Paskalya’da mumun etrafında toplanan insanlar aslında tarihler boyunca aynı şeyi yaptılar. İstemeyi bilmeyi öğrettiler. Çünkü istemek, sanıldığından çok daha derin çok daha içseldir. İstemek sadece dilek tutmak değil, ona hazır olmak, onun için yer açmak, dönüşmeye hazır olmaktır. İstemeyi bilmeyi de gerektirir. Niyet etmek, dilek dilemek masumdur diye öğrettiler bize istemek zayıflıktır, kötüdür dediler. İstemeyi bir türlü öğrenmedik. Günümüz insanın içinde “İhtiyacımı belli edersem diğerleri bunu zayıflık olarak görürler” korkusu var. Oysa istemek, bilinçli bir yöneliştir. Bir niyetin söze, harekete, bazen de bir alışkanlığa bir ritüele dönüşmesi için istemeyi bilmek gerekir. Tam da bu yüzden "istemek" başlı başına bir eylemdir. Hıdırellez de bize çaktırmadan Hızır ve İlyas her gece buluşmaz. "Sadece hayal etme, emek ver zamanını bekle” der. Modern hayatın karmaşasında anlık değişen ruh halleriyle çoğu zaman ne istediğimizi bile unutuyoruz. Mücadeleden, inanmaktan, umut etmekten hayal kurmaktan vazgeçme diyen Hıdırellez gibi kadim ritüeller ise bize bir durak, bir ayna sunuyor. Bir an durup kendine “Ben ne istiyorum gerçekten?” diye sormak gerekiyor. Bu soruya vereceğin içten, kalpten bir yanıt, belki de hayatını değiştirecek. İstemeyi bilmek neyi istediğin kadar önemlidir. Çünkü her dilek, önce bir hazırlık ister. Ne istediğini bilen insanın bakışı değişir, sözleri derinleşir, yolu netleşir. İstemeyi bir zayıflık sanıyoruz ya bence gerçekte, istemek cesarettir. Çünkü kalbinin tam ortasında bir şey istemek, onu kaybetme riskini de göze alabilmektir. Hayat bazen bütün telaşıyla üzerimizden geçerken, bizler bazen tam olarak ne istediğimizi unutuyoruz. Bazen bir şeyleri ister gibi yapıyor, ama içten içe hazır olmadığımızı biliyoruz. Oysa istemek, bir arzudan çok daha fazlasıdır. Hazır olmaktır. Yer açmaktır. Sabretmektir. Bence Hızır ve İlyas her bahar insanlığa usulca fısıldar. “İstemek bazen de vazgeçmekten geçer: Seni durduran konforundan, alışkanlıklarından eski isteklerinden vazgeçmeden, yenisi için yol açamazsın.”

Trailers

About

Didim'in de ilginç ve bir o kadar dinlenesi halleri vardır didim ve başladım. Zaten konuşmakla ilgili sıkıntımız olmadı. Kimse dinlemese de olur :) anlatırım ben... Ben Umut Kaşan. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.