Gökhan'ın Terapi Odası

Gökhan Öz

Tecrübeli bir Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı (psikiyatr) ve psikoterapistim. Bu serinin takipçilerinin Psikoloji/Psikiyatri hakkında daha çok ve güvenilir bilgi sahibi olmasını; Takıntılar, anksiyete bozukluğu, depresyon, bipolar gibi psikiyatrik bozukluklar hakkında bilgiler, öneriler, bazılarının terapiyle tedavisi; "İnsanlar değerimi anlamıyor, sevilmiyorum/Neden hayır diyemiyorum/Neden çabuk bağlanıyorum/Dil öğrenme gibi hedeflerimi sürdüremiyorum/Boşlukta, başarısız hissediyorum" gibi birçok ruhsal konuda izleyicilerimin bazılarının daha iyi hissetmesini ve değişmesini istiyorum.

  1. 54- İŞTEKİ NEVROTİK RAHATSIZLIKLAR (13. Bölüm 3. Kısım) - Kendini ortamdan silen tipler- ÇALIŞAMAMA

    MAY 10

    54- İŞTEKİ NEVROTİK RAHATSIZLIKLAR (13. Bölüm 3. Kısım) - Kendini ortamdan silen tipler- ÇALIŞAMAMA

    Önceki kısımın özeti (02:44) (Bölümde bahsettiğim video: Inside the Mind of a Master Procrastinator | Tim Urban | TED) (Kendini ortamdan silen tipin çalışma ile ilişkisi) -Tüm bu engeller kendi başlarına YAVAŞ, SAVURGAN, VERİMSİZ, ÇALIŞMAYA, ya da başarısızlığa neden olurlar. -Çalışma yöntemlerinin de mükemmel olması gerektiğini zanneder. (Hiç de fena çalışmadığı zamanlarda bile, kalkmadan 8 saat masadan kalkmadan çalışması gerektiğini düşünür) -Herhangi bir türden YARATICI ÇALIŞMAYA başlarken özellikle çaresizdir. Başaracağına yönelik olumsuz tutumu en başta bir çerçeve yapmasını engeller. Hemen işe girişir ve yazmaya başlar. Genişleyici tip ilk taslağını öyle beğenir ki, daha fazla çalışmayabilir. Kendini ortamdan silen tip ise basit bir taslak bile yapamayabilir. Her türlü hata ve engel kişinin gözünde büyür. Bir sürü karalama yapıp, çileli bir şekilde epey ilerledikten sonra "Şimdi ne yapmak istiyorsun?" diye sorabilir, ancak o zaman aslında ne yazacağı hakkında düşünür. Örneğin yazdığı makalenin her versiyonu çok zor geçer, ancak anksiyeteyi biraz azaltır, yine de son halini sunması gerektiğinde, mükemmel olması gerektiği için bunaltı yine yükselir. -Hasta işler zorlaşırken de işler gereğinden iyi giderse rahatsız olur. -İçinden çıkılamayacak gibi gözüken bir sorun çıktığında şok olarak tepki verir, bayılacak gibi olabilir. -İşler iyi giderken ilerlerken kendini baltalayabilir. (Daha önce yaptığı kısımları unutup yeni baştan yapabilir) -Hasta zor bir çalışmaya başlamadan önce ENDİŞELİ ya da PANİK olabilir. Sahneye çıkmadan önce hastalanma/soğuk algınlığına yakalanabilir. -Bir çekmeceye çeki düzen verir diğerlerini başka güne bırakır. - Kendi için yaptıgı işi bir saat sonra bırakır ama başkalarıyla uzun süre çalışabilir. -Zorla çalışan öfkeli bir öğrenci gibi davranmaktadır. -Telefonu ile ugraşmak gibi şeylerle çalışması bölünür. -Narsisistik kişi "yetenekleri" nedeniyle birçok projenin içine girmişken, Kendini silen tip hayır diyemediği için birçok işin içine girer. -Kendi başına yaptığı her yaratıcı iş çok zordur. -Bitirdiği çalışma ile ilgili düşündüğü zaman gurur duymak yerine rahatsızlık utanç hissedebilir. Hepinize sağlıklı, huzurlu, yaratıcı günler dilerim. Çalışamayan yakınlarınıza kitabın bu bölümünden bahsetmenizi öneririm. Psikiyatr Gökhan ÖzPodcast müziği: Michael Kobrin - The Introverthttps://youtu.be/UufcCic_lQQ

    21 min
  2. 53- İŞTEKİ NEVROTİK RAHATSIZLIKLAR (13. Bölüm 2. Kısım) - Kendini ortamdan silen tipler- ÇALIŞAMAMA

    MAY 8

    53- İŞTEKİ NEVROTİK RAHATSIZLIKLAR (13. Bölüm 2. Kısım) - Kendini ortamdan silen tipler- ÇALIŞAMAMA

    Hepinize sağlıklı, huzurlu, yaratıcı günler dilerim. Bu içerikten yararlanacağını düşündüğünüz yakınlarınızla paylaşmanızı rica ederim. Psikiyatr Gökhan ÖzKENDİNİ ORTAMDAN SİLEN KİŞİLERİN İŞTE YAŞADIĞI GÜÇLÜKLER:(Genişleyici tipin tam tersi özellikler): -Hedeflerini gereğinden daha küçük seviyeye ayarlar, yeteneklerini ya da işini küçümser. -Şüpheler ve kendini azarlamalar yüzünden mesleği ile ilgili rahat yüzü göremez.-İşin kalitesi etkilenmese bile kendi etkilenir. -Yardım eden, destekleyen pozisyondaki işleri çok iyi yapabilirler. -İşin insan ilişkisi ile ilgili kısmını çok güzel yapabilir, ama raporlama gibi düzen gerektiren, yaratıcılık gerektiren işi geciktirirler. Genişleyici tipte olduğu gibi mükemmel standartlar vardır. Ancak kendini silen tip “mükemmel standartları karşılayamaması ile uğraşır. Çok güzel bir parti verse, bitiminde “şu eksikti bu eksikti” diye kendini eleştirebilir, arkadaşlarına mahcup olabilir. Hem kendilerini ezdikleri hem de mükemmellik mücadelesi verdikleri ümitsiz bir savaşa girerler. Rekabetçi oyunlarda olduğu gibi kazandığını fark ederse performansı bozulur. Eğer kişinin hem genişleyici hem ortamdan silici özellikleri birbirine yakın ise, çatışmalar çok daha fazla olur. Yaptığı resim güzel olmaya başlarsa bunu fark eder ve ritmi bozulur, resmi bozmaya başlar. (Bunun tetikleyicisi genelde herhangi bir TATMİN duygusunu fark etmesi olur.) İleri atılan bir YARATICILIK ve kendini baltalayan bir ketleyicilik çatışmaktadır. Ortamdan silici özellikler arttıkça yaratıcılık azalır öz yıkıcılık artar.Çalışmaya başladığında, ilk olarak YOĞUNLAŞMA bozulur. Her türden gündelik düşünceler üşüşür, yerinde duramaz, fal açar (telefonda saçma bir oyun oynama vb) ertelediği ve hiç acelesi olmayan telefon konuşmalarını öne çeker. Kendinden iğrenir. a) Konuyla uğraşırken kendini küçültmesi/köreltmesi (Haddini bilmezlik yasağı), unutkan olması aptallaşmaya başlaması. Bir toplantıya başladığında hiçbir şey bilmiyormuş, aklı çalışmıyormuş hisseder, biraz alıştıktan sonra konu hakkında epey şey bildiği ortaya çıkar. Kişi ezici bir ETKİSİZLİK ve ÖNEMSİZLİK duygusu ile çalışır. Yaptığı işin değeri büyük bile olsa küçük zanneder. İyi bir iş çıkarmak İSTEDİĞİNİ bile bilmez. b) Verimsizliği (Konuyla ilgili bir iddia ortaya koymasının yasaklarından ileri gelir.) Güzel orijinal fikirleri ortaya çıkarabilir, ancak kişi bu fikirleri kurcalamakta kavramakta, bunların üstüne çalışmakta tıkanıklık ve tembellik gösterir. (Genelde ilk dönemde en çok tıkanıklık vardır. Eğer bunu aşarsa fikirini savunma cesareti gösterebilir.)Podcast müziği: Michael Kobrin - The Introverthttps://youtu.be/UufcCic_lQQ

    20 min
  3. 52- İŞTEKİ NEVROTİK RAHATSIZLIKLAR (13. Bölüm 1. Kısım) - GENİŞLEYİCİ TİPLER

    MAY 6

    52- İŞTEKİ NEVROTİK RAHATSIZLIKLAR (13. Bölüm 1. Kısım) - GENİŞLEYİCİ TİPLER

    -İşyerindeki rahatsızlıklar nevroz dışı etkenler nedeniyle de olabilir (sosyal, ekonomik, kültürel, zamansal kısıtlamalar vb.). -İşle ilgili nevrotik durumlar başka insanlarla (astlarımız, üstlerimiz, eş kıdemlilerimiz) ilgilidir. -Sorumluluk, karar alma, insiyatif kullanma (YARATICILIK GEREKTİREN) gibi durumlar olmadığı zaman, basit bir işte nevrotik sorunlar pek çıkmayabilir, göze batmayabilir. -İşteki nevrotik rahatsızlıkların kapsamı geniştir. (Farklı nevroz tiplerinde farklı uçta sorunlar olabilir.) -Yaratıcı bir çalışma için gerekli olan ÖZGÜVEN her zaman güçsüz bir temel üzerindedir. -Belli bir işe eşlik eden faktörlerin yeterince değerlendirilmesi nadiren gerçekleştirilir.- İşle ilgili halihazırdaki sorunlar ve güçlükler ya hafife alınır ya da abartılıdır. -Bir şeyi nasıl yapacağı ya da nasıl gerçekleştirilmesi gerektiği işin kendisinden daha önemli meseledir.1- Genişlemeci tipler: -Kabiliyetlerini ya da özel yeteneklerini abartma eğilimindedirler. -Yapmakta oldukları belli bir işi benzersiz bir öneme sahipmiş gibi değerlendirirler. -Kendilerine katılmayan kişileri "anlamakta yetersiz" olarak etiketlerler. -BÜTÜN eleştiriler baştan düşmanca kabul edilir. Savuşturulmaya çalışılır.-Çalışmalarının takdir görmesine duydukları ihtiyaç büyüktür. -Eski çağın başarılılarını takdir edebilir, ama kendi yaşıtlarının başarılarını övmeyi sevmez. -Herhangi birinin başarısının yanında övülmesinden hoşlanmazlar. -ÜSTÜNLÜĞÜN CAZİBESİ NEDENİYLE, çabucak üstesinden gelemeyeceği hiçbir şeyin olmadığını düşünür. -Aslında beceriklidir, girişkendir ama işin içindeki güçlükleri hafife alır. -En çok diğer genişlemeci tiplerin arasında üretkendir (rekabetçi insanlar arasında.) a) Yeteneklerini aynı anda bir çok işe girerek dağıtır. (Aynı anda her şeyi yapamayacağını inkar etmek bulunur.)b) Bir işte başarı sağlayamadan sıkılıp başka bir projeye geçer. (İlgi yitimi yiğitliğe leke sürmeme aracıdır.) "Devam etseydim çok başarılı olacaktım.-Bir projedeki düzenli ve yavaş yavaş yapılmasını gerektiren kısımlara olumsuz tutumu vardır. "Angarya işleri sıradan insanlar yapmalı."- Gururlarının özel nişanı gayret gerektirmeyen üstünlükle bulunmaktadır.-Arada sırada bir gayretle birikmiş işlerini bitirirler. Böylesine düzensiz gayretler gururlarını besler ancak tutarlı gayretler incitir. -Böyle birisi düzenli bakım gerektiren bir işi (bahçe bakımı) yapamaz. 2-MÜKEMMELİYETÇİ TİP:-Ayrıntılarla ilgilenebilir. -Ne yapması ve nasıl yapması gerektiğine ayırdığı vakit yaptığı işin verimini azaltır. -İş yükü altında ezilir ve bitik düşer. -Kendisine uyguladığı ağır standartlarını iş arkadaşlarına da dayatabilir. 3-KÜSTAH ÖÇ ALICI TİP:-Diğerleri arasında en olağanüstü çalışandır. -Hayattaki en büyük (belki tek) tutkusu yaptığı işidir. -Aslında yağı iyi konmuş bir makine gibi yorulmak bilmez biridir. Ne var ki bütün bu becerikliiliğine, verimliliğine çoğunlukla keskin eleştirel zekâsına karşın ürettiği iş muhtemelen kısırdır. -Bir işte önemsediği kısım farklıdır. Sosyal hizmet görevlisi olur ama hastaları önemsemez, akademik kısmını önemser. -Sanatçı olmaz, eleştiren olur. -Konuyu zenginleştirmek, ekibi ile iyi bir hizmet verme amacı gütmez, o işin (diğerlerinin önünde) ustası olmak ister. -Pek çok nevrotikin aksine bu tipin özenli ve ayrıntılı plan yapma kabiliyeti vardır ve gelecekteki gelişmelere ilişkin oldukça net bir görüşü olabilir. Dolayısıyla iyi organize olabilir.-Astlarına serbestlik verme, elindeki işi ona emanet edebilmesi zordur. -İşleri doğru yapabilecek tek kişinin kendisi olduğuna inanır. -Patron olarak destekleyici olmaktansa sindirmeyi ve sömürmeyi, kişileri tetikleyen şeyleri ve sevinci yeşertmektense öldürmeyi tercih eder. -Bastırdığı nefret ve öfke gibi duygular kas ağrıları, vücut krampları gibi psikosomatik belirtilere yol açabilir. Hepinize sağlıklı, huzurlu, yaratıcı günler dilerim. Bu bölümden yararlanabileceğini düşündüğümüz yakınlarınızla paylaşmanızı rica ederim, sevgiler.

    35 min
  4. 51- İNSAN İLİŞKİLERİNDEKİ NEVROTİK RAHATSIZLIKLAR (12. Bölüm 3. Kısım) -CİNSELLİK ve İLİŞKİLER (Devam)

    MAY 4

    51- İNSAN İLİŞKİLERİNDEKİ NEVROTİK RAHATSIZLIKLAR (12. Bölüm 3. Kısım) -CİNSELLİK ve İLİŞKİLER (Devam)

    Kişilerin ilişkilerde yaşadığı cinsel sorunlar (ör: erken boşalma, vajina kuruluğu, sertleşme güçlüğü vb.) nevrotiğin yaşadığı çatışmaların dışavurumundan yalnızca bir yönüdür. (Hastanın birçok alanda takıntıları sorunları vardır) Cinsellikle ilgili sorunlarda karşıdaki partnerin sağlığı/nevrozu çok daha önemli hale gelir. Partner "seçim"ini kimin yaptığı sorusu gündeme gelir: Kişi mi, kişinin bilinçdışı/nevrozu mu? SEÇİM sözünü kullanabilmek için önce bir SEÇME kabiliyeti ve TANIMA kabiliyeti gerekir. Her iki kabiliyet de nevrotikte kısıtlanmıştır. Cinsel ilişkiler partner bulmak için kullanılabilir ya da bir "baba ve koca" olarak yeterli, eş olarak yetersizdir. İlişkide cinselliği duyguları kapatmak amacıyla çok kullanabilir, ya da gurur kırma vb. gibi ihtiyaçlarla hiç cinsellik yaşatmama sadist ilişkiler yaşama gibi çeşitli tarzlar olabilir. Başka kimselerise (kendini ortamdan silen tipler) cinselliği sevgi ile ilişkilendirebilir. Sevginin değerini cinsellikle eşitleyebilir. (Onların sevgisi boyun eğici sevgi, bir de narsisizmde görünen, ele geçiren sevgi vardır. Gururu karşı konulmaz olmaktan geçer. Zor olanı elde etme isteği, daha sonra elde ettiğinde arzunun azalması. ) Bir ilişkinin içinde yer alma ya da "iyi" biriyle evlenildiğinde kişinin düzelmesine yarar diye düşünülür. Ama bu çok yavaş ve sınırlıdır. Bazı kimseler için kısmen geçerlidir diyor. Bazı nevrotikler için ise mekanizmasına kötü değil, iyi gelen destekleyici ortamlarda kişinin sorun çıkarmadan fonksiyon göstermesine yol açabilir. (Hem iyi, yavaş yavaş düzeliyor, ama hem de ince bir buzun üzerinde gibi.) -Partnerler değişmek istemiyorsa, onun terapi ücretini ödeyip terapiye zorlamak bile pek işe yaramayacaktır. Psikiyatr Gökhan ÖzPodcast müziği: Michael Kobrin - The Introverthttps://youtu.be/UufcCic_lQQ

    34 min
  5. 50- İNSAN İLİŞKİLERİNDEKİ NEVROTİK RAHATSIZLIKLAR (12. Bölüm 2. Kısım) -CİNSELLİK ve İLİŞKİLER

    APR 27

    50- İNSAN İLİŞKİLERİNDEKİ NEVROTİK RAHATSIZLIKLAR (12. Bölüm 2. Kısım) -CİNSELLİK ve İLİŞKİLER

    TEMEL KAYGI: Nevrotik bir ortamda yetişen çocuğun potansiyel olarak düşmanca tutumlar besleyen bir dünya karşısında yalnız ve çaresiz hissetme durumu Temel kaygının görünümü kişi büyüdükçe değişirGurur sistemi temel kaygıyı pekiştirir, aynı zamanda oluşturduğu ihtiyaçlar aracılığıyla öteki insanlara aşırı bir önem vermektedir. -Değerinin teyit edilmesi için-Hayranlık, onaylanma, sevgi-İddialar için İSPAT (şanslıyım güçlüyüm, kabiliyetliyim vb) -Onu kendine yönelik nefretinden korumaları için -Dışsallaştırma yapabilmek içinKişi kendini başka insanlardan uzak hisseder. Onlarla ilgili olarak son derece belirsizdir. Onlardan korkar, onlara düşmanlık besler ve yine de onun için yaşamsal önemi olan şekillerde onlara ihtiyaç duyar.Nevrotikler, bilinçdışında ya da bilinçli olarak hiç kimsenin asla onu SEVEMEYECEĞİNİ/SEVİLMEYECEĞİNİ düşünür. Çünkü sevilmeye LAYIK değildir. Sevildiğine ilişkin kanıtları çeşitli açıklamalarla savuşturur ("o kişi yalnız, dayanacağı birine ihtiyacı var vb.)Bu sistem işlerken iki inancı/sayıltısı vardır. 1-"Bir gün bir yerde onu sevecek olan DOĞRU (ideal) kişi ile karşılaşacak"2-"Kendini geliştirerek, değiştirerek sevilme ihtimalini artırmak mümkün değildir."Kaderci bir tutum üstlenir. Sevgiye layık olmamasını gizemli ancak değiştirilemez bir gerçek olarak değerlendirme eğiliminde olur. Sevilmeyeceği inancını oluşturan 3 şey:1-Nevrotiğin SEVME yeteneği hasar almıştır.2-Kişinin kendisine olan nefreti ve bunun yansıtılması.(Bu iki nedenle terapide kişinin SEVİLMEYECEĞİNE YÖNELİK DERİNLERDEKİ İNANCI kolay düzelmez) Bu iki kaynak düzelirse sevilmeye olan inanç geri gelir 3-Nevrotiğin istediği (ideal mükemmel) sevgi verilemezAradığı sevgi birbiri ile çelişen birçok nevrotik ihtiyacın karşılanmasıdır. (Kendini ortamdan silen tipte bütün ihtiyaçlar). Bu nedenle sevgi arzulanmaz, ihtiyaçtır. (Baharat gibi değil, oksijen gibi)Bunların sonucu: Sevgiye yönelik büyüyen bir İHTİYAÇ ona ulaşmak için giderek azalan bir KABİLİYETNevrozda Cinselliğin Rolleri:1-Fiziksel tatmin, yakın insan teması ihtiyacı (Herkeste olduğu gibi)2-Özgüvene katkı3-Ruhsal ihtiyaçların serbest bırakılması, başkalarına yönelik horgörüyü boşaltma (Sadizm, mazoşizm)4-Kaygıyı giderir 5-Ciddi birliktelik (sevgililik, evlilik) sağlamaya çalışma yolu (Bunu yapanlar, çoğu zaman "Bu kişiyle uyum sağlayabilir miyim, sorun yaşar mıyım? gibi soruları sormazlar.) Bu nedenle bağlılığın sonradan gelişmesi zor olur6-Gururu korumasını sağlar.Hiçkimsenin onu sevmeyeceğine yönelik inanç zamanla cazip olmadığına (hiçkimsenin onunla birlikte olmayacağına ya da cinsel ilişkiye girmeyeceğine) yönelik inanca dönüşür. -Cinsellik de nevrotik ihtiyaçların hizmetine koşulmaktadır. -Cinsellik zorlantılıdır (haz ve arzu olmadan takıntılı şekilde)Tüm bu sorunlar/iddialar/ihtiyaçlar çözülmeye/değişmeye başlandığında cinsellik ve sevme ile ilgili sorunlar düzelmeye başlar.Hepinize sağlıklı, huzurlu, yaratıcı günler dilerim. İlişki sorunları yaşayan yakınlarınıza kitabın bu bölümünden bahsetmenizi öneririm.Psikiyatr Gökhan ÖzPodcast müziği: Michael Kobrin - The Introverthttps://youtu.be/UufcCic_lQQ

    29 min
  6. 49- İNSAN İLİŞKİLERİNDEKİ NEVROTİK RAHATSIZLIKLAR (12. Bölüm 1. Kısım) -Çarpıtmalar

    APR 25

    49- İNSAN İLİŞKİLERİNDEKİ NEVROTİK RAHATSIZLIKLAR (12. Bölüm 1. Kısım) -Çarpıtmalar

    Bu bölümde yazar gurur sisteminin başkalarıyla ilişkimizi nasıl etkilediğinin ana hatlarını oluşturmak istiyor. İlk olarak gurur sistemi nevrotiği BENMERKEZCİ yaparak başkalarından uzaklaştırmaktadır. Benmerkezcilikten sırf kendi çıkarını düşünmek, bencilliği ya da egoizmi kastetmiyorum. Nevrotik duyarsız bir biçimde bencil olabilir ya da hiç bencil olmayabilir. Ancak nevrotik kendi içine gömülmüşlük anlamında her zaman benmerkezcidir. Kişiyi yalnız kurt olabilir ya da başkaları için ya da onlar aracılığıyla yaşayabilir. ideal imgesiyle Yaşar, kendi yasalarına, gerekliliklerine sıkı sıkıya bağlı kalır. Başka insanları bağımsız, kendisinden farklı bireyler olarak görmesi giderek daha güçleşir. Başkaları onun öncelikli derdinin emri altına girerler: KENDİSİ Çarpıtmalar ortaya çıkarlar. Çünkü nevrotikler başkalarını gurur sistemince meydana getirilen ihtiyaçların ışığında değerlendirirler. Hayran olunmaya duyduğu ihtiyaç başkalarını kendisine hayran olan bir seyirciye dönüştürür. haklı olma ihtiyacı, onları hatalı ve yanılabilir kılmaktadır. Yengiye yenmeye duyduğu ihtiyaç başkalarını onun izinden gidenler ve entrikacı hasımlar diye 2 gruba böler. Ayrıca başkalarını kendi dışsallaştırmalarının ışığında değerlendirmektedirler. Kendini idealleştirmesini algılamaz, bunun yerine başkalarını idealleştirir. Kendi zorbalığını algılamaz ancak başkaları zorbalara dönüşür.Kişi eğer bilinçdışı kendine olan nefretini AKTİF DIŞSALLAŞTIRIRSA: Ötekileri aşağılık görür. Kendine olan bilinçdışı nefretini PASİF OLARAK DIŞSALLAŞTIRIRSA: Ötekilerin kendini aşağılık olarak gördüğünü düşünebilir. Bu çarpışmaların arasında dışsallaştırmalar (YANSITMALAR) muhtemelen en önde yer alırlar ve kişinin de kendinde fark etmesi en zor olan etkendir. Çünkü çoğunlukla kendi ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanmaması gerekçesiyle başkalarına yönelik tepkileriyle karışmaktadır. Hatta başkalarıyla ilişkimizi oraya ait olmayan bir şeyi taşıdığınızı fark etsek bile böyle bir farkındalık bile dışsalaştırmanın işlemesini engellemektedir. BAŞKALARINA YAPILAN DIŞSALLAŞTIRMALARIN 3 İŞLEVİ:1-O kişinin özelliklerini büyütüp küçültebilir2-Diğer insanların olumlu ya da olumsuz özelliklerine yönelik körlük3-Ötekilerdeki sahtelik ve maskeleri herkesten önce görebilmek.Bu yansıtmalar başkalarının onunla ilgilenmesini güçleştirir. Nevrotik ise bunu görmez, kendisiyle yaşamanın kolay olduğunu sanır. Bir ailedeki bütün bireyler kendi nevrozları ile uğraşmak dışında ailenin en nevrotik bireyi ile geçinmeye çalışırlar. Gözlem ve zeka içsel farkındalığın yerini tutmaz. Bir kişinin doğru gözlem yapabilmesi için kendisini karşıdakini ayırt edip kendisine ait içgörüsü olmalıdır. İyi bir gözlemci olabilir. ancak bu yansıtmaların tümünün sonucunda güvensizliği arttığı için, bir arkadaşları yakınları ile ilgili gözlemi süreklilik göstermez. El üstünde tuttuğu birine düşmanlık gösterebilir. Bir başka kişinin kendisiyle ilgili nerede durduğunu bilmez. Arkadaşım, diye kast ettiği kişi ile ilgili düşünceleri stabil değildir. Güvensizlik ve BELİRSİZLİK olur. Bu nedenle yıllardır tanıdığı birinin bile, neler yapabileceğini ya da neler yapmayacağını kestiremez. Genelde belirsizlik nedeniyle en kötüsünü yapacaklarını ya da zannettiklerini düşünür. Başkalarına ilişkin korkularımız hem onların bizi incitebilme gücüne hem de bizim çaresizliğimize dayanır. Bu etkenlerin ikisi de gurur-nefret sistemi ile pekiştirilir. Bu süreçte BENLİĞE YABANCILAŞMA ve KENDİNDEN NEFRET ETME/KENDİNİ HOR GÖRME ile işler. Gururunu incetmek ya da hor görüsünü ortaya çıkarmak çok kolaydır, iddiaları ve gereklilikleri o kadar zordur ki bir engele çarpması (birinin isyan etmesi, bir sorun yaşaması) kaçınılmazdır. Son olarak karşıdaki kişiler de en sonunda gerçekten düşmana dönüşürler. Korktuğu başına gelir. Kendini ortamdan silme ya da genişleyici dürtüleri olsa bile her şekilde SAVUNUCU saklayıcıdır. Psikiyatr Gökhan Öz

    29 min
  7. 48- Çekilme Çözümü: Özgürlüğün Cazibesi (11. Bölüm 7. Kısım) -SIĞ YAŞAYANLAR

    APR 23

    48- Çekilme Çözümü: Özgürlüğün Cazibesi (11. Bölüm 7. Kısım) -SIĞ YAŞAYANLAR

    Kopuk Tip:1-İnatçı Çekilme2-İsyankar Tip (a: topluma b:kendine -sanatçılığa, yaratıcılığa gömülmesi)3-Sığ yaşayış:a) Eğlenceye gömülmeŞiir:Palm SpringsAh bana bir ev verinmilyonerler aylak aylak gezsin ve tatlı minik alımlı kızlar oynasın asla duymasın kulaklar zeka dolu laflar ve bütün gün dolarımız çoğalsın.Mesele sırf bir para ve eğlenme meselesidir. Kişi pul koleksiyonu, polisiye roman okumak gibi tek başına yapılan uğraşlara da dalabilir, ya da sosyallik de olabilir. İki şartla: toplantı sırasında uzun süre yalnız kalmayacak, ve asla derin, gerçek sohbetlere girmeyecek. Hatta ciddi konuşmalar yapmak, kötü davranış biçimi olarak değerlendirilmektedir. Alaycılık inceden inceye, hoşgörü veya açık fikirlilik ile ört bas edilir. b) Saygınlığa, Fırsatçı başarıya gömülme (narsisistik iş adamları)Kısmen paraya sahip olmak ve kolaylaşmış bir yaşama duyulan istektir. Kısmen de kişinin öz saygısını yapay bir biçimde yükseltme ihtiyacıdır. Kişi best seller olabileceği için bir kitap yazar. Para için konumunun yükselmesi için evlenir. Belli çevrelerin parçası olmanın veya belli yerlere gitmenin getirdiği saygınlığa daha çok vurgu yapılır. Tek ahlaki kod kurnaz olmak, idare edilmek ve yakalanmamaktır. C) İYİ UYUM SAĞLAMIŞ ROBOT:Burada sahici düşünmenin ve hissetmenin yitirilmesi kişiliğin genel olarak yozlaşmasına meydan verir. Böyle bir kişi başkalarına ayak uydurur. Onların kurallarını ve göreneklerini benimser çevresinde ne bekleniyorsa ya da neyin doğru olduğu düşünülüyorsa onu hisseder, düşünür, yapar ve inanır. Erich Fromm bu grubu nevrotik yapılanma içinde yer almayan "yetersizlik" sendromundan bahseder. K horney ise nevroz yapılanması içinde kopuk tip-sığ yaşayış- uyum sağlamış robot olarak sınıflandırıyor. Bu kişiler yüzeyde kalırlar. Psikolojik meraktan yoksun görünürler. Üstün körü açıklamaları, bahaneleri her an hazır, yalnızca para ya da saygınlık ile ilgili dışsal meselelerle ilgilidirler.Oysa rüyaları pürüssüz, sade yüzeyin altında çatışmalardan ve tutkulu duygulardan oluşan bir dünya vardır. Giderek buradaki meselenin halihazırdaki yüzeysellik olmadığını, bu kişilerin derinliklerinden uzak durma kaygısı taşımaları olduğunu fark ederiz. Anlık bir görüntüsünü yakalarlar ve sanki hiçbir şey olmamış gibi sıkıca kapanırlar. Bir anı ağlatabilir. Geçmişe duyulan bir özlem ya da uhrevi dini bir duygu görünebilir ve kaybolur. Yapısal ve kültürel kavramları bu durumun değiştirilemez olduğunu ya da psikiyatristin uğraşacağı problemler kapsamına dahil olmadığını ima etmektedir. Çekilme çok kapsamlı bir süreçtir. Terapide özel problemler ve özel güçlükler sergilemektedir. Yalnızca çekilmenin dinamikleri ve anlamına ilişkin tam bilgi sahibi olunursa bu problemlerin ve güçlüklerin üstesinden başarıyla gelinebilir. Bu kısımdan yararlanacağını düşündüğünüz yakınlarınızla paylaşmanızı rica ederim.Podcast müziği: Michael Kobrin - The Introverthttps://youtu.be/UufcCic_lQQ Psikiyatr Gökhan Öz

    17 min
  8. 47- Çekilme Çözümü: Özgürlüğün Cazibesi (11. Bölüm 6. Kısım) -ÜÇ ALT TİPİ-Yaratıcı olmaları üzerine

    APR 21

    47- Çekilme Çözümü: Özgürlüğün Cazibesi (11. Bölüm 6. Kısım) -ÜÇ ALT TİPİ-Yaratıcı olmaları üzerine

    -Dikkatli bir gözlemci kopuk kişilerde kendiliğini koruma ve BÜTÜNLÜK ihtiyacının derin olduğunu fark edecektir. Zor hasta olsalar da diğer tiplere göre daha masum ve samimi kişilerdir. -Aslında pek çok dolaylı şekilde "KENDİSİ" kalmak istediğini, terapi yoluyla bireyselliğini yitirmekten korktuğunu analizin onu herkes gibi yapacağını düşünür. Kişi henüz gerçek benliğini tanımlayamasa da kendisi olma konusundaki ısrarı ayrıca gerçek benliğinin bütünlüğünü korumakla ilgili olan kaygıyı da gösterir. Bu temel süreçten birbirinden son derece farklı 3 yaşama biçimi doğmaktadır: 1-İNATÇI ÇEKİLME tipi: Çekilme ve beraberindeki getirdiği her şey, tutarlı bir biçimde gerçekleştirilir. Tutarlı bir şekilde hayatta var olabilirler, etraflarına yardımcı olabilirler. Gündelik işlerini yapabilirler. Ne var ki günlük işleri yapmak genellikle gerginlik yaratır. Çünkü eylemsizliğin olumsuzluklarına RAĞMEN yapılmalıdır. Kitap okuma önerisi bile içsel bir dirençle karşılanabilir. Bu kişiler maddi olanakları yoksa geçici işlere girebilirler ya da parazitik bir yaşam sürdürebilirler ya da orta halli bir maddi durum söz konusuysa istediklerini yapma konusunda özgür olmak için ihtiyaçlarını son sınırlarına kadar kısıtlamayı tercih edeceklerdir. Ne var ki yaptıkları şeyler hobi niteliğindedir ya da tam bir eylemsizliğe yenik düşebilirler. Yaygın bir eylemsizlik içinde yozlaşma tehlikesi barındırır. Dolayısıyla üçüncü grubun sığı yaşayışına geçiş riski bulunmaktadır. (Bu durumda 3. tipe dönüşebilirler). Ayrıca bir şey yapmaya yönelik direnç kadar düşünmeye ve hissetmeye yönelik direncin de ötesine olabileceği nedeniyle de tehlikelidir. Böyle bir durumda hem düşünme hem de hissetme sadece tepkisel hale gelebilir. Eylemsizlik yayıldıkça kişinin duyguları da bundan o ölçüde etkilenir. Parktaki güzel ağaçlar artık herhangi bir duygu uyandırmaz. Belli oranda etkinlikler korunursa ve yaşam koşulları oldukça uygunsa. İnatçı çekilmenin manzarası durağanlığın koruyabilir. Yani birinci grupta kalarak devam edebilir. 2-İsyankar tip: Aslında çekilmiş kişi ezik isyancıdır. Ancak her an etkin isyankârlığa dönebilir.Genişlemeci eğilimleri ne kadar güçlüyse ve kişi ne kadar canlıysa yaşamındaki sınırlamalardan o kadar hoşnutsuz olacaktır. Çevresel ortam ev iş öylesine tatmin etmekten uzak bir hale gelir ki, kişi sonunda artık buna katlanmaktan vazgeçip, şu ya da bu biçimde açıkça isyan eder, evini veya işini terk edebilir ve ilişkide olduğu herkese olduğu gibi göreneklere ve kurumlara da karşı kavgacı bir saldırganlık geliştirebilir. Bununla birlikte isyan daha çok içeriye doğru kendisine doğru bir süreç olabilir ve öncelikle içsel zorbalığa karşı yönlendirilebilir. Dolayısıyla bir noktaya kadar özgürleştirici bir etkisi olabilir. Enerjisi özgürleşir ve hangi bakımdan yetenekliyse bu alanda üretken olabilir. Bu özgürleşmeyi başaran kişiler hala çekilmenin pek çok ayırt edici özelliğini barındırmaktadırlar. Hala insanlardan kopma arzularını dikkatlice korumaktadırlar. Dünyaya yönelik tutumlarının tümü hala savunmacı ya da saldırgandır. Hala üretkenliklerini ile ilgili meseleler dışında özel hayatlarına karşı geniş ölçüde ilgisizdirler. Bütün bunlar bu kişilerin çatışmalarını çözdüklerinin değil, işe yarayan uzlaşmacı bir çözüm bulmuş olduklarının göstergesidir. 3-SIĞ YAŞAYIŞ GRUBU:Kişi yaşamın çeperine yönelerek kendinden uzaklaşınca duygularının derinliğini ve özerkliğini gözden yitirince olumlu değerler kaybolurken çekilmenin olumsuz özellikleri kalır. Ancak böyle olunca durum ümitsiz bir hal alır. Kişiler yaşamlarının kıyısına yönelirler. Aynı şekilde hastanın keyif aldığı şeyler de sığlaşır. Cinsel ilişkiler kurmak, yemek yemek, içki içmek, insanlar hakkında dedikodular yapmak, oyunlar veya politika yaşamın geniş bir kısmını oluşturur. İlgi alanları yüzeysel hale gelir. Artık kendi yargılarını ya da inançlarını biçimlendiremez. Bunun yerine genel geçer düşünceleri benimser. Alaycı birine dönüşür.

    27 min

Trailers

About

Tecrübeli bir Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı (psikiyatr) ve psikoterapistim. Bu serinin takipçilerinin Psikoloji/Psikiyatri hakkında daha çok ve güvenilir bilgi sahibi olmasını; Takıntılar, anksiyete bozukluğu, depresyon, bipolar gibi psikiyatrik bozukluklar hakkında bilgiler, öneriler, bazılarının terapiyle tedavisi; "İnsanlar değerimi anlamıyor, sevilmiyorum/Neden hayır diyemiyorum/Neden çabuk bağlanıyorum/Dil öğrenme gibi hedeflerimi sürdüremiyorum/Boşlukta, başarısız hissediyorum" gibi birçok ruhsal konuda izleyicilerimin bazılarının daha iyi hissetmesini ve değişmesini istiyorum.