Uyanış Labirenti

İçindeki Usta

Merhaba, biz Tuba ve Eren. Yok, dur ııı şeey aslında biz sadece bir podcast kaydındaki sesleriz. Evet, yanlış duymadınız! Kendimizi tamda şu an Uyanış Labirenti'nin bilinçli(!) sunucuları🎙️ ilan ettik. Artık burada, 5dk kitapların labirentinde kaybolmuş iki 'ses ilüzyonu' olarak varız. Labirent dediysekte korkmayın! 🔍✨Biz burada kaybolmak için değil, keşfetmek için toplandık. Her bölümde bu labirent yolunda bir X işareti bırakıyoruz. Burası çok moda mod bir yerde değil, uyan uyan nereye kadar arada kaybolursak Tuba ve Eren'le ilgili dedikodumuzu da yaparız;) 📚uyanislabirenti@gmail.com

  1. 4d ago

    Sevme Sanatı: Gerçek Sevginin Sırları

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde Erich Fromm'un başyapıtı "Sevme Sanatı" (The Art of Loving) kitabından yola çıkarak, sevginin bir duygu değil, bir sanat ve bir beceri olduğunu konuşuyoruz. Fromm'a göre çoğumuz sevmeyi bilmiyoruz. Sevilecek doğru nesneyi bulmanın her şeyi çözeceğini sanıyoruz. Oysa sevgi, doğal olarak gelişen bir duygu değil; tıpkı resim yapmak, müzik yapmak veya marangozluk gibi emek, disiplin, sabır ve konsantrasyon gerektiren bir sanattır. Erich Fromm der ki: "Sevgi, bir duygu değildir. Bir duygu, gelir ve gider. Eğer sevgi bir duygu olsaydı, bugün sevip yarın sevmemek mümkün olurdu. Oysa gerçek sevgi, bir eylemdir, bir duruştur, bir karardır. Sevmek, birine 'seni seviyorum' demek değil, onun iyiliği için çaba göstermektir. Çoğumuz sevilecek insan arıyoruz. Oysa asıl mesele, sevecek insan olabilmektir." ⚡ Günlük PratiklerLabirent yolcusunun notu: Sabah:Gözlerini kapat ve bugün sevgiyi bir duygu olarak değil, bir eylem olarak yaşamayı dene. Sor:"Bugün sevgimi bir eyleme nasıl dönüştürebilirim? Kimin için bir şey yapabilirim? Kime sabır gösterebilirim? Kendime nasıl daha şefkatli olabilirim?" Gün içinde:Birine karşı hayal kırıklığı veya öfke hissettiğinde dur. Fromm'un sözünü hatırla: "Sevgi, ilgidir." O kişiyle ilgilenmeye devam edip edemeyeceğini sor kendine. Eğer ilgin kesilmişse, bu sevginin bittiği an değil, sevgiyi yeniden seçme anıdır. Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün sevgimi bir eylem olarak nerede yaşadım? Birine karşı sabırlı olabildim mi? Kendime bugün nasıl bir iyilik yaptım? Sevgiyi bir duygu olarak beklediğim ve hayal kırıklığı yaşadığım bir an oldu mu? Labirent yolcusunun notu: "Uzun bir ilişkinin sonunda 'aşk bitti' diye ayrıldım. Fromm'un kitabını okurken dehşete düştüm. Meğer hiç sevmemişim. Sadece sevilmeyi beklemişim. Karşımdaki de beni sevmemiş, o da sevilmeyi beklemiş. İkimiz de boş bir kuyudan su çekmeye çalışıyoruz. O gün karar verdim: Önce sevmeyi öğreneceğim. Kimse beni sevmezse seveyim. Ama sevgiyi bir eylem haline getireceğim. Bu karar, hayatımın en özgürleştirici anıydı." 🎙️ Sen de katıl! Sevgiyi bir eylem olarak yaşadığın bir anı, sevmeyi öğrenme yolculuğundaki bir dönüm noktasını veya Erich Fromm'un öğretileriyle hayatında değişen bir ilişki dinamiğini bizimle paylaşabilirsin!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Erich Fromm'un "Sevme Sanatı" (The Art of Loving) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #SevmeSanatı #ErichFromm #GerçekSevgi #SevgiBirEylemdir #İlgiSorumlulukSaygıBilgi #UyanışLabirenti

    8 min
  2. Jun 8

    Bilincin Yedi Kapısı: Ruhsal Dönüşüm Yolculuğu

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde Aleya Dao'nun "Bilincin Yedi Kapısı" (The Seven Gates of Consciousness) kitabından yola çıkarak, ruhsal uyanışın aşamalarını ve her bir kapıdan geçerken bizi nelerin beklediğini konuşuyoruz. Aleya Dao'ya göre, bilincimiz tıpkı bir ev gibi katman katmandır. Her kapı, farklı bir farkındalık düzeyine, farklı bir iyileşme alanına açılır. Bu kapılar sırayla açılmak zorunda değildir; bazen bir kapıdan girip diğerinden çıkar, bazen aynı kapıyı defalarca geçeriz. Önemli olan, hangi kapıda olduğumuzu fark etmek ve o kapının sunduğu dersi almak. Aleya Dao der ki: "Bilinç, bir yolculuktur. Her kapı, kendine özgü bir sınav, bir öğreti ve bir armağan taşır. Birinci kapıda bedenini tanırsın, ikincide duygularınla yüzleşirsin, üçüncüde zihnini susturmayı öğrenirsin... Yedinci kapıda ise kendini evrenle bir olarak hatırlarsın. Hangi kapıda olduğunu bilmek, yolda kaybolmamak için en büyük pusulandır." Sabah:Gözlerini kapat ve nefes al. Sor:"Bugün hangi kapıda uyanıyorum? Bedenimde bir ağırlık mı var? Duygularım dalgalı mı? Zihnim çok mu dolu? İçimde derin bir sessizlik mi var? Hangi kapı beni çağırıyor?" Gün içinde:Zorlandığın bir an geldiğinde, hangi kapıda olduğunu hatırla. Eğer bedenin ağrıyorsa, kendine şefkat göster. Duyguların yoğunsa, onları yargılamadan izle. Zihnin çok konuşuyorsa, dur ve nefes al. Sor:"Bu kapı bana ne öğretmeye çalışıyor?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hangi kapının enerjisini en çok hissettim? O kapı bana hangi dersi getirdi? Yarın bir sonraki kapıya geçmek için neye ihtiyacım var? ⚡ Günlük PratiklerLabirent yolcusunun notu: "Bir dönem hayatım tamamen durma noktasına gelmişti. Hiçbir şey yapmak istemiyordum. 'Tembelim' diye kendime kızıyordum. Sonra Aleya Dao'nun 'kapılar' kavramını duydum. Fark ettim ki beşinci kapıdaydım: Teslimiyet kapısı. Artık yapmak zorunda değildim. Sadece durmam ve beklemen gerektiğini söylüyordu içim. Kendime kızmak yerine 'Şu anda dinlenme kapısındayım, bu da geçecek' dedim. İzin verdim. Üç ay sonra hayatım yeniden akmaya başladı." 🎙️ Sen de katıl! Hangi kapıda olduğunu fark ettiğin bir anı, bir kapıdan geçerken yaşadığın dönüşümü veya Aleya Dao'nun öğretileriyle kendi yolculuğunda kazandığın farkındalığı bizimle paylaşabilirsin!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Aleya Dao'nun "Bilincin Yedi Kapısı" (The Seven Gates of Consciousness) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #BilincinYediKapısı #AleyaDao #RuhsalDönüşüm #Kitapözeti #BilinçYolculuğu #Teslimiyet #BirlikBilinci #UyanışLabirenti

    4 min
  3. Jun 3

    Kutsal Dişil: Dişiliğin Manevi Gücü ve Dönüşüm Yolu

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde OSHO'nun "Dişiliğin Manevi Gücü ve Dönüşüm Yolu" kitabından yola çıkarak, gerçek dişil enerjinin ne olduğunu ve onun dönüştürücü gücünü konuşuyoruz. OSHO'ya göre dişil enerji, biyolojik cinsiyetle sınırlı değildir. Kadın ve erkeğin her ikisinde de var olan, alıcı, besleyici, akışkan ve yaratıcı bir enerjidir. Modern dünya, bu enerjiyi bastırmış, kontrol ve mantığın egemenliğinde bir erkek bilinci yaratmıştır. OSHO'ya göre gerçek dönüşüm, dişil enerjinin yeniden canlanmasıyla mümkündür. OSHO der ki: "Dişil enerji, doğanın ta kendisidir. Beklemesini bilir, akmasını bilir, doğurmasını bilir. O, zorlamaz, ikna etmez, kanıtlamaz. Sadece vardır ve dönüştürür. Modern insanın en büyük hastalığı, bu enerjiyle bağını koparmış olmasıdır. Sürekli yapmak, başarmak, kontrol etmek zorunda hisseder. Oysa yaşamak için değil, yaşamın akışına teslim olmak gerekir. Teslimiyet zaaf değildir, en büyük cesarettir." ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve ellerini kalbine koy. Bugün "yapmak" zorunda olduğun şeyleri bir kenara bırak. Sadece "olmak" için birkaç dakika ayır. Sor:"Bugün kontrolü bırakıp akışa güvenebileceğim bir an yaratabilir miyim?"Nefes al. Acele etme. Gün içinde:Bir şeyi zorla yapmaya çalıştığını hissettiğinde dur. Gözlerini kapat, ellerini karnına koy ve nefes al. Sor:"Bu işi zorlamadan, akışına bırakarak da yapabilir miyim? Beklemek bana ne hissettiriyor?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hangi an "yapmak" yerine "olmak"ı seçtim? Hangi an kendimi zorladım, hangi an akışa bıraktım? Bedenim bugün bana hangi sinyalleri gönderdi? Labirent yolcusunun notu: "Hep 'yap, başar, kontrol et' halinde yaşadım. OSHO'nun 'dişil enerji' dediği şeyi duyunca 'Bu bende yok' sandım. Ama bir gün bahçede otururken bir çiçeğin açışını izledim. Zorlamıyordu. Acele etmiyordu. Sadece açıyordu. O an fark ettim: Ben de bir çiçek gibi açabilirim. Zorlamak zorunda değilim. Sadece kendim olmak, var olmak ve büyümek yeterli. O günden sonra 'yapmak' ile 'olmak' arasındaki farkı öğrenmeye başladım." OSHO'dan Üç Güçlü Soru: "Hayatımda nerede fazla 'eril' oldum? Nerede zorluyor, kontrol ediyor, yapmaya çalışıyorum?" "İçimdeki dişil enerji bana ne söylüyor? Onu dinlemeye ne zaman izin veriyorum?" "Teslim olmak bana ne hissettiriyor? Korku mu, özgürlük mü?" Kendi "dişil uyanış" anlarını, kontrolü bırakıp akışa güvendiğin bir deneyimi veya OSHO'nun öğretileriyle hayatına kattığın yeni bir bakış açısını bizimle paylaşabilirsin! 🎙️ Sen de katıl!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, OSHO'nun "Dişiliğin Manevi Gücü ve Dönüşüm Yolu" kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #KutsalDişil #OSHO #DişiliğinManeviGücü #Teslimiyet #AkışaGüvenmek #UyanışLabirenti #KitapÖzeti

    7 min
  4. May 29

    Kutsal Rahim: Dr. Azra ve Seren Bertrand ile Rahim Uyanışı

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde Dr. Azra ve Seren Bertrand'ın "Rahim Uyanışı" (Womb Awakening) kitabından yola çıkarak, kadim rahim mistisizmini ve kutsal dişil enerjiyi konuşuyoruz. Bertrand çiftine göre, rahim sadece biyolojik bir organ değil, aynı zamanda ruhsal bir kapı, kozmik bilginin depolandığı bir hafıza merkezi ve yaratıcılığın kaynağıdır. Binlerce yıldır bastırılan bu kadim bilgelik, bugün yeniden hatırlanmayı bekliyor. Dr. Azra ve Seren Bertrand der ki: "Rahim, bir kadının bedenindeki en güçlü yaratım merkezidir. Sadece çocuk doğurmak için değil, kendi kaderini, hayallerini ve gerçekliğini doğurmak için vardır. Rahim bilinci uyandığında, kadın kendi içindeki büyücüyle, şifacıyla ve kahinle tanışır. Bu sadece kadınlar için değil, tüm insanlık için bir dönüşüm çağrısıdır."  ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Ellerini karnının alt kısmına, rahminin olduğu bölgeye koy. Gözlerini kapat ve üç derin nefes al. Her nefeste orayı ısıttığını, canlandırdığını hayal et. İçinden şunu söyle:"Bugün seninle bağ kuruyorum. İçimde yaratmak istediklerimi sana fısıldıyorum. Ben bir yaratıcıyım." Gün içinde:Bir karar vermen gerektiğinde veya bir şey hissettiğinde, başındaki sesleri dinlemek yerine ellerini karnına koy ve sor:"Rahmim ne diyor? Bedenimin derinliklerindeki bilgelik bana hangi yönü gösteriyor?" Cevap gelene kadar bekle. Sessizliğe güven. Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün bedenimin derinliklerinde hangi duyguyu hissettim? Hangi an kendimi yaratıcı, hangi an tükenmiş hissettim? Rahmime sormak istediğim bir soru var mı? Labirent yolcusunun notu: "Uzun yıllar adet dönemlerim çok ağrılı geçerdi. Doktorlar bir şey bulamadı. 'Psikosomatik' dediler. Rahim Uyanışı'nı okurken bir şey fark ettim: Bedenim aslında bastırdığım duyguları bana geri gönderiyormuş. Her ay, hayır diyemediklerimin, erteleyemediklerimin bedeli olarak ağrıyormuşum. Bir gece ellerimi karnıma koydum ve 'Artık dinliyorum seni. Ne söylemek istiyorsun?' dedim. O gece ağladım. Sonraki ay ağrılarım hafifledi. Rahim benimle konuşuyormuş, ben sadece dinlememişim." Rahimle Bağ Kurmak İçin Üç Pratik: Nefesle Rahim Dolumu:Ellerini karnına koy. Nefes alırken, nefesinin göğsüne değil, ellerinin altındaki bölgeye gittiğini hayal et. Her nefeste orayı genişlet, ısıt, canlandır. Döngü Günlüğü:Adet döngünün her evresinde (kanama, foliküler, yumurtlama, luteal) hangi duyguların, hangi yaratıcı enerjilerin geldiğini not et. Döngün kendi içsel takvimin olsun. Rahmine Soru Sor:Bir sorun olduğunda, ellerini karnına koy ve sessizce sor. İlk gelen his, kelime, görüntü veya duygu cevabındır. Mantığını devre dışı bırak, sadece hisset.  🎙️ Sen de katıl! Kendi "rahim uyanışı" anlarını, bedeninin derinliklerinden gelen bir bilgelikle tanıştığın deneyimi veya döngülerinle barışma hikayeni bizimle paylaşabilirsin!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Dr. Azra ve Seren Bertrand'ın "Rahim Uyanışı" (Womb Awakening) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #KutsalRahim #RahimUyanışı #KutsalDişil #AyBilinci #UyanışLabirenti

    6 min
  5. May 25

    Kabul Etmenin Özgürlüğü

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde Alman psikoterapist Bert Hellinger'ın "Kabul Etmenin Özgürlüğü" kitabından yola çıkarak, aile sistemlerinin görünmez düzenini ve gerçek özgürlüğün nereden başladığını konuşuyoruz. Hellinger'a göre, hepimiz bir aile sisteminin içine doğarız. Bu sistemin kendine özgü bir düzeni, sadakati ve görünmez kuralları vardır. İsyan etmek, reddetmek, görmezden gelmek bizi özgürleştirmez. Tam tersine, bizi o sisteme daha çok bağlar. Bert Hellinger der ki: "Kabul etmek, boyun eğmek değildir. Kabul etmek, olanı olduğu gibi görmek ve ona yer açmaktır. Anneni olduğu gibi kabul ettiğinde, babanı olduğu gibi kabul ettiğinde, geçmişini olduğu gibi kabul ettiğinde... İşte o anda omuzlarındaki yük hafifler. Çünkü artık savaşmıyorsun. Sadece var olana 'evet' diyorsun." ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve anneni düşün. Onun iyi yanlarını, zor yanlarını, sana verdiği ve veremediği her şeyiyle. İçinden şunu söyle:"Seni olduğun gibi kabul ediyorum. Hayatı senden aldım, bu yeterli. Gerisi benim yolum."Aynısını baban için de yap. Gün içinde:Bir aile üyesiyle ilgili olumsuz bir düşünce geldiğinde dur. Sor:"Bu düşünceyi nereden aldım? Onu yargılamak bana ne kazandırıyor? Bugün bu yargıyı bırakabilir miyim?" Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hangi aile üyesini yargıladım? O yargının altında ne yatıyor? (Hayal kırıklığı, özlem, incinme?) Onu olduğu gibi kabul etseydim, içim nasıl olurdu? Labirent yolcusunun notu: "Babamla aramda hep bir mesafe vardı. Onu suçlardım, yeterince ilgilenmediği için. Hellinger'ın 'kabul etmek' dediği şeyi duyunca çok kızdım. 'Nasıl yani, onu kabul mü edeyim?' Ama bir gece oturdum. Onun da bir çocuk olduğunu, onun da alamadığını gördüm. 'Seni olduğun gibi kabul ediyorum' dedim. İlk kez o gece gözyaşlarım sel oldu. Ama aynı gece, omuzlarımdan bir şey indi. Onu affetmek zorunda değildim. Sadece kabul ettim. Bu bile yetti." Hellinger'dan Dört Çözücü Cümle: "Sen benim annemsin/babamsın. Ben senin çocuğunum." "Senden hayatı aldım, bu yeterli. Gerisini ben hallederim." "Senin kaderini taşımıyorum. Kendi kaderimi yaşıyorum." "Olduğun gibi kabul ediyorum seni. Artık savaşmıyorum." 🎙️ Sen de katıl! Bir aile üyesini olduğu gibi kabul ettiğin anı, omuzlarından inen bir yük hissini veya Hellinger'ın bir cümlesini hayatına uyguladığında yaşadığın değişimi bizimle paylaşabilirsin!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Bert Hellinger'ın "Kabul Etmenin Özgürlüğü" kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #BertHellinger #KabulEtmeninÖzgürlüğü #AileDizimi #ÇözücüCümleler #UyanışLabirenti

    8 min
  6. May 21

    Farkındalık Nefesi: Thich Nhat Hanh ile Huzurun Kendisi Olmak

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde Zen ustası Thich Nhat Hanh'ın "Huzurun Kendisi Olmak" (Becoming Peace) kitabından yola çıkarak, huzurun dışarıda aranacak bir şey değil, içimizde fark edilecek bir varoluş biçimi olduğunu konuşuyoruz. Thich Nhat Hanh'a göre, huzur bir hedef değil, bir pratiktir. Sakinleşmek için önce öfkelenmeyi bırakmak gerekmez; önce nefes almayı öğrenmek gerekir. Thich Nhat Hanh der ki: "Huzur arayışında koşup duruyorsun. Ama huzur, varacağın bir yer değil. Attığın her adımın ta kendisidir. Nefes alışında, yürüyüşünde, çayını yudumlayışında. Koşmayı bırak. Zaten buradasın. Huzur da burada." ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Uyanır uyanmaz, yataktan kalkmadan önce üç nefes al. İlk nefeste: "Nefes alıyorum" de. İkinci nefeste: "Buradayım" de. Üçüncü nefeste: "Bugüne merhaba diyorum" de. Gün içinde:Bir yere yürürken adımlarını nefesinle birleştir. Her adımda içinden şunu söyle: "Varıyorum, buradayım." Telefonla konuşurken, yemek yerken, beklerken... Hatırla: Her an bir farkındalık anı olabilir. Akşam:Günün sonunda yatmadan önce ellerini kalbine koy. Üç nefes al ve şunu fısılda: "Bugün yaşadığım her şey için teşekkür ederim. Sakin olduğum anlar için, heyecanlandığım anlar için. Hepsine yer açtım." Labirent yolcusunun notu: "Stresli bir iş gününün ortasında Thich Nhat Hanh'ın 'nefes alıyorum, buradayım' pratiğini denedim. Gözlerimi kapattım, üç nefes aldım. Dünya durmadı, sorunlar bitmedi. Ama benim içimde bir şey yavaşladı. O kadar koşturmanın içinde, iki dakikalığına da olsa kendime geldim. O an fark ettim: Huzur, her şeyin mükemmel olması değil; kaosun içinde nefes alabilmekmiş." Thich Nhat Hanh'dan Üç Basit Pratik: Nefes Farkındalığı:"Nefes alıyorum, bedenimi sakinleştiriyorum.Nefes veriyorum, gülümsüyorum." Yürüme Meditasyonu:Her adımda: "Toprakla barışıyorum. Bu anla barışıyorum." Çay İçme Pratiği:Çayını yudumlarken sadece çayı hisset. Kokusu, sıcaklığı, tadı. Başka bir şey düşünme. 🎙️ Sen de katıl! Bir anda durup nefes almayı hatırladığın bir anı, koşturmanın içinde huzuru yakaladığın bir deneyimi veya Thich Nhat Hanh'ın bir pratiğini hayatına nasıl kattığını bizimle paylaşabilirsin! 📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Thich Nhat Hanh'ın "Huzurun Kendisi Olmak" kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #FarkındalıkNefesi #ThichNhatHanh #HuzurunKendisiOlmak #Mindfulness #AndaKalabilmek #UyanışLabirenti

    7 min
  7. May 18

    Ruhsal Savaşçı: Geçmişi Onarmak, Geleceği İyileştirmek

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde Dr. Alberto Villoldo'nun "Geçmişi Onarmak ve Geleceği İyileştirmek" (Healing the Past, Healing the Future) kitabından yola çıkarak, kadim Şamanik geleneklerin ışığında zaman yolculuğunu konuşuyoruz. Villoldo'ya göre geçmiş sadece hatırladığımız bir şey değil, aynı zamanda hâlâ içinde yaşadığımız bir enerji alanıdır. Travmalarımız, atalarımızdan miras kalan yaralar, hatta henüz doğmamış nesillerin kaderi, şu anki bilincimizin içinde saklıdır. Dr. Alberto Villoldo der ki: "Geçmişi değiştiremezsin derler. Ama kadim bilgelik tam tersini söyler: Geçmişi iyileştirdiğinde, onun geleceğe yansımasını da değiştirirsin. Sen sadece kendin için iyileşmezsin. Ataların için, torunların için iyileşirsin. Çünkü zaman bir çizgi değil, bir dairedir." ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Gözlerini kapat ve üç derin nefes al. Bugün iyileştirmek istediğin bir eski anıyı düşün. Sor:"O anın enerjisi hâlâ bedenimin neresinde duruyor? Ona bugün biraz ışık gönderebilir miyim?" Gün içinde:Ailenle ilgili bir düşünce veya duygu geldiğinde dur. Sor:"Bu duygu bana mı ait, yoksa anneme, babama, dedeme mi? Onların taşıdığı bir yük mü bu?"Sana ait olmadığını hissettiğin bir yükse, nefesle geri bırak. Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hangi eski anı beni beklenmedik bir anda yakaladı? O anı yeniden yaşarken bedenimde ne hissettim? O ana bugün nasıl bir iyileşme enerjisi gönderebilirim? Labirent yolcusunun notu: "Babama karşı hep bir öfke taşıdım. Villoldo'nun kitabını okurken bir şey fark ettim: Bu öfke aslında bana ait değildi. Dedem, onun dedesi... Nesiller boyu taşınan bir yaraymış. O gece gözlerimi kapattım ve 'Burada duruyorum. Bu yükü daha fazla taşımıyorum' dedim. İlk kez babama öfkesiz bakabildim. Onun da sadece bir çocuk olduğunu gördüm." Villoldo'dan Üç Güçlü Soru: "Hangi eski anının enerjisi hâlâ bedenimde sıkışmış duruyor?" "Atalarımdan hangi yükü devraldım ve onu taşımaya devam ediyorum?" "Bugün iyileşirsem, yedi nesil sonrasını nasıl etkilerim?" 🎙️ Sen de katıl! Nesiller boyu taşınan bir yükü bıraktığın anı, geçmişteki bir anıyı bugün yeniden yazma deneyimini veya atalarının enerjisini ilk kez hissettiğin o anı bizimle paylaşabilirsin!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Dr. Alberto Villoldo'nun "Geçmişi Onarmak ve Geleceği İyileştirmek" kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #RuhsalSavaşçı #DrAlbertoVilloldo #GeçmişiOnarmak #AtasalŞifa #ŞamanikZaman #UyanışLabirenti

    7 min
  8. May 15

    İçsel Şifacı: Dr. Nicole LePera ile Kendini İyileştirme Yolculuğu

    Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları! Bu bölümde Dr. Nicole LePera'nın çok satan kitabı "Kendini İyileştirenler" (How to Do the Work) kitabından yola çıkarak, gerçek dönüşümün nereden başladığını konuşuyoruz. Sosyal medyada "Holistik Psikolog" olarak tanınan Dr. LePera'ya göre, iyileşme terapiste gitmekle bitmiyor. İyileşme, her sabah uyandığında kendinle kurduğun ilişkiyle başlıyor. Dr. Nicole LePera der ki: "Hiçbir terapist, hiçbir kitap, hiçbir araç seni iyileştiremez. Onlar sana sadece yolu gösterir. Yürüyen sensin. Kendini iyileştirmek, başkasının seni kurtarmasını beklememektir. Bu, her gün kendi iyileşme pratiğini yapma kararlılığıdır." ⚡ Günlük Pratikler Sabah:Uyanır uyanmaz telefonuna dokunma. Önce gözlerini kapat, elini kalbine koy. Üç derin nefes al ve sor:"Bugün bedenim nasıl hissediyor? Hangi duyguyla uyanıyorum? Buna ihtiyacım var mı?" Gün içinde:Bir tetiklenme anında (öfke, kaygı, üzüntü), tepki vermeden önce dur. Sor:"Şu anda içimdeki hangi çocuk ağlıyor? Ona ne söylemeye ihtiyacı var?"Sonra o iç sesine şefkatle yanıt ver. Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz: Bugün hangi an beni tetikledi? O an hangi eski anıyı hatırlattı? Kendime nasıl daha iyi bir ebeveyn olabilirim? Labirent yolcusunun notu: "Bir arkadaşım bana bağırdığında içimden kaçmak geldi. Sonra Dr. LePera'nın sorusunu hatırladım: 'İçimdeki hangi çocuk ağlıyor?' Küçükken bağırıldığımda hep suçlu hissederdim. O an o küçük kıza 'Bu senin suçun değil, sakin ol, güvendesin' dedim. Nefesim yavaşladı. Kaçmadım. İlk kez tetiklenmeyi yönetebildim." 🎙️ Sen de katıl! Kendi "tetiklenme" anlarını, içindeki çocukla kurduğun ilk şefkatli diyaloğu veya kendini iyileştirme yolculuğunda bir döngüyü kırdığın anı bizimle paylaşabilirsin!📩 uyanislabirenti@gmail.com 📌 Bu podcastlerdeki pratik öneriler, kitaplardaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır. #İçselŞifacı #DrNicoleLePera #Kendiniİyileştirenler #DöngüyüKır #HolistikPsikoloji #UyanışLabirenti

    7 min

About

Merhaba, biz Tuba ve Eren. Yok, dur ııı şeey aslında biz sadece bir podcast kaydındaki sesleriz. Evet, yanlış duymadınız! Kendimizi tamda şu an Uyanış Labirenti'nin bilinçli(!) sunucuları🎙️ ilan ettik. Artık burada, 5dk kitapların labirentinde kaybolmuş iki 'ses ilüzyonu' olarak varız. Labirent dediysekte korkmayın! 🔍✨Biz burada kaybolmak için değil, keşfetmek için toplandık. Her bölümde bu labirent yolunda bir X işareti bırakıyoruz. Burası çok moda mod bir yerde değil, uyan uyan nereye kadar arada kaybolursak Tuba ve Eren'le ilgili dedikodumuzu da yaparız;) 📚uyanislabirenti@gmail.com