Düşünce Günlükleri

Merhaba ben Esra . Uzundur hızlı hayatın telaşını biraz olsun yavaşlatmak için yin yoganın dinginliğine sığınıyorum. Sığınağım dar geldiğinde,  edebiyatın derinliğini de odama katıyorum. Kitaplardan aldıklarım zamanla düşünce günlüklerine dönüşürken, bazı satırlarda ruhumun yankılarını buldum . Günlük yaşamın içinden süzülen duygular bizleri nasıl da birbirimize bağlıyor öyle değil mi ?   Kimi zaman bir kitabın satırında , kimi zaman da bir nefes aralığında buluşmak isterseniz burdayım .

  1. APR 5

    Sinir Sistemi ve Sessiz Bağlar

    🎧 Bölüm Özeti Bu bölümde, anlatma ihtiyacımızın ardındaki görünme arzusu ve bunun sinir sistemimizle olan ilişkisini birlikte keşfediyoruz. Bazen kendimizi hiç tanımadığımız insanlara açarken, aslında bağ kurduğumuzu zannederiz. Oysa her anlatış, her zaman bir yakınlık yaratmaz. Aksine, çoğu zaman sadece içimizde biriken duyguların boşalımıdır. Stephen Porges’in Polyvagal Teorisi üzerinden sinir sistemimizin neden “başka bir sinir sistemiyle birlikte” regüle olmaya ihtiyaç duyduğunu, Brené Brown’un kırılganlık ve sınırlar üzerine yaklaşımını, Anna Lembke’nin dopamin ve haz döngüsü üzerine bulgularını, ve Bessel van der Kolk’un bedenin travmayı nasıl taşıdığına dair perspektifini bu akış içinde bir araya getiriyoruz. Ayrıca The Double Life of Véronique filmi üzerinden, kelimeler olmadan da kurulabilen bağların izini sürüyoruz. Bu bölüm, anlatmak ile gerçekten bağ kurmak arasındaki farkı fark etmeye ve kendimizi açtığımız alanları yeniden düşünmeye bir davet. ⸻ 📚 Kaynakça • Stephen Porges – The Polyvagal Theory • Brené Brown – Daring Greatly • Anna Lembke – Dopamine Nation • Bessel van der Kolk – The Body Keeps the Score • Marisa G. Franco – Platonic • Robin Dunbar – Sosyal bağlar üzerine araştırmalar • The Double Life of Véronique – Yönetmen: Krzysztof Kieślowski • Murathan Mungan – Röportaj alıntısı ******

    10 min
  2. MAR 8

    Nazar mı, Zihin mi? Hikâyelerimiz Nasıl Gerçek Oluyor?

    Bu bölümde insanlık tarihi kadar eski bir inanış olan nazar kavramını psikoloji ve nörobilim perspektifinden ele alıyoruz. İnsanlar yüzyıllardır başlarına gelen talihsizlikleri açıklamak için görünmez güçlere başvurmuşlardır. Nazar inancı da bu ihtiyacın bir yansımasıdır. Ancak modern psikoloji ve davranış bilimleri, insan zihninin rastlantılar arasında nasıl anlam kurduğunu ve bazen bu anlamların nasıl batıl inançlara dönüşebildiğini gösteriyor. B. F. Skinner’ın güvercinler üzerinde yaptığı deneyler, insanların da tıpkı hayvanlar gibi rastlantılarla davranışlar arasında bağlantılar kurabildiğini ortaya koyar. Bunun yanında psikolojide “kendini gerçekleştiren kehanet” olarak bilinen kavram, insanların inançlarının davranışlarını ve dolayısıyla yaşam sonuçlarını nasıl şekillendirebildiğini açıklar. Modern nörobilim ise duyguların sabit ve tekil deneyimler olmadığını, beynin beden sinyallerini yorumlayarak ürettiği karmaşık bir süreç olduğunu ortaya koyar. Bu bölümde şu soruların peşine düşüyoruz: • İnsan neden nazar gibi inanışlara ihtiyaç duyar? • Zihnimiz rastlantılarla neden-sonuç ilişkilerini nasıl kurar? • İnançlarımız gerçekten hayatımızı şekillendirir mi? • Duygularımız sandığımız kadar “gerçek” mi yoksa yorum mu? Belki de hayatımızı belirleyen şey başımıza gelenlerden çok, zihnimizin onlar hakkında kurduğu hikâyelerdir. ⸻ 📚 Kaynakça Barrett, L. F. (2017). How Emotions Are Made: The Secret Life of the Brain. Houghton Mifflin Harcourt. Dutton, D. G., & Aron, A. P. (1974). Some evidence for heightened sexual attraction under conditions of high anxiety. Journal of Personality and Social Psychology. Merton, R. K. (1948). The Self-Fulfilling Prophecy. The Antioch Review. Skinner, B. F. (1948). Superstition in the Pigeon. Journal of Experimental Psychology. Winnicott, D. W. (1971). Playing and Reality. Routledge. Sagan, C. (1996). The Demon-Haunted World: Science as a Candle in the Dark. Barrett, L. F., Mesquita, B., & Gendron, M. (2011). Context in emotion perception. Current Directions in Psychological Science. ******

    9 min

About

Merhaba ben Esra . Uzundur hızlı hayatın telaşını biraz olsun yavaşlatmak için yin yoganın dinginliğine sığınıyorum. Sığınağım dar geldiğinde,  edebiyatın derinliğini de odama katıyorum. Kitaplardan aldıklarım zamanla düşünce günlüklerine dönüşürken, bazı satırlarda ruhumun yankılarını buldum . Günlük yaşamın içinden süzülen duygular bizleri nasıl da birbirimize bağlıyor öyle değil mi ?   Kimi zaman bir kitabın satırında , kimi zaman da bir nefes aralığında buluşmak isterseniz burdayım .

More From Wand Podcast Network

You Might Also Like