Siber Cehalet

Siber Cehalet

Teknolojiye gülerken kendimize ağladığımız, “cahilce” soruların derin muhabbetlere dönüştüğü bir evren.Her bölümde Barış Sarıalioğlu ile yapay zekadan blok zincire, kuantumdan kablosuz mouse’a kadar teknoloji dünyasının “büyük” buluşlarını ele alıyor, bu buluşların bizdeki sosyokültürel yansımalarını masaya yatırıyoruz.Cahilce sorular, garip tepkiler, mantık dışı çıkarımlar… Hepsi burada.Ciddi gibi durup aslında pek de ciddiye alınmıyoruz.

  1. Aug 22

    Siber Cehalet 39. Bölüm | Sağa Kaydırarak Aşk Bulunur mu?

    Değerli dostlar, Bu bölümde son 10-15 yılda ilişki dünyasını belki de en fazla değiştiren teknolojilerden birini konuşuyoruz: Dating app'ler. 🎙️ Siber Cehalet 39. Bölüm: Dating App'lerde Aşk Bitti mi? Bir dönem aşkı bulmanın yeni yolu olarak görülen Tinder ve benzeri uygulamalarda bugün farklı bir dönem yaşanıyor. İnsanlar eşleşiyor... Mesajlaşıyor... Ghostlanıyor... Tekrar kaydırıyor... Ve bir noktadan sonra yoruluyor. Hatta artık bunun bir adı bile var: Dating App Fatigue. Bu bölümde biraz bunları konuşuyoruz: ❤️ Aşkı algoritmaya bırakabilir miyiz? 📱 Dating app'lerden neden sıkılmaya başladık? 👻 Ghosting ilişki kültürünü nasıl değiştirdi? ♾️ Sonsuz seçenek gerçekten avantaj mı? 🏃 İnsanlar neden yeniden gerçek hayatta tanışmanın yollarını arıyor? ☎️ Gençler flört etmekte ve iletişim kurmakta zorlanıyor mu? 🧠 "Practice dating" gibi yeni trendler neden ortaya çıkıyor? Biraz da rakamlara bakıyoruz. 📊 ABD'de 18-29 yaş grubunda dating app kullanmış olanların oranı %65'e kadar çıkıyor. 😵 Z kuşağında dating app yorgunluğu yaşadığını söyleyenlerin oranı bazı araştırmalarda %78'e ulaşıyor. 👨 Tinder kullanıcılarının yaklaşık dörtte üçünün erkek olduğu tahmin ediliyor. 📉 Üstelik Tinder'ın ücretli kullanıcı sayısında ve aktif kullanıcılarında son dönemde düşüş görülüyor. Yani belki de insanlar teknolojiden vazgeçmiyor... Ama aşkı bulmanın başka yollarını yeniden hatırlıyor. Koşu kulüpleri, kitap kulüpleri, etkinlikler ve sosyal topluluklar tekrar flört dünyasının bir parçası haline geliyor. Bir de işin daha ilginç tarafı var: İnsanlar artık hoşlanmadıkları kişilerle bile buluşup "flört pratiği" yapıyor. Çünkü dijital dünyada sürekli mesajlaşırken, gerçek hayatta tanışma ve sohbet etme kaslarımızı biraz kaybetmiş olabiliriz. İzleyici sorumuz da tam buradan geliyor. 😄 📩 Adana'dan Fırat soruyor: "Hocam selamlar. Tinder'da 4 yıldır sağa kaydırıyorum. Hala kimseyle eşleşemedim. Acaba algoritma mı kötü, ben mi tipsizim?" Ve bölüm boyunca şu sorunun peşine düşüyoruz: Teknoloji insanları birbirine yaklaştırdı mı? Yoksa tanışmayı kolaylaştırırken, ilişki kurmayı daha mı zor hale getirdi? Her zamanki gibi: Sorular cahil, muhabbet derin. 🚀 Siber Cehalet 39. Bölüm yayında! 👉 Sizce gelecekte aşkı algoritmalarda mı arayacağız, yoksa yeniden gerçek hayata mı döneceğiz? Şimdiden iyi seyirler! ☀️ #sibercehalet #datingapps #tinder #ilişkiler #flört #dating #teknoloji #dijitalkultur #zkuşağı #sosyalmedya Çekim sponsorumuz: @kiralikkamera724

  2. Aug 15

    Siber Cehalet 38. Bölüm | Online Eğitim Dönemi: Performansımızı Kim, Neye Göre Ölçüyor?

    🎙️ Değerli dostlar, Geçtiğimiz bölümde eğitimden ve iş hayatında öğrenmenin nasıl değiştiğinden bahsetmiştik. Bu bölümde ise şirketlerin, yöneticilerin ve çalışanların yıllardır çözmeye çalıştığı başka bir konuya giriyoruz: Performansı gerçekten doğru ölçebiliyor muyuz? 🎙️ Siber Cehalet 38. Bölüm: OKR ve Performans Değerlendirme Danışmanlık çalışmalarımızda da benzer cümleleri sık sık duyuyoruz: “Şirket içinde hedefler yeterince şeffaf değil.” “Performansımızın neye göre değerlendirildiğini bilmiyoruz.” “Hedefler yukarıdan geliyor ama bizim yaptığımız işle ne kadar bağlantılı?” Peki dijital dünyada bunun daha iyi bir yolu yok mu? OKR gibi sistemler gerçekten bu problemi çözebilir mi? Bu bölümde biraz bunları konuşuyoruz: 🎯 OKR nedir, ne değildir? 📊 Performansı gerçekten ölçebilir miyiz? 👥 Çalışan hedef belirleme sürecine dahil edilmeli mi? 🔍 Şeffaflık performansı ve güveni nasıl etkiliyor? 🏢 Şirket hedefleriyle bireysel hedefler nasıl birleşiyor? 🤖 Dijital araçlar performans yönetimini daha adil hale getirebilir mi? Biraz da rakamlara bakalım. 📉 Gallup'a göre çalışanların yalnızca %20'si, performanslarının kendilerini daha iyi iş çıkarmaya motive edecek şekilde yönetildiğini düşünüyor. 📊 Çalışanların sadece %21'i, değerlendirildikleri performans metriklerinin gerçekten kendi kontrollerinde olduğunu düşünüyor. 🎯 Yalnızca %30'u yöneticisinin kendisini hedef belirleme sürecine dahil ettiğini söylüyor. Üstelik hedeflerin belirlenmesine dahil edilen çalışanların bağlılık gösterme ihtimali 3,6 kat daha yüksek. Bir de işin yönetici tarafı var. Gallup araştırmaları; kötü yönetim, takdir eksikliği, kariyer gelişiminin olmaması ve belirsiz beklentilerin çalışan kaybında önemli rol oynadığını gösteriyor. Yani bazen insanlar şirketlerinden değil... Nasıl yönetildiklerinden ve nasıl değerlendirildiklerinden ayrılıyor. Ve belki de asıl soru şu: Performans değerlendirmesi çalışanı geliştirmek için mi var? Yoksa yıl sonunda önüne bir puan koymak için mi? Her zamanki gibi: Sorular cahil, muhabbet derin. 🚀 Siber Cehalet 38. Bölüm yayında! 👉 Sizce performansınızın neye göre değerlendirildiğini gerçekten biliyor musunuz? Şimdiden iyi seyirler! ☀️ #sibercehalet #okr #performans #performansyönetimi #işhayatı #liderlik #yönetim #çalışandeneyimi #dijitaldönüşüm #şeffaflık Çekim sponsorumuz: @kiralikkamera724

  3. Aug 8

    Siber Cehalet 37. Bölüm | Online Eğitim Dönemi: Öğreniyor muyuz, Koleksiyon mu Yapıyoruz?

    Değerli dostlar, Geçtiğimiz bölümde deepfake videolarını konuşurken ilginç bir noktaya değinmiştik. Artık yapay zekâ ile oluşturulmuş eğitmenler bile eğitim verebiliyor. Peki madem teknoloji eğitimi bu kadar değiştirdi... Online eğitim gerçekten bizi daha donanımlı mı yapıyor? Yoksa sadece daha fazla sertifika sahibi mi oluyoruz? 🎙️ Siber Cehalet 37. Bölüm: Online Eğitim Pandemiyle birlikte eğitim dünyası büyük bir dönüşüm yaşadı. Bir dönem dünya genelinde 1,6 milyardan fazla öğrenci uzaktan eğitime geçti. Bugün Coursera'nın kullanıcı sayısı 170 milyonun üzerine çıkmış durumda. Udemy, LinkedIn Learning ve benzeri platformlarda ise her yıl yüz milyonlarca eğitim tüketiliyor. Peki gerçekten öğreniyor muyuz? Yoksa sadece kayıt olup bırakıyor muyuz? Bu bölümde biraz bunları konuşuyoruz: 🎓 Online eğitim neden bu kadar büyüdü? 📈 En çok hangi eğitimler tercih ediliyor? 💻 Yazılım ve yapay zekâ eğitimleri neden zirvede? 📄 Sertifikalar gerçekten kariyerde fark yaratıyor mu? 🎯 Bilgi mi biriktiriyoruz, yoksa sadece rozet mi topluyoruz? 🤖 Yapay zekâ eğitim sektörünü nasıl değiştiriyor? Biraz da dikkat çeken verilerden bahsediyoruz. 📊 Coursera'nın kullanıcı sayısı 170 milyonu geçti. 📉 Bazı büyük online eğitim platformlarında kurs tamamlama oranı yalnızca %5 ile %15 arasında. Yani 100 kişi eğitime başlıyor... Çoğu zaman sadece 5 ila 15 kişi bitiriyor. En çok ilgi gören eğitim alanları ise: 💻 Yazılım ve Yapay Zekâ 📊 Veri Bilimi ve Siber Güvenlik 📈 Dijital Pazarlama 🏢 Liderlik, Agile ve Proje Yönetimi Bir de son dönemde sıkça gördüğümüz başka bir durum var. Birkaç saatlik online eğitimlerden sonra LinkedIn profillerine Harvard, MIT veya dünyanın önde gelen üniversitelerinin isimlerini ekleyenler... Peki bu gerçekten öğrenmek mi? Yoksa CV'yi süslemek mi? İzleyici sorumuz da tam buraya dokunuyor. 😄 📩 Antalya'dan Zeynep soruyor: "Hocam online eğitim bence harika bir sistem. Geçen gün kameram kapalı şekilde derse girdim. Bir yandan dizi izledim, yemek yedim, evi topladım. Ders bitince de sertifikam geldi. Bu gidişle yıl sonuna kadar 200 sertifika hedefliyorum. Sizce bilgiye mi yatırım yapıyorum, LinkedIn profilime mi?" Ve bölüm boyunca şu sorunun peşine düşüyoruz: Bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı... Peki gerçekten öğrenmek de bu kadar kolaylaştı mı? Her zamanki gibi: Sorular cahil, muhabbet derin.

  4. Aug 1

    Siber Cehalet 36. Bölüm | Deepfake Çağı: Gördüğümüz Şeyler Ne Kadar Gerçek?

    🎙️ Değerli dostlar, Eskiden internette gördüğümüz her şeye inanmamamız gerektiği söylenirdi. Şimdi ise durum biraz daha farklı. Çünkü artık gördüğümüz şey... gerçekten hiç yaşanmamış olabilir. 🎙️ Siber Cehalet 36. Bölüm: AI Deepfake Videolar Yapay zekâ sayesinde artık sadece fotoğraflar değil; Sesler, Videolar, Yüz ifadeleri, Hatta hiç yaşanmamış anılar bile üretilebiliyor. Bir insanın söylemediği sözleri söylemiş gibi göstermek... Hiç bulunmadığı bir yerdeymiş gibi video hazırlamak... Ya da yalnızca birkaç saniyelik ses kaydıyla birebir sesini taklit etmek... Bunların hepsi artık birkaç yıl öncesine göre çok daha kolay. Bu bölümde biraz bunları konuşuyoruz: 🎥 Deepfake videolar nasıl üretiliyor? 🎙️ Ses klonlama teknolojileri ne kadar gelişti? 🏦 Bankalar ve şirketler neden deepfake uyarıları yapıyor? 🗳️ Seçim dönemlerinde AI videoları neden bu kadar tartışılıyor? 📺 Sosyal medya ve televizyon içeriklerinde yapay zekâ nerede devreye giriyor? ⚠️ Gerçeği sahte olandan nasıl ayırabiliriz? Biraz da dikkat çeken verilerden bahsediyoruz. 📈 Son üç yılda finans sektöründe tespit edilen deepfake dolandırıcılık girişimleri %2.137 arttı. 📈 2024 yılında deepfake aktiviteleri bir önceki yıla göre %680 yükseldi. 🎙️ Bugün birçok yapay zekâ modeli, yalnızca 20-30 saniyelik bir ses kaydıyla oldukça gerçekçi ses klonları oluşturabiliyor. 💰 ABD'de yalnızca 2025'in ilk yarısında deepfake kaynaklı dolandırıcılıkların maliyetinin 547 milyon doların üzerine çıktığı tahmin ediliyor. Artık "videoda gördüm." "Sesini duydum." "CNN'de çıktı." Demek tek başına yeterli olmayabilir. Çünkü teknoloji sadece içerik üretmiyor... Gerçeklik algımızı da yeniden şekillendiriyor. İzleyici sorumuz ise her zamanki gibi konuyu biraz farklı bir yerden ele alıyor. 😄 📩 Kayseri'den Nusret soruyor: "Hocam yapay zekâ sayesinde hanıma çocuklarla ilgilendiğim videolar gönderiyorum. Çocuklarla oyun oynuyorum, ödev yaptırıyorum, parka götürüyorum... Hanım da beni örnek baba sanıyor. Tek sıkıntı, videoların çekildiği saatlerde ben kahvede okey oynuyor oluyorum. Sizce bu teknoloji aile huzurunu artırır mı?" Ve bölüm boyunca şu sorunun peşine düşüyoruz: Bir gün videoları, ses kayıtlarını ve hatta canlı görüntüleri bile kanıt olarak kabul edemeyecek miyiz? Her zamanki gibi: Sorular cahil, muhabbet derin.

  5. Jul 30

    Siber Cehalet 35. Bölüm | CV'nizi Artık İnsanlar Okumuyor Olabilir

    🎙️ Değerli dostlar, Bu bölümde hepimizin hayatına en az bir kez dokunan bir konuyu konuşuyoruz. İş başvurusu yaparken, CV hazırlarken, mülakata girerken ya da kariyerimizde yeni bir adım atarken... Aslında fark etmeden büyük bir dijital dönüşümün içindeyiz. 🎙️ Siber Cehalet 35. Bölüm: İnsan Kaynaklarında Teknolojinin ve Dijitalliğin Etkinliği Eskiden CV'leri insanlar okuyordu. Bugün ise çoğu zaman ilk değerlendirmeyi algoritmalar yapıyor. Online mülakatlar, yapay zekâ destekli aday analizleri, otomatik CV tarama sistemleri... İşe alım süreçleri her geçen gün daha dijital hâle geliyor. Peki bu gerçekten doğru insanı bulmayı kolaylaştırıyor mu? Yoksa insanı; anahtar kelimelere, puanlara ve filtrelere mi indiriyoruz? Bu bölümde biraz bunları konuşuyoruz: 🤖 Yapay zekânın işe alım süreçlerine etkisi 📄 CV tarama sistemleri gerçekten nasıl çalışıyor? 🎥 Online mülakat kültürü neleri değiştirdi? 📊 Performans yönetiminde veri odaklı yaklaşım 🧠 Son kararı insan mı veriyor, algoritma mı? 🏢 Dijitalleşen İK süreçleri çalışan deneyimini nasıl etkiliyor? Biraz da ilginç verilerden bahsediyoruz. 📈 SHRM'in 2025 araştırmasına göre İK'da yapay zekâ kullanımı sadece bir yılda %26'dan %43'e yükseldi. 🎯 Buna rağmen şirketlerin %69'u hâlâ doğru yeteneği bulmakta zorlandığını söylüyor. 💼 Yapay zekâ kullanan işe alım uzmanlarının %89'u ise zamandan tasarruf ettiklerini ifade ediyor. İşin en ilginç tarafı ise şu... Bir araştırmaya göre yapay zekâ tarafından hazırlanan CV'ler, benzer nitelikteki insan yazımı CV'lere göre %23 ila %60 daha fazla kısa listeye kalabiliyor. Yani aday CV'yi yapay zekâya yazdırıyor... Şirket de o CV'yi yapay zekâya okutuyor... İşe girip girmeye ise çoğu zaman iki algoritmanın birbirini ne kadar beğendiği karar veriyor. İzleyici sorumuz da tam bu noktaya dokunuyor. 📩 Yalova'dan Cansu soruyor: "İK artık adayları algoritmalarla eşleştiriyormuş. Ben CV'me 'takım çalışmasına yatkın, sonuç odaklı, dinamik' yazıyorum ama bunları herkes yazıyor. Algoritmanın beni ayrıştırması için CV'mde nelere yer vermeliyim?" Ve bölüm boyunca şu sorunun peşine düşüyoruz: Teknoloji, İnsan Kaynaklarını gerçekten daha insani mi yapacak? Yoksa insanı veriye, puana ve dashboard'lara dönüştüren daha mekanik bir yapının kapısını mı aralayacak? Her zamanki gibi: Sorular cahil, muhabbet derin.

  6. Jul 18

    Siber Cehalet 34. Bölüm | Geleceğin En Değerli Meslekleri Hangileri?

    Değerli dostlar, Bu bölümde hepimizin aklındaki sorulardan birini konuşuyoruz. Yapay zekâ gerçekten meslekleri elimizden mi alacak? Yoksa aslında işler ortadan kaybolmuyor da şekil mi değiştiriyor? Bu bölümde önümüzdeki yıllarda çalışma hayatını bekleyen dönüşümü konuşuyoruz. 🤖 Yapay zekânın büyüttüğü yeni meslekler 🧠 İnsan becerilerinin neden daha değerli hale geldiği 💻 Yazılım, veri ve siber güvenlikte yükselen roller 🎨 Yaratıcılık, iletişim ve problem çözmenin önemi 📚 Üniversitelerin yetişmekte zorlandığı yeni ihtiyaçlar 🚀 "Agent Boss" dönemi ve yapay zekâyı yönetmenin yeni bir beceriye dönüşmesi Biraz da rakamlara bakıyoruz. 📊 World Economic Forum'a göre 2030'a kadar 170 milyon yeni iş ortaya çıkarken 92 milyon iş ortadan kalkacak. Yani mesele "işsiz kalacağız" değil. Daha çok, aynı işi bambaşka şekilde yapacağız. Üstelik önümüzdeki birkaç yıl içinde çalışanların mevcut becerilerinin yaklaşık %39'unun, LinkedIn'e göre ise işlerde gereken becerilerin %70'inin değişmesi bekleniyor. Kısacası diploma aynı kalıyor olabilir... Ama mesleğin yazılım güncellemesi geliyor. 📩 Bursa'dan Onur soruyor: "Ben ileride AI Prompt Engineer olmak istiyorum ama aileme anlatamıyorum. Babam 'mühendis dediğin bina yapar, makine yapar' diyor. Ben de 'ben cümle yapıyorum' dedim, daha da sinirlendi. Bu mesleğin aileye açıklamalı versiyonu var mı?" Her zamanki gibi: Sorular cahil, muhabbet derin.

  7. Jul 11

    Siber Cehalet 33. Bölüm | Artık Herkes Yazılım Geliştirebilir mi?

    🎙️ Değerli dostlar, Bu bölümde son dönemin teknoloji dünyasını kasıp kavuran bir kavramı konuşuyoruz. Artık yazılım geliştirmek için yazılım bilmek şart mı? Yoksa sadece ne istediğini doğru anlatabilen herkes ürün geliştirebilir mi? Bu bölümde yapay zekâyla kod yazmayı, yani son dönemin popüler kavramı olan "Vibe Coding" yaklaşımını konuşuyoruz. 🤖 Kod yazmadan uygulama geliştirmek mümkün mü? 💻 Yazılım mühendisliği başka bir yere mi evriliyor? ⚡ Hız mı daha önemli, kalite mi? 🧠 Prompt yazmak yeni yazılım dili mi? 🔒 Yapay zekânın yazdığı kodlara ne kadar güvenebiliriz? Biraz da güncel rakamlara bakıyoruz. Bugün ABD'deki yazılımcıların büyük çoğunluğu her gün AI coding araçları kullanıyor. Google'da yazılan yeni kodların önemli bir kısmı yapay zekâ desteğiyle üretiliyor. Öte yandan araştırmalar, AI ile geliştirilen uygulamalarda güvenlik açıklarının da arttığını gösteriyor. Yani soru artık "yapay zekâ kod yazabiliyor mu?" değil. "Yapay zekânın yazdığı kodu kim kontrol edecek?" İzleyici sorumuz da tam bu noktaya dokunuyor. 📩 Nevşehir'den Savaş soruyor: "Yeni bir dijital ürün geliştiriyorum. Fikrini yapay zekâ verdi, kodunu yapay zekâ yazdı, testini de yapay zekâ yaptı. Bu kadar kontrolden geçtiğine göre ürün iyidir değil mi?" Biraz da şu sorunun peşine düşüyoruz: Yazılım geliştirmek gerçekten demokratikleşiyor mu? Yoksa sadece daha hızlı hata üretmeye mi başladık? Her zamanki gibi: Sorular cahil, muhabbet derin.

About

Teknolojiye gülerken kendimize ağladığımız, “cahilce” soruların derin muhabbetlere dönüştüğü bir evren.Her bölümde Barış Sarıalioğlu ile yapay zekadan blok zincire, kuantumdan kablosuz mouse’a kadar teknoloji dünyasının “büyük” buluşlarını ele alıyor, bu buluşların bizdeki sosyokültürel yansımalarını masaya yatırıyoruz.Cahilce sorular, garip tepkiler, mantık dışı çıkarımlar… Hepsi burada.Ciddi gibi durup aslında pek de ciddiye alınmıyoruz.