Gezgin'in Defteri

Soner YURTMAN

Merhaba, Burada her hafta, defterimdeki bir hikayeyi sizlerle paylaşacağım. - Bazen hayattan süzülen hikâyeler, - Bazen şarkı ve türkülerin dramatik hikayelerini, - Bazen de tarihi gerçekleri, sohbet tadında, anlatacağım bu yolculuğa hoş geldiniz. Kimi zaman hüzünlendiren, kimi zaman gülümseten; Gerçek ya da rivayetlere dayanan bu hikayeleri, dönemin kültürü ve müzikleri ile birlikte; - Nasıl? - Neden? - Ne Zaman? sorularına cevap arayarak birlikte keşfedeceğiz. Hadi başlayalım. Gezgin'in Defterine Hoş geldiniz😊.

  1. Sep 21

    Göbeklitepe - Avcıların İnşa Ettiği Tapınak

    GÖBEKLİTEPE GERÇEĞİ: Tarih Kitaplarını Yıkan 12.000 Yıllık Lanet | Burası Neden Gömüldü?Okulda bize yalan mı söylendi?Bize hep şöyle öğretildi: Önce karnını doyurursun, sonra köy kurarsın, en son boş kalınca tapınak yaparsın.Göbeklitepe bu sıralamayı tek bir darbeyle yıktı.Burası Mısır Piramitleri'nden 7.000 yıl, Stonehenge'den 6.000 yıl daha eski. İnsanlar daha çömlek yapmayı bile bilmiyorken, Harran Ovası'na bakan bir tepenin üzerinde tonlarca ağırlıkta T sütunları diktiler. Üzerlerine tilki, akbaba, yılan ve yaban domuzu oydular.Ama en korkutucu soru bu değil.En korkutucu soru: Neden 1.000 yıl kullandıktan sonra bu devasa yapıyı bilerek ve isteyerek toprağa gömdüler?Bu bölümde sadece taşları değil, insanlığın ilk inanç travmasını kazıyoruz.BU BÖLÜMDE NELER VAR?⏳ 12.000 Yıl Önce: Şehir yok, çömlek yok, yazı yok... Ama bir tepe var. Neden?🗺️ Coğrafi Şifre: Harita üzerinde gösteriyoruz: Harran Ovası, Fırat ve Balıkh Nehirleri, Karaca Dağ. Göbeklitepe neden tam buraya kuruldu?🌾 Tarih Yalanı: Klasik tarih çizgisi çöküyor. Göbeklitepe'de önce tapınak geldi, şehir sonra. Yani önce inanç, sonra ekmek.🦊 Sütunlardaki Kod: T sütunlar aslında insan mı? Üzerindeki hayvanlar ne anlatıyor? Tilki, akbaba, yılanın gizli dili🕳️ Büyük Gömülme: En büyük gizem: İnsanlar neden tonlarca toprağı taşıyıp tapınaklarını kendileri gömdü? Bir lanet mi, bir söz mü, kıyamet korkusu mu?💫 Gökyüzüne En Yakın Nokta: Göbeklitepe bir takvim miydi? Sirius bağlantısı gerçek mi?Bu bölümde Göbeklitepe'yi gezdirmiyorum, hafızasını açıyorum. Bu tepe bir tapınak değil, bir çekim merkeziydi.Tüm çalışma ve içeriklerimin yer aldığı bağlantılara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.👇Linktree ► https://linktr.ee/soneryurtmanAbone olmayı unutmayın.

    Göbeklitepe - Avcıların İnşa Ettiği Tapınak
  2. Sep 14

    Kız Kulesi Neden Yapıldı? - Cevap Aşk Değil !

    KIZ KULESİ ! 2500 Yıldır Saklanan 4 Efsane İlk Kez Bir Arada.Herkes fotoğrafını çekiyor, ama kimse içinde ne olduğunu bilmiyor. İstanbul'un ortasında, Boğaz'ın tam kalbinde 2500 yıldır duran bir yapı... Ve içinde hala açılmayan bir oda var.Bir prensesin yılanla ölümü, bir rahibenin aşk için yaktığı ateş, bir komutanın imkansız fethi ve bir padişahın toplarla verdiği gizli mesaj. Hepsi aynı kulenin taşlarında yazılı.- Kız Kulesi aslında ne için yapıldı? - Mezar mıydı, gümrük mü, zindan mı, yoksa bir kehanet makinesi mi?BU BÖLÜMDE NELER VAR?👑 Efsane 1 - Prenses ve Yılan: Bir babanın kızını kaderden korumak için denizin ortasına hapsetmesi ve incir sepetinden çıkan lanet🔥 Efsane 2 - Hero ve Leandros: Her gece Boğaz'ı yüzerek geçen adam ve aşkı için her gece kulede ateş yakan rahibe Leandros'un boğulduğu o fırtınalı gece⚔️ Efsane 3 - Battal Gazi: Tek bir kayıkla kuleyi fetheden ve prensese aşık olan efsane komutan. Kuleye yeşil sancağı ilk o mu dikti?💣 Efsane 4 - Fatih Sultan Mehmet: 1453'te topları neden Kız Kulesi'ne çevirdi? İstanbul'un fethinde kulenin rolü kitaplarda yazmayan neydi?Bu bölümde Kız Kulesi'ni gezdirmiyorum, Kız Kulesi'nin hafızasını açıyorum.GİZEMLİ HAFIZA NEDİR?Tarihin unutturmaya çalıştığı efsaneleri sinematik illüstrasyonlarla yeniden canlandırıyoruz. Bu seri için Kız Kulesi'ni 4 farklı çağda, 4 farklı ışıkla resmettik. Her resim bir efsane. 👇İzleyebilirsiniz. https://youtu.be/N_uQ6HbviMsEğer daha önce Kız Kulesi'ne gittiysen, bu videodan sonra oraya bir daha aynı gözle bakamayacaksın.👇 SENİN HİKAYEN: Kız Kulesi'ne gittin mi? İçeride tüylerini diken diken eden bir şey hissettin mi? Yorumlara yaz.Tüm çalışma ve içeriklerimin yer aldığı bağlantılara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.👇Linktree ► https://linktr.ee/soneryurtmanAbone olmayı unutmayın.

    Kız Kulesi Neden Yapıldı? - Cevap Aşk Değil !
  3. Sep 7

    Nazar Boncuğu Neden Mavi? | 5000 Yıllık Sır, Sümer'den Nazarköy'e

    Nazar boncuğu neden mavi? Sadece bir süs mü, yoksa 5000 yıllık bir tılsım mı?Bu bölümde Sümer kil tabletlerinden Mısır'da Horus'un Gözü'ne, dünyanın ilk sentetik rengi olan Mısır Mavisi'nden Fenikeli cam ustalarına, Göktürklerde Gök Tanrı inancından İzmir Kemeraltı Arap Hanı ve Nazarköy fırınlarına uzanan yolculuğa çıkıyoruz.- Kırılan boncuğun gerçekten nazarı aldığı doğru mu? - Kurşun dökmek, tuz çevirmek, üzerlik yakmak ne anlama geliyor? - Antik filozoflar gözden ışın çıktığına neden inanıyordu?Tüm soruların cevabı bu bölümde.🎙️ Gezgin'in Atölyesi - Gizemli Hafıza adlı yeni serimizle; Hikayelerin peşinde, tarihin izinde.Bu bölümde neler var:- Yakadaki mavi boncuk: İlk bakış- Sümerler ve ilk nazar korkusu- Horus'un Gözü ve Mısır Mavisi'nin sırrı - Fenikeli tacirler: Boncuğu dünyaya yayanlar - Gök Tanrı ve Türklerde mavi - Nazarköy ve Usta Mahmut Sür - Ateşten doğan cam - Kırılan boncuk efsanesi gerçek mi? - Kurşun dökme, tuz ve üzerlik ritüelleri - Bilim ne diyor?👇 Bir sonraki bölümde hangi konuyu anlatalım? Yorumlara yaz.Abone olmayı unutmayın: https://www.youtube.com/@UCE7WCfGW4Mlf-QJ0cgzTKSw #nazarboncuğu #nazar #mitoloji #tarih #mavininanlamı #nazarköy #kemeraltı #sümerler #mısırmitolojisi #göktanrı #türkmitolojisi #gezginatölyesi #podcast #kültür #inançlarTüm çalışma ve içeriklerimin yer aldığı bağlantılara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.👇Linktree ► https://linktr.ee/soneryurtman

    Nazar Boncuğu Neden Mavi? | 5000 Yıllık Sır, Sümer'den Nazarköy'e
  4. Aug 31

    Eski Çamlar Bardak Oldu - Dizdeki Yara,Cepteki Taso

    Bugün çocuklar tablet ekranlarında, sanal dünyalarda saklambaç oynuyor veya çevrimiçi odalarda hayatta kalma mücadelesi veriyor. Peki ya bizim sokaklarımız? Annelerimizin bizi eve sokmak için pencerelerden avazı çıktığı kadar fırça attığı, akşam ezanının ise dünyanın en büyük, en delinmez "eve dönüş" sinyali olduğu o hareketli günleri özlemediniz mi? Gezgin'in Atölyesi’nde sunduğumuz "Eski Çamlar Bardak Oldu" serimizin yeni bölümünde; dijital ekranların henüz dünyamızı ele geçirmediği, dizlerimizi kanatan ama ruhumuzu şifalandıran o muazzam 90'lar sokak kültürüne geri dönüyoruz! Bu bölümde neler var? Cebinizdeki Servet (Taso): Cips paketlerinden çıkan o küçük plastik halkalarla mahalle sınırlarını aşan o büyük "ütme" turnuvaları ve tasonun arkasına mum damlatan o dönemin hilebazları.Sokak Olimpiyatları: Havası hafifçe inmiş o meşhur kırmızı-mavi plastik toplarla oynanan yakar top, istop ve pencereleri teğet geçen sert şutların hikayesi."Önüm Arkam Sağım Solum Sobe!": Apartman boşluklarında, kömürlüklerde kalbimiz küt küt atarak ebenin geçmesini beklediğimiz o gizemli ve heyecanlı saklambaç geceleri.Kanayan Dizler ve Tentürdiyot: Sokakta sadece oyun oynamadığımızı; paylaşmayı, kaybetmeyi, hileye karşı dik durmayı ve gerçek dostluğu o kaldırım kenarlarında nasıl öğrendiğimizi konuşuyoruz.Sanal dünyanın sahte rütbelerinden (rank) sıkıldıysanız ve cebinizdeki tasoların o şıkırtısını yeniden duymak istiyorsanız; kulaklığınızı takın, sokağa çıkın ve ilk 'ebe'yi seçmek için sayışmaya başlayın! ✨ Kanala abone olmayı, 5 yıldız vermeyi ve yaralı dizlerinizin anısını paylaşmak istediğiniz o eski mahalle/okul arkadaşlarınızla bu bölümü paylaşmayı unutmayın!

    Eski Çamlar Bardak Oldu - Dizdeki Yara,Cepteki Taso
  5. Aug 24

    Eski Çamlar Bardak Oldu - Pazar Banyosu ve Tek Kanal

    Bugün elimizdeki kumandalarla yüzlerce dijital kanal ve platform arasında kayboluyor, ne izleyeceğimizi seçene kadar dakikalar harcıyoruz. Peki evlerimizin baş köşesinde duran, üzerinde danteli eksik olmayan o ağır tüplü televizyonların dünyasını ve ailecek geçirilen o kutsal pazar akşamlarını özlediniz mi? Gezgin'in Atölyesi’nde sunduğumuz "Eski Çamlar Bardak Oldu" serimizin bu bölümünde; pazar akşamları buram buram Hacı Şakir kokan leğen banyolarını, İstiklal Marşı ile kapanıp karıncalanan ekranları ve tüm aileyi aynı odaya kilitleyen o muazzam televizyon ritüellerini konuşuyoruz! Bu bölümde neler var? "Döndür Oğlum, Geldi mi?": Çatılardaki antenleri netleştirmek için balkondan çatıya uzanan telsiz sistemiyle ailecek verilen o büyük mühendislik mücadelesi.Kutsal Pazar Ritüeli: Kafamıza yediğimiz maşrapa darbelerinin ardından polar pijamalarla geçilen ekran karşısı ve "Bizimkiler" dizisinden hemen sonra yükselen o efsanevi saksafon sesi: Parlamento Sinema Kulübü!Rengarenk 90'lar: Çevirmeli ev telefonundan Tolga Abi’yi arayıp Hugo’yu kurtarmaya çalıştığımız, tren raylarında cadı Sila'ya yakalandığımız o interaktif çılgınlıklar.Sihirli Kutunun Gücü: Dijital ekranlar bizi odalarımıza ve yalnızlığımıza bölerken, tüplü televizyonların bizi nasıl bir araya getirdiğini masaya yatırıyoruz.Aynı ekrana bakıp, aynı şeye ailecek gülmenin ve bir arada olmanın o saf huzurunu özlediyseniz; kulaklığınızı takın, televizyonun düğmesine basın ve ekranın yavaşça ısınmasını bekleyin! ✨ Kanala abone olmayı, 5 yıldız vermeyi ve pazar banyosu rehavetiyle televizyon karşısında uyuyakaldığınız o eski günleri yad etmek için aile bireylerinizle bu bölümü paylaşmayı unutmayın!

    Eski Çamlar Bardak Oldu - Pazar Banyosu ve Tek Kanal
  6. Aug 17

    Eski Çamlar Bardak Oldu - Yaz Deftere Bakkal Amca

    Bugün cebimizdeki fiyakalı plastik kartlarla süpermarket kasalarında soğuk bir "bip" sesi eşliğinde ödeme yapıyor, mobil market uygulamalarından saniyeler içinde sipariş veriyoruz. Peki ya dijital limitlerin olmadığı, yerine sadece "insanın sözüne" güvenildiği o eski günleri özlediniz mi? Gezgin'in Atölyesi’nde sunduğumuz "Eski Çamlar Bardak Oldu" serimizin ikinci bölümünde; un çuvallarının, bisküvi kutularının arkasında duran, kenarları kıvrılmış o efsanevi sarı kaplı veresiye defterlerinin peşine düşüyoruz! Kredi skorlarının değil, mahalle merhametinin geçerli olduğu bir döneme yolculuk yapıyoruz. Bu bölümde neler var? Mahallenin Gizli Merkez Bankası: Mahalle bakkalının bankalardan daha esnek, faizsiz ve dosya masrafsız çalışan o efsanevi güven sistemi."Annem Dedi Ki Deftere Yazsın!": Cebimizde tek kuruş yokken bakkal kapısındaki çıngırağı öttürüp kurduğumuz o çocuksu ve sihirli cümlenin gücü.Nostalji Büfesi: Dişimize yapışan Yumiyumlar, dili boyayan renkli Meybuzlar, tüpünü arkasından kalemle eze eze katladığımız çokokremler ve boğazımıza kaçan leblebi tozları!Balkondan Sallanan Lojistik Harikası: Bugünün kurye şirketlerinin ilham kaynağı olan, içine "İsmail Efendi hesaba yaz" notu iliştirilmiş o meşhur balkon sepetleri.Büyük Değişim: Cüzdanlarımız plastik kartlarla dolup taşarken, birbirimize olan hesapsız güvenimizi ve mahalle kültürümüzü nasıl geride bıraktık?Süpermarketlerin o ruhsuz reyonlarından sıkıldıysanız, çocukluğunuzun o en sıcak, en samimi bakkal dükkanına davetlisiniz. Kulaklığınızı takın ve bakkal amcanın tezgahına doğru yanaşın! ✨ Kanala abone olmayı, 5 yıldız vermeyi ve leblebi tozu yerken beraber öksürdüğünüz o en çılgın çocukluk arkadaşlarınızla bu bölümü paylaşmayı unutmayın!

    Eski Çamlar Bardak Oldu - Yaz Deftere Bakkal Amca
  7. Aug 14

    Eski Çamlar Bardak Oldu - Çevirmeli Telefonlar

    Bugün cebimizdeki akıllı ekranları yukarı kaydırıp, rehberden bir isme dokunarak saniyesinde görüntülü aramalar yapıyoruz. Peki ya her aile bireyinin ayrı bir dünyasının olmadığı, tüm evin tek bir numarayı ve tek bir kabloyu paylaştığı o eski günleri özlediniz mi?Gezgin'in Atölyesi’nde sunduğumuz "Eski Çamlar Bardak Oldu" serimizin dördüncü bölümünde; evlerimizin baş köşesinde, üzerinde el emeği göz nuru bir dantelle bir hükümdar gibi tahtında oturan o ağır, heybetli çevirmeli telefonların dünyasına geri dönüyoruz! Bu bölümde neler var? Bir Sabır Testi Olarak Numara Çevirmek: İçinde bolca "9" ve "0" olan numaraları çevirirken diskin eski yerine dönmesini saniyelerce beklediğimiz o parmak morartan mekanik ritüel.Yıllarca Süren Sıra ve Telefon Borsası: Bugün saniyeler içinde hat tanımladığımız çağda, PTT'den telefon sırası gelsin diye 5-10 yıl bekleyen ve hattını noter sözleşmesiyle servet karşılığı devreden o neslin hikayesi."Yıldırım Yazdırma" Çilesi ve Olağanüstü Hal: Şehirlerarası konuşabilmek için santrali arayıp saatlerce evde telefon başında nöbet tuttuğumuz o yüksek maliyetli lojistik operasyonlar.Koridordaki Mahremiyet Sınırı: O spiral kabloyu mutfak tezgahının altına veya kapı arkasına kadar bükerek fısıldayarak konuşmaya çalışırken arkadan gelen o meşhur "Kapat artık, çok yazacak!" uyarıları.Herkesin kendi odasına ve şifreli ekranına çekildiği bu izole çağdan sıkıldıysanız; kulaklığınızı takın, o ağır plastik ahizeyi kulağınıza götürün ve diski saat yönünde sonuna kadar çevirmeye hazırlanın! ✨ Kanala abone olmayı, 5 yıldız vermeyi ve telefon kablosuna dolandığınız o eski aile bireyleriyle bu bölümü paylaşmayı unutmayın!

    Eski Çamlar Bardak Oldu - Çevirmeli Telefonlar

About

Merhaba, Burada her hafta, defterimdeki bir hikayeyi sizlerle paylaşacağım. - Bazen hayattan süzülen hikâyeler, - Bazen şarkı ve türkülerin dramatik hikayelerini, - Bazen de tarihi gerçekleri, sohbet tadında, anlatacağım bu yolculuğa hoş geldiniz. Kimi zaman hüzünlendiren, kimi zaman gülümseten; Gerçek ya da rivayetlere dayanan bu hikayeleri, dönemin kültürü ve müzikleri ile birlikte; - Nasıl? - Neden? - Ne Zaman? sorularına cevap arayarak birlikte keşfedeceğiz. Hadi başlayalım. Gezgin'in Defterine Hoş geldiniz😊.